Kemeraltı Çarşısı Tarihi

Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Kemeraltı Çarşısı, İzmir
Fotoğraf: Francisco Anzola · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons

Nerede: İzmir, Konak; Konak Meydanı’ndan Agora çevresine (Namazgâh, Mezarlıkbaşı, İkiçeşmelik) uzanan, Fevzipaşa Bulvarı ile Eşrefpaşa Caddesi arasındaki çarşı bölgesi
Dönem: Antik iç limanın kıyısında başlayan ticaret alanı; bugünkü çarşı dokusu 16.-19. yüzyıl
Oluşturan: Tek bir kurucusu yok; liman ticareti, vakıflar, hanları yaptıran devlet adamları ve esnaf loncaları
Önemli tarihler: 1231-1235 Liman Kalesi · 1591-1598 arası Hisar Camii · 1650-1670 iç koyun doldurulması · 1675-1677 Büyük Vezir Hanı · 1688 deprem ve yangın · 1744 Kızlarağası Hanı · 1841 büyük yangın · 1880 yeni rıhtım · 1978 kentsel sit · 2020 UNESCO Geçici Listesi
Bugün: Hanları, camileri, sinagogları ve meslek sokaklarıyla yaşayan bir çarşı; büyük bölümü yaya bölgesi

Kemeraltı’nın kıvrılan ana caddesi Anafartalar’da yürürken aslında denizin eski kıyısını izlersiniz. Çarşının büyük bölümü, bir zamanlar gemilerin demirlediği sığ bir koyun yerinde duruyor. Antik Smyrna’nın iç limanı zamanla dolmuş, Osmanlı döneminde koyun kalan kısmı bilinçli olarak toprakla doldurulmuş ve üzerinde hanlar, bedestenler, camiler ve dükkânlar yükselmiş. Bugün İzmir’in en kalabalık alışveriş bölgesi olan Kemeraltı, bu yüzden hem bir çarşı hem de kentin liman tarihinin kara üzerindeki izidir.

İç limanın kıyısında

İskender sonrası kurulan Smyrna’nın limanı bugünkü Kemeraltı’nın bulunduğu yerde, kentin meydanı Agora‘nın hemen aşağısındaydı. Strabon yeni kentin kapalı bir limana sahip olduğunu yazar. UNESCO’ya sunulan aday dosyasına göre bugünkü Anafartalar Caddesi bir zamanlar iç limanın rıhtım kısmı ve uzun mesafe kervanlarının izlediği bir ticaret yoluydu. Çarşının girişinde 2016’da yapılan kazılarda yaklaşık 1.800 yıllık bir Roma hamamı bulundu; antik kentin bu kesimde de yaşadığını gösteren izlerden biri.

İngilizce kaynaklar, çarşının ilk olarak uzun bir cadde çevresinde biçimlendiğini ve bu caddenin Orta Çağ’da, oradaki bir Mevlevi dergâhına atıfla “Mevleviler Caddesi” diye anıldığını aktarıyor.

Liman Kalesi ve Hisar Camii

Orta Çağ’da iç limanın ağzını bir kale koruyordu. Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ne göre Liman Kalesi (Aşağı Kale, Hisar Kalesi, Ok Kalesi) 1231-1235 yıllarında yapıldı ve Latin döneminde Aziz Petrus Kalesi olarak tanındı. 14. yüzyılda kale Aydınoğulları ile Latinler arasında el değiştirdi; tepedeki Kadifekale Türklerdeyken liman yarım asır Latinlerde kaldı (ayrıntılar için Kadifekale tarihi). 1472’de Venedik donanmasının yağmasından sonra Fatih Sultan Mehmed 1480’de kaleyi yeniden yaptırdı. Ege Üniversitesi’nden Şakir Çakmak ve Melike Yurdagül’ün çalışmasına göre limanda sağlanan bu güvenlik, Kadifekale eteklerinde yaşayan Müslüman halkın liman bölgesine inmesini hızlandırdı ve çarşının Türk dönemindeki gelişimini başlattı.

Bu yeni dokunun anıtsal simgesi, kalenin kapısı önünde yükselen ve adını kaleden alan Hisar Camii oldu. Yapım tarihi 1591-1592 ile 1597-1598 arasında tartışmalı; Kemeraltı bölgesinde ondan daha erken tarihli bir cami bilinmiyor (ayrıntılar için Hisar Camii tarihi). Kalenin kendisi ise bugün ayakta değil: 17. yüzyılda körfezin girişinde Sancak Kale’nin yapılmasıyla önemini yitirdi, çevresi ticari yapılarla çevrildi ve 19. yüzyılda yıktırıldı. Yıkım tarihi kaynaklarda 1869-1870, 1872 ya da 1867-1876 liman inşaatı dönemi olarak geçiyor.

16. yüzyıl: küçük bir kasabadan liman kentine

Osmanlı döneminin ilk ayrıntılı kaydı olan 1528 tahririnde İzmir’in yalnız beş mahallesi ve yaklaşık 1.300 kişilik bir nüfusu vardı; kent daha çok bir kasaba görünümündeydi. Yüzyılın sonuna doğru nüfus hızla arttı. Diyanet ansiklopedisine göre Selanik’e yerleştirilmiş İspanya Yahudileri bu dönemde İzmir’e gelmeye başladı. UNESCO dosyası, 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Akdeniz ticaretindeki dengelerin değişmesi ve Doğu mallarını taşıyan kervan yollarının İzmir’e yönelmesiyle kentin büyük bir ticaret merkezine dönüştüğünü vurguluyor. 17. yüzyıl başlarında Avrupa devletleri konsolosluklarını Sakız Adası’ndan İzmir’e taşıdı.

17. yüzyıl: koy doldurulunca çarşı doğdu

Kemeraltı’nın bugünkü çarşı alanı asıl 17. yüzyılda oluştu. Kaynakların ortak bilgisine göre 1650-1670 yıllarından itibaren iç koyun en sığ kısımları toprakla dolduruldu ve kazanılan araziye yeni ticarethaneler açıldı. UNESCO dosyası bunu deniz teknolojisindeki değişime bağlıyor: 17. yüzyılda küçük kadırgaların yerini büyük kalyonlar alınca antik çağdan beri kullanılan iç limanlar işlevini yitirdi ve geleneksel ticaret merkezi limanın doldurulmasıyla kazanılan alana “düzensizce” yayıldı. Bu yayılmanın çizgisini, yani eski deniz kıyısını, bugün Anafartalar Caddesi gösteriyor.

Çarşının çekirdeğini hanlar oluşturdu. Diyanet ansiklopedisine göre 1675-1677 tarihli Büyük Vezir Hanı, kubbeli örtülü, avlulu ve iki katlı büyük bir handı; İngilizce kaynaklar onu Sadrazam Köprülüzâde Fazıl Ahmed Paşa’ya, yanındaki Küçük Vezir Hanı’nı ise halefi Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’ya bağlıyor. İkisi de bugün ayakta değil. Aynı dönemde Kemeraltı’nın camileri de çoğaldı: 1652’de Hacı Hüseyin Ağa’nın yaptırdığı Başdurak Camii, 1667-1668’de Ahmed Ağa’nın yaptırdığı Kestanepazarı Camii ve 1671 tarihli vakfiyesiyle Yusuf Çavuşzâde Ahmed Ağa’nın yaptırdığı Kemeraltı Camii bu yüzyıldan. Şadırvanaltı Camii’nin de 17. yüzyılın ilk yarısında ayakta olduğu biliniyor. Bu camilerin çoğu, altta dükkân ve depoların bulunduğu bir çarşı katının üzerine oturtulmuş; ibadet ile ticaretin aynı binada iç içe geçtiği bu düzen Kemeraltı’na özgü bir manzara yaratıyor.

Yüzyılın sonunda kent büyük bir felaket yaşadı. 30 Haziran 1688 depremi, 10 Temmuz’da ikinci bir sarsıntıyla birlikte Sancak Kale’yi harap etti; depremden sonra çıkan yangın taştan yapılmış camileri, kiliseleri ve hanları bile etkiledi ve şehrin yaklaşık yarısını yok etti. Diyanet ansiklopedisinin aktardığı Fransız raporlarına göre 16-19 bin kişi öldü. Şehir, Sancak Kale ve hanlarıyla birlikte birkaç yıl içinde yeniden yapıldı; yeniden yapımda kentteki yabancı tüccarlar da mali destek verdi.

18. yüzyıl: hanlar çağı

Koyun kalan kısmı 18. yüzyıl boyunca dolmaya devam etti. 1744’te Darüssaade Ağası Hacı Beşir Ağa’nın yaptırdığı Kızlarağası Hanı, liman kalesinin hemen arkasında çarşının yeni çekirdeği oldu ve bugün Kemeraltı’nın ayakta kalan en önemli hanı (ayrıntılar için Kızlarağası Hanı tarihi). UNESCO dosyası bu dönemin hanlarının uzun mesafe kervanlarının ihtiyaçlarına göre biçimlendiğini anlatıyor: konaklama, gümrük, depolama, atölye ve hayvan bakımı aynı avlunun çevresinde toplanıyordu. Hanların çoğu çarşı sokağına bakan dar bir cepheye ve içeride geniş bir avluya sahipti.

Yangınlar bu yüzyılda da eksik olmadı. Diyanet ansiklopedisine göre 8 Temmuz 1742’de Yahudi mahallesinde çıkan yangın Türk mahalleleri ve Frenk Sokağı’na sıçradı ve kırk sekiz saatte şehrin üçte ikisini kül etti. Taş yapılar dışında evlerin ahşap olması, yangınları İzmir’in sürekli bir tehlikesi haline getiriyordu.

19. yüzyıl: kapalı çarşıdan rıhtım kentine

Türkçe Vikipedi’nin aktardığına göre Kemeraltı ilk yıllarında sokakları tonoz ve kiremitle örtülü bir kapalı çarşı görünümündeydi ve bu özelliğini 19. yüzyılın sonlarına kadar korudu; bugün üstü açık olan ara sokakların bir bölümü de beşik tonozla örtülüydü. Çarşı meslek gruplarına göre bölümlere ayrılmıştı. UNESCO dosyası, bu sokakların adlarının bugün bile eski lonca düzenini yaşattığını belirtiyor: Şekerciler, Keresteciler, Taşçılar, Kahveciler, Limoncular, Sepetçiler, Kasaplar, Camcılar ve Demirciler çarşıları bunlardan birkaçı.

30 Temmuz 1841’de başlayıp on yedi saat süren yangın, Diyanet ansiklopedisine göre Yahudi mahallesini tamamen, bazı Türk mahallelerini ve çarşının büyük kısmını yaktı. Verilen rakamlar doğruysa bu yangında yaklaşık 4.900 ev, 2.400 dükkân, on dört han, on iki cami ve yedi havra yandı. Yüzyılın ikinci yarısında ise kentin kıyısı tamamen değişti: kıyı çizgisi 19. yüzyıl başında bugünkü düz biçimini almıştı; 1880’de eski kıyı boyunca yapılan 3,5 kilometrelik modern rıhtım ve gümrük faaliyete geçti ve buharlı gemiler deniz ticaretinin aracı oldu. Demiryolları kervanların yerini aldıkça Kemeraltı’nın hanları da dönüştü: konaklama işlevi otellere geçti, hanlar depo ve ticaret yapısına dönüştü. Çarşı, kentin modern yönetim merkezi olan Konak Meydanı‘na bitişik bir ticaret alanı olarak kaldı.

Sinagoglar ve çok sesli bir çarşı

Kemeraltı, Türkiye’de Yahudi anıtlarının en yoğun bulunduğu bölge olarak anılıyor. Dünya Anıtlar Fonu 2004’te “Merkezi İzmir Sinagogları”nı dünyanın en çok risk altındaki anıtları listesine aldı. İngilizce kaynaklara göre İzmir’de bir dönem 34 sinagog vardı; bunların sekizi bugün Kemeraltı’nda, çoğu Havra Sokağı çevresinde ayakta. Bazıları restore edilip ibadete açık, bazıları harap. Havra Sokağı’ndaki sinagoglardan biri için Sinyora Sinagogu tarihi sayfasına bakabilirsiniz. UNESCO dosyası, Yahudi mahallesinde birçok ailenin ortak bir avlu çevresinde birlikte yaşadığı “kortijo” evlerinden de söz ediyor.

20. yüzyıl ve sonrası: koruma

20. yüzyılda depremler, yangınlar ve yeni yapılaşma Kemeraltı’nın eski dokusunu büyük ölçüde değiştirdi. Diyanet ansiklopedisine göre kentteki şehir içi hanlarından yalnız on sekizi kısmen ya da tamamen günümüze ulaşabildi. Koruma sürecinin başlıca adımları şunlar:

  • 1978: Kemeraltı ve çevresi ilk kez “kentsel arkeolojik sit” ilan edildi.
  • 2002: Alanın tamamı kentsel ve 3. derece arkeolojik sit oldu; 272 hektarlık ilk koruma amaçlı imar planı hazırlandı.
  • 2007: Bakanlar Kurulu kararıyla “İzmir Kemeraltı ve Çevresi Yenileme Alanı” ilan edildi.
  • 2012-2013: Kamu ve özel kesimin ortaklığıyla TARKEM kuruldu; İzmir Büyükşehir Belediyesi “İzmir Tarih Projesi”ni başlattı.
  • 2018: Çarşı belirli saatlerde motorlu araç girişine kapatılarak yayalaştırıldı.
  • 2020: Kemeraltı, “İzmir Tarihî Liman Kenti” alanının parçası olarak UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girdi.

Bugün Kemeraltı’nı gezerken

Çarşıya Konak Meydanı’ndan girip Anafartalar Caddesi’nin kavisini izleyerek Agora yönüne yürüyebilirsiniz; bu yürüyüş, eski kıyı çizgisi boyunca yapılmış bir yolculuktur. Hisarönü’nde Hisar Camii ile Kızlarağası Hanı yan yana; buradan Havra Sokağı’na geçince sinagogların yüksek avlu duvarlarını göreceksiniz. Camilerin altındaki dükkân katlarına, han avlularının girişlerine ve sokak adlarına bakın: Kemeraltı’nın tarihi en çok bu ayrıntılarda saklı. Dükkânların çalışma saatleri günlere göre değişiyor; özellikle hafta sonu ve bayram günlerinde birçok dükkân kapalı olabiliyor.

Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: İzmir gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Kemeraltı Çarşısı ne zaman kuruldu?

Tek bir kuruluş tarihi yok. Bölge antik çağdan beri iç limanın kıyısında bir ticaret alanıydı. Bugünkü çarşı alanı ise 1650-1670 yıllarından itibaren iç koyun doldurulmasıyla oluştu ve 17.-18. yüzyıllarda hanlarla büyüdü.

Anafartalar Caddesi neden bu kadar kıvrımlı?

Cadde, doldurulmadan önceki sığ iç koyun kıyı çizgisini izliyor. UNESCO dosyasına göre burası bir zamanlar iç limanın rıhtım kısmı ve kervanların liman yolu idi.

Kemeraltı’nda kaç tarihi han kaldı?

Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ne göre İzmir’in şehir içi hanlarından yalnız on sekizi kısmen ya da tamamen günümüze ulaştı. En önemlisi 1744 tarihli Kızlarağası Hanı; 17. yüzyılın büyük vezir hanları ise ayakta değil.

Kemeraltı UNESCO listesinde mi?

Kalıcı listede değil. 2020’den beri Kadifekale, Agora ve Konak Meydanı ile birlikte “İzmir Tarihî Liman Kenti” adıyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor.

Kaynakça

  • Kütükoğlu, Mübahat S. ve Kuyulu, İnci (2001). “İzmir”, TDV İslâm Ansiklopedisi — Liman Kalesi, 1528 tahriri, depremler ve yangınlar, camiler ve hanlar.
  • Çakmak, Şakir ve Yurdagül, Melike (2022). “Yeni Bulgular Işığında İzmir Hisar Camii”. Sanat Tarihi Dergisi 31/1: 689-717. DOI — Aşağı Kale ve liman bölgesinin Türk dönemi gelişimi.
  • Republic of Türkiye (2020). “The Historical Port City of Izmir”, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi dosyası — doldurma, kervan ticareti, çarşı adları, koruma kararları.
  • Kemeraltı ve Kemeraltı (İngilizce), Vikipedi.

👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top