İznik Ayasofya Camii Tarihi
Son güncelleme: 16 Ekim 2026

Nerede: Bursa, İznik; kent merkezinde, Kılıçarslan ve Atatürk caddelerinin kesiştiği yerde
Dönem: Bizans (ilk bazilika 4.-6. yüzyıl arasında, tarih tartışmalı; bugünkü yapının büyük bölümü 1065 sonrası) · Osmanlı (1331’den itibaren cami, 16. yüzyılda Mimar Sinan onarımı)
Diğer adları: Hagia Sophia (Kutsal Bilgelik) Kilisesi · Orhan Camii · Câmi-i Atîk
Önemli tarihler: 787 VII. Ekümenik (II. İznik) Konsili · 1065 depremi ve yeniden yapım · 1331 camiye dönüşüm · 16. yüzyıl yangın ve Mimar Sinan onarımı · 18. yüzyıl sonu terk · 1935 müze · 2007-2011 restorasyon · 2011 yeniden cami
Bugün: Cami olarak kullanılıyor; namaz vakitleri dışında cami adabıyla gezilebiliyor
İznik’in ortasında, Roma döneminin iki ana caddesinin kesiştiği noktada, alçak ve uzun bir tuğla bazilika durur. Burası kentin Bizans dönemindeki baş kilisesi, Ayasofya. 787’de Hristiyanlık tarihinin yedinci ekümenik konsiline ev sahipliği yaptığı kabul ediliyor. 1331’den bu yana çoğunlukla cami olarak kullanılıyor. Yapı yüzyıllar içinde depremle yıkıldı, yeniden yapıldı, yandı, terk edildi, müze oldu ve yeniden cami oldu. İznik’in genel tarihi ve iki konsil için Lefke Kapısı tarihi sayfasına bakabilirsiniz.
Gymnasion’un üzerindeki bazilika
Yapının yeri rastgele değil. Kültür Portalı’na göre ilk bazilika, olasılıkla Roma döneminden kalma bir gymnasionun taş temelleri üzerine oturtuldu. Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nde (DİA) Semavi Eyice de bazilikanın “belki Roma çağına ait eski bir yapının temelleri üstünde” yapıldığını yazar. Strabon’un kentin ortasındaki gymnasiondan dört kapının birden göründüğünü anlatması bu konumu daha anlamlı kılıyor.
İlk kilisenin ne zaman yapıldığı ise belirsiz. Eyice yapıyı 5.-6. yüzyıllara tarihlendiriyor. Türkçe Vikipedi 4.-5. yüzyılı, İngilizce Vikipedi ise 4. yüzyılda ilk kilisenin yapıldığını ve 6. yüzyılın ortasında I. Iustinianos döneminde yeniden inşa edildiğini veriyor. Kültür Portalı’na göre bu ilk yapı, iri tuğlalı, kalın harçlı duvarları olan, üç nefli, orta nefi yan neflerden sütunlarla ayrılmış bir bazilikaydı. Kuzey ve güney duvarların taş temel üstündeki tuğla kısımları bu evreden kalma.
787 konsili: hangi konsil burada toplandı?
Ayasofya’nın adı yazılı kaynaklarda ilk kez 787 dolayısıyla geçer. Kültür Portalı bunu açıkça belirtiyor. İmparatoriçe İrini’nin çağırdığı ve Patrik Tarasios’un yönettiği VII. Ekümenik Konsil, ikonaların kullanımını yasaklayan politikaya son verdi. İngilizce Vikipedi’ye göre konsil 24 Eylül 787’de açıldı ve 13 Ekim’deki yedinci oturumda kararını açıkladı. Oturumların bu kilisede yapıldığı kabul ediliyor, ama kaynaklar bunu genellikle “büyük olasılıkla” diye veriyor.
Sık yapılan bir karışıklığa dikkat: 325’teki Birinci İznik Konsili Ayasofya’da toplanmadı. DİA ve İngilizce Vikipedi, bu konsilin kentin imparatorluk sarayında yapıldığını yazıyor. Bugünkü yapı da o tarihte büyük olasılıkla henüz yoktu. Yani Ayasofya “iki konsilin kilisesi” değil, ikinci konsilin, yani 787 konsilinin kilisesi.
