Myra Antik Kenti Tarihi
Son güncelleme: 15 Ekim 2026

Nerede: Antalya, Demre, Alakent Mahallesi (Dağ Dibi Mevkii); Demre Çayı (antik Myros) ovasının kuzey kenarındaki kayalık yamaç
Dönem: Likya Birliği’nden (MÖ 2. yüzyıl) Bizans’a; en parlak dönemi Roma İmparatorluğu ve 5. yüzyıl
Önemli tarihler: MÖ 2.-1. yüzyıl Likya Birliği’nde üç oylu kent · MÖ 42 Brutus’un komutanı Lentulus’un limana girişi · MS 141 depremi ve tiyatronun yeniden yapımı · 4. yüzyıl Aziz Nikolaos’un piskoposluğu · 408-450 Likya’nın metropolü · 809 Abbasi kuşatması · 1087 Nikolaos’un kemiklerinin Bari’ye götürülmesi · 2009’dan beri kazılar
Bugün: Ören yeri; Bakanlığın sitesine göre (2 Ekim 2026’da bakıldı) her gün 08:00-19:00 açık, gişe 18:30’da kapanıyor, MüzeKart geçerli
Myra’nın gördüğümüz kısmı, kentin yalnızca kenarı. Kazı başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik’e göre bugün üzerinde yürüdüğümüz zemin ile antik kentin en derin noktası arasında 9,5 metre fark var. Çapı bir buçuk kilometreyi aşan bir metropol, bugünkü Demre’nin tarlaları, seraları ve evleri altında yatıyor. Kayalığa oyulmuş mezarlar ve tiyatro, alüvyonun örtmediği yamaçta kaldıkları için ayakta.
Likya’nın genel tarihi için Xanthos Antik Kenti Tarihi, Aziz Nikolaos ve adına yapılan kilise için Noel Baba Kilisesi Tarihi, kentin limanı için Andriake Likya Müzesi Tarihi sayfalarına bakabilirsiniz.
Myros kıyısındaki kent
Myra, adını kurulduğu Myros Irmağı’ndan, bugünkü Demre Çayı’ndan aldı. Bazı araştırmacılar kenti Hitit kayıtlarındaki Arzava ülkesinin Mira’sıyla eşleştirse de bu görüş genel kabul görmüyor. Kentin kesin olarak bilinen yazılı geçmişi Likya Birliği döneminde başlıyor. Strabon Myra’yı birliğin üç oy hakkına sahip altı büyük kentinden biri olarak sayar.
Kentin koruyucu tanrıçası Artemis Eleuthera’ydı. Bakanlığın tanıtımına göre Myra adına basılan sikkelerde tanrıça, Anadolu’nun eski ana tanrıçası Kybele’yi andıran bir biçimde gösteriliyor. Zeus, Athena ve Tykhe’ye de tapılıyordu. Kentin suyu Demre Çayı kenarında kayalara oyulmuş bir kanal sistemiyle sağlanıyordu.
Roma iç savaşında Myra da Brutus’un para seferinden payını aldı. Antik tarihçi Appianos’a göre MÖ 42’de Brutus’un gönderdiği komutan Lentulus, Myra limanının girişini koruyan zinciri kırarak ırmaktan kente ulaştı.
Kaya mezarları: taşa çevrilmiş ahşap evler
Myra’yı ziyaretçinin gözünde tanımlayan şey, tiyatronun hemen üstündeki kayalığa oyulmuş mezarlar. Myra’da iki büyük kaya mezarlığı var. Biri tiyatronun kuzeybatısındaki yamaçta, deniz tarafına bakan nekropol. Öteki, tiyatrodan Demre Çayı boyunca yaklaşık 1,5 kilometre yukarıda kalan Irmak Nekropolü.
Mezarların çoğu uzaktan iki katlı ahşap bir evi andırır. Cephelerde yatay kirişlerin uçları, dikey dikmeler, kapı ve pencere çerçeveleri, çatıyı taşıyan yuvarlak kiriş başları taşa birebir aktarılmış. Likyalılar ölüleri için yaşayanların evlerini taklit ediyordu. Bir kısmı ise tapınak cephesi biçiminde, alınlıklı ve sütunlu. Bu mezarların çoğu MÖ 4. yüzyıla ait.
