Suluhan (Nasuh Paşa Hanı) Tarihi

Son güncelleme: 13 Ekim 2026

Suluhan Nasuh Paşa Hanı, Ankara
Fotoğraf: Dosseman · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Nerede: Ankara, Beypazarı, Zafer Mahallesi, Suluhan mevkii; tarihi çarşının güneybatı ucu
Diğer adları: Nasuh Paşa Hanı, Suluhan Kervansarayı
Yaptıran: Sadrazam Gümülcineli (Damat) Nasuh Paşa
Önemli tarihler: 17 Mart 1613 vakfiye · 1917-1918 giriş bölümünün onarımı · 1998’de başlayan ve uzayan restorasyon · 2016 yeniden açılış
Bugün: Restore edildi; dükkânlar, kafe-restoran ve etkinlik alanı olarak kullanılıyor

Beypazarı’nın tarihi çarşısının güneybatı ucunda, taş duvarlı büyük bir han duruyor. Halk ona ortasındaki su yüzünden Suluhan diyor. Han, 17. yüzyılın başında Osmanlı’nın en güçlü adamlarından birinin, Sadrazam Nasuh Paşa’nın vakfı olarak yapıldı. Hem çarşının ticaret merkezi, hem de İstanbul’dan Ankara’ya giden kervanların konak yeriydi. Sonraki dört yüzyılda harabeye döndü, kamyon garajı oldu ve restorasyonu yüz yıla yayıldı.

Bir sadrazamın vakfı

Hanı yaptıran Nasuh Paşa, Gümülcine’den (bugün Yunanistan’da Komotini) gelen bir devlet adamıydı. Sultan I. Ahmed döneminde, 1611’den 1614’e kadar sadrazamlık yaptı. 1612’de padişahın kızı Ayşe Sultan’la evlendiği için “Damat” diye de anılır. Büyük bir servet topladı, ama 1614 Ekim’inde padişahın emriyle idam edildi ve malları el konuldu.

Suluhan’ın tarihini veren belge, hanın kitabesi değil vakfiyesi. Beypazarı Kaymakamlığı’nın aktardığına göre İstanbul’daki Nasuh Paşa Vakfı’na ait 17 Mart 1613 tarihli vakfiye, hanın içeriğini de sayıyor: büyük hanın içinde yirmi altı oda, bir mescit ve kervan hanı, elli dört dükkân, aralarında bir pazar ve akarsu. Yani vakfiyenin yazıldığı tarihte han ya bitmişti ya da bitmek üzereydi. Nasuh Paşa’nın idamından yalnızca bir buçuk yıl önce.

Vakfiye hanın iki işlevini de açıkça gösteriyor. Han bir yandan çarşının ticaret yapısıydı. Öte yandan İstanbul-Ankara yolunu kat eden kervanların konakladığı bir menzil hanıydı. Berlin Teknik Üniversitesi’nde Osmanlı kervansarayları üzerine çalışan Robin Wimmel de yapıyı bu ana ticaret yolunun önemli menzil yapılarından biri olarak tanımlıyor.

Plan ve yapı

Suluhan, tipik bir Osmanlı şehir içi hanı. Kaymakamlığın tanıtımına göre yapı kuzeyde Demirciler Sokağı, güneyde Suluhan Sokağı ile çevrili; doğudaki giriş cephesinin önünde küçük bir meydan var. Han avlulu ve iki katlı. Vakfiyedeki tarife göre konaklama odaları, mescit, dükkânlar ve pazar yeri aynı yapının içinde bir aradaydı. Adını veren su öğesi de yapının ortasındaydı.

Yapının mimarisi üzerine en ayrıntılı çalışmalar, Tolga Bozkurt’un Beypazarı’ndaki Türk dönemi yapılarını inceleyen 2004 tarihli kitabı ile Ayşıl Tükel Yavuz’un Suluhan’ın özgün yapısal özelliklerini ve sorunlarını değerlendiren sempozyum bildirisi.

Yüz yıllık bir restorasyon

Hanın restorasyon hikâyesi, Beypazarı’nın kendisinden bile uzun. 2016’da yayımlanan bir ajans haberine göre ilk onarım 1917-1918’de, kaymakam Hurşit Bey zamanında yapıldı. Ama Birinci Dünya Savaşı koşullarında yalnızca giriş bölümü onarılabildi. Han sonra yeniden harap oldu. Aynı habere göre 1970’lerde içinde bir jeneratör vardı ve avlusu 1980’lerin sonuna kadar kamyon garajı olarak kullanıldı.

  • 1998: Vakıflar Genel Müdürlüğü restorasyonu başlattı. Mimarlık sitesi Arkitera’nın 2015 tarihli haberine göre ilk yüklenici işi tamamlayamadı.
  • 2005-2007: İş, yap-işlet-devret modeliyle ikinci bir firmaya verildi. Kültür Envanteri’ndeki 2009 tarihli fotoğraf kaydı da çalışmaların sürdüğünü gösteriyor.
  • 2014-2015: Hanın duvarlarına yaslanarak yapılmış on dükkânın kamulaştırılması gerekiyordu. Kıymet takdirleri arasındaki büyük fark yüzünden süreç tıkandı; giriş kubbesi ve yan duvar tamamlanamadı.
  • 2016: Restorasyon tamamlandı ve han, onu 49 yıllığına kiralayan şirket tarafından yeniden açıldı.

Kaymakamlığa göre restore edilen hanın içinde yaklaşık 50 dükkân, bir salon ve kafeterya bulunuyor. Han bugün dükkânlar, kafe-restoran, sergiler ve düğün, nişan gibi etkinlikler için kullanılıyor.

Bugün Suluhan’ı gezerken

Hanı, tarihi çarşıdan aşağı inerek bulabilirsiniz. Önce doğudaki giriş cephesine bakın: 1917-1918’de onarılan bölüm burası. Avluya girince ortadaki suyu ve iki katlı yapının odalarını, dükkânlarını görürsünüz. Bugünkü dükkân dizilişi, vakfiyedeki “elli dört dükkân ve aralarında pazar” tarifini aklınıza getirsin: burası dört yüzyıl önce de bir alışveriş yeriydi. Yakındaki tarihi evler ve Yaşayan Müze aynı yürüyüşe kolayca sığıyor.

Ulaşım, süre ve çevredeki diğer yerler için: Ankara gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Suluhan ne zaman yapıldı?

17. yüzyılın başında. Hanın İstanbul’daki Nasuh Paşa Vakfı’na ait vakfiyesi 17 Mart 1613 tarihli. Hanın kitabesi bulunmuyor; tarih vakfiyeden biliniyor.

Suluhan’ı kim yaptırdı?

Sultan I. Ahmed’in sadrazamı Gümülcineli Nasuh Paşa. Padişahın damadı olduğu için “Damat Nasuh Paşa” olarak da anılır. 1614’te idam edildi.

Ankara Ulus’taki Suluhan ile aynı yer mi?

Hayır. Ankara Ulus’taki Suluhan (Hasan Paşa Hanı), 16. yüzyılın başında Hasan Paşa tarafından yaptırılmış ayrı bir handır. Adları aynı olduğu için iki yapı sık sık karıştırılıyor.

Han neden Suluhan diye anılıyor?

Ortasındaki su öğesi nedeniyle. Vakfiyede de hanın içinde bir akarsudan söz ediliyor.

Kaynakça


👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top