Artvin, Türkiye’nin en dik kurulmuş şehirlerinden; merkez, Çoruh Vadisi’nin yamacına kat kat yerleşmiş ve sokakların çoğu merdivenle bağlanıyor. İl, Karadeniz kıyısındaki Hopa ile 2.400 metredeki yaylalar arasında yüz kilometreden kısa bir mesafeye sığıyor; bu dikey aralık Türkiye’de bir başka yerde bu kadar sıkışık değil.
Buranın iki karakteri var. Biri doğa: Karagöl, Hatila Vadisi, Kamilet, Macahel ve Kaçkar eteklerindeki yaylalar. Diğeri taş: onuncu yüzyıldan kalan Gürcü kiliseleri — İşhan, Dolishane, Barhal, Dörtkilise ve Porta — vadilerin içine dağılmış durumda.
Artvin aynı zamanda Çoruh’un baraj zinciriyle değişen bir il: Deriner ve Yusufeli barajları vadinin görüntüsünü, hatta bir ilçe merkezinin yerini değiştirdi. Gürcistan sınırı ise Sarp’ta, Hopa’nın hemen yanında.
Aşağıdaki ilçe başlıklarına dokunarak Artvin’deki durakları harita bağlantılarıyla birlikte görüntüleyebilirsin.
Artvin’de gezilecek yerler 9 ilçeye yayılıyor. En çok yer barındıran 9 ilçe için yolu en kısa tutan sıra: başlangıç il merkezi, rota genel olarak doğuya ilerliyor; bu duraklar arası toplam yol ≈298 km.
Kanalımızdaki Artvin videosu — kısa turda öne çıkan duraklar. Aşağıda ilçe ilçe tam liste sürüyor.
Merkez16 mekan
Doğa
Artvin Millet Ormanı
Balcıoğlu yönündeki millet ormanı, ağaçlandırma ve yürüyüş yollarıyla düzenlenen yeni alan; şehrin dar vadi tabanında bulunamayan geniş açık alan burada sağlanıyor. Kafkasör yolunun başlangıcında yer alıyor. Merkeze araçla birkaç dakika ve giriş ücretsiz. Sabah yürüyüşleri için tercih ediliyor; alanda oturma grupları ve otopark bulunuyor. Yürüyüş yolları ağaçlar arasında dolaşıyor ve alan yıl boyu açık kalıyor.
Kafkasör yolundaki orman alanı, ladin ve kayın karışığı dokusuyla şehrin en yakın yürüyüş noktası; işaretli parkurlar, çeşmeler ve piknik masaları düzenlenmiş durumda. Şehir merkezinin dik yamaçlarından sonra düz yürüyüş imkânı sunuyor. Merkeze araçla on dakika ve giriş ücretsiz. Yaz aylarında hafta sonu masalar erken doluyor; alanda otopark bulunuyor.
Çoruh üzerindeki baraj, iki yüz kırk metreyi aşan gövde yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek barajlarından; gölü vadiyi doldurarak Artvin’in siluetini değiştirdi ve eski yerleşimlerin bir bölümü su altında kaldı. Enerji üretimi bölgedeki en büyük yatırımlardan biri. Merkeze araçla on dakika. Gövde alanı ziyarete kapalı; baraj gölü Yankı Tepesi ve vadi yolundan izleniyor.
Zeytinlik köyündeki cami ve yanındaki türbeler, Artvin’in geleneksel ahşap yapı geleneğini gösteren yapı grubunu oluşturuyor; köy, yamaca dizilmiş ahşap konaklarıyla da bölgenin korunmuş yerleşimlerinden sayılıyor. Çoruh Vadisi’ne bakan konumu manzarayı tamamlıyor. Merkeze araçla yaklaşık yirmi dakika. Giriş ücretsiz; köy içindeki yürüyüş ahşap ev dokusunu görmek için öneriliyor.
Çoruh’a açılan dar boğaz, iki bin metreyi aşan yamaçları ve otuz kilometrelik uzunluğuyla milli park statüsünde; vadi tabanında Akdeniz bitkileri, üst kotlarda ladin ormanı yetişiyor ve bu dikey çeşitlilik alanı özel kılıyor. Yaban keçisi popülasyonu korunuyor. Merkeze araçla yirmi dakika; yol dar ve virajlı, giriş ücretli. Vadi içindeki yürüyüş parkurları yarım günden bir güne kadar uzuyor.
Şehrin sekiz kilometre yukarısındaki yayla, ladin ormanının içindeki çayırlarıyla Artvin’in klasik serinleme noktası; her yıl haziran sonunda düzenlenen boğa güreşleri festivali burada yapılıyor ve yaylayı bölgenin en kalabalık etkinliğine dönüştürüyor. Rakım bin dört yüz metre civarında. Merkeze araçla yirmi dakika ve yol asfalt. Festival haftası dışında sakin; alanda bungalov, çay bahçesi ve otopark bulunuyor.
Çoruh Vadisi’ne bakan kaya çıkıntısındaki kale, Bagratlı döneminde kuruldu ve Osmanlı döneminde onarıldı; sur kalıntıları ile burçlar nehir yolunu denetleyen konumunu hâlâ gösteriyor. Şehrin adının kökeni de bu yapıya bağlanıyor. Merkeze araçla on dakika, son bölüm dar yol. Giriş ücretsiz ve alan düzenlenmemiş; kalıntılara kısa bir yürüyüşle çıkılıyor.
Şehir merkezindeki cami, Artvin’in dik yamaca kurulmuş mahalle dokusunun içinde; sade kütlesi ve ahşap detaylarıyla yörenin geleneksel yapı geleneğini sürdürüyor. Mahalle ölçeğinde inşa edilmiş ibadet yapılarının bölgedeki örneklerinden. Merkezde ve yürüme mesafesinde; giriş ücretsiz, ibadet saatleri dışında geziliyor. Çevresindeki merdivenli sokaklar şehrin eğimli yapısını anlamak için iyi bir yürüyüş sunuyor.
Şehrin üzerindeki tepe, Çoruh Vadisi’ni ve Artvin’in yamaca dizilmiş binalarını bütün olarak gören bakış noktası; düzenlenen teras ve oturma alanları akşam saatlerinde kullanılıyor. Şehrin dikey yerleşimi ancak buradan tam olarak kavranıyor. Merkeze araçla on dakika ve yol asfalt. Giriş ücretsiz; gün batımında kalabalık artıyor, tepede çay bahçesi bulunuyor.
Pırnallı köyü yakınındaki manastır, dokuzuncu yüzyılda Bagratlı döneminde yapıldı ve bölgedeki Gürcü mimarisinin Artvin merkezindeki en büyük örneği; kesme taş duvarları ile kubbe kasnağı büyük ölçüde ayakta. Ormanın içinde, uzun süre unutulmuş bir yapı. Merkeze araçla yaklaşık kırk dakika, son bölüm patika. Yürüyüş bir saat sürüyor; alanda tabela ve tesis bulunmuyor.
Hamamlı köyündeki onuncu yüzyıl kilisesi, kabartmalı taş süslemeleri ve kubbe düzeniyle Bagratlı dönemi mimarisinin bölgedeki en iyi korunmuş örneklerinden; yapı sonradan cami olarak kullanıldığı için ayakta kalabildi. Cephesindeki güneş saati kabartması dikkat çekici. Merkeze araçla yaklaşık yarım saat. Giriş ücretsiz; köy içinden geçen yol dar, ziyaret yarım saat sürüyor.
Şehrin güneyindeki tesis, iki bin dört yüz metre rakımda ve Karadeniz nemiyle beslenen kar örtüsü sayesinde uzun sezon sunuyor; pistler orta seviyeye uygun ve mekanik tesis bulunuyor. Artvin merkezine bu kadar yakın bir kayak alanı bölgede az. Merkeze araçla yaklaşık kırk dakika. Sezon aralık-nisan; ekipman kiralanabiliyor, konaklama şehir merkezinde yapılıyor.
Şehir çıkışındaki teras, adını karşı yamaca çarpıp dönen sesten alıyor; Çoruh Vadisi ile Deriner Barajı gölü aynı noktadan görülüyor. Vadinin derinliği ve baraj gölünün rengi buradan net biçimde ayırt ediliyor. Merkeze araçla on beş dakika ve yol asfalt. Giriş ücretsiz; terasta korkuluk ve oturma alanı var, fotoğraf için öğleden sonra ışığı daha uygun.
Kafkasör Yaylası’ndaki arena, her yıl haziran sonunda düzenlenen boğa güreşleri festivalinin yapıldığı alan; güreşler kansız yürütülüyor ve geleneksel olarak hayvanların kendiliğinden çekilmesiyle sonuçlanıyor. Festival aynı zamanda yayla panayırına dönüşüyor. Merkeze araçla yirmi dakika. Etkinlik dışındaki günlerde alan boş; festival haftasında konaklama için erken rezervasyon gerekiyor.
Şehir merkezindeki kongre merkezi, konferans, konser ve sergi programlarının yapıldığı salonlara sahip; Artvin’in kısa yaz mevsimi dışındaki kültürel etkinlikleri büyük ölçüde burada toplanıyor. Adını bölgeye yatırım yapmış bir iş insanından alıyor. Merkezde ve yürüme mesafesinde. Program takvimi belediye ve üniversite duyurularından izleniyor; fuayede dönemsel sergiler açılıyor.
Kafkasör’deki belediye tesisi, yayla gezisine çıkanların mola verdiği nokta; çay bahçesi, kafeterya ve oturma alanları ladin gölgesinde düzenlenmiş durumda. Yayla yolundaki sayılı hizmet noktalarından biri. Merkeze araçla yirmi dakika ve giriş ücretsiz. Fiyatlar belediye tarifesinde; hafta sonu ve festival döneminde yoğunluk artıyor, alanda otopark bulunuyor.
Maden köyü yakınındaki şelale, dik bir kaya yüzeyinden dökülüyor ve çevresindeki orman örtüsüyle birlikte serin bir mikroklima oluşturuyor; debisi ilkbaharda kar erimesiyle yükseliyor. Şavşat’ın az bilinen doğa duraklarından biri. Şavşat merkezine araçla yaklaşık yarım saat, son bölüm dar yol. Şelaleye kısa bir yürüyüşle iniliyor; zemin kaygan olabiliyor.
Sahara yolu üzerindeki yayla, Kocabey köyüne bağlı ve ladin ormanının açıldığı çayırlarda kurulu; yayla evleri geleneksel ahşap düzenini koruyor ve yaz aylarında hayvancılık sürüyor. Sahara ile Karagöl arasındaki hattın üzerinde bulunuyor. Şavşat merkezine araçla otuz dakika sürüyor. Sezon haziran-eylül; yol asfalt ve stabilize karışık, sisli günlerde görüş düşüyor.
İlçe merkezine hâkim kayalıktaki kale, Bagratlı döneminden kalıyor ve Satlel adıyla da anılıyor; sur kalıntıları ile burçlar Şavşat Vadisi’ndeki yol denetimini gösteriyor. Yapı, bölgedeki ortaçağ kale zincirinin doğu halkası sayılıyor. Şavşat merkezine araçla birkaç dakika. Giriş ücretsiz; kalıntılara kısa bir tırmanışla çıkılıyor ve vadi bütün olarak görülüyor.
Cevizli köyündeki kilise, onuncu yüzyılda Bagratlı döneminde yapıldı; haç planlı gövdesi ve taş işçiliğiyle bölgedeki Gürcü kiliseleri arasında önemli bir örnek. Yapının büyük bölümü yıkılmış olsa da apsis ve duvar kalıntıları ayakta. Şavşat merkezine araçla yaklaşık yarım saat, son bölüm köy yolu. Giriş ücretsiz ve alan düzenlenmemiş; ziyaret yarım saat sürüyor.
Şavşat çevresindeki kalıntılar, adını Gürcü Kraliçesi Tamara’dan alıyor ve bölgedeki ortaçağ yerleşim izlerini taşıyor; duvar temelleri ile taş örgüler ormanın içine dağılmış durumda. Bölgenin Bagratlı dönemindeki yoğun yapılaşmasını gösteriyor. Şavşat merkezine araçla yaklaşık yirmi dakika. Alanda tabela az; ziyaret için yerel yönlendirme almak pratik oluyor.
Karagöl-Sahara Milli Parkı içindeki göl, heyelan sonucu oluştu ve etrafını saran ladin ormanı suya yansıyarak koyu bir renk veriyor; adı da bu görüntüden geliyor. Sonbaharda kayın yapraklarının rengiyle tablo tamamen değişiyor. Şavşat merkezine araçla yaklaşık kırk dakika, son bölüm orman yolu. Giriş ücretli; göl çevresi yürüyüşü yaklaşık bir saat sürüyor.
Milli parka adını veren yayla, geniş çayırları ve etrafındaki ladin ormanıyla Şavşat’ın en bilinen yükseltisi; yaz aylarında hayvancılık sürüyor ve yayla evleri kullanılıyor. Sis, bölgenin karakteristik görüntüsünü oluşturuyor. Şavşat merkezine araçla yaklaşık kırk beş dakika. Sezon haziran-eylül; alanda sınırlı konaklama var, hava hızlı değişebiliyor. Yayla evlerinin çevresinde küçük çay ocakları hizmet veriyor ve sabah sisi genellikle öğleye doğru dağılıyor.
Şavşat’ın yüksek otlaklarındaki yayla, orman sınırının üzerinde ve çevresindeki dağ sırtlarına yürüyüş için çıkış noktası oluşturuyor; yayla şenlikleri yaz aylarında burada düzenleniyor. Otlaklar temmuzda çiçekleniyor. Şavşat merkezine araçla yaklaşık bir saat, yolun bölümleri stabilize. Sezon dışında yol kapalı; alanda market bulunmuyor, hazırlıklı gitmek gerekiyor. Şenlik dönemi dışında yayla oldukça sakin kalıyor ve gece sıcaklığı belirgin düşüyor.
Arsiyan Dağları’nın eteğindeki yayla, iki bin metrenin üzerinde ve buzul göllerine yürüyüş rotalarının başlangıcı; çayırlar yaz ortasında yoğun çiçeklenmeyle kaplanıyor. Bölgedeki yayla kültürünün en canlı örneklerinden biri sayılıyor. Şavşat merkezine araçla yaklaşık bir saat. Yol zorlu ve yüksek araç isteyebiliyor; sezon temmuz-eylül arasında yoğunlaşıyor. Buzul göllerine yürüyüş yayladan başlıyor ve tam tur bir günü buluyor.
Papart bölgesindeki yayla düzlüğü, dere boyunca uzanan çayırları ve ahşap yayla evleriyle Şavşat’ın karakteristik manzarasını veriyor; çevresindeki ormanlar Karadeniz nemini alıyor. Bölge, yayla-orman geçişinin en net görüldüğü yerlerden. Şavşat merkezine araçla yaklaşık yarım saat. Yol dar; yağışlı günlerde zeminin kayganlaştığını hesaba katmak gerekiyor. Dere kenarındaki düzlükte piknik yapılıyor; yayla evleri arasında konaklama seçeneği sınırlı kalıyor.
Meydancık çevresindeki vadi, tarihî adıyla İmerhev olarak biliniyor ve boyunca sıralanan köylerde ahşap evler ile taş değirmenler korunmuş durumda; vadi aynı zamanda Bagratlı dönemi kiliselerinin yoğunlaştığı hat üzerinde. Doğa ve tarih burada iç içe geçiyor. Şavşat merkezine araçla yaklaşık kırk dakika. Vadi yolu boyunca birden fazla durak var; tam tur yarım gün alıyor.
Şavşat’ın üzerindeki tepede kurulu tesis, ilçeyi ve çevresindeki ormanları gören konumuyla mola noktası; çay bahçesi ve kapalı salonu yıl boyu hizmet veriyor. Sisin dağıldığı saatlerde vadi bütün olarak görülüyor. Şavşat merkezine araçla on dakika. Fiyatlar uygun ve hafta sonu doluluk artıyor; otopark tesise bitişik. Terastan Şavşat vadisi ile karşı sırtlar birlikte görülüyor ve akşamüstü ışığı manzarayı belirginleştiriyor.
Bulanık köyündeki kilise, on birinci yüzyılda Bagratlı döneminde yapıldı ve Yeni Rabat adıyla da anılıyor; kesme taş duvarları ile kubbe kasnağı ayakta ve haç planı okunabiliyor. Ormanın içindeki konumu yapıyı uzun süre korumuş. Ardanuç merkezine araçla yaklaşık yarım saat, son bölüm orman yolu. Giriş ücretsiz; alanda tesis bulunmuyor, ziyaret yarım saat sürüyor.
Gevhernik adıyla da anılan kale, dik kayalığın üzerinde ve Bagratlı döneminden Osmanlı’ya kadar kullanıldı; sur kalıntıları ile kayaya oyulmuş bölümler yapının savunma gücünü gösteriyor. Ardanuç Vadisi’ne giren yol buradan denetleniyordu. Ardanuç merkezine araçla birkaç dakika. Giriş ücretsiz; kalıntılara patikayla çıkılıyor ve tırmanış dik olduğu için sağlam ayakkabı gerekiyor.
İlçe merkezindeki kültür evi, restore edilmiş geleneksel bir yapıda; içeride yöresel eşyalar, el işleri ve Ardanuç’un tarihine dair belgeler sergileniyor. Bölgedeki ahşap-taş karışık yapı geleneğini yakından göstermesi bakımından değerli. Ardanuç merkezinde ve yürüme mesafesinde. Giriş ücretsiz; ziyaret yaklaşık yarım saat sürüyor ve kale gezisiyle aynı güne sığıyor.
Ferhatlı köyündeki kale kalıntısı, Cehennem Deresi’nin açtığı kanyonun kenarında; sur izleri ve kaya oymaları kanyon geçidini denetleyen konumunu açıklıyor. Bölgedeki savunma zincirinin batı ucunda yer alıyor. Ardanuç merkezine araçla yaklaşık yirmi dakika, son bölüm köy yolu. Alan düzenlenmemiş; kanyon kenarında dikkatli yürümek gerekiyor. Kanyon manzarası kalıntıların bulunduğu düzlükten görülüyor ve ziyaret yaklaşık yarım saat sürüyor.
Çoruh’un kollarından biri üzerindeki taş kemer köprü, Osmanlı döneminden kalıyor ve tek gözlü sivri kemeriyle bölgedeki geleneksel köprü tipinin örneğini oluşturuyor; yol ağının baraj öncesindeki hâline tanıklık ediyor. Taş örgüsü büyük ölçüde özgün. Ardanuç yolunda ve araçla yaklaşan noktadan görülüyor. Fotoğraf için sabah ışığı daha uygun; çevrede otopark bulunmuyor.
Ardanuç yakınındaki kanyon, yüzlerce metre derinliğe inen dik duvarları ve dar geçidiyle tabiat parkı statüsünde; adını suyun kayalar arasında çıkardığı sesten alıyor. Kanyon boyunca kaya duvarları yer yer birbirine yaklaşıyor. Ardanuç merkezine araçla on beş dakika. Giriş ücretli; yürüyüş parkurunda korkuluklu bölümler var, zemin nemli olduğunda kayganlaşıyor.
Ardanuç’un yüksek otlaklarındaki yayla, Türkiye’nin en büyük yayla düzlüklerinden sayılıyor; geniş çayırları yaz aylarında hayvancılıkla doluyor ve yayla şenlikleri burada düzenleniyor. Rakım iki bin metrenin üzerinde. Ardanuç merkezine araçla yaklaşık bir buçuk saat, yolun büyük bölümü stabilize. Sezon temmuz-eylül; alanda tesis yok, yakıt ve erzak önceden tamamlanmalı.
Konaklı yönündeki yayla, orman sınırının hemen üzerinde ve çevresindeki sırtlara yürüyüş için çıkış noktası; yayla evleri ahşap ve taş karışımı geleneksel düzeni sürdürüyor. Bölgedeki yaylalar arasında ulaşımı görece kolay olanlardan. Ardanuç merkezine araçla yaklaşık bir saat. Sezon haziran-eylül; yol dar ve virajlı, gece sıcaklığı belirgin düşüyor.
İlçedeki geleneksel konut örneği, taş temel üzerine ahşap karkas tekniğiyle yapılmış; iç düzeni, ocak bölümü ve ahşap işçiliğiyle Ardanuç’un yerel mimarisini gösteriyor. Bölgedeki ev tipi, sert kış koşullarına göre biçimlenmiş. Ardanuç merkezinde ve yürüyerek gidiliyor. Ziyaret yirmi dakika sürüyor; kültür evi ve kale ile birlikte tek yürüyüşte geziliyor.
Camili biyosfer rezervine bağlı Efeler köyü, ahşap evleri ve arıcılık geleneğiyle bölgenin korunan yerleşimlerinden; çevresindeki ormanlar Kafkasya’nın kalıntı orman örtüsünü barındırıyor. Köyde saf Kafkas arısı yetiştiriliyor. Borçka merkezine araçla yaklaşık iki saat. Konaklama köy pansiyonlarında; yol dar olduğu için gündüz geçişi öneriliyor. Köyde üretilen Kafkas balı doğrudan üreticiden alınabiliyor ve ziyaret yarım gün sürüyor.
Çoruh üzerindeki baraj, Deriner’in aşağı kotundaki kademeyi oluşturuyor ve enerji üretiminin yanında vadi görüntüsünü de değiştirdi; göl yüzeyi orman yamaçlarının arasında uzanıyor. Çoruh’taki baraj zincirinin halkalarından biri. Borçka merkezine araçla on beş dakika. Gövde alanı ziyarete kapalı; göl manzarası sahil yolundan izleniyor. Sahil yolu boyunca birkaç noktada araçla durulabiliyor ve göl yüzeyi buradan bütün olarak görülüyor.
Atanoğlu köyüne bağlı yayla, Karagöl yolundaki yükseltide ve ahşap yayla evleriyle geleneksel düzenini koruyor; çayırlar yaz ortasında yoğun çiçeklenmeyle kaplanıyor. Bölgedeki sis kuşağının içinde kalıyor. Borçka merkezine araçla yaklaşık kırk beş dakika. Sezon haziran-eylül; yol dar, yağışlı günlerde zemin kayganlaşıyor. Sezon haziran-eylül arasında sürüyor; yaylada ticari tesis bulunmadığı için yiyecek içecek yanınızda olmalı.
Heyelanla oluşan göl, etrafını saran kayın ve ladin ormanıyla birlikte tabiat parkı statüsünde; sonbaharda yaprakların rengi suya yansıyarak Türkiye’nin en çok fotoğraflanan göl manzaralarından birini veriyor. Rakım bin ikiyüz metre civarında. Borçka merkezine araçla altmış dakika sürüyor, son bölüm dar orman yolu. Giriş ücretli; göl turu yaklaşık kırk dakika sürüyor.
Türkiye’nin ilk biyosfer rezervi olan bölge, altı köyden oluşuyor ve Kafkasya’nın el değmemiş orman örtüsünü koruyor; saf Kafkas arısı ırkı burada yetiştiriliyor ve dışarıdan arı sokulması yasak. Alan UNESCO programı kapsamında. Borçka merkezine araçla yaklaşık iki saat, yol dar ve virajlı. Bölgeye giriş kayıt gerektirebiliyor; konaklama köy pansiyonlarında yapılıyor.
İlçe merkezindeki cami, Çoruh kıyısındaki yerleşimin odağında; kubbesi ve minaresiyle Borçka’nın silüetinde öne çıkıyor ve çevresindeki çarşıyla birlikte günlük hayatın merkezini oluşturuyor. Yapı yirminci yüzyıl cami mimarisini yansıtıyor. Borçka merkezinde ve yürüme mesafesinde; giriş ücretsiz. İbadet saatleri dışında geziliyor; çevrede otopark ve çarşı bulunuyor. Avlusundan Çoruh kıyısındaki sahil düzenlemesine doğrudan geçiliyor.
Camili yolundaki şelale, yaklaşık altmış metre yükseklikten dökülüyor ve çevresindeki yoğun orman örtüsüyle birlikte serin bir alan oluşturuyor; debisi ilkbaharda kar erimesiyle en yüksek seviyeye çıkıyor. Bölgedeki en yüksek şelalelerden biri sayılıyor. Borçka merkezine araçla altmış dakika sürüyor. Şelaleye kısa yürüyüşle iniliyor; taşlar kaygan olduğu için dikkat gerekiyor.
Efeler çevresindeki göl, ormanın içinde ve yüzeyine yansıyan ağaçlarla Karagöl’e benzer bir görüntü sunuyor; çevresi düzenlenmediği için daha sakin kalıyor. Bölgedeki heyelan göllerinin küçük ölçekli örneklerinden. Borçka merkezine araçla yaklaşık bir saat, son bölüm orman yolu. Alanda tesis bulunmuyor; ziyaret için kuru hava seçmek yolu kolaylaştırıyor.
Borçka’nın yüksek kesimlerindeki yayla, ladin ormanının açıldığı çayırlarda kurulu ve yaz aylarında hayvancılıkla canlanıyor; yayla evleri ahşap geleneğini sürdürüyor. Sis, günün büyük bölümünde manzarayı kapatıp açıyor. Borçka merkezine araçla bir saatte çıkılıyor ve yolun son bölümü stabilize; yüksek araç işe yarıyor. Sezon haziran-eylül arasında sürüyor, yaylada market bulunmadığı için erzak yanınızda olmalı.
Karagöl Tabiat Parkı içindeki kamp alanı, çadır ve karavan için düzenlendi; ortak mutfak, tuvalet ve su noktaları bulunuyor. Gölün sabah sisini görmek isteyenler için gecelemek tek yol. Borçka merkezine araçla yaklaşık bir saat. Sezon mayıs-ekim; yer sınırlı olduğundan rezervasyon öneriliyor, geceleri sıcaklık belirgin düşüyor. Gölün sabah sisi genellikle gün doğumundan sonraki bir saat içinde dağılıyor.
Atanoğlu yönündeki belediye tesisi, Karagöl yolundaki mola noktası; çay bahçesi ve yemek servisiyle günübirlik ziyaretçilere hizmet veriyor. Göl yolundaki sayılı hizmet noktalarından biri olduğu için yoğun kullanılıyor. Borçka merkezine araçla yaklaşık kırk dakika. Fiyatlar belediye tarifesinde; hafta sonu yoğunluk artıyor, otopark alanda bulunuyor. Tesiste yöresel kahvaltı servisi yapılıyor ve kapalı bölüm yağmurlu günlerde kullanılıyor.
Çoruh üzerindeki baraj, iki yüz yetmiş metreyi aşan gövdesiyle Türkiye’nin en yüksek barajı; göl, eski Yusufeli ilçe merkezini sular altında bıraktı ve ilçe yeni yerine taşındı. Bu taşınma Türkiye’deki en büyük yerleşim nakillerinden biri oldu. Yusufeli merkezine araçla yaklaşık yarım saat. Gövde alanı ziyarete kapalı; göl manzarası vadi yolundan izleniyor.
Yusufeli’ne bağlı İşhan köyündeki kilise, sekizinci yüzyıla uzanan temelleri ve on birinci yüzyıldaki eklerle bölgedeki Gürcü mimarisinin en görkemli örneği; kubbe kasnağındaki taş bezemeler ve revaklı bölüm büyük ölçüde ayakta. Yapı piskoposluk merkeziydi. Yusufeli merkezine araçla yaklaşık kırk beş dakika, son bölüm dik köy yolu. Giriş ücretsiz; restorasyon sürebiliyor.
Altıparmak köyündeki onuncu yüzyıl kilisesi, bazilika planı ve dik çatısıyla bölgedeki diğer yapılardan ayrılıyor; cami olarak kullanılmaya devam ettiği için özgün hâlini büyük ölçüde koruyor. Kaçkar eteklerindeki köyün merkezinde bulunuyor. Yusufeli merkezine araçla yaklaşık bir saat. Giriş ücretsiz; ibadet saatleri dışında geziliyor, yol dar ve virajlı.
Tekkale köyü yakınındaki manastır, onuncu yüzyıldan kalıyor ve bazilika planlı ana kilisesiyle bölgedeki en büyük dinî yapı topluluklarından; çevresinde şapel, yemekhane ve konut kalıntıları bulunuyor. Yapı grubu ormanın içinde yer alıyor. Yusufeli merkezine araçla yaklaşık yarım saat, son bölüm stabilize yol. Giriş ücretsiz; alanda tabela sınırlı, ziyaret bir saat sürüyor.
Kaçkar Dağları’ndan doğup Çoruh’a karışan çay, berrak suyu ve hızlı akışıyla rafting ile kano için kullanılıyor; kıyısındaki köyler bölgenin geleneksel ahşap ev dokusunu koruyor. Debisi kar erimesiyle mayıs-haziranda yükseliyor. Yusufeli merkezine araçla yarım saat. Rafting turları yerel işletmelerce düzenleniyor; su yılın her döneminde soğuk kalıyor.
Yusufeli çevresindeki şelale, dar bir yarıktan dökülüyor ve çevresindeki kayalık yamaçlarla birlikte serin bir nokta oluşturuyor; debisi ilkbaharda en yüksek seviyeye çıkıyor. Bölgedeki vadi tabanı şelalelerinden biri sayılıyor. Yusufeli merkezine araçla yaklaşık yirmi dakika. Şelaleye kısa bir yürüyüşle ulaşılıyor; zemin ıslak ve kaygan olabiliyor. Yürüyüş on beş dakika sürüyor ve şelalenin önündeki düzlükte gölgelik alan bulunuyor.
Kaçkar sırasının doğu ucundaki dağlar, buzul gölleri ve keskin zirveleriyle trekking rotalarının merkezinde; Barhal’dan başlayan patikalar bu dağlara ve göllere ulaşıyor. Zirveler üç bin metreyi aşıyor. Yusufeli merkezine araçla altmış dakika sürüyor. Trekking için rehber ve ekipman gerekiyor; sezon temmuz-eylül, hava hızla değişebiliyor. Kamp için izin ve donanım gerekiyor; rota bilgisi Barhal’daki pansiyonlardan alınıyor.
Yusufeli’ndeki tesis, Çoruh vadisindeki gezilere çıkanların mola verdiği nokta; çay bahçesi ve yemek servisiyle günübirlik kullanıma açık. Baraj sonrası yeniden düzenlenen ilçe merkezinin hizmet noktalarından biri. Yusufeli merkezinde ve yürüme mesafesinde. Fiyatlar uygun; hafta sonu yoğunluk artıyor, alanda otopark bulunuyor. Yeni ilçe merkezinin düzenlenmiş bölümünde bulunuyor ve akşam saatlerinde aile yoğunluğu artıyor.
Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki liman, Türkiye’nin Kafkasya ve Orta Asya’ya açılan kapılarından biri; yük gemileri ile sınır ticareti kentin ekonomisini uzun süre bu liman üzerinden şekillendirdi. Rıhtım şehir merkezine bitişik konumda. Hopa merkezinde ve yürüyerek görülüyor. Liman içi ziyarete kapalı; rıhtım çevresindeki yürüyüş akşamüstü tercih ediliyor.
İlçe merkezindeki cami, Karadeniz sahil yolunun kenarındaki yerleşimin ortasında; kubbesi ve minaresiyle Hopa’nın silüetinde öne çıkıyor. Liman kentinin günlük hayatındaki toplanma noktalarından biri. Hopa merkezinde ve yürüme mesafesinde; giriş ücretsiz. İbadet saatleri dışında geziliyor; çevresindeki çarşıda yöresel balık ve çay satılıyor. Avlusundan liman rıhtımına yürüyerek birkaç dakikada iniliyor ve çevrede otopark bulunuyor.
Hopa yakınındaki koruma alanı, subtropikal orman örtüsü ve nemli iklime bağlı bitki çeşitliliğiyle statü kazandı; sahil ile orman arasındaki dar kuşakta bulunuyor. Bölgedeki doğal örtünün korunmuş örneklerinden. Hopa merkezine araçla yaklaşık yirmi dakika. Alan koruma statüsünde olduğu için giriş kurallarına uymak gerekiyor; patika yürüyüşü kısa sürüyor.
Hopa çevresindeki plaj, çakıllı yapısı ve berrak suyuyla bölgedeki sayılı denize giriş noktalarından; sahil yolundan doğrudan ulaşılıyor. Karadeniz’in bu bölümünde plaj alanı sınırlı olduğu için yaz aylarında tercih ediliyor. Hopa merkezine araçla on dakika. Giriş ücretsiz; deniz sezonu temmuz-ağustos, dalga durumu hızlı değişebiliyor. Alanda duş ve büfe bulunuyor; sahil yolunun kenarında olduğu için otopark sorunu yaşanmıyor.
Ortahopa’daki müze, restore edilmiş bir yapıda ve bölgedeki günlük yaşam eşyaları, balıkçılık aletleri ile Hopa’nın liman geçmişine dair belgeleri sergiliyor; kültür evi bölümünde yöresel el işleri tanıtılıyor. Sınır ticaretinin kente etkisi de anlatılıyor. Hopa merkezinde ve yürüme mesafesinde. Giriş ücretsiz; ziyaret yaklaşık yarım saat sürüyor.
Küçükköy yönündeki yayla, Kamilet Vadisi’nin üst kotunda ve ahşap yayla evleriyle geleneksel düzenini koruyor; çevresindeki ormanlar sis kuşağının içinde kalıyor. Vadi turunun doğal devamı olarak çıkılıyor. Arhavi merkezine araçla yaklaşık kırk dakika, yolun bölümleri stabilize. Sezon haziran-eylül; alanda ticari tesis bulunmuyor. Yayla evlerinin çevresinde yürüyüş patikaları var ve sis dağıldığında vadi bütün olarak görülüyor.
Arılı köyünden başlayan vadi, şelaleleri, taş köprüleri ve yoğun orman örtüsüyle Arhavi’nin doğa rotasının omurgasını oluşturuyor; vadi boyunca Mençuna dâhil birçok su noktası sıralanıyor. Bölgedeki nemli orman ekosisteminin tipik örneği. Arhavi merkezine araçla otuz dakika sürüyor. Vadi yolu dar ve stabilize; tam tur yarım gün alıyor.
Kamilet Vadisi’ndeki şelale, yaklaşık doksan metre yükseklikten iki kademe hâlinde dökülüyor ve çevresindeki yoğun orman örtüsüyle bölgenin en gösterişli su duraklarından; debisi ilkbaharda en yüksek seviyeye çıkıyor. Vadi yolu boyunca birden fazla küçük şelale sıralanıyor. Arhavi merkezine araçla yaklaşık yarım saat. Şelaleye kısa yürüyüşle iniliyor; taşlar kaygan.
Arhavi çevresindeki taş köprü, iki kemerli yapısıyla bölgedeki geleneksel köprü tipinin en bilinen örneği; Osmanlı döneminde yapılan köprü, vadi içindeki eski yol ağının parçasıydı. Taş örgüsü büyük ölçüde özgün kalmış. Arhavi merkezine araçla yaklaşık on beş dakika. Köprü yaya kullanımında; çevresi ağaçlık olduğu için fotoğraf için sabah ışığı uygun.
Uzunyalı’daki park, sahil şeridi boyunca düzenlendi; yürüyüş yolu, çocuk oyun alanı ve oturma grupları denizle yol arasındaki dar şeridi değerlendiriyor. Kemalpaşa’daki sayılı açık kullanım alanlarından biri. İlçe merkezinin içinde ve yürüyerek gidiliyor, girişi serbest. Akşamüstü yürüyüşü için tercih ediliyor; alanda otopark ile büfe bulunuyor. Deniz kıyısındaki bölümde oturma terasları düzenlenmiş durumda.
Cumhuriyet mahallesindeki cami, ilçe merkezinin ana ibadet yapısı; sahil yerleşiminin ortasındaki konumu onu buluşma noktası hâline getirmiş ve çevresindeki çarşıyla birlikte günlük hayatın odağında bulunuyor. Kemalpaşa merkezinde, yürüme mesafesinde ve giriş ücretsiz. İbadet saatleri dışında geziliyor; sınır kapısına giden yol üzerinde pratik bir durak oluyor.
Kemalpaşa’daki liman, Sarp sınırına yakın konumuyla bölgedeki deniz taşımacılığının küçük ölçekli merkezi; rıhtım çevresindeki balıkçı tekneleri ilçenin gündelik görüntüsünü oluşturuyor. Sınır ticaretinin deniz ayağını taşıyor. Kemalpaşa merkezinde ve yürüyerek görülüyor. Liman içi ziyarete kapalı; sahil düzenlemesi boyunca yürüyüş yapılabiliyor. Sahil boyunca uzanan yürüyüş hattı akşamüstü kullanılıyor ve çevrede balık lokantaları bulunuyor.
Küre çevresindeki yayla, Murgul’un yüksek kesimlerinde ve çayırlarıyla yaz aylarında hayvancılığa açılıyor; yayla evleri ahşap geleneğini sürdürüyor. İlçedeki bakır işletmeciliğinin dışındaki yaşam biçimini burada görmek mümkün. Murgul merkezine araçla yaklaşık yarım saat, yolun bölümleri stabilize. Sezon haziran-eylül; alanda tesis bulunmuyor, erzak yanınızda olmalı. Yayla yolunun son bölümü dar olduğu için karşılıklı geçişlerde dikkat gerekiyor.
Başköy yakınındaki şelale, kayadaki doğal bir delikten dökülmesiyle adını almış; çevresindeki orman örtüsü suyu gölgede tutuyor ve debisi ilkbaharda yükseliyor. Murgul’un madencilik görüntüsünden tamamen farklı bir köşesini oluşturuyor. Murgul merkezine araçla yaklaşık yirmi dakika. Şelaleye kısa yürüyüşle iniliyor; yol dar ve virajlı. Şelalenin önünde küçük bir düzlük var; yağışlı günlerde patika kayganlaşıyor.
Artvin’de en verimli dönem haziran-eylül arasıdır: yayla yolları açık, Karagöl ve Macahel erişilebilir, vadi yürüyüşleri rahat yapılır. Haziran sonu Kafkasör boğa güreşleri festivaline denk gelir; o hafta merkezde konaklama dolar, erken rezervasyon gerekir. Ekim, Karagöl ve Borçka ormanlarının renk değiştirdiği aydır ve fotoğraf için yılın en güçlü dönemidir. Mart-mayıs arasında kar erimesiyle Maral, Mençuna ve Bazgiret şelaleleri en yüksek debiye ulaşır, Çoruh’ta rafting sezonu başlar; ancak yaylalar bu aylarda hâlâ kapalıdır. Aralık-şubat döneminde program merkez, kıyı ve Atabarı Kayak Merkezi ile sınırlı kalır; yüksek kesimlere ulaşım kar nedeniyle kapanır. Kıyı kuşağı yıl boyunca yağışlıdır, bu yüzden yağmurluk her mevsim gereklidir.
Aylara göre hava, program ve kalabalık
Artvin’de hava tek bir tabloya sığmıyor: aynı gün Hopa’da yirmi beş derece ve nem, Bülbülan’da on derece ve rüzgâr olabiliyor. Aşağıdaki değerler Artvin merkezi içindir; kıyı daha ılık, yaylalar belirgin soğuk.
Dönem
Hava
Ne öne çıkar
Kalabalık
Not
Aralık–Şubat
1 / 9 °C
Atabarı kayak
Düşük
Yayla yolları kapalı, Karagöl’e ulaşım zorlaşıyor. Kıyı kesimi ılık kalıyor, merkezde kar yağışı görülüyor.
Mart–Nisan
5 / 15 °C
Şelaleler, vadiler
Düşük
Kar erimesiyle Maral, Mençuna ve Bazgiret şelaleleri en yüksek debiye ulaşıyor. Yaylalar hâlâ kapalı.
Mayıs
9 / 20 °C
Kiliseler, Hatila
Orta
Vadi yürüyüşleri ve kilise turu için ideal. Çoruh’ta rafting sezonu kar suyuyla başlıyor.
Haziran
13 / 24 °C
Kafkasör festivali
Yüksek
Ay sonundaki boğa güreşleri festivali haftasında konaklama doluyor; erken rezervasyon şart. Yaylalar açılıyor.
Temmuz–Ağustos
16 / 27 °C
Yaylalar, Macahel
Yüksek
Tüm yaylalar ve Karagöl erişilebilir. Kıyıda nem yüksek; yaylalarda gece sıcaklığı tek haneye iniyor.
Eylül–Ekim
10 / 21 °C
Sonbahar renkleri
Orta
Karagöl ve Borçka ormanları renk değiştiriyor; yılın en çok fotoğraflanan dönemi. Ekim sonunda yayla yolları kapanmaya başlıyor.
Kasım
5 / 14 °C
Merkez, sahil
Düşük
Yağış artıyor, sis yoğunlaşıyor. Program merkez, Hopa ve alçak kotlardaki duraklara kayıyor.
Artvin’e Nasıl Ulaşılır?
Uçakla: En yakın havalimanı Gürcistan’daki Batum (yaklaşık 50 km, sınır geçişi gerekiyor); Türkiye içinde Trabzon 250 km, Kars 220 km uzaklıkta. Trabzon’dan Artvin’e otobüs seferleri düzenli.
Karayoluyla: Hopa 70, Borçka 30, Şavşat 65, Yusufeli 70, Ardanuç 35, Rize 170, Erzurum 215 km. Karadeniz Sahil Yolu Hopa’ya kadar uzanıyor, oradan iç kesime dağ yolu başlıyor.
Trenle: Artvin’de demiryolu bulunmuyor.
İl içinde: İlçe merkezlerine minibüs seferleri var ama yaylalara, kiliselere ve şelalelere ulaşım bulunmuyor; araç gerekiyor.
Yol notu: Yollar dar, virajlı ve yer yer tek şeritli. Heyelan ve sis nedeniyle kısa mesafeler uzun sürebiliyor; uzun geçişleri gündüz saatlerine almak öneriliyor.
Önerilen Gezi Rotaları
Artvin’de mesafeler kısa görünüp uzun sürüyor: yollar dar, virajlı ve çoğu zaman tek şeritli. Şavşat 65, Yusufeli 70, Hopa 70, Borçka 30, Macahel ise Borçka’dan iki saat uzaklıkta. Günlük planı kilometreye değil, saate göre kurmak gerekiyor.
Kiliseler ve kaleler ücretsiz. İşhan, Dolishane, Barhal, Dörtkilise, Porta ve Rabat girişleri para almıyor; ücretli olanlar tabiat parkları.
Tabiat parkı girişleri ayrı. Karagöl, Hatila ve Cehennem Deresi araç başına ücret alıyor; kamp alanı ayrıca ücretlendiriliyor.
Yakıt bütçesi yüksek. Yollar dik ve virajlı; kilometre başına tüketim ovadan belirgin fazla. Macahel gibi uzak noktalar tek başına yarım depo yakabiliyor.
Araç kiralama zorunlu. İlçe merkezleri arası minibüs var ama yayla, kilise ve şelalelere ulaşım yok.
Konaklama çeşitli. Merkez ve Hopa’da otel, Şavşat-Macahel’de bungalov ve köy pansiyonu bulunuyor; festival ve yaz haftalarında fiyatlar yükseliyor.
Rafting paket fiyatlı. Çoruh ve Barhal Çayı turları kişi başı ücretlendiriliyor, ekipman dâhil oluyor.
Bal hediyelik bütçesi. Macahel’in saf Kafkas arısı balı ülke ortalamasının üzerinde fiyatlanıyor; doğrudan üreticiden almak avantajlı.
Onuncu yüzyılın taş ustaları: Bagratlı kiliseleri
Artvin, dokuzuncu-on birinci yüzyıllarda Bagratlı Krallığı’nın çekirdek bölgesiydi. Bu dönemde Çoruh ve kolları boyunca yoğun bir yapı faaliyeti yürütüldü: İşhan, Dolishane, Barhal, Dörtkilise, Porta, Tibeti ve Rabat aynı geleneğin ürünleri. Kesme taş işçiliği, kubbe kasnaklarındaki kabartmalar ve haç planlı düzen bu yapıları birbirine bağlıyor.
Bugün ayakta kalanların çoğu, sonradan cami olarak kullanıldığı için korunabildi; Dolishane ve Barhal bunun en net örnekleri. Diğerleri ormanın içinde ya da köy yollarının ucunda kaldı. Bölge 1551’de Osmanlı yönetimine geçti, 1878’de Rus idaresine bırakıldı ve 1921’de bugünkü sınırlar içinde kaldı.
Çoruh’un barajları ve taşınan bir ilçe
Çoruh, Türkiye’nin en hızlı akan nehirlerinden ve bu özellik onu enerji yatırımlarının merkezine taşıdı. Deriner Barajı 249 metrelik gövdesiyle tamamlandığında Türkiye’nin en yüksek barajıydı; ardından gelen Yusufeli Barajı 275 metreyle bu rekoru devraldı. Baraj gölleri vadinin görüntüsünü kalıcı olarak değiştirdi.
En büyük etki Yusufeli’nde yaşandı: eski ilçe merkezi tamamen su altında kaldı ve yerleşim, yeni kurulan bir kente taşındı. Bu, Türkiye’de gerçekleştirilen en kapsamlı yerleşim nakillerinden biri oldu; eski çarşı, evler ve kamu binaları göl yüzeyinin altında kaldı. Bugün ilçeye gelen ziyaretçi tamamen yeni bir kent dokusuyla karşılaşıyor.
Macahel: Türkiye’nin ilk biyosfer rezervi
Borçka’ya bağlı Camili (Macahel) bölgesi, altı köyden oluşuyor ve Türkiye’nin UNESCO programına dâhil edilen ilk biyosfer rezervi. Bölge, Kafkasya’nın kalıntı ormanlarını barındırıyor; kayın, ladin ve kestane örtüsü büyük ölçüde müdahale görmemiş durumda.
Macahel’in en bilinen özelliği saf Kafkas arısı ırkının burada korunması. Irkın melezlenmemesi için bölgeye dışarıdan arı sokulması yasak; üretim geleneksel karakovan yöntemiyle sürüyor. Bölgeye ulaşım dar ve virajlı bir dağ yolundan sağlanıyor, bu izolasyon hem ekosistemi hem üretim biçimini koruyor.
Kafkasör. Artvin’in en bilinen geleneği ise haziran sonundaki boğa güreşleri festivali. Güreşler kansız yürütülüyor; hayvanlardan biri geri çekildiğinde müsabaka sona eriyor. Festival aynı zamanda bir yayla panayırına dönüşüyor ve bölgedeki en kalabalık etkinlik oluyor.
Artvin’e ilk kez gelenlerin yaptığı 8 hata
Mesafeleri kilometreyle hesaplamak. Dar ve virajlı yollarda 70 kilometre iki saati bulabiliyor; günlük plan saate göre kurulmalı.
Tek merkezden her yeri gezmeye çalışmak. Şavşat, Yusufeli ve Macahel farklı yönlerde; en az bir gece ilçelerde kalmak gerekiyor.
Yağmurluk almadan gelmek. Kıyı kuşağı Türkiye’nin en yağışlı bölgelerinden; yaz ortasında bile sağanak olabiliyor.
Macahel’i günübirlik planlamak. Borçka’dan iki saatlik dağ yolu var; gidiş-dönüş tek başına günün yarısını alıyor.
Yaylaları mayısta aramak. Yayla yolları genelde haziran ortasından önce açılmıyor, kar geç eriyor.
Kiliseleri navigasyona güvenerek aramak. Bazı yapılar patika sonunda; köyden yön sormak zaman kazandırıyor.
Kafkasör festivali haftasında rezervasyonsuz gelmek. Haziran sonunda merkezdeki konaklama tamamen doluyor.
Sis nedeniyle programı iptal etmek. Bölgede sis gün içinde açılıp kapanıyor; beklemek çoğu zaman işe yarıyor.
Artvin’de ne yenir?
Artvin mutfağı iki kaynaktan besleniyor: kıyıdaki balık ve mısır kültürü ile yayladaki süt ürünleri. Bu ikisi çoğu zaman aynı sofrada buluşuyor.
Denenmesi gerekenler: mısır unu ve tereyağıyla yapılan muhlama ve kuymak, kıyı kesiminde hamsi tava ile hamsili pilav, laz böreği, mısır ekmeği, karalahana yemekleri ve yayla tereyağı. Macahel’in karakovan balı ise ilin en bilinen ürünü.
Nerede yenir? Merkez ve Kafkasör’deki tesisler muhlama ile kahvaltı üzerine çalışıyor; Hopa, Kemalpaşa ve Arhavi’de balık lokantaları bulunuyor. Yaylalarda ticari işletme sınırlı olduğu için erzağı yanınıza almanız gerekiyor. Bal ve tereyağı için doğrudan köy üreticileri tercih ediliyor.
Sık Sorulan Sorular
Artvin’de kaç gün gezmek yeterli olur?
Sadece merkez ve yakın çevresi için 2 gün yeterlidir. Ancak Şavşat, Borçka, Yusufeli ve Maçahel gibi ilçeleri de gezmek isterseniz, dağlık arazide mesafeler uzun olduğundan 4–5 günlük bir program çok daha rahat olur.
Artvin’e gitmek için en uygun zaman ne zaman?
En ideal dönem yaylaların yeşerdiği Haziran–Eylül arasıdır. Bu aylarda Karagöl, Sahara ve Kafkasör gibi yaylalar erişilebilir, hava serindir. Ekim ayında ise orman renkleri muhteşem bir sonbahar manzarası sunar.
Artvin’e en yakın havalimanı hangisi?
Artvin’in kendi havalimanı yoktur. En yakın havalimanı, yaklaşık 2,5–3 saat uzaklıktaki Trabzon Havalimanı’dır (TZX). Trabzon’dan Artvin’e otobüs, minibüs veya kiralık araçla sahil yolu üzerinden ulaşabilirsiniz.
Artvin’de araç kiralamak gerekir mi?
Yaylalar, şelaleler ve dağ köyleri toplu taşımayla zor ulaşıldığından araç kiralamak büyük avantaj sağlar. Şavşat Karagöl, Maçahel ve Yusufeli gibi noktaları özgürce gezmek için kendi aracınızla seyahat etmek en pratik çözümdür.
Artvin Batum ve Gürcistan’a yakın mı?
Evet, Artvin Gürcistan sınırına oldukça yakındır. Sahil hattındaki Hopa ilçesi sınır kapısına en yakın noktadır; buradan Batum’a karayoluyla kısa sürede geçilebilir. Bu nedenle bölge, Batum gezisiyle birlikte de planlanabilir.
Artvin’de mutlaka görülmesi gereken yerler nelerdir?
Şavşat Karagöl, Karagöl Tabiat Parkı, Maçahel (Camili) Biosfer Rezerv Alanı, Mençuna Şelalesi, Kafkasör Yaylası, Hatila Vadisi Milli Parkı ve Sahara Yaylası Artvin’in öne çıkan durakları arasındadır.
Artvin’de kayak yapılır mı?
Yapılıyor. Şehrin güneyindeki Atabarı Kayak Merkezi iki bin dört yüz metre rakımda; Karadeniz nemiyle beslenen kar örtüsü sayesinde uzun bir sezon sunuyor ve pistleri orta seviyeye uygun. Yükseklik farkı nedeniyle kıyı ilçelerinde kar görülmezken burada kalıcı oluyor.
Artvin’de hangi yaylalar gezilir?
Artvin’in yayla coğrafyası şaşırtıcı derecede dar bir alana sığıyor. Kafkasör bir gün, Şavşat-Karagöl bir gün, Borçka-Macahel hattı bir gün tutuyor; Hatila Vadisi ve Kamilet ise Kaçkar eteklerindeki diğer duraklar. Camili biyosfer rezervine bağlı Efeler köyü, ahşap evleri ve arıcılık geleneğiyle bölgenin korunan yerleşimlerinden. Yusufeli’ndeki Gürcü kiliseleri de eklenirse dört-beş gün ili kapsıyor.
Artvin’e yayla gezisi için en uygun zaman ne zaman?
Yaylalar ve vadi yürüyüşleri için haziran-eylül arası en uygun dönem; yollar bu aylarda açık ve otlaklar canlı oluyor. Kafkasör festivali haziran sonunda yapılıyor. Ekim ayı sonbahar renkleri için ayrı bir pencere açıyor, ancak hava hızla soğuyor ve yüksek kesimlerde koşullar sertleşiyor. İl içinde mesafeler kısa görünse de yollar virajlı olduğundan araç neredeyse zorunlu.
Artvin’de kaç gün kalmak gerekir?
Merkez ve Kafkasör bir gün, Şavşat ile Karagöl bir gün, Borçka-Macahel bir gün, Yusufeli kiliseleri bir gün istiyor. Dört-beş gün ili rahat kapsıyor. Yollar dar ve virajlı olduğu için günlük plan kilometreye değil sürüşe göre kurulmalı. Şavşat, Yusufeli veya Macahel’de bir gece kalmak dönüş yolundaki yorgunluğu ortadan kaldırıyor.
Karagöl’e ne zaman gidilir?
Şavşat ve Borçka’daki iki ayrı Karagöl de haziran-ekim arasında rahat geziliyor. Sonbahar renkleri için en iyi dönem ekim ayının ilk yarısı; göl yüzeyine yansıyan sarı ve kızıl tonlar bu haftalarda oluşuyor. Kış aylarında orman yolu kar nedeniyle kapanabiliyor. Sabah erken saatlerde göl üzerinde sis oluşuyor ve genellikle birkaç saat içinde dağılıyor.
Macahel’e nasıl gidilir, izin gerekiyor mu?
Camili (Macahel) bölgesine Borçka üzerinden dar ve virajlı bir dağ yoluyla ulaşılıyor; yolculuk yaklaşık iki saat sürüyor. Bölge biyosfer rezervi statüsünde olduğundan koruma kurallarına uymak gerekiyor ve dışarıdan arı sokulması yasak. Konaklama köy pansiyonlarında yapılıyor. Günübirlik plan yorucu olduğundan bölgede bir gece kalmak öneriliyor.
Artvin’in Gürcü kiliseleri nerede?
Yapılar il geneline dağılmış durumda: İşhan, Barhal ve Dörtkilise Yusufeli’nde, Dolishane ile Porta merkeze bağlı köylerde, Tibeti Şavşat’ta, Rabat ise Ardanuç’ta bulunuyor. Hepsi onuncu-on birinci yüzyıl Bagratlı dönemine ait. Çoğuna köy yollarının sonundan yürüyerek ulaşılıyor ve girişler ücretsiz. Bir günde en fazla üç-dört yapıyı görmek gerçekçi bir plan oluyor.
📚 Kaynaklar ve resmî bağlantılar7 kaynak
Aşağıdaki kurumlar bu sayfadaki bilgileri karşılaştırmak ve ziyaret öncesi güncel durumu (saat, ücret, yol ve sezon) teyit etmek için başvurulabilecek resmî kaynaklardır. Giriş ücretleri ve ziyaret saatleri dönem dönem değiştiği için kesin bilgi her zaman kurumun kendi sayfasındadır.
Bu sayfadaki fotoğrafların bir bölümü Wikimedia Commons üzerinden serbest lisanslarla kullanılmıştır. Lisans gereği eser sahibi ve lisans bilgisi aşağıda belirtilmiştir.
whattowants.com, siteyi çalıştırmak ve reklam sunmak için çerez kullanır. 6698 sayılı KVKK
kapsamındaki aydınlatma için Çerez Politikası'na
bakabilirsiniz. Reddederseniz reklamlar kişiselleştirilmeden gösterilir.