Irmak Nekropolü’nün en ünlü mezarı Aslanlı Mezar ya da Boyalı Mezar diye anılan anıt. Charles Fellows 1840’ta bu mezarları gördüğünde cephelerin hâlâ kırmızı, sarı ve mavi boyalı olduğunu yazmıştı. Türkçe kaynaklara göre bugün yalnızca kırmızı ve mavi boya izleri seçilebiliyor. Mezarın cephesinde gerçek boyutta on bir insan figürü kabartması yer alıyor.
Tiyatro
Mezarların eteğinde, yamaca yaslanan büyük tiyatro Roma dönemi eseri. Yarım daireden biraz geniş planlı yapı, MS 141’deki büyük depremde yıkıldı ve ardından yeniden yapıldı. Bu deprem Likya’nın pek çok kentini vurmuştu. Bakanlığın tanıtımı, tiyatroyu günümüze sağlam ulaşan az sayıdaki antik tiyatrodan biri olarak niteliyor. Kazı başkanı Çevik’e göre tiyatro yaklaşık 11 bin kişilik ve bölgenin en büyük tiyatrosu. Oturma sıralarının yanı sıra sahne binası da kısmen ayakta. Sahne binasının bir bölümü ikinci kat seviyesine kadar korunmuş.
Kazılarda tiyatroya ait çok sayıda özgün mimari parça, arşitrav, lento, söve ve başlık bulundu. Çevik, Ocak 2026’da yaptığı açıklamada tiyatronun restorasyon projelerinin Koruma Kurulu’ndan onay aldığını ve restorasyonun 2026’da başlamasının planlandığını söyledi. Bu nedenle ziyaret sırasında tiyatronun bazı bölümlerinde çalışma görebilirsiniz.
Hristiyan Myra ve Likya’nın metropolü
Myra, Hristiyanlığın Anadolu’da hızla yayıldığı kentlerden biriydi. Elçilerin İşleri’ne göre Pavlus, yargılanmak üzere Roma’ya götürülürken Myra’da, yani kentin limanı Andriake’de, gemi değiştirdi. 4. yüzyılda kentin piskoposu, sonradan Noel Baba figürünün kaynağı olacak Aziz Nikolaos’tu.
İmparator II. Theodosios (408-450) döneminde Myra, Likya eyaletinin metropolü yani başkenti oldu. Araştırmacılara göre Aziz Nikolaos kültünün 5. yüzyıldan itibaren yayılması bunda etkili oldu. Bakanlığın tanıtımı kentin en parlak dönemini de bu yıllara bağlıyor. Myra aynı zamanda Likya kilisesinin merkeziydi. 7. yüzyıldan kalma kayıtlara göre çevresindeki 30’u aşkın piskoposluk Myra’ya bağlıydı. 529’daki büyük depremden sonra İmparator I. Iustinianos’un kentin yeniden yapımı için yardım ettiğini, çağdaşı tarihçi Ioannes Malalas aktarıyor.
Akınlar ve alüvyon
7. yüzyıldan itibaren Arap akınları Likya kıyılarını sarstı. Myra 809’da Abbasi halifesi Harun Reşid’in kuvvetlerince kuşatılıp ele geçirildi, ancak kısa süre sonra yeniden Bizans denetimine girdi. I. Aleksios Komnenos’un saltanatının başlarında (1080’ler) bölge bu kez Selçuklu Türklerinin eline geçti. Bari’li denizciler bu karışıklık döneminde, 1087’de, Aziz Nikolaos’un kemiklerinin büyük bölümünü Myra’dan İtalya’ya götürdü. Kent sonraki yüzyıllarda giderek önemini yitirdi.
Myra’nın sonunu yalnızca savaşlar getirmedi. Kente hayat veren Demre Çayı, yüzyıllar boyunca taşıdığı alüvyonla kenti yavaş yavaş gömdü. Likya ve Roma kentinin büyük bölümü bugün bu tortuların altında. Osmanlı döneminde bölgede Kale adlı küçük bir Türk kasabası kuruldu. Kasabanın adı 2005’te Demre olarak değiştirildi. Rum halkı 1923’teki nüfus mübadelesiyle bölgeden ayrıldı.
Kazılar
Myra’nın yapıları 19. yüzyıldan beri gezginler ve araştırmacılar tarafından belgeleniyor. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün Myra projesi kapsamında 1975’te yayımlanan kapsamlı çalışma, kentin ve Aziz Nikolaos Kilisesi’nin ilk ayrıntılı değerlendirmesi oldu. Sistematik kazılar 2009’da Prof. Dr. Nevzat Çevik başkanlığında başladı ve hem Myra’da hem de liman kenti Andriake’de sürüyor. Çevik’e göre kazıların şu anki ana odağı tiyatro. Kentin büyük bölümü özel mülk alanlarının altında kaldığı için kazılar sınırlı bir alanda yürütülüyor.
Bugün Myra’yı gezerken
Ören yerine girdiğinizde önce tiyatro karşınıza çıkar, kaya mezarları da onun hemen üstündeki yamaçta. Mezar cephelerini yakından görmek için tiyatronun yanındaki yoldan yürüyün. Kiriş uçlarını, kapı panellerini ve bazı mezarların üzerindeki kabartmaları arayın. Tiyatroda sahne binasının yıkıntıları arasında, kazıda çıkan mimari parçaları ve tiyatro maskesi kabartmalarını görebilirsiniz.
Tiyatronun üstündeki dağda kentin akropolü vardı, ama büyük ölçüde yıkılmış durumda. Tiyatronun yakınında ise bir Roma hamamının ve bazilika olabilecek geç dönem yapılarının kalıntıları görülüyor. Kentin geri kalanı, yani agoralar, tapınaklar ve konut mahalleri, ovanın altında. Mezar yamacından aşağıya, seraların uzandığı ovaya baktığınızda aslında Myra’nın kendisine bakıyorsunuz.
Irmak Nekropolü ana ören yerinden ayrı, Demre Çayı boyunca kuzeye gidilerek ulaşılan bir alan. Ziyaret etmeyi düşünüyorsanız ulaşım ve giriş durumunu önceden sorun. Alanda gölge az. Bakanlığın sitesine göre (2 Ekim 2026’da bakıldı) ören yeri her gün 08:00-19:00 arası açık, gişe 18:30’da kapanıyor. Myra’yı aynı gün Noel Baba Kilisesi ve Andriake ile birleştirmek kolay.
Ulaşım, süre ve çevredeki diğer yerler için: Antalya gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Myra’daki kaya mezarları neden ev biçiminde?
Likyalılar mezarlarını yaşayanların ahşap evlerini taklit ederek yaptı. Cephelerde kirişler, dikmeler, kapı ve pencere çerçeveleri taşa aktarıldı. Bu üslup Likya’ya özgü sayılır. Myra’da bazı mezarlar tapınak cephesi biçiminde.
Myra tiyatrosu kaç kişilik?
Kazı başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik’e göre yaklaşık 11 bin kişilik. Tiyatro MS 141 depreminde yıkılmış ve ardından yeniden yapılmıştır.
Myra’nın büyük bölümü neden görünmüyor?
Demre Çayı’nın yüzyıllar boyunca taşıdığı alüvyon kenti örttü. Kazı başkanına göre antik kentin en derin noktası bugünkü zeminden 9,5 metre aşağıda. Kentin büyük bölümü bugün özel mülk alanlarının altında.
Aziz Nikolaos Myra’da mı yaşadı?
Hristiyan geleneğine göre Nikolaos Patara’da doğdu, 4. yüzyılda Myra piskoposu oldu ve burada öldü. Adına yapılan kilise bugün Demre’nin merkezinde, ören yerine birkaç kilometre uzaklıkta.
Kaynakça
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Myra Ören Yeri (erişim 2 Ekim 2026).
- Fındık, E. F. (2023). “2022 Yılı Aziz Nikolaos Kilisesi Naos Sondaj Çalışmalarının Ön Değerlendirmesi”. Arkhaia Anatolika 6. doi:10.32949/arkhaia.2023.55.
- “Myra Antik Tiyatrosu 2026’da Restore Edilecek”, Antalya Körfez (1 Ocak 2026; N. Çevik’in açıklamaları).
- Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Likya Uygarlıkları Müzesi (Myra-Andriake kazıları).
- Borchhardt, J. (yay.) (1975). Myra. Eine lykische Metropole in antiker und byzantinischer Zeit. Istanbuler Forschungen 30. Berlin.
- İngilizce Vikipedi: Myra, Andriake; Türkçe Vikipedi: Myra.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası