Çıkrıkçılar Yokuşu Tarihi
Son güncelleme: 13 Ekim 2026

Nerede: Ankara, Altındağ, Ulus; Anafartalar Caddesi’nden Saraçlar ve Salman sokaklarına, kaleye doğru yükselen yaklaşık 200 metrelik yokuş
Dönem: Osmanlı çarşı dokusu (16. yüzyıldan itibaren belgeli); bugünkü yapılar büyük ölçüde 1916 yangınından sonra
Adını aldığı: Çıkrıkçı esnafı
Önemli tarihler: 16.-18. yüzyıl Ankara sofunun altın çağı · 1738-39 İplikçiler Çarşısı yangını · Eylül 1916 büyük Ankara yangını (bazı kaynaklarda 1917) · 1986-1990 Ulus koruma planı
Bugün: Kaleye çıkan yolun üzerinde süren esnaf çarşısı
Ulus’tan kaleye yürüyenlerin çoğu Çıkrıkçılar Yokuşu’ndan çıkar. Yokuş bugün dükkânlarla dolu, dik ve taş döşeli bir çarşı sokağı. Adı ise kaybolmuş bir dünyayı hatırlatıyor: Ankara’nın yüzyıllarca Avrupa’ya kadar ün salmış kumaşı sofu ve onu üreten esnafı. Bu sayfa yokuşun kendisinden çok, onu var eden kale altı çarşısının ve tiftik ekonomisinin tarihini anlatıyor.
Kale kapısından inen çarşı
Tarihçi H. Mustafa Eravcı’ya göre 13. ve 14. yüzyılda Ankara’nın ticareti, Anadolu’nun birçok kentinde olduğu gibi kalenin dış kapısının hemen önünde, kaleyi kervan yollarına bağlayan yol üzerinde, Atpazarı’na doğru yoğunlaşıyordu. Bu dönemde alışveriş daha çok açık pazarlarda yapılıyordu. Osmanlı döneminde nüfus arttıkça kapalı çarşılar ve büyük hanlar ortaya çıktı.
16. ve 17. yüzyılda kentin “Yukarı Yüz” denen, kaleye yakın kesiminde, Atpazarı ile Koyunpazarı arasında büyük bir ticaret bölgesi oluştu: çerçilerin dükkânlarıyla Atpazarı, Bedesten’in çevresinde kümelenen on büyük han ve bunlara bağlanan esnaf çarşıları. Bu merkez, “Uzunçarşı” adlı bir yolla kentin aşağı kesimindeki Tahtakale (Kaledibi) ve Karaoğlan çarşılarına bağlanıyordu. Bedesten’den Hasan Paşa Hanı’na kadar uzanan Uzunçarşı, tiftik ve sof tüccarlarının bulunduğu iki büyük pazar yerinden biriydi. Türkçe kaynaklar bugünkü Çıkrıkçılar Çarşısı’nın da eskiden Uzunçarşı adıyla anıldığını ve aynı zanaattan esnafın aynı sokakta dükkân açtığı bir alışveriş aksının parçası olduğunu yazıyor.
Ad nereden geliyor?
“Çıkrık”, iplik eğirmekte ya da iplik sarmakta kullanılan elle çevrilen çarktır. Yokuşun adının burada çalışan çıkrıkçı esnafından geldiği konusunda kaynaklar hemfikir. Ancak bu esnafın tam olarak ne iş yaptığı konusunda ayrışıyorlar. Türkçe Vikipedi, buradaki dükkânlarda Ankara keçisinin tiftiğinin çıkrıklarla işlenip sof kumaşına dönüştürüldüğünü yazıyor. Ankara’nın 16.-18. yüzyıl esnaf gruplarını derleyen bir çalışma ise “çıkrıkçı”yı dokumacılar arasında değil, dericilik alanındaki meslekler arasında sayıyor. Bu yüzden adın tiftik ekonomisine bağlanması akla yakın olsa da kesin değil.
Sof: Ankara’yı dünyaya bağlayan kumaş
Ankara keçisinin (tiftik keçisi) ince ve parlak kılından, yani tiftikten dokunan kumaşa sof deniyordu. Bugün dünyada “mohair” adıyla bilinen lif, Batı dillerindeki “angora” sözcüğü de kentin eski Avrupa’daki adı Angora’dan geliyor. Kentin çevresinin bu tür hayvancılığa uygunluğu çok eskiye uzanıyor: Romalı yazarlar da Galatya yünlerini ve boyalarını övmüştü.
Sof, 16.-18. yüzyıllarda Ankara’nın en büyük gelir kaynağıydı:
- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ne göre 16. yüzyılda kentte evlere kurulmuş 621 tezgâhta sof ve şâlî (bir tür yünlü kumaş) dokunuyordu.
- Kumaşlar İstanbul, Bursa, Şam ve Halep gibi iç pazarlara olduğu kadar Venedik, Lehistan, İngiltere ve Fransa’ya da gidiyordu. 1599’da on sekiz tüccar 5.700.000 akçe değerinde 162 yük sofu Halep ve Venedik’e gönderdi.
- Sof esnafı kendi içinde yıkayıcılar, dokuyucular, boyacılar ve kumaşa cendereyle (pres) parlaklık veren cendereciler olarak örgütlenmişti. Kale yakınındaki Avancıklar mahallesi sofçuların oturduğu kalabalık bir yerdi.
- Yabancı tüccarlar da kente geldi. İngiliz Levant Şirketi’nin 1639-1768 arasında Ankara’da bir ticaret merkezi bulunduğu, İngiliz yün tüccarlarının ise daha 16. yüzyılda Ankara’ya geldiği aktarılıyor.
Çöküş 19. yüzyılda geldi. Diyanet ansiklopedisine göre yüzyılın ortalarından itibaren Avrupalı tüccarlar tiftiği, tiftik ipliğini ve keçi postunu açık ve gizli yollarla Avrupa’ya taşıdı; İngilizler Ankara keçisini başka yerlerde yetiştirmeyi başardı. Bir başka çalışma, Sanayi Devrimi’yle İngiltere’nin dokumada öne geçmesini ve tiftik keçisinin Afrika’da yetiştirilmeye başlanmasını asıl neden olarak gösteriyor. 19. yüzyılın sonunda kentte birkaç tezgâh dışında sof dokuma bitmişti; Ankara artık ham tiftik ihraç eden bir kente dönüşmüştü.
Yangınlar
Ahşap dükkânlarla dolu kale altı çarşısı birçok kez yandı. 18. yüzyıl Ankaralı şairi Râzî’nin divanı, başka kaynakta geçmeyen iki çarşı yangınını kaydediyor: 13 Eylül 1715’te tamamen yanan Koyunpazarı ve 1738-39’daki İplikçiler Çarşısı yangını. İplikçiler adı, iplik ve dokumayla ilgili esnafın da kale altında kendi çarşısı olduğunu gösteriyor.
En büyük felaket ise Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşandı. Eylül 1916’da Hisarönü’nde çıkan yangın üç gün sürdü ve Çıkrıkçılar Yokuşu, Saraçlar Çarşısı, Bedesten ve Atpazarı’na yayıldı. Yangının tarihi kaynaklarda 1916 ya da 1917 olarak geçiyor. Türkçe kaynaklara göre yokuşun üzerindeki 1745 tarihli İplikçiler Camii ve 1732’de yapılan Çanakçılar Mescidi bu yangında yok oldu; yokuşla Anafartalar Caddesi arasındaki Boyacı Ali ve Tellal Karaca mahalleleri de günümüze ulaşmadı. Yangın en çok kentin Hristiyan mahallelerini etkiledi. Nedeni kesin olarak bilinmiyor; tarihçiler Taylan Esin ve Zeliha Etöz’ün 2015 tarihli kitabı, yangını aynı yıllarda Anadolu’da çıkan yirmi kent yangınıyla birlikte inceliyor ve tarih, başlangıç yeri ve kayıp sayısı gibi temel bilgilerin bile kaynaklar arasında tutarsız olduğunu vurguluyor.
Cumhuriyet döneminde yokuş
Ankara başkent olduktan sonra kentin ticaret merkezi önce Ulus’un yeni caddelerine, sonra Kızılay’a kaydı. 1932’de onaylanan Jansen planı kale çevresini koruma alanı ilan etti, ama yapı yapılmasını büyük ölçüde engelleyen bu karar bölgenin bakımsız kalmasına da yol açtı. Kale çevresine ilişkin ulaşım ve kullanım kararları ancak 1986’da yarışmayla elde edilip 1990’da tamamlanan Ulus Tarihi Kent Merkezi Koruma Islah İmar Planı ile alınabildi. Türkçe kaynaklar, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 1982’den itibaren Çıkrıkçılar çevresini öncelikli alan ilan ettiğini, ancak projelerin hedeflerine ulaşamadığını ve şehir plancılarının eleştirisine yol açtığını da aktarıyor. Yokuş, şair İlhan Berk’in “Çıkrıkçılar Yokuşu” şiirine adını vermiş bir yer olarak kentin edebiyatına da girdi.
Bugün Çıkrıkçılar Yokuşu’nu gezerken
Yokuşu aşağıdan, Anafartalar Caddesi tarafından çıkmaya başlayın. Yol dik ve taş döşeli, rahat ayakkabı giyin. Yukarıda Saraçlar Sokağı ve kale kapısına doğru devam ederken bir zamanlar Uzunçarşı’nın, Bedesten’in ve hanların bu çevrede olduğunu hatırlayın; Bedesten bugün Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin bir parçası. Yokuşun sonunda Ankara Kalesi‘ne, sağa ayrılarak Samanpazarı sokaklarına ve Aslanhane Camii‘ne ulaşırsınız.
Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Ankara gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Çıkrıkçılar Yokuşu adını nereden alıyor?
Burada çalışan çıkrıkçı esnafından. Çıkrık, iplik eğirme ya da sarmada kullanılan elle çevrilen çark. Bazı kaynaklar bu esnafı Ankara’nın tiftik ve sof üretimine bağlıyor, bazıları ise çıkrıkçıları başka meslek grupları arasında sayıyor.
Ankara sofu nedir?
Ankara keçisinin tiftiğinden dokunan, parlak ve ince bir kumaş. 16.-18. yüzyıllarda Ankara’nın en önemli ihraç ürünüydü ve Venedik, Lehistan, İngiltere, Fransa gibi Avrupa ülkelerine satılıyordu. 19. yüzyılda üretim çöktü.
Çıkrıkçılar Yokuşu yangında yandı mı?
Evet. 1916’daki (bazı kaynaklarda 1917) büyük Ankara yangını Hisarönü’nden başlayarak Çıkrıkçılar Yokuşu, Saraçlar Çarşısı, Bedesten ve Atpazarı’na yayıldı. Yokuştaki 18. yüzyıl yapılarından İplikçiler Camii ve Çanakçılar Mescidi bu yangında yok oldu.
Kaynakça
- Eravcı, H. Mustafa (2020). “Cumhuriyet Dönemine Kadar Ankara Şehrinin Fiziksel Gelişimi”. AUSBD 3(6): 131-141. DergiPark — çarşıların gelişimi, Uzunçarşı, tiftik çöküşü, 1917 yangını.
- Kaya, Perihan Hazel (2021). “Ankara’nın Sof Üretiminin Osmanlı Devleti Ticaretindeki Yeri ve Önemi”. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler MYO Dergisi 24(1): 83-91. DergiPark — sof esnafı, çöküşün nedenleri, esnaf grupları.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankara” maddesi — 621 tezgâh, 1599 ihracatı, Avancıklar mahallesi.
- Erdoğan, Mustafa (2016). “Ankara’nın Bilinmeyen Tarihi: XVIII. Asır Şairi Râzî’nin Ankara’yla İlgili Şiirleri”. Ankara Araştırmaları Dergisi 4(2): 104-130. PDF — 1715 ve 1738-39 çarşı yangınları.
- Gürer, Canberk (2015). “1916 Ankara Yangını” (T. Esin ve Z. Etöz’ün kitabının tanıtımı). Mülkiye Dergisi 39(3): 361-364. DergiPark.
- Urak, Gediz (2002). “Kullanımda Değerlendirme: Ankara Kaleiçi…”. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi 19(1). DergiPark — Jansen planı, 1986-1990 Ulus planı.
- Çıkrıkçılar Yokuşu ve 1916 Ankara Yangını, Vikipedi.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası