Patara Antik Kenti Tarihi
Son güncelleme: 15 Ekim 2026

Nerede: Antalya, Kaş, Gelemiş Mahallesi; Eşen Çayı’nın denize ulaştığı yerin yakını, Patara Plajı’nın arkası
Başka adları: Likçe Pttara; Hitit metinlerinde Patar; Ptolemaioslar döneminde kısa süre Arsinoe
Dönem: Tunç Çağı’ndan Orta Çağ’a; en parlak çağı Likya Birliği ve Roma eyalet başkentliği dönemi
Önemli tarihler: MÖ 13. yüzyıl Hitit kaydı · MÖ 2.-1. yüzyıl Likya Birliği meclis binası · MS 43 Likya eyaletinin başkenti · MS 45/46 Yol Anıtı · MS 64/65 Nero’nun deniz feneri · 1988 kazıların başlaması · 1993 Yol Anıtı’nın bulunması · 2025 deniz fenerinin yeniden ayağa kaldırılması
Bugün: Ören yeri; Bakanlığın sitesine göre (2 Ekim 2026’da bakıldı) her gün 08:00-19:00 açık, gişe 18:30’da kapanıyor, MüzeKart geçerli
Patara’yı 1980’lerin başında gören arkeolog Fahri Işık, kenti limanının ağzı kumla dolduğunda terk edildiği gibi bulduğunu yazmıştı. Kumullar tiyatroyu neredeyse tamamen gömmüştü. Meclis binası bir kum yığınının içinde bir çöküntüden ibaretti. Deniz feneri ise bir kum tepesinin altındaydı. Bugün bu yapıların üçü de yeniden ayakta. Patara’nın tarihi, biraz da kumdan geri alınan bir kentin hikâyesi.
Likya Birliği’nin nasıl işlediği ve bölgenin Pers, Helenistik ve Roma dönemlerindeki genel tarihi için Xanthos Antik Kenti Tarihi sayfasına bakabilirsiniz. Bu sayfa Patara’ya özgü olanı anlatıyor.
Patar’dan Likya’nın limanına
Patara’nın adı, Hitit kralı IV. Tudhaliya’nın MÖ 13. yüzyılda Lukka ülkesine düzenlediği seferi anlatan metinlerde “Patar” olarak geçer. Kazılar yerleşimin çok daha eskiye gittiğini gösterdi. Liman kıyısındaki Tepecik’te bulunan buluntular MÖ 6. binyıla kadar iniyor. Kazı ekibine göre kentin tarihi bu buluntulardan önce MÖ 700’lerden başlatılıyordu.
Patara’yı önemli yapan şey limanıydı. Kent, Xanthos Vadisi’ndeki büyük yerleşimlerin içinde denize açılan tek yerdi. Xanthos, Letoon ve vadinin öteki kentleri dünyaya Patara limanından açılıyordu. Antik çağda kent bir de Apollon kehanet merkeziyle ünlüydü. Herodotos burada kehanetin yılın yalnızca belli bir döneminde verildiğini yazar. Mitolojiye göre Apollon’un doğduğu yer burasıdır, ama bu bir efsane. Kehanet merkezinin yeri bugün hâlâ bulunamadı. Kazı ekibi, Tepecik’in yakınındaki bir kilisenin Apollon Tapınağı’nın üzerine yapılmış olabileceğini düşünüyor.
Patara MÖ 333’te öteki Likya kentleriyle birlikte Büyük İskender’e teslim oldu. Ardından Mısır’daki Ptolemaios hanedanının eline geçti. Strabon’a göre II. Ptolemaios kenti genişletip eşinin adıyla Arsinoe olarak yeniden adlandırdı, ama bu ad tutunmadı. MÖ 2. yüzyılın başında kent Seleukos kralı III. Antiokhos’un eline geçti. Likya Birliği döneminde Patara üç oy hakkına sahip altı büyük kentten biri oldu.
Likya Birliği’nin meclis binası
Patara’nın en bilinen yapısı, Likya Birliği’nin toplantı salonu olarak kullanıldığı kabul edilen meclis binası (bouleuterion). Yapı Likya Birliği’nin toplandığı MÖ 2.-1. yüzyıllarda inşa edildi. Yaklaşık 1.400 kişi alıyor ve üstü kapalıydı. Ortadaki oturma bölümünde valilere ayrılmış bir şeref yeri var. Roma döneminde yapı genişletildi. MS 142 depremi sonrasında sahne binası eklendi ve yapı aynı zamanda konser salonu (odeon) olarak kullanılmaya başladı. 5. yüzyılda kent küçülünce yeni surlara kale burcu olarak katıldı.
Bina 1991’de meclis binası olarak tanımlandı. Kazı ekibi binanın önünde çok sayıda resmi yazıt buldu. Bunlar meclis kararlarını ve üyelerin adlarını içeriyor ve bugün yapının önünde kronolojik sırayla sergileniyor. Kararlar yalnızca Patara’yı değil öteki Likya kentlerini de ilgilendiriyor. Kazı başkanı Havva İşkan, bu yüzden birliğin arşivinin başkent Patara’da tutulduğunu düşünüyor. Meclis binası 2008-2012 yılları arasında kapsamlı biçimde restore edildi. Bir kaynağa göre restorasyonu Türkiye Büyük Millet Meclisi destekledi.
Meclis binasının bir kapısının kenarında kertenkele, arı, çekirge ve üzüm salkımı kabartmaları var. Kazı ekibi bunları Apollon, Artemis ve Dionysos’un simgeleri olarak yorumluyor.
Roma eyaletinin başkenti ve Yol Anıtı
İmparator Claudius MS 43’te Likya’yı Roma eyaleti yaptığında Patara eyaletin başkenti oldu. MS 74’te Likya Pamphylia ile birleştirildiğinde de başkentliği sürdü. Kentin sularını yaklaşık 20 kilometre uzaktaki bir kaynaktan getiren su yolu Claudius döneminde yapıldı. Bu su yolunun ünlü bölümü, Delikkemer’deki basınçlı boru hattı. Valilerin yargı işlerini yürüttüğü kent aynı zamanda bir deniz üssüydü. Roma’ya gönderilen tahılın depolandığı Hadrianus Tahıl Ambarı da bu dönemden.
Bu dönemden kalan en önemli belge, Patara Yol Anıtı (Stadiasmus Patarensis). Yaklaşık 6 metre yüksekliğindeki bu yazıtlı anıt MS 45-46’da dikildi. Ön yüzünde İmparator Claudius’a bir ithaf, yanlarında ise Likya’nın ilk Roma valisi Quintus Veranius döneminde yapılan yolların listesi var. Liste kentleri ve aralarındaki uzaklıkları tek tek sayıyor. Bir kaynağa göre anıtta 65 güzergâh ve 53 antik kent adı yer alıyor. Bu sayede yeri bilinmeyen birçok antik kentin yeri belirlendi. Anıtın parçaları 1990’ların başında bir orman yangınının ardından ortaya çıktı. Bazı kaynaklar yangın yılını 1992, bulunuş yılını 1993 olarak veriyor. Kazı ekibi anıtı Patara’da yeniden ayağa kaldırmayı düşündü ama zarar görmesinden çekindiği için vazgeçti. Konservasyonu tamamlanan özgün anıt Antalya Müzesi’nin koleksiyonunda; müze 2025’ten beri yeniden yapım nedeniyle kapalı.
Kentin ana girişindeki üç kemerli anıtsal kapı da Roma dönemi eseri. Yazıtlarına göre MS 100 dolayında Likya ve Pamphylia valisi Mettius Modestus onuruna yapıldı. Kapı aynı zamanda kentin su sisteminin parçasıydı: Su kemerin üstünden akıp batı yanındaki bir havuza dökülüyordu. Tiyatro ise MS 141-142 depreminden sonra yeniden yapıldı. Bakanlık ve İngilizce kaynaklar yeniden yapımın tamamlandığı yılı 147 olarak veriyor. Sahne binasıyla ilgili uzun bir yazıt, yapıya Quintus Vilius Titianus’un başladığını ve ölümünden sonra kızı Vilia Procula’nın kendi parasıyla tamamladığını anlatıyor.
Nero’nun deniz feneri
Patara Deniz Feneri, antik limanın girişinde duruyordu. Üzerindeki yazıta göre İmparator Nero adına, vali Sextus Marcius Priscus döneminde, MS 64-65’te yapıldı. Yazıt kulenin doğu yüzünde, limana giren gemilerin görebileceği büyüklükte yaldızlı bronz harflerle yazılmıştı. Yazıta göre fener “denizcilerin selameti için” yapılmıştı. Kule 20 x 20 metrelik bir kaide üzerinde yükselen, yaklaşık 26 metre yüksekliğinde silindirik bir yapıydı. İçinde spiral bir merdiven vardı.
Fenerin 15. yüzyılda bir depremle yıkıldığı düşünülüyor. Bazı kaynaklar bunu 1481 depremine bağlıyor. Yıkıntıları kumun altında kaldı ve 2000’lerin başında yeniden ortaya çıkarıldı. Kaynaklar bunu 2000 ile 2004-2005 arasında farklı yıllara bağlıyor. Restorasyon öncesinde özgün kulenin yalnızca 4,5 metresi ayaktaydı. 2020’de “Patara Yılı” kapsamında hızlanan çalışmalarla kule, kazıda bulunan yaklaşık 2.500 özgün taşla yeniden kuruldu. Taşların büyük bölümü özgün, eksik kısımlar yeni taşla tamamlandı. Restorasyon Nisan 2025’te bitti. O tarihte çevre düzenlemesinin ardından ziyarete açılması bekleniyordu.
Aziz Nikolaos ve Hristiyan Patara
Hristiyan geleneğine göre Myra piskoposu Aziz Nikolaos, yani Noel Baba figürünün kaynağı olan kişi, Patara’da doğdu. Doğum yılı kaynaklarda farklı veriliyor: İngilizce kaynaklar geleneksel olarak 270’i, Bakanlığın tanıtımı 300’ü veriyor. Nikolaos’un hayatına ilişkin bilgilerin çoğu ölümünden yüzyıllar sonra yazılmış anlatılara dayanıyor (bkz. Noel Baba Kilisesi Tarihi). Elçilerin İşleri’ne göre Pavlus da yolculuklarından birinde Patara’ya uğradı ve burada gemi değiştirdi.
Patara erken dönemde bir piskoposluk merkezi oldu. 325’teki İznik Konsili’ne Likya’dan katılan piskopos Eudemos Patara piskoposuydu. Kent Bizans döneminde ticaret ve hac yolu üzerinde bir durak olarak önemini korudu. 5. yüzyılda kent küçüldü ve meclis binasının yanından geçen yeni bir surla çevrildi. 1211’de Anadolu Selçuklularının eline geçen Patara giderek geriledi. Eşen Çayı’nın taşıdığı alüvyon ve rüzgârın savurduğu kum limanı doldurdu. Kazı ekibine göre liman 14.-15. yüzyıllarda tamamen kapandı.
Patara’nın yakın tarihinde de bir ilk var: Meclis binasının yakınında Osmanlı döneminin ilk telsiz telgraf istasyonlarından birinin kalıntıları bulunuyor. İstasyon bugün Libya’daki Derne ile haberleşmek için kurulmuştu ve 1911’de Osmanlı-İtalyan Savaşı sırasında bombalanarak hasar gördü.
Kazılar
Patara’yı ilk anlatan Avrupalı gezgin, 1745’te Richard Pococke. 1811’de William Gell’in heyeti, 1830’larda Charles Texier ve 1838’de Charles Fellows kenti ziyaret etti. Sistematik kazılar 1988’de Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fahri Işık başkanlığında başladı. Kazı başkanlığını 2000’lerin sonunda eşi Prof. Dr. Havva İşkan Işık devraldı. Kaynaklar devir yılını 2008 ya da 2009 olarak veriyor. İkisi kazının ilk yıllarında köy evlerinde, ardından çadırlarda kaldı. Bugün ayakta gördüğünüz tiyatro, meclis binası, ana cadde ve fener bu uzun çalışmanın ürünü. Havva İşkan Işık 2023 sonunda emekliye ayrıldı. Kazı o tarihten bu yana yeni bir ekip tarafından sürdürülüyor.
Bugün Patara’yı gezerken
Ören yerine Gelemiş’ten gelen yol üzerinden girilir. İlk karşılaşacağınız yapı Mettius Modestus Kapısı. Kemerin üstündeki nişlere ve yazıtlara bakın, batı yanında suyun döküldüğü havuzun izlerini arayın. Kapının batısında Likya tipi lahitlerin bulunduğu mezarlık uzanıyor. Ana caddeye geçtiğinizde, kaynaklara göre Likya’nın en geniş ve en iyi korunmuş caddelerinden biri olan sütunlu yolda yürürsünüz. Sütunların bir kısmı yeniden dikilmiş.
Meclis binasında kapının yanındaki küçük kabartmaları ve binanın önünde dizili yazıtları kaçırmayın. Hemen güneydeki tiyatronun sahne binasında Vilia Procula yazıtını arayın. Tiyatronun yaslandığı Kurşunlu Tepe’ye çıkarsanız kentin ve eski limanın genel görünümünü izlersiniz. Liman bugün bir bataklık ve sazlık. Deniz feneri bu yüzden kıyıdan yaklaşık 500 metre içeride kalıyor. Hadrianus Tahıl Ambarı eski limanın kenarında.
Alanda gölge çok az, yaz aylarında sabah erken saatleri tercih edin. Bakanlığın sitesine göre (2 Ekim 2026’da bakıldı) ören yeri her gün 08:00-19:00 arası açık, gişe 18:30’da kapanıyor. Patara Plajı, Caretta caretta kaplumbağalarının yumurtladığı kumsallardan biri.
Ulaşım, süre ve çevredeki diğer yerler için: Antalya gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Patara’daki meclis binası gerçekten Likya Birliği’nin meclisi mi?
Kazı ekibi öyle kabul ediyor. Bina MÖ 2.-1. yüzyıllarda yapıldı, yaklaşık 1.400 kişilik ve üstü kapalıydı. Önünde birliğin kararlarını içeren çok sayıda yazıt bulundu. Bu yüzden birlik arşivinin de Patara’da tutulduğu düşünülüyor.
Patara Deniz Feneri ne zaman yapıldı?
Üzerindeki yazıta göre İmparator Nero adına, MS 64-65 yıllarında yapıldı. 15. yüzyılda yıkıldığı düşünülüyor. 2000’lerin başında kumun altından çıkarıldı ve kazıda bulunan özgün taşlarla 2025’te yeniden ayağa kaldırıldı.
Patara Yol Anıtı nerede?
Anıtın parçaları Patara’da, liman yakınında bulundu. Konservasyonu tamamlanan özgün anıt, zarar görmemesi için Antalya Müzesi’nin koleksiyonuna alındı; müze 2025’ten beri yeniden yapım nedeniyle kapalı.
Noel Baba Patara’da mı doğdu?
Hristiyan geleneğine göre evet. Aziz Nikolaos’un Patara’da doğduğu, Myra’da piskopos olduğu ve orada öldüğü kabul edilir. Doğum yılı kaynaklarda 270 ile 300 arasında farklı veriliyor.
Kaynakça
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Patara Ören Yeri (erişim 2 Ekim 2026).
- Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Patara Yol Anıtı.
- Lycian Monuments: Patara (Şahin 2014 ve İşkan-Eck-Engelmann 2008’e dayanan yazıt metinleriyle).
- “Kumlarından Doğan Kent”, Milliyet Arkeoloji (Fahri Işık ve Havva İşkan Işık’la söyleşi).
- Anadolu Ajansı, “Patara’ya Adanan Bir Ömür: Havva İşkan Işık” (16 Şubat 2020) ve “Yeniden Ayağa Kaldırılan Patara Deniz Feneri…” (16 Nisan 2025).
- Aydınlık, “Tahrip Edilmesin Diye Müzede Sergilenecek” (29 Haziran 2019); T24, “Yeni Kazı Başkanı Belli Oldu” (3 Temmuz 2024).
- Şahin, S. ve Adak, M. (2007). Stadiasmus Patarensis: Itinera Romana Provinciae Lyciae. İstanbul: Ege Yayınları.
- İngilizce Vikipedi: Patara (Lycia), Stadiasmus Patarensis; Türkçe Vikipedi: Patara.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası