St. Jean Bazilikası Tarihi
Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Nerede: İzmir, Selçuk, İsabey Mahallesi, St. Jean Sokak; Ayasuluk Tepesi’nin güney yamacı, iç kalenin hemen altı
Başka adları: Aziz Yuhanna Bazilikası; Bizans kaynaklarında Hagios Ioannes Theologos (“İlahiyatçı Aziz Yuhanna”) kilisesi
Yaptıran: İmparator I. Justinianus ve İmparatoriçe Theodora (bugünkü kubbeli yapı)
Önemli tarihler: 5. yüzyıl ahşap çatılı ilk bazilika · 6. yüzyıl Justinianus’un kubbeli bazilikası (kesin yıllar tartışmalı) · 797 VI. Konstantinos’un ziyareti · 1304 Türk hâkimiyeti ve camiye dönüşüm · 1921-1922 ilk kazı · 1960’lardan beri onarım
Bugün: Ayasuluk Ören Yeri’nin parçası; MüzeKart T.C. vatandaşları için geçerli
Bazilikanın ortasında, dört burmalı küçük sütunun çevrelediği alçak bir mermer zemin var. Hristiyan geleneğine göre burası havari Yuhanna’nın mezarı. İsa’nın “sevdiği öğrenci”, dördüncü İncil’in ve Vahiy kitabının yazarı sayılan Yuhanna’nın ömrünün sonunu Efes’te geçirdiğine inanılıyor. Bu gelenek MS 2. yüzyılın başlarında ortaya çıktı. Bugün yıkıntı halinde görülen dev kilise, bu mezarın üzerine yaklaşık beş yüzyıl boyunca üst üste yapılan yapıların sonuncusu.
Bu sayfa bazilikayı anlatıyor. Üstündeki kale ve tepenin Tunç Çağı’ndan gelen geçmişi için Ayasuluk Kalesi Tarihi, eteğindeki cami için Selçuk İsabey Camii Tarihi sayfasına bakabilirsiniz.
Mezardan bazilikaya
Kilise geleneğine göre Yuhanna bir süre Patmos adasında sürgünde kaldı, sonra Efes’e döndü ve Traianus döneminde (98-117) burada öldü. Ne zaman geldiği ise tartışmalı. TDV İslâm Ansiklopedisi bu tartışmayı özetliyor. Yuhanna’nın Efes’e 60’lı yıllardan önce gelmediği kabul ediliyor, çünkü Pavlus’un Efes’teki faaliyetini anlatan metinler ondan söz etmez.
Mezarın üzerine önce basit bir anıt yapıldı. 5. yüzyılda bunun yerini ahşap çatılı bir bazilika aldı. Kazı ekibine göre bu kilise 6. yüzyılın başındaki depremlerde kullanılamaz hale geldi. Bizans tarihçisi Prokopios, Justinianus’un yapıları üzerine yazdığı eserde eski kilisenin “küçük ve yaşından ötürü harap” olduğunu, imparatorun onu yıkıp yerine İstanbul’daki Havariler Kilisesi’ne rakip olacak bir yapı yaptırdığını anlatır.
Yeni bazilikanın yapım yılları kaynaklarda farklı veriliyor. İngilizce kaynakların bir bölümü inşaatın 535-536’da başladığını söylüyor. Bir başkası yapımın en geç 548’de başladığını ve 565’te bittiğini belirtiyor. Kazı ekibi ise temkinli: Nef sütunlarının başlıklarındaki Justinianus ve Theodora monogramları yapının onların saltanatında (527-565) yapıldığını kanıtlıyor. Eğer yalnızca nefler söz konusuysa bu, 557 depreminden sonraya düşebilir. Theodora 548’de öldüğü için monogramlı başlıkların o tarihten önce hazırlanmış olması mümkün.
Haç planı ve kubbeler
Bazilika haç planlıydı ve üzeri kubbelerle örtülüydü. Bu yönüyle İstanbul’daki Havariler Kilisesi’ni örnek alıyordu. Atriumla birlikte uzunluğu 130 metreyi buluyordu. Kubbe sayısı kaynaklara göre değişiyor: kazı ekibi ve Bakanlık altı kubbe diyor, İngilizce Vikipedi beş. Hepsi en büyük ve en yüksek kubbenin mezarın üstünde olduğu konusunda birleşiyor. Kubbeleri, alt kısmı mermer, üst kısmı tuğla devasa payeler taşıyordu. Payelerin arasındaki damarlı mermer sütunlar nefleri ayırıyor ve üst kat galerilerini taşıyordu.
Bazilikanın kuzeyinde 5. yüzyıla, yani Justinianus öncesine ait sekizgen planlı bir vaftizhane var. Kazı ekibi bunu Anadolu’daki iki kompleks planlı vaftizhaneden biri sayıyor; diğeri Side’de. Ortasında iki yanından üçer basamakla inilen yuvarlak havuz, yetişkinlerin suya girerek vaftiz edildiği dönemin ürünü. Vaftizhanenin yanında hazine dairesi (skeuophylakion) ve sonradan kiliseciğe dönüştürülen bir oda var. Bu kilisecikte, ortada İsa, sağda Yuhanna ve solda Aziz Timotheos ya da bir başrahibin tasvir edildiği fresklerin kalıntıları duruyor. Kazı ekibi bu dönüşümü 10.-11. yüzyıllara tarihliyor.
“Manna” ve hacılar
Bazilika Ortaçağ’da büyük bir hac merkeziydi. Bir anlatıya göre Yuhanna ölmemiş, mezarında uyuyordu. Nefes aldıkça mezarın üstündeki toz kıpırdıyordu. Hacıların “manna” dediği bu tozun hastaları iyileştirdiğine inanılıyordu. Bayram gecesi 8 Mayıs’ta tozun mucizevi biçimde yükseldiği anlatılırdı. Hacılar tozu üzerinde azizin resmi bulunan küçük şişelere doldurup memleketlerine götürürdü. Mezardan hiçbir kemik çıkmaması da bu efsaneyi besledi. Kazılarda kripta altında üç mezar bulundu. Ortadakinin Yuhanna’ya ait olduğu kabul ediliyor. Ama içinde kalıntı yoktu. Kutsal emanetlerin daha önce İstanbul’daki Havariler Kilisesi’ne taşındığı düşünülüyor.
İmparator VI. Konstantinos 797’de bazilikayı ziyaret etti. Abbasilere karşı kazandığı zaferi azizin yardımına bağlayarak kiliseye 100 libre altın bağışladı. Bema’yı çevreleyen sütunlar ve süslü arşitravlar bu Orta Bizans dönemine (10.-12. yüzyıllar) ait.
Türk dönemi ve yıkım
Ayasuluk Ekim 1304’te Türk hâkimiyetine geçti. Teslim koşullarına aykırı olarak bazilika yağmalandı. Kısa süre sonra kent Aydınoğulları’nın eline geçti ve bazilika camiye çevrildi. 1331-1332’de kente gelen İbn Battuta, eşi olmayan güzellikteki bu caminin eskiden Rumların kilisesi olduğunu yazar. Efes Metropoliti Matthaios aynı yıllarda kiliseyi geri almak istedi, ancak Hızır Bey’den olumsuz yanıt aldı. Matthaios’un mektubunda kilisenin çatısından ezan okunduğunu anlatan satırlar var. Yapının bir bölümü bir dönem ambar olarak da kullanıldı.
Bazilikanın ne zaman yıkıldığı kesin değil. İngilizce kaynaklardan biri yıkımı 1402’deki Timur istilasına bağlıyor. Kazı ekibi hazine dairesinin Türkler kenti aldığında sağlam olduğunu, bir süre depo olarak kullanıldığını belirtiyor. Kutsal eşyaların ise Haçlılar döneminde önce Foça’ya rehin olarak, oradan İstanbul’a ve Avrupa’ya götürüldüğünü tahmin ediyor.
Kazılar ve onarım
- 1921-1922: Yunan işgali sırasında arkeolog Georgios Sotiriou ilk kazıları yaptı ve mezarı boş buldu.
- 1927-1930: Avusturya Arkeoloji Enstitüsü yapının içini tamamen kazdı.
- 1960’lar: Amerikalı George B. Quatman’ın kurduğu vakfın desteğiyle Efes Müzesi kazı ve onarıma başladı. Vaftizhane 1961’de bulundu. Bazı sütunlar bu dönemde yeniden dikildi. Bazilikanın güneyinde 1950’lere kadar ayakta duran bir Ortodoks kilisesi vardı. Kazılarda bulunan 18. yüzyıl sonrasına ait mezarlar bu kiliseyle ilişkili olabilir.
- 1974-2006: Efes Müzesi’nin uzun soluklu kazı ve onarım çalışmaları.
- 2007’den beri: Ayasuluk Tepesi kazısı kapsamında üniversite ekiplerinin çalışmaları. Vaftizhane tabanı 2011’de onarıldı. Kiliseciğin çatısı yenilendi, freskler korumaya alındı.
Bugün St. Jean’ı gezerken
Bazilikayı çevreleyen surların en sağlam kalan girişi güneydeki büyük kapı. İki yanında kare kuleler bulunan bu kapıya Avrupalı gezginler “Takip Kapısı” adını verdi. Kazı ekibine göre kemerin üstünde Eros kabartmalı bir lahit yüzü, yanında da Odysseus’un Akhilleus’u tanıdığı sahneyi anlatan kabartmalar vardı. Gezginler kaçan kızlarla silahlı adamları bir kovalamaca sanmıştı. Bu kabartmalar 19. yüzyılın ortasında İngiltere’ye götürüldü. Kapıyla bazilika arasındaki üç kemerli anıtsal kapı Justinianus öncesine ait.
Bazilikanın asıl girişi batıdaki narteks kapısıydı; buradan orta ve yan neflere beş kapı açılıyordu. Gezinizi bu yönden başlatırsanız önünüze çıkan ilk büyük açıklık orta nef. Ortadaki yükseltilmiş yol bema ile ambon arasında. Mezar alanı nefin ucunda, burmalı sütunların çevrelediği bölümde. Sütun başlıklarında Justinianus ve Theodora’nın monogramlarını arayın. Kuzeye, vaftizhanenin sekizgen havuzuna ve kiliseciğin fresklerine geçin. Ardından iç kaleye doğru yokuşu çıkın. Bakanlığın sitesine göre (2 Ekim 2026’da bakıldı) bazilika 08:00-18:00 arası açık. Kale bölümü ise 16:00’da kapanıyor. Batıya bakınca aşağıda İsa Bey Camii’ni, daha ileride Artemis Tapınağı’nın tek sütununu görebilirsiniz.
Ulaşım, süre ve çevredeki diğer yerler için: İzmir gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
St. Jean Bazilikası’nı kim yaptırdı?
Bugün kalıntıları görülen kubbeli bazilikayı 6. yüzyılda İmparator I. Justinianus ve karısı Theodora yaptırdı. Aynı yerde daha önce 5. yüzyıldan ahşap çatılı bir bazilika ve ondan da önce basit bir mezar anıtı vardı.
Aziz Yuhanna’nın mezarı gerçekten burada mı?
Hristiyan geleneği öyle kabul ediyor ve kilise bu inançla mezarın üstüne yapıldı. Kazılarda kriptada üç mezar bulundu ama içinde kalıntı çıkmadı. Kutsal emanetlerin daha önce İstanbul’a taşındığı düşünülüyor.
Bazilika camiye çevrildi mi?
Evet. 1304’teki Türk fethinden sonra yağmalandı ve Aydınoğulları döneminde camiye çevrildi. İbn Battuta 1330’ların başında burayı cami olarak gördü.
St. Jean ile Ayasuluk Kalesi aynı biletle mi geziliyor?
Bakanlığın sitesine göre (Ekim 2026) ikisi aynı ören yeri kapsamında. Kalenin ziyaret saati daha kısa.
Kaynakça
- Pamukkale Üniversitesi Ayasuluk Kazısı: St. Jean Anıtı (Bazilikası), Vaftizhane, Hazine Dairesi ve Şapel, Takip Kapısı, 1921-1974 Çalışmaları.
- Orhan Seyfi Yücetürk, “Ayasuluk (Dinler Tarihi)”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 4 (1991).
- Arıkan, Zeki (1990). “XIV-XVI. Yüzyıllarda Ayasuluğ”. Belleten LIV/209: 121-177.
- Foss, Clive (1979). Ephesus After Antiquity: A Late Antique, Byzantine and Turkish City. Cambridge University Press.
- Prokopios, Yapılar Üzerine (De Aedificiis) V.1.
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, St. Jean Kilisesi (erişim 2 Ekim 2026).
- Basilica of St. John ve Ayasuluk Hill, İngilizce Vikipedi.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası