Kadifekale Tarihi
Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Nerede: İzmir, Konak; körfeze bakan 186 metrelik Pagos Tepesi’nin doruğu, kıyıdan yaklaşık 2 kilometre içeride
Dönem: İlk surlar MÖ 4. yüzyıl sonu-3. yüzyıl başı (Helenistik); bugünkü duvarlar büyük ölçüde Orta Çağ’dan, Bizans, Beylikler ve Osmanlı onarımlarıyla
Yaptıran: Geleneğe göre fikir Büyük İskender’in; uygulama Antigonos ve Lysimakhos; 13. yüzyılda İznik İmparatoru III. Ioannes Vatatzes’in onarımı
Önemli tarihler: MÖ 330 civarı yeni kentin kuruluşu · MÖ 302 sonrası Lysimakhos · MS 178 depremi · 13. yy Bizans sarnıcı · 1310 ya da 1317 Aydınoğulları · 1402 Timur · 1415-1424 kesin Osmanlı egemenliği · 2020 UNESCO Geçici Listesi
Bugün: Batı ve güney surlarının bir bölümü, kuleler, Bizans sarnıcı ve bir mescit kalıntısı; açık alan ve manzara noktası
İzmir’in hemen her yerinden görülen Kadifekale, bir kalenin olduğu kadar bir kentin de doğum yeridir. Bayraklı’daki Eski Smyrna terk edildikten sonra Smyrna bu tepenin denize bakan eteklerinde yeniden kuruldu ve bugünkü İzmir o yeni kentin üzerinde büyüdü. Antik adıyla Pagos Tepesi kentin akropolüydü: hem savunma hem kutsal merkez. Bugün surların arasında dolaşanlar çoğunlukla manzara için geliyor; oysa duvarların üzerinde Helenistik çağdan Osmanlı’ya kadar uzanan bir onarım ve el değiştirme hikâyesi okunuyor.
Efsane: İskender’in rüyası
Yeni kentin kuruluşu antik çağda bir efsaneyle anlatılırdı. İkinci yüzyıl yazarı Pausanias’ın aktardığına göre Büyük İskender, Pagos’ta avlandıktan sonra Smyrnalıların taptığı iki Nemesis tanrıçasının tapınağı yakınında bir çınar ağacının altında uyuyakaldı. Rüyasında tanrıçalar ona tam o noktada bir kent kurmasını ve eski kentin halkını buraya taşımasını söyledi. Smyrnalılar bunun üzerine Klaros’taki Apollon kehanet merkezine danıştı ve şu yanıtı aldı: “Kutsal Meles’in ötesinde, Pagos’ta oturacak olanlar üç kez, dört kez mutlu olacaklar.”
Bu bir efsanedir ve öyle okunmalı. İskender’in olsa olsa ilham verici ya da başlatıcı rolü olabilir; Bayraklı’daki kazılar eski kentin daha onun sağlığında boşalmaya başladığını gösteriyor. Ama efsane Smyrnalılar için o kadar önemliydi ki Roma döneminde kentin sikkelerinde sık sık işlendi: uyuyan İskender ve başında iki Nemesis.
Antigonos başlattı, Lysimakhos bitirdi
Kentin taşınması fiilen İskender’in ölümünden sonra gerçekleşti. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ne göre İskender’den sonra Batı Anadolu’ya hâkim olan Antigonos (Monophthalmos, “Tek Gözlü”) halkı Kadifekale eteklerine yerleştirmeye girişti. Antigonos MÖ 301’de İpsos Savaşı’nda öldü (ansiklopedi bunu MÖ 302 olarak veriyor) ve bölge Trakya kralı Lysimakhos’un eline geçti. Projeyi Lysimakhos tamamladı ve kaynakların ortak kabulüne göre Pagos’taki ilk surları o yaptırdı. UNESCO’ya sunulan aday dosyası kentin Pagos ile iç liman arasındaki bu kuruluşunu MÖ 4. yüzyıl sonu-3. yüzyıl başına koyuyor ve kentte MÖ 287’de bir darphanenin kurulduğunu belirtiyor.
Yeni kent eskisinden çok farklıydı. Strabon’un tarifine göre Smyrna’nın yalnız küçük bir bölümü tepedeydi ve surla çevriliydi; büyük bölümü limanın çevresindeki düzlüğe yayılıyordu. Geniş ve düz caddeler, taş döşemeler, bol sayıda kamu yapısı ve kapalı bir liman vardı. Strabon kenti övmekle birlikte bir kusurunu da not eder: mühendisler kanalizasyon yapmayı ihmal etmişti ve atık su sokaklarda akıyordu. Kentin tiyatrosu ve stadyumu tepenin hemen altındaki yamaçlardaydı.
Roma döneminde akropol
Roma döneminde Kadifekale kentin tepesinde bir kale ve kutsal alan olarak kaldı, yaşam ise aşağıdaki kentte sürdü. Kalenin batısındaki uzun çukurluk antik stadyumun yeriydi. Hristiyan geleneğine göre Smyrna piskoposu Polykarpos burada şehit edildi; alan bugün tamamen yapılaşmış durumda. Kalenin kapılarının doğusundaki yamaçta ise Smyrna Tiyatrosu vardı. 2014’e kadar süren kamulaştırmalardan sonra tiyatronun üzerindeki konutlar kaldırıldı ve Akın Ersoy başkanlığındaki Smyrna kazı ekibi yapıyı yeniden açığa çıkarıyor. Tiyatronun son şeklini MS 177/178 depreminden sonraki onarımlarla aldığı kabul ediliyor. Aynı depremden sonra yeniden yapılan kent meydanı için Agora Ören Yeri tarihi sayfasına bakabilirsiniz.
Kalenin yanında Roma döneminde yapılan, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde yenilenen sarnıçlar kentin içme suyu ağının merkeziydi. Bu ağın kalıntıları aşağıdaki agorada hâlâ izlenebiliyor.
Bizans: Ioannes Vatatzes ve sarnıç
1204’te Haçlıların İstanbul’u almasından sonra kurulan İznik İmparatorluğu’nda Smyrna önemli bir askeri ve ticari merkeze dönüştü. Ege Üniversitesi’nden Lale Doğer ve Dilek Maktal Canko’nun aktardığına göre İmparator III. Ioannes Doukas Vatatzes (1222-1254) döneminde akropol kalesi yeni surlarla güçlendirildi ve su ihtiyacını karşılamak için sur içinde sarnıçlar yapıldı. Kale içinde bugün ayakta olan büyük sarnıç bu dönemden kalıyor. Türkçe Vikipedi aynı dönemde kale içinde bir kilise ve manastır yapıldığını da yazıyor.
Sarnıçta 2015’te kısa bir araştırma kazısı yapıldı. Çıkan seramiklerin çoğu Bizans değil, Türk Beylikleri dönemine aitti; aralarındaki “Milet tipi” denen mavi boyalı sırlı kaplar 14. yüzyıl ortası ile 15. yüzyıl ortası arasına tarihleniyor. Bu parçalar, kentin Türkleşme sürecinin Kadifekale’deki ilk arkeolojik izleri olarak görülüyor.
İki kale, iki İzmir
Orta Çağ’ın son yüzyıllarında İzmir’in iki kalesi ve iki ayrı yönetimi vardı. Kadifekale’ye o dönemde Yukarı Kale deniyordu; limanın ağzında ise Liman Kalesi (Aşağı Kale) duruyordu. Aydınoğulları Beyliği’nin kurucusu Mehmed Bey Yukarı Kale’yi 1310 ya da 1317’de aldı (kaynaklar ayrışıyor). Oğlu Umur Bey Liman Kalesi’ni de ele geçirdi, ama 1344’te Kıbrıs, Venedik, Cenova ve Rodos gemilerinden oluşan bir Haçlı donanması sahil İzmir’ini aldı. Umur Bey 1348’de liman kalesini kuşatırken bir okla öldü. Böylece yaklaşık yarım asır boyunca tepe Türklerde, liman Latinlerde kaldı. Kaynaklar bu iki parçalı kenti “Müslüman İzmir” ve “Gâvur İzmir” diye anar.
Kadifekale’deki kilisenin bu dönemde camiye çevrildiği aktarılıyor. Diyanet Vakfı ansiklopedisi İzmir’in bilinen en erken tarihli camisinin 14. yüzyıl başlarına ait Yukarı Kale Camii olduğunu, ama yapının günümüze ulaşmadığını yazıyor. Bugün kale içinde görülen mescit kalıntısı 2016’da restore edildi.
Osmanlılar bölgeyi ilk kez 1390’da Yıldırım Bayezid zamanında aldı. Sahil İzmir’i ise ancak Timur’un Aralık 1402’deki saldırısıyla Latinlerin elinden çıktı (bazı kaynaklar 1403 diyor). Timur’dan sonra kent bir süre Aydınoğlu Cüneyd Bey’in elinde kaldı; Çelebi Mehmed 1415’te, II. Murad 1424’te kenti kesin olarak Osmanlı topraklarına kattı (bir kaynak bu son tarihi 1426 olarak veriyor). Türkçe Vikipedi’ye göre surlar 15. yüzyılda Çelebi Mehmed döneminde yıktırıldı, Fatih Sultan Mehmed döneminde yeniden onarıldı. 1671’de İzmir’e gelen Evliya Çelebi kaleyi kaydetti.
Osmanlı döneminde konut tepesi
Osmanlı döneminde kentin ticari ağırlığı limana kaydı. Sancak Kale’nin 1656’da körfezin girişinde yapılmasıyla Kadifekale’nin askeri önemi iyice azaldı ve 18. yüzyıla gelindiğinde kale harap bir haldeydi. UNESCO dosyasına göre bu dönemde antik çağın yerleşim merkezi olan tepe önemli bir konut bölgesine dönüştü. 19. yüzyılda Kadifekale, kozmopolit liman kentinin karşısında, birkaç yamaca yayılan Türk mahallelerinin parçasıydı.
20. yüzyılda yamaçlar göçle hızla yoğunlaştı. Heyelan riskinin de gündemde olduğu 2000’li ve 2010’lu yıllarda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel yenileme projesiyle güney surlarının önündeki binalar yıkıldı. 2015’te surlar yenilenip ışıklandırıldı, 2016’da sarnıç ve mescit restore edildi. 2019 yazından itibaren kale içinde haftalık bir üretici pazarı kurulmaya başlandı. Kadifekale, 2020’de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne “İzmir Tarihî Liman Kenti” alanının parçası olarak girdi.
Neye bakmalı?
- Surlar ve kuleler: Taş ve tuğlayla örülmüş duvarlarda farklı dönemlerin işçiliği yan yana. UNESCO dosyası kulelerin farklı dönemlerde farklı planlarla yapıldığını, bu yüzden her kulenin kendi döneminin savunma anlayışını gösterdiğini vurguluyor. Kaynaklar beş kulenin ayakta olduğunu ve kule yüksekliklerinin 20-35 metre arasında değiştiğini yazıyor. Bugünkü duvarların büyük bölümü Orta Çağ’dan; altlarında Helenistik taş işçiliği görüldüğüne dair iddialar genel kabul görmüş değil.
- Bizans sarnıcı: Ana kayaya oyularak yapılmış, kemerlerle örtülü büyük su deposu. Türkçe Vikipedi’ye göre 750 metrekarelik kapalı alanda yaklaşık 2.650 metreküp su tutabiliyordu.
- Mescit kalıntısı: Kale içinde, kilise-cami dönüşümünün izini taşıyan küçük yapı.
- Manzara: Tepeden bütün körfez, Konak, Agora ve Bayraklı birlikte görülüyor. Eski Smyrna’nın höyüğü körfezin kuzeydoğu köşesinde; buradan bakınca kentin 4 kilometre nasıl “yürüdüğünü” görmek kolay.
Bugün Kadifekale’yi gezerken
Kale, kent merkezinden toplu taşımayla ya da Agora ve tiyatro kazısının bulunduğu yamaçtan yukarı yürüyerek ulaşılabilen açık bir alan. Gezinin en anlamlı sırası aşağıdan yukarıya: önce Roma kentinin meydanı Agora, sonra yamaçtaki tiyatro kazısının çevresi, en son Pagos’un doruğu. Böylece Strabon’un anlattığı “tepede küçük, limanda büyük” kentin iki yarısını birlikte görmüş olursunuz. Surların bazı bölümleri onarımda ya da güvenlik nedeniyle kapalı olabiliyor; gün batımında kalabalık artıyor.
Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: İzmir gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Kadifekale’yi kim yaptırdı?
Pagos Tepesi’ndeki ilk surlar, Büyük İskender’in haleflerinden Lysimakhos’a atfediliyor. Yeni kentin kuruluşunu Antigonos başlatmış, Lysimakhos tamamlamıştı. Bugün görülen duvarlar ise büyük ölçüde Orta Çağ’dan; 13. yüzyılda Bizans İmparatoru III. Ioannes Vatatzes’in, sonra Beylikler ve Osmanlı döneminin onarımlarını taşıyor.
İskender’in rüyası gerçek mi?
Bir efsane. Pausanias’ın aktardığı hikâyeye göre İskender Pagos’ta bir çınarın altında uyurken iki Nemesis tanrıçası ona burada kent kurmasını söyledi. İskender’in kuruluşta fiilen rolü olduğuna dair kesin bilgi yok; taşınma onun ölümünden sonra Antigonos ve Lysimakhos döneminde gerçekleşti.
Kadifekale adı nereden geliyor?
Ad Türkçede “kadife kale” demek; antik adı Pagos’tu. Orta Çağ’da limandaki Aşağı Kale’ye karşılık Yukarı Kale olarak da anılıyordu. Adın kadifeyle ilişkisini açıklayan güvenilir bir belge bulunamadı.
Kadifekale ile Eski Smyrna arasındaki fark ne?
Eski Smyrna Bayraklı’daki, Homeros çağına uzanan ilk kent; MÖ 4. yüzyılın sonunda terk edildi. Kadifekale ise bu taşınmadan sonra kurulan yeni Smyrna’nın akropolü. Bugünkü İzmir merkezi bu ikinci kentin üzerinde.
Kaynakça
- Doğer, Lale ve Maktal Canko, Dilek (2021). “İzmir Kadifekale (Smyrna Akropolisi) Bizans Sarnıcı Buluntusu ‘Milet Tipi’ Seramikler”. Sanat Tarihi Dergisi 30/2: 1301-1333. DOI — Vatatzes surları ve sarnıcı, 2015 kazısı, Beylikler seramiği.
- Ersoy, Akın; Alatepeli, Sarp ve Çakmak, Ozan (2026). “Güncel Arkeolojik Veriler Işığında Smyrna / İzmir Tiyatrosu”. Höyük 17: 155-174. Türk Tarih Kurumu (PDF) — Pagos’ta yeniden kuruluş, tiyatro, 177/178 depremi.
- Kütükoğlu, Mübahat S. ve Kuyulu, İnci (2001). “İzmir”, TDV İslâm Ansiklopedisi — Antigonos-Lysimakhos, Aydınoğulları, Timur, Yukarı Kale Camii, Sancak Kale.
- Republic of Türkiye (2020). “The Historical Port City of Izmir”, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi dosyası.
- Kültür Portalı, “Kadifekale”.
- Kadifekale, Kadifekale (İngilizce) ve Kadifekale (Almanca), Vikipedi.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası