Sinyora Sinagogu Tarihi

Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Sinyora Sinagogu, İzmir
Fotoğraf: Bacayo · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Nerede: İzmir, Konak, Kemeraltı; 927. Sokak (Havra Sokağı), Anafartalar Caddesi yakını
Dönem: Kuruluşu geleneğe göre 16. yüzyıl (bazı kaynaklarda 17. yüzyıl); bugünkü yapı 1841 yangınından sonraki yeniden yapım
Adı: Sinyora Giveret, Signora ya da Senyora Sinagogu; adı geleneksel olarak Doña Gracia Mendes’le ilişkilendiriliyor
Önemli tarihler: 16. yüzyıl sonu Sefarad Yahudilerinin İzmir’e gelişi · 30 Temmuz 1841 büyük yangın · yangın sonrası Yeruşalmi ailesinin yeniden yapımı · 20. yüzyıl plan değişikliği · 2004 Dünya Anıtlar Fonu listesi
Bugün: Restore edilmiş, ibadete açık sinagog

Kemeraltı’nın kalabalık dükkânları arasında, Havra Sokağı’nda yüksek duvarlar ardında bir avlu ve sade bir taş yapı durur. Sokaktan bakınca neredeyse hiçbir şey görünmez; duvarlar avluyu ve binayı dışarıdan saklar. Burası İzmir’in tarihi sinagoglarından Sinyora Giveret Sinagogu. Kemeraltı, Türkiye’de Yahudi anıtlarının en yoğun bulunduğu bölge olarak anılır ve Sinyora, Havra Sokağı’nda yan yana sıralanan sinagogların en bilinenlerinden biri. Hikâyesi, dört yüz yılı aşan bir cemaatin İzmir’deki varlığından ayrı düşünülemez.

İzmir’de bir Sefarad cemaati

Smyrna’da Yahudi varlığı antik çağa uzanır; Yeni Ahit’te kentteki Yahudi topluluğundan söz edilir. Osmanlı döneminde ise cemaat esas olarak 16. yüzyılın sonunda biçimlenmeye başladı. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ne göre resmi kayıtlarda 16. yüzyılın son çeyreği başına kadar İzmir’de Rumlardan başka gayrimüslim nüfusa rastlanmıyor; bu yüzyılın sonlarından itibaren Selanik’e yerleşmiş olan İspanya Yahudileri İzmir’e gelmeye başladı. İngilizce kaynaklar cemaatin İspanya, Portekiz, Kuzey Afrika ve Venedik’ten gelen ailelerden oluştuğunu, 1492’de İspanya’dan sürülen Sefarad Yahudilerinin dillerini (Ladino) ve ibadet geleneklerini buraya taşıdığını anlatıyor.

17. yüzyılda İzmir’in uluslararası bir liman kentine dönüşmesiyle cemaat hızla büyüdü. 1659 tarihli Osmanlı vergi kaydında 271 Yahudi hane reisi görülüyor; ansiklopedi bunu yaklaşık 1.350 kişi olarak hesaplıyor. Aynı yüzyılda Etz Haim, Portekiz ve Giroş gibi cemaatler kuruldu ve 1657’de kentte bir İbranice matbaa açıldı. 17. yüzyılda İzmir’de doğan ve kendini mesih ilan eden Sabetay Sevi’nin hareketi, kentin Yahudi topluluğunu derinden etkiledi. İngilizce kaynaklara göre İzmir’in Yahudi nüfusu en kalabalık döneminde 30 bin civarındaydı ve kent, Osmanlı’nın en büyük Yahudi topluluklarından birine ev sahipliği yapıyordu.

Sinyora adı ve Doña Gracia

Sinagogun adı (“Sinyora”, İbranicede “Giveret”, yani “hanımefendi”), geleneksel olarak 16. yüzyılın ünlü Sefarad tüccarı ve hamisi Doña Gracia Mendes’le ilişkilendiriliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın İzmir İl Müdürlüğü sayfası ve İngilizce kaynaklar yapının Doña Gracia Mendes tarafından yaptırıldığını aktarıyor; Bakanlık sayfası bunun için 1510-1569 aralığını veriyor. Bu tarihler aslında Doña Gracia’nın yaşam yıllarıdır ve incelenen kaynaklar atfın dayandığı bir kitabe ya da belgeyi göstermiyor. Bu yüzden kuruluşu kesin bir tarih değil, bir gelenek olarak okumak daha doğru. Kuruluş yüzyılı da kaynaklarda farklı: sinagogu ele alan kaynaklar 16. yüzyıl derken, Kemeraltı sinagoglarını listeleyen İngilizce kaynak onu 17. yüzyıla koyuyor.

1841 yangını ve yeniden yapım

Ahşap evlerden oluşan İzmir, yüzyıllar boyunca büyük yangınlar yaşadı ve Yahudi mahallesi bunlardan defalarca etkilendi. Diyanet ansiklopedisine göre 30 Temmuz 1841’de başlayıp on yedi saat süren yangında Yahudi mahallesi tamamen yandı; kayıtlara göre bu yangında yanan yapılar arasında yedi havra da vardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na göre Sinyora Sinagogu bu yangında ağır hasar gördü ve Yeruşalmi ailesi tarafından merkezi planlı olarak yeniden yapıldı. Bugün görülen bina bu yeniden yapımın ürünü.

Yangınlar sonraki yıllarda da sürdü; ansiklopedi 18-19 Temmuz 1882 yangınında Türk mahalleleriyle Yahudi mahallesinde 2.000 civarında evin yandığını kaydediyor. 19. ve 20. yüzyıllarda cemaatin nüfusu azaldı. İngilizce kaynaklara göre 1948’den sonra İzmir’den yaklaşık 10 bin Yahudi İsrail’e göç etti; 1950’ler ve 1960’larda birçok cemaat kurumu kapandı. 1970’te Alsancak’ta yeni bir sinagog yapıldı. Bugün İzmir’deki Yahudi cemaatinin 1.300 kişi civarında olduğu belirtiliyor.

İzmir tipi sinagog ve Sinyora’nın dönüşümü

İzmir sinagogları kendine özgü bir plan düzeniyle tanınır. Dünya Anıtlar Fonu’nun tanımına göre bu sinagoglarda okuma kürsüsü (teva) mekânın ortasında, dört sütun arasında yer alır ve iç mekânı dokuz bölüme ayırır; cemaat bu kürsünün çevresinde, birbirinin yüzünü görecek biçimde oturur. Bu düzenin ortaçağ İspanya sinagoglarından geldiği düşünülüyor.

Sinyora Sinagogu 1841’den sonra bu merkezi planla yeniden yapılmıştı. Ancak Bakanlık sayfasına göre 20. yüzyılda İtalyan etkisiyle “doğrusal” bir plana dönüştürüldü: taşınabilir teva, Tevrat dolabının bulunduğu hekal duvarına alındı ve oturma sıraları bir kilise içini andırır biçimde sıralar halinde düzenlendi. Yani Sinyora, İzmir tipi merkezi planı bugün özgün haliyle taşımıyor; bu dönüşüm de cemaatin 20. yüzyıldaki değişiminin bir izi.

Neye bakmalı?

  • Avlu ve duvarlar: Sinagog, sokaktan görünmesini engelleyen yüksek ve kalın duvarlarla çevrili geniş bir avlunun içinde. Avluda Bet Midraş denen ek yapılar var.
  • Teras: İbadet salonuna avludan beş basamakla yükseltilmiş bir terastan giriliyor.
  • Yapı: Taş ve tuğla yığma duvarlı, dikdörtgen planlı, ahşap kırma çatılı iki katlı bina. Kemerli pencereler kuzey ve güney cephelerden bol ışık alıyor.
  • Kadınlar bölümü: Mehitsa denen kadınlar bölümü, giriş holünün üstünde, ahşap kafeslerle ayrılmış bir asma kat olarak hekal duvarının karşısında yer alıyor.
  • Tavan ve teva: Tavanda yeşil geometrik formlarla çevrili bronz çiçekler; teva ve Tevrat dolabını bordo örtüler süslüyor. Bazı ahşap oturma yerlerine sahiplerinin adları kazınmış.
  • Komşuları: Havra Sokağı’nda Şalom ve Algazi sinagogları Sinyora’ya komşu.

Bugün Sinyora Sinagogu’nu gezerken

Sinagog restore edilmiş ve ibadete açık bir mabet. Kemeraltı sinagogları genellikle cemaatin düzenlemesiyle ya da rehberli turlarla ziyaret edilebiliyor; güvenlik nedeniyle kapılar her zaman açık değil. Ziyaret koşullarını ve günlerini önceden İzmir Yahudi cemaatinden ya da yerel rehberlerden öğrenin, ibadet saatlerine ve mabet kurallarına saygı gösterin. Havra Sokağı’na Hisarönü’nden birkaç dakikalık yürüyüşle ulaşılıyor; aynı gezide Hisar Camii ve Kızlarağası Hanı‘nı görmek mümkün. Çarşının genel tarihi için Kemeraltı Çarşısı tarihi sayfasına bakabilirsiniz.

Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: İzmir gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Sinyora Sinagogu ne zaman yapıldı?

Geleneğe göre 16. yüzyılda; bazı kaynaklar 17. yüzyıl diyor. Bugün görülen bina ise 1841 yangınında ağır hasar gördükten sonra Yeruşalmi ailesi tarafından yeniden yapıldı.

Sinagog adını nereden alıyor?

“Sinyora” (İbranicede “Giveret”, hanımefendi) adı, geleneksel olarak 16. yüzyılın Sefarad hamisi Doña Gracia Mendes’le ilişkilendiriliyor. Kaynaklar sinagogu onun yaptırdığını aktarıyor, ancak bu atfın belgesel dayanağı gösterilmiyor.

İzmir tipi sinagog ne demek?

Okuma kürsüsünün (teva) mekânın ortasında, dört sütun arasında yer aldığı ve iç mekânı dokuz bölüme ayırdığı plan düzeni. Sinyora 1841’den sonra bu düzenle yapılmış, 20. yüzyılda ise kürsü hekal duvarına alınarak doğrusal plana dönüştürülmüştü.

Sinyora Sinagogu ziyarete açık mı?

Sinagog ibadete açık bir mabet. Ziyaretler genellikle önceden düzenleme ya da rehberli turlarla yapılabiliyor; gitmeden önce koşulları öğrenmek gerekiyor.

Kaynakça


👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top