Çeşme Kalesi Tarihi

Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Çeşme Kalesi, İzmir
Fotoğraf: Gargarapalvin · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Nerede: İzmir, Çeşme ilçe merkezi, limanın karşısında; Sakız Adası’na bakan kıyı
Dönem: Osmanlı, 16. yüzyıl başı
Yaptıran: Sultan II. Bayezid döneminde Aydın sancakbeyi Mir Haydar; mimarı Mehmed bin Ahmed bin Muallim
Önemli tarihler: 1472 ve 1501 Venedik baskınları · 1508-1509 (H. 914) kalenin tamamlanışı · 1528-1529 kervansaray · 5-7 Temmuz 1770 Çeşme Deniz Savaşı · 1965 silah müzesi · 1984 arkeoloji müzesi
Bugün: İçinde Çeşme Müzesi var; Bakanlığın sitesine göre (2 Ekim 2026) her gün 08:30-17:30 açık, MüzeKart geçerli

Çeşme’nin adı bir kaleden değil sudan gelir. Tuncer Baykara’nın 1990 tarihli kapsamlı çalışmasına göre kasaba, Sakız Adası’na geçen gemilerin su aldığı çeşmelerin çevresinde doğdu. Bu geçidi korumak için yapılan kale ise Çeşme’nin bugün hâlâ en belirgin yapısı. Kalenin hikâyesi Sakız ile Anadolu arasındaki ticaretin, iki Venedik baskınının ve 1770’te limanın içinde yanan bir donanmanın hikâyesi.

Sakız’ın karşısındaki iskele

Antik çağda bu kıyı, bugün Ildırı köyünün bulunduğu yerdeki Erythrai kentinin topraklarıydı. Çeşme, TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre 14. yüzyılın başında önce Sasa Bey’in, 1307’de de Aydınoğulları’nın eline geçti. Çeşme adı yazılı kaynaklarda ilk kez Aydınoğlu Umur Bey’in 1329-1330 kışındaki Sakız seferi anlatılırken geçer. Baykara bu bilgiyi Umur Bey’in destanı olan Düstûrnâme’ye dayandırıyor. Seferde kıyı bir üs olarak kullanıldı.

Sakız 1566’ya kadar Cenevizlilerin elindeydi ve Türk beyliklerine, ardından Osmanlı’ya bağlı bir ticaret adası olarak yaşadı. Ceneviz tüccarlarının Anadolu’ya açılan kapısı Çeşme oldu. Batılı kaynaklar burayı “passagio”, yani geçit diye anar. Gümrük gelirleri bu önemi gösteriyor. TDV’ye göre 1547-1553 yıllarında Çeşme iskelesinin geliri 600.000 akçeye ulaşmıştı.

Kale neden yapıldı: 1472 ve 1501 baskınları

Bu kadar işlek bir iskelenin savunması yoktu. Eylül 1472’de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’a destek için Anadolu kıyılarına gelen Venedik donanması İzmir ve Kilizman (Urla kıyısı) ile birlikte Çeşme’yi de vurdu. Baykara’nın Batılı kaynaklara dayanarak aktardığına göre kıyıdaki ambarlar yakıldı, dükkânlardaki halılar ve ipekliler yağmalandı.

İkinci baskın 25 Temmuz 1501’de geldi. Osmanlı-Venedik savaşı sırasında kıyıya çıkan düşman askerleri kasabayı yağmaladı. Tarihçi İbn Kemal, çatışmada Çeşme kadısının birkaç gaziyle birlikte şehit düştüğünü yazar. Selahattin Tansel ise Hammer’e dayanarak filonun İspanyol komutan Gonzalo idaresinde olduğunu belirtir. Baykara’ya göre o sırada Çeşme’de hiçbir savunma yapısı yoktu. Bu baskından birkaç yıl sonra kale yapıldı.

Kitabe ne diyor: “Hoş-âbâd”

İç kalenin kapısı üzerindeki Farsça kitabe, kaleyi Mir Haydar’ın yaptırdığını söyler. Mir Haydar büyük olasılıkla Aydın sancakbeyiydi. Kitabenin son mısraındaki “Hoş-âbâd” sözcüğü ebced hesabıyla 914 eder. Hicri 914 yılı Mayıs 1508 ile Nisan 1509 arasına denk geliyor. Kapının altındaki çeşmenin üzerinde ikinci, tarihsiz bir kitabe var. O da kalenin mimarını Mehmed bin Ahmed bin Muallim olarak anıyor.

Arşiv kayıtları kitabeyi doğruluyor. Baykara’nın, Rıfkı Melul Meriç’in yayımladığı II. Bayezid dönemi in’âmât defterinden aktardığına göre inşaatın bina emini Zaim Şeyh Musa, kâtibi Mehmed’di. İkisine 9 Ocak 1509’da İstanbul’a dönüşlerinde birer Bursa kumaşı elbise hediye edildi. İnşaatı denetleyen Ayasuluk kadısı Mevlânâ Muslihiddin’e de bir kat elbise verildi. Defterde kale için “nev-binâ kerde est” yani “yeni yapılmıştır” ifadesi geçiyor.

Ceneviz kalesi mi, Osmanlı kalesi mi?

Kalenin yerinde daha önce bir Ceneviz yapısı olup olmadığı tartışmalı ve kaynaklar burada açıkça ayrışıyor:

  • Ceneviz izleri vardır görüşü: Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın müze sayfası kalenin “ilk olarak 15. yüzyılda Cenevizliler tarafından inşa edildiğine dair izler taşıdığını” yazıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi de II. Bayezid’in “Cenevizlilerden kalan” kaleyi bir kule ekleyerek yeniden yaptırdığını söylüyor. Türkçe Vikipedi’ye göre denize en yakın ikiz kuleler, Sakız’daki Ceneviz kalesinin kuzeybatı kulesine benziyor.
  • Tamamen Osmanlı yapısıdır görüşü: Baykara, Çeşme’de ev temeli kazılarında bile eski yapı kalıntısı çıkmadığını, hiçbir tarihî kaydın burada bir Ceneviz kalesinden söz etmediğini yazıyor. Ona göre Cenevizlilerin Türk toprağında kale yapmasına zaten imkân yoktu. Defterdeki “yeni yapılmıştır” kaydı da bunu destekliyor. Baykara, Ceneviz görüşünün 1987’de kale girişine konan bir tanıtım levhasıyla yaygınlaştığını not ediyor. Ona göre bu görüş, Evliya Çelebi’deki kitabe metninin “hisârı aynı cedîd kıldı” diye yanlış okunmasından da beslendi.

Kesin olan şu: Kitabe ve arşiv kayıtları kalenin bugünkü hâliyle 1508-1509’da II. Bayezid döneminde tamamlandığını gösteriyor.

Evliya Çelebi’nin gördüğü kale

Evliya Çelebi kaleyi 1671’de gördü. Onun tarifine göre kale deniz kıyısında alçak bir kaya üzerindeydi. Dörtgen planlıydı, çevresi 700 adımdı. Üç yanı derin hendekle çevriliydi, yalnız denizin dövdüğü batı yanında hendek yoktu. Güneye bakan demir kapıya hendek üzerindeki asma köprüyle geçiliyordu. İç kalenin batıya bakan tarihli kapısını ikinci bir demir kapı izliyordu. Bu kapıların üstünde II. Bayezid adına bir mescit vardı. Kale içinde Sakız’a bakan elli toprak damlı ev bulunuyordu. Dizdar ile 185 nefer burada oturuyordu.

Kalenin askerleri için yakındaki üç köyün geliri ayrılmıştı: Alaca-at (bugünkü Alaçatı), Ildırı ve Birgicek. Baykara’nın aktardığı 1529 tahririne göre bu 71.500 akçelik gelir 54 kişi arasında paylaşılıyordu. 1575’te kadro 50 kişiydi. 16. yüzyılın ilk çeyreğine ait bir sayımda kalede iki demir top, 22 pranko topu ve 99 tüfek kayıtlı.

Kalenin sağladığı güven ticareti büyüttü. 1528-1529’da kalenin hemen güneyine Kanuni döneminde bir kervansaray yapıldı. Yapı TDV’ye göre Mimar Ömer bin Ali Pabuççu’nun eseri. Bugün otel olarak kullanıldığı aktarılıyor.

1770: Limanın içinde yanan donanma

Kalenin önündeki koy, 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı’nın en ağır deniz yenilgisine sahne oldu. Rus donanması Akdeniz’e İngiliz desteğiyle açılmıştı. 5 Temmuz 1770’te Kaptan-ı Derya Hüsameddin Paşa komutasındaki Osmanlı donanmasıyla Çeşme’nin kuzeyinde, Koyun Adaları açıklarında karşılaştı. Çarpışmada sağ kanadı yöneten Cezayirli Hasan Bey’in gemisi ile Rus Amirali Spiridov’un gemisi birbirine kenetlenip yandı. Hasan Bey yaralı olarak denizden kurtarıldı.

TDV’ye göre Osmanlı donanması ardından, Hasan Bey’in itirazına rağmen, manevra imkânı olmayan Çeşme limanının içine sokuldu. 6’yı 7 Temmuz’a bağlayan gece Ruslar limanın ağzını tutup içeri ateş gemileri saldı. Birbirine yakın demirlemiş gemilerin hemen hepsi yandı. Kayıp sayısında kaynaklar ayrışıyor. TDV’ye göre Osmanlılar 5000 civarında asker kaybetti. Türkçe Vikipedi ise 11.000 civarında denizciden söz ediyor. Rus kaybı aynı kaynakta 700 civarında veriliyor. Çariçe II. Katerina komutan Aleksey Orlov’a “Çesmenski” unvanını verdi. Zaferin anısına Rusya’da birkaç anıt yaptırdı. Bunlardan biri Tsarskoye Selo’daki Çesme Sütunu.

Yenilgiden Hüsameddin Paşa sorumlu tutuldu. Cezayirli Hasan ise aynı yıl Rusların kuşattığı Limni’yi küçük bir gönüllü birliğiyle kurtardı. Kasım 1770’te “gazi” unvanı ve vezirlikle kaptan-ı derya oldu. 1790’daki ölümüne kadar Osmanlı donanmasının yeniden kurulmasında başrol oynadı. Kalenin önündeki heykel bu yüzden onun. Türkçe Vikipedi’ye göre heykel 1974’te heykeltıraş Haluk Tezonar tarafından yapıldı. Paşa’yı, Cezayir’den getirdiği rivayet edilen aslanıyla birlikte ayakta gösteriyor.

Kaleden müzeye

Kale 1821-1828 Yunan İsyanı sırasında son kez önemli bir görev üstlendi. Baykara’ya göre kadro bu yıllarda 69 kişiye çıktı. Kayıtlarda ilk kez gayrimüslim ustalar da görülüyor. 1830’ların başında kaleye bağlı askerî tımarlar kaldırıldı. Kırım Savaşı’ndan sonra toplar da sökülünce kale askerî işlevini tümüyle yitirdi. 1884 tarihli Aydın salnamesi, burçlardan birkaçının bir depremde yıkıldığını yazar. Baykara bunun 1883 depremi olduğunu düşünüyor.

Kale yapıldığında tam deniz kıyısındaydı. Sonradan yapılan dolgularla bugün kıyıdan biraz içeride kaldı. 1965’te Topkapı Sarayı Müzesi’nden getirilen silahlarla silah müzesi olarak açıldı. Silahlar nemden paslanmaya başlayınca İzmir Arkeoloji ve Ödemiş müzelerine gönderildi. 1984’teki düzenlemeyle kale, Çeşme Arkeoloji Müzesi olarak açıldı. Vikipedi’ye göre kale 2020’de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı.

Neye bakmalı

  • Güney kapı: Ana giriş, Evliya Çelebi’nin anlattığı gibi güney cephede. Kale kara tarafında üç yandan hendekle çevriliydi.
  • İç kale kapısındaki kitabe: “Hoş-âbâd” tarih düşürmesi buradadır. Altındaki çeşmenin üzerinde mimarın adını veren küçük kitabeyi arayın.
  • Burçlar: Burç sayısında da kaynaklar ayrışıyor. Vikipedi üç cephede altı burç sayıyor, Kültür Envanteri ise dört burçtan söz ediyor. Saymak size kalmış.
  • Müze salonları: Çeşme merkezindeki Bağlararası Tunç Çağı yerleşiminden ve Erythrai kazılarından gelen eserler, denizden çıkan amforalar ve 1770 savaşına ayrılmış salon.

Bugün Çeşme Kalesi’ni gezerken

Bakanlığın Türkçe müze sayfasına göre (2 Ekim 2026’da bakıldı) Çeşme Müzesi her gün 08:30-17:30 arası açık. Gişe 17:00’de kapanıyor, T.C. vatandaşları için MüzeKart geçerli. Restorasyon projeleri nedeniyle bir süre kapalı kalan Osmanlı-Rus Deniz Savaşı Teşhir Salonu ve Taş Eserler Salonu yeniden açılmış. Sayfaya göre şu anda kapalı bölüm yok. Aynı sayfanın İngilizce sürümü hâlâ bu salonların kapalı olduğunu yazıyor, yani güncellenmemiş.

Kaleden çıkınca güneydeki Kanuni dönemi kervansaray ile Cezayirli Gazi Hasan Paşa heykeli birkaç adım ötede. Surların üstünden limanın ve havanın açık olduğu günlerde Sakız Adası’nın görünüşü, 1508’de neden tam burada bir kale gerektiğini kendiliğinden anlatıyor.

Ulaşım, süre ve çevredeki diğer yerler için: İzmir gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Çeşme Kalesi’ni kim yaptırdı?

Kale, Sultan II. Bayezid döneminde Aydın sancakbeyi Mir Haydar tarafından yaptırıldı. Kapı kitabesindeki tarih düşürme hicri 914’ü, yani 1508-1509’u veriyor. Mimarı ikinci bir kitabede Mehmed bin Ahmed bin Muallim olarak anılıyor.

Çeşme Kalesi Cenevizliler tarafından mı yapıldı?

Tartışmalı. Bakanlık ve TDV İslâm Ansiklopedisi kalede Ceneviz izleri bulunduğunu yazıyor. Tarihçi Tuncer Baykara ise kitabe, arşiv kaydı ve kazı verilerine dayanarak burada önceden bir Ceneviz kalesi olmadığını savunuyor. Bugünkü kalenin 1508-1509’da Osmanlılarca tamamlandığı konusunda kaynaklar birleşiyor.

1770 Çeşme Deniz Savaşı’nda ne oldu?

5 Temmuz 1770’te Koyun Adaları açıklarındaki çarpışmanın ardından Osmanlı donanması Çeşme limanına çekildi. 6’yı 7 Temmuz’a bağlayan gece Rusların gönderdiği ateş gemileriyle donanmanın neredeyse tamamı yandı. Kayıp sayıları kaynaklara göre 5000 ile 11.000 arasında değişiyor.

Çeşme Müzesi açık mı?

Bakanlığın sitesine göre (2 Ekim 2026) müze her gün 08:30-17:30 arası açık. Gişe 17:00’de kapanıyor. Bir süre kapalı kalan Osmanlı-Rus Deniz Savaşı salonu ve Taş Eserler salonu yeniden açılmış.

Kaynakça


👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top