1065 depremi ve yeniden yapım
Bugün gördüğünüz yapının büyük kısmı 11. yüzyıldan. Kültür Portalı’na göre 1065’teki büyük deprem kiliseyi harap etti. Yapı zemini 1,40 metre yükseltilerek neredeyse baştan inşa edildi. Dış duvarlar onarıldı, orta nef duvarları yapıldı. Apsis beş yüzlü hale getirildi, iki yanına kubbeli yan hücreler (pastophorion) eklendi. Yan nefler orta nefe, ikişer payenin böldüğü üçlü kemer açıklıklarıyla bağlandı. Eyice de üç nefi ayıran sütunların yerine 11. yüzyılda üçlü kemerler ve payeler yapıldığını, zemindeki mozaiğin de büyük olasılıkla bu sırada döşendiğini yazıyor.
Orhan Camii ve Mimar Sinan
DİA’ya göre Orhan Bey 1331’de İznik’i aldıktan sonra kentin büyük kilisesi hemen camiye çevrildi. Aşıkpaşazâde, Orhan Bey’in “bir ulu kiliseyi” cami, “bir manastırı” da medrese yaptığını yazar. Yapı bu yüzden Orhan Camii olarak da anılır. Mimar Sinan’ın eserlerini sayan Tuhfetü’l-mi’mârîn’de ise Câmi-i Atîk (“Eski Cami”) olarak geçiyor. Kültür Portalı’na göre bu ilk dönüşümde yapı yükseltildi, nefleri ayıran destekler değiştirildi, bir minare ile mihrap eklendi.
Kanuni Sultan Süleyman döneminde cami bir yangınla harap oldu. Eyice’ye göre hassa başmimarı Sinan yapıyı büyük ölçüde değiştirerek onardı. Namaz safları mihrabı görebilsin diye içerideki kemerler ve sütunlar kaldırıldı, yerine geniş açıklıklı büyük kemerler yapıldı. Güneyde sağ nefin köşesine bir mihrap yerleştirildi. Bugün yalnız alt kısmı görülen minare de bu onarımdan kalma. Evliya Çelebi 1648’de yapıyı “çarşı içinde üzeri kurşun örtülü, bir minareli büyük bir mabed” diye anlatır ve onarımı Kanuni’nin Sinan’a yaptırdığını yazar.
Cami ikinci kez ne zaman ve neden harap oldu, bilinmiyor. Eyice, Joseph von Hammer’in 1804’te yapıyı harap ve yarı yıkık bulduğunu aktarıyor. Bu bilgiye göre cami en geç 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren terk edilmişti. Eyice ahşap çatının hem 16. yüzyıldaki yangının hem de sonraki yıkımın asıl nedeni olabileceğini düşünüyor. İçi iki yüzyılı aşkın bir süre sarmaşıkla kaplı kaldı.
Müze, restorasyon ve yeniden cami
1935 dolayında Alman Arkeoloji Enstitüsü uzmanları yapıda sondajlar yaptı. 1953’te içindeki kalın toprak tabakası kaldırıldı. Kültür Portalı’na göre 1935 ve 1953 çalışmalarında renkli taşlarla bezenmiş taban mozaikleri ve din adamlarının törenlerde oturduğu yarım yuvarlak basamaklar ortaya çıktı. Yapı Türkçe ve İngilizce Vikipedi’ye göre 1935’ten itibaren müze olarak kullanıldı. Kültür Portalı, 1980’lerdeki kamulaştırmayla çevresindeki yapıların yıkıldığını ve alanın yeşillendirildiğini de yazıyor.
2007’de başlayan restorasyonun ardından yapı yeniden cami olarak düzenlendi. Türkçe Vikipedi’nin aktardığı basın haberlerine göre 6 Kasım 2011’de, Kurban Bayramı namazıyla ibadete açıldı. Kültür Portalı ise 2011’den itibaren yapının “bir kısmının” cami olarak hizmet verdiğini belirtiyor. Restorasyon tartışmalara yol açtı. Türkçe ve İngilizce Vikipedi’ye göre bazı basın kuruluşları ve arkeologlar uygulamada kullanılan malzemeyi ve yapının tarihî görünümünün değiştiğini eleştirdi. Harap durumdaki çan kulesinin minareye dönüştürüldüğü de aktarılıyor. Bu sayfada değerlendirme yapılmıyor, yalnızca tartışmanın varlığı kaydediliyor.
Neye bakmalı?
- Taban mozaiği: Girişte ve nefte, renkli taş parçalarıyla yapılmış (opus sectile) taban döşemesinin kalıntıları var. Eyice bu mozaiğin büyük olasılıkla 11. yüzyıl yeniden yapımına ait olduğunu düşünüyor.
- Synthronon: Apsiste, din adamlarının törenlerde oturduğu yarım daire biçimli basamaklı oturma sıraları korunmuş.
- İsa freski: Kültür Portalı, bir mezar odasının duvarında bir İsa freski bulunduğunu yazıyor. Türkçe kaynaklarda bu sahne Deesis olarak geçiyor. Deesis, İsa’yı iki yanında Meryem ve Vaftizci Yahya ile gösteren bir kompozisyondur.
- İki evreli duvarlar: Kuzey ve güney duvarlarda, taş temel üstündeki iri tuğlalı kısımlar ilk yapıdan. Üstteki örgü 11. yüzyıl ve sonrasına ait.
- Türk dönemi izleri: Eyice, duvarlarda Türk dönemine ait yazı ve kalem işi süslemelerin belli belirsiz izlerinin görülebildiğini yazar. Esas mihrabın çevresinin 16. yüzyıl çinileriyle kaplı olduğu, harç üzerindeki izlerden anlaşılıyor.
- Sinan’ın minaresi: Kuzeybatı köşedeki minarenin kesme taş ve tuğla dizili kürsüsü ile çok köşeli tuğla gövdesinden kalan alt kısım.
Bugün İznik Ayasofya’yı gezerken
Yapı bugün cami olarak kullanılıyor. Namaz vakitleri dışında, cami adabına uyarak içeri girilebiliyor. Kadınların başlarını örtmesi, ayakkabıların çıkarılması bekleniyor. Önce yapının çevresini dolaşıp duvarlardaki farklı örgüleri izleyin, sonra içeride apsise ve zemine bakın. Ayasofya kent merkezinde. Kılıçarslan Caddesi boyunca doğuya yürürseniz Yeşil Camii‘ye ve Lefke Kapısı‘na varırsınız. Süleyman Paşa Medresesi de birkaç dakikalık yürüme mesafesinde.
Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Bursa gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
325’teki İznik Konsili Ayasofya’da mı toplandı?
Hayır. Kaynaklara göre 325 konsili kentin imparatorluk sarayında toplandı. Ayasofya’nın 787’deki VII. Ekümenik Konsil’e, yani İkinci İznik Konsili’ne ev sahipliği yaptığı kabul ediliyor.
İznik Ayasofya ne zaman yapıldı?
İlk bazilikanın tarihi kesin değil. Kaynaklar 4. ile 6. yüzyıl arasında farklı tarihler veriyor. Bugün görülen yapının büyük bölümü 1065 depreminden sonraki yeniden yapıma, iç düzenin bir kısmı da 1331 sonrası ve 16. yüzyıldaki Mimar Sinan onarımına ait.
Neden “Orhan Camii” de deniyor?
Kilise, İznik’i 1331’de alan Orhan Bey döneminde camiye çevrildi. Bu yüzden Orhan Camii adıyla da anılır. Kaynaklarda “Câmi-i Atîk” (Eski Cami) adı da geçiyor.
Ayasofya bugün ziyaret edilebiliyor mu?
Evet. Yapı 2011’den beri cami olarak kullanılıyor. Namaz vakitleri dışında, cami adabına uyarak gezilebiliyor.
Kaynakça
- Eyice, Semavi (1991). “Ayasofya Camii (İznik)”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 4, s. 219-220.
- Eyice, Semavi; Güneş, Ahmet; Çobanoğlu, Ahmet Vefa (2001). “İznik”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 23, s. 543-549.
- Kültür Portalı, “İznik Ayasofya Camii” (2 Ekim 2026’da erişildi) — yapı evreleri, 1935-1953 onarımları, 2011.
- Sinanoğlu, Mustafa (2001). “İznik Konsili”, TDV İslâm Ansiklopedisi — 325 konsilinin sarayda toplanması.
- Ayasofya (İznik), Hagia Sophia, İznik ve Second Council of Nicaea, Vikipedi.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası