Samanpazarı Tarihi
Son güncelleme: 13 Ekim 2026

Nerede: Ankara, Altındağ; Ankara Kalesi’nin güney ve batı eteğinde, Atpazarı ve Koyunpazarı ile birlikte
Dönem: Selçuklu ve Ahi dönemi (13.-14. yüzyıl) çekirdek; Osmanlı çarşı dokusu; bugünkü yapılar büyük ölçüde 19. yüzyıl sonu ve 1916 yangını sonrası
Adı: Kentin açık hava pazarlarından birinden
Önemli tarihler: 1290 Aslanhane Camii minberi · 1715 Koyunpazarı yangını · Eylül 1916 büyük Ankara yangını (bazı kaynaklarda 1917) · 1932 Jansen planı “Protokol Alanı” · 2005 Çengelhan’da müze · 2009 Koyunpazarı sokak sağlıklaştırması
Bugün: Antikacı, zanaatkâr ve küçük dükkânlarla dolu, kale yürüyüşünün parçası olan çarşı semti
Ankara’da “Samanpazarı” denince bugün çoğu kişinin aklına antikacılar, bakırcılar ve kaleye çıkan dar sokaklar gelir. Ad ise başka bir Ankara’yı anlatıyor: hayvanların, samanın, odunun ve yünün açık meydanlarda alınıp satıldığı, kalenin dibinde kurulmuş bir pazarlar kentini. Mimarlık tarihçileri Filiz Karakuş ve Gediz Urak, Atpazarı, Koyunpazarı ve Samanpazarı’nı birlikte Ulus tarihi kent merkezinin en eski kesimi olarak tanımlıyor.
Pazar adları taşıyan bir kent
Osmanlı-Türk kentlerinde olduğu gibi Ankara’da da canlı hayvan ve tarım ürünleri açık pazarlarda satılıyordu. Kentte bu pazarların adını taşıyan semtler vardı: Samanpazarı, Odunpazarı, Koyunpazarı, Atpazarı ve Balıkpazarı. Bu adlar bugün de sokak ve semt adı olarak yaşıyor.
Bölgenin kalbi, kalenin dış kapısının hemen önündeki düzlükteydi. Tarihçiler, 13. ve 14. yüzyılda Ankara’nın ticaretinin kaleyi kervan yollarına bağlayan bu yol üzerinde, Atpazarı’na doğru yoğunlaştığını yazıyor. Atpazarı’nda çoğu seyyar satıcıların (çerçilerin) dükkânları bulunuyor, hayvan ticareti de yapılıyordu. Kentin bir sınır kalesinden ticaret kentine dönüşmesi de bu dönemde, 14. yüzyıldan itibaren oldu. 1924 tarihli Ankara haritasına göre bugünkü Altındağ Belediyesi binası da Samanpazarı’nda, eski Hacı İvaz Mahallesi’nin yakınında bulunuyor.
Ahilerin mahallesi
Karakuş ve Urak’a göre Ahilerin Ankara’da yaptırdığı önemli yapılar, kentin en eski merkezi olan Atpazarı çevresinde toplanmıştı. Atpazarı ile Koyunpazarı arasında kalan alanda Ahi Şerafettin (Aslanhane) Camii, Ahi Elvan Camii ve Hacı Arap (Ahi Arap) Camii bulunuyor. Bu camiler bölgeyi kentin önemli bir dini merkezi yaptı ve ticaret onların çevresinde gelişti: küçük ölçekte çerçilik, demircilik, bakırcılık ve hayvan alım satımı; büyük ölçekte ise sof ticaretinin yapıldığı hanlar.
Bedesten, hanlar ve sof
15. yüzyılın sonunda Atpazarı’ndan batıya inen Abacılar Yokuşu üzerinde Mahmut Paşa Bedesteni yapıldı. Bedesten ve çevresindeki hanlar, Ankara’nın dünyaca ünlü tiftik kumaşı sofun alınıp satıldığı yerlerdi. 16. yüzyılda kale, Bedesten, Hanlar bölgesi ve Uzunçarşı’nın bir kısmı kentin “Yukarı Yüz”ünü oluşturuyordu ve Yukarı Yüz’ün merkezi Atpazarı’ydı. Kentin aşağı kesimi, yani bugünkü Anafartalar Caddesi’nin altında Hacı Bayram’dan Karacabey Külliyesi’ne uzanan “Aşağı Yüz”ün merkezi ise Tahtakale’ydi. Sof ekonomisinin ayrıntıları için Çıkrıkçılar Yokuşu tarihi sayfasına bakabilirsiniz.
Ankara ticari olarak en parlak dönemini 16. ve 17. yüzyılda yaşadı. 19. yüzyılın sonuna doğru üretim gerileyince ekonomik bir çöküş başladı. 1850’lerde tiftik ihracatının düşmesiyle, sofun ticareti ve depolanmasında önemli yeri olan hanlar işlevini yitirmeye başladı.
Yangınlar
Ahşap dükkânlarla dolu pazarlar sık sık yandı. 18. yüzyıl Ankaralı şairi Râzî’nin divanı, eskiden “Bazar-ı Ganem” de denen ve bugünkü Samanpazarı’nı Atpazarı’na bağlayan yokuşta bulunan Koyunpazarı‘nın 13 Eylül 1715 gecesi baştan başa yandığını kaydediyor. Bu yangın, araştırmacı Mustafa Erdoğan’a göre yalnız Râzî’nin dizeleri sayesinde biliniyor.
Bölgenin kaderini değiştiren ise Birinci Dünya Savaşı sırasındaki büyük yangın oldu. Eylül 1916’da Hisarönü’nde başlayan yangın üç gün sürdü; Çıkrıkçılar Yokuşu, Saraçlar Çarşısı, Bedesten ve Atpazarı’na yayıldı. Tarihi bazı kaynaklarda 1917 olarak geçiyor. Bir kaynağa göre yangın kentin neredeyse üçte ikisini yok etti. Mahmut Paşa Bedesteni ve Atpazarı ağır hasar gördü; Karakuş ve Urak’a göre Atpazarı ve çevresi bu yangından sonra kent için önemini tamamen yitirdi. Yangın en çok kentin Hristiyan mahallelerini etkiledi. Nedeni kesin olarak bilinmiyor. Tarihçiler Taylan Esin ve Zeliha Etöz’ün 2015 tarihli çalışması, yangını savaş yıllarında Anadolu’da çıkan yirmi kent yangınıyla birlikte ele alıyor ve tarih, başlangıç yeri ve kayıp sayısı gibi temel bilgilerin bile belgeler arasında tutarsız olduğunu vurguluyor.
Cumhuriyet’in ilk yılları: başkentin yoksul semti
Ankara 13 Ekim 1923’te başkent olduğunda kent, büyük yangının ve savaş yıllarının yıkıntılarıyla doluydu ve nüfusu 20-25 bine düşmüştü. Başkentin ilanıyla birlikte kent yeniden önem kazandı, ama gelişme kaleden uzaklaşan yönde oldu. 1932’de onaylanan Jansen planı bakanlıkları güneye, Kızılay yönüne taşıdı. Kale ve çevresi ise “Protokol Alanı” olarak koruma altına alındı.
Bu karar bölgeyi büyük yıkımlardan korudu, ama yoksullaşmasını da hızlandırdı. Hanlar bölgesi zamanla kentin ticari ama yoksul bir mahallesine dönüştü. Ana yol ağının dışında kalması kültürel dokusunu kısmen korudu; buna karşılık evler bölündü, avlularını kaybetti, kiracılık arttı. Kent merkezi Kızılay’dan daha da güneye kaydıkça bölge yaklaşık on beşer yıllık aralıklarla yeni dönüşümler geçirdi.
Koruma planları ve restorasyonlar
Bölgeye yönelik koruma planları 1980’lerde başladı, ama uygulamaya geçmesi uzun sürdü. 1991’de Koyunpazarı Yokuşu için hazırlanan bir koruma-geliştirme projesi onaylandı ama uygulanamadı. Somut değişim 2000’lerde geldi:
- Çengelhan, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün “yap-işlet-devret” ihalesiyle kiralanıp restore edildi ve 2005’ten beri Rahmi M. Koç Müzesi olarak kullanılıyor.
- Çukurhan 2006’daki ihaleyle 29 yıllığına kiralandı ve 2010’dan beri butik otel.
- Koyunpazarı Sokağı ve Can Sokağı için hazırlanan sağlıklaştırma projeleri 2009’da tamamlandı.
Bölgenin esnaf yapısı da değişti. Karakuş ve Urak’ın 1998 ve 2020’de tekrarladıkları sayıma göre Koyunpazarı Yokuşu’ndaki ham deri (saraciye) dükkânlarının sayısı 15’ten sıfıra indi; sepetçi, sandıkçı, nalbur ve baharatçı gibi geleneksel dükkânlar 35’ten 10’a düştü. Yerlerine hurdacılar, çerçeveciler, davul tamircileri ve düğün-kına malzemecileri gibi yeni işler geldi.
Bugün Samanpazarı’nı gezerken
Samanpazarı’nı tek başına değil, kaleyle birlikte gezin. Ulus’tan Çıkrıkçılar Yokuşu ile çıkıp Atpazarı’na, oradan Koyunpazarı Sokağı’na ve Aslanhane Camii’ne yürüyün; dönüşte Samanpazarı sokaklarından inin. Çengelhan ve Çukurhan’ın restore edilmiş avlularına, Atpazarı ve Koyunpazarı meydanlarındaki çeşmelere bakın. Dükkânların önünden geçerken ustalarla konuşmak, bu semtin bugün hâlâ nasıl çalıştığını görmenin en iyi yolu. Kalenin tarihi için Ankara Kalesi tarihi sayfasına bakabilirsiniz.
Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Ankara gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Samanpazarı adını nereden alıyor?
Ankara’nın açık hava pazarlarından birinden. Kentte Samanpazarı, Odunpazarı, Koyunpazarı, Atpazarı ve Balıkpazarı gibi, satılan ürünün adını taşıyan pazar semtleri vardı.
Samanpazarı Ankara’nın en eski semti mi?
Kale içiyle birlikte en eskilerinden. Mimarlık tarihçileri Atpazarı, Koyunpazarı ve Samanpazarı’nı Ulus tarihi kent merkezinin en eski kesimi olarak tanımlıyor. Bölgedeki Aslanhane Camii’nin minberi 1290 tarihli.
1916 Ankara yangını Samanpazarı’nı etkiledi mi?
Evet. Hisarönü’nde başlayan yangın Çıkrıkçılar Yokuşu, Saraçlar Çarşısı, Bedesten ve Atpazarı’na yayıldı. Atpazarı ve çevresi bu yangından sonra eski önemini kaybetti. Yangının yılı bazı kaynaklarda 1917 olarak geçiyor.
Kaynakça
- Karakuş, Filiz ve Urak, Z. Gediz (2021). “Changes and Problems of Conservation in Ankara-Ulus Historical City Center: Koyunpazarı Slope and Atpazarı Square”. ICONARP 9(2). PDF — bölgenin tarihçesi, Ahi yapıları, pazar adları, 1916 yangını, Çengelhan, Çukurhan, 1998-2020 esnaf sayımı.
- Eravcı, H. Mustafa (2020). “Cumhuriyet Dönemine Kadar Ankara Şehrinin Fiziksel Gelişimi”. AUSBD 3(6): 131-141. DergiPark — 13.-14. yüzyıl pazarları, 1917 yangını, nüfus.
- Erdoğan, Mustafa (2016). “Ankara’nın Bilinmeyen Tarihi: XVIII. Asır Şairi Râzî’nin Ankara’yla İlgili Şiirleri”. Ankara Araştırmaları Dergisi 4(2): 104-130. PDF — 1715 Koyunpazarı yangını.
- Gürer, Canberk (2015). “1916 Ankara Yangını”. Mülkiye Dergisi 39(3): 361-364. DergiPark.
- Günel, G. ve Kılcı, A. (2015). “Ankara Şehri 1924 Haritası”. Ankara Araştırmaları Dergisi 3(1): 78-104. PDF.
- Orhan, Ezgi (2018). “Tarihi Kent Merkezlerinin Kırılganlığı ve Afet Yönetimi Üzerine Bir Değerlendirme: Ankara Saraçlar Sokak Yangını”. İdealkent. DergiPark.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankara” maddesi.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası