Simena (Kaleköy) Antik Kenti Tarihi

Son güncelleme: 15 Ekim 2026

Simena (Kaleköy) Antik Kenti, Antalya
Fotoğraf: Paris 15 · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Nerede: Antalya, Demre, Üçağız Mahallesi, Kaleköy mevkii; Kekova Adası’nın karşısındaki yarımada, Kaş ile Demre arasında
Başka adları: Kaleköy (yerel olarak “Kale”); antik denizcilik kılavuzunda Somena
Dönem: MÖ 4. yüzyıldan Orta Çağ’a; kale Orta Çağ’da kullanıldı
Önemli tarihler: MÖ 4. yüzyıl Likçe yazıtlar ve sikkeler · MS 79-81 İmparator Titus’a adanan hamam · MS 2. yüzyıl depremleri · Orta Çağ kalesi · 1990 Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi
Bugün: Ören yeri (kale ve tiyatro); Bakanlığın sitesine göre (2 Ekim 2026’da bakıldı) her gün 08:00-19:00 açık, gişe 18:30’da kapanıyor, MüzeKart geçerli

Simena, Türkiye’de karayolunun girmediği nadir köylerden biri. Bugünkü Kaleköy’e tekneyle ya da Likya Yolu’ndaki patikadan yürüyerek ulaşılır. Tepedeki kalenin mazgallı surları, altlarındaki Roma duvarları ve en altta kayaya oyulmuş bir Likya mezarı aynı bakışta görülebiliyor. Bakanlığın deyişiyle burada “aynı anda üç ayrı devir” görmek mümkün. Likya’nın genel tarihi için Xanthos Antik Kenti Tarihi sayfasına bakabilirsiniz.

Küçük bir Likya kıyı kenti

Simena’nın adı yazılı kaynaklarda ilk kez Romalı yazar Yaşlı Plinius’ta geçer. Roma döneminden kalma bir denizcilik kılavuzu (Stadiasmus Maris Magni) ise kenti Somena diye anar ve komşu Aperlai’ye 60 stadion uzaklıkta gösterir. Ancak kentin geçmişi daha eskiye gidiyor. Likçe yazılı bir kitabe ve Aperlai’de bulunan gümüş bir sikke, yerleşimin MÖ 4. yüzyılda var olduğunu gösteriyor.

Simena hiçbir zaman büyük bir kent olmadı. Kültür Portalı’na göre Likya Birliği’nde komşusu Aperlai tarafından temsil ediliyordu. Bir Alman kaynağı Simena’nın Aperlai, Apollonia ve Isinda ile birlikte bir kentler birliği oluşturduğunu yazıyor. Bölge Roma İmparatorluğu’na katıldıktan sonra Simena’nın da varlığını sürdürdüğü biliniyor.

Titus’a adanan hamam

Kaleköy iskelesine yanaşırken ilk görülen yapı, kıyıdaki harap Roma hamamı. Hamamın kitabesinde “Aperlai halkı ve meclisi ile birliğin diğer şehirleri tarafından İmparator Titus’a armağan edilmiştir” yazıyor. Titus MS 79-81 arasında hüküm sürdüğü için yapı bu yıllara tarihleniyor. Hamamın bir bölümü bugün suyun içinde.

Depremler ve suya gömülen kıyılar

Simena ve karşısındaki Kekova Adası, antik çağdaki depremlerde zarar gördü. Kıyıların bir bölümü çöktü ve suya gömüldü. Simena kıyısında bugün suyun içinde merdivenler, Likya tipi lahitler, mendirek ve yapı kalıntıları görülebiliyor. Bunların en bilineni, sudan tek başına yükselen bir lahit. Çevresinde batık yolların izleri seçiliyor.

Turların “batık kent” diye gösterdiği kalıntıların asıl büyük bölümü ise Simena’nın karşısında, Kekova Adası’nın kuzey kıyısında. Burada antik çağda Dolikhiste adlı bir yerleşim vardı. Adanın Simena’ya bakan kıyısında 4-5 metre derinliğe kadar uzanan, yarısı suyun içinde merdivenler, ev ve iskele kalıntıları var. İngilizce kaynaklara göre bu yerleşim 2. yüzyılda bir depremle yıkıldı, Bizans döneminde yeniden kuruldu ve Arap akınları yüzünden terk edildi. Adanın kuzeybatısındaki Tersane Koyu’nda bir Bizans kilisesinin kalıntıları duruyor.

Kale ve kayaya oyulmuş tiyatro

Köyün üstündeki kale Orta Çağ’da kullanıldı. Kalenin kim tarafından yapıldığı kesin değil. Bir Alman kaynağı onu 1522’ye kadar Rodos’u yöneten St. Jean Şövalyelerine bağlıyor. Bakanlık ise yalnızca Orta Çağ kalesi diyor. Surların mazgallı (kırlangıç kuyruğu biçimli) bölümleri iyi korunmuş. Kale antik temeller üzerine kuruldu. Bakanlığın tanımına göre bir kaya mezarının üzerinde düzgün bloklardan bir Roma duvarı, onun üzerinde de geç döneme ait mazgallı sur yükseliyor.

Kalenin içinde Simena’nın en ilginç yapısı var: Doğal kayaya oyulmuş, yedi oturma sıralı ve yaklaşık 300 kişilik bir tiyatro. Bakanlığa göre bu, Likya kentleri arasındaki en küçük tiyatro. Bir İngilizce kaynak yapının tiyatro ya da bir meclis binası (bouleuterion) olabileceğini belirtiyor. İç kalede ayrıca birkaç bloktan ibaret bir tapınak ve onunla bağlantılı bir sütunlu galerinin (stoa) kalıntıları var. Kültür Portalı’na göre buradaki dini yapı önce tapınak, sonra kilise, en son da cami olarak kullanıldı. Kalede su sarnıçları ve kaya mezarları da bulunuyor.

Nekropol ve Likçe yazıt

Kalenin kuzeydoğusunda lahitlerden ve kaya mezarlarından oluşan geniş bir mezarlık uzanıyor. Mezarların bir kısmı Roma dönemine ait Likya tipi lahitler. İkisi ev tipi kaya mezarı. Kulenin kuzeyindeki ev tipi mezarda Likçe bir yazıt var. Kaleden Üçağız’a bakıldığında, eski adı Teimiussa olan bu koyun ne kadar korunaklı bir doğal liman olduğu görülüyor. Simena’nın burada kurulmasının nedeni de muhtemelen buydu.

Koruma altındaki Kekova

Kekova bölgesi 18 Ocak 1990’da Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edildi. Yaklaşık 260 kilometrekarelik bu alan Kekova Adası’nı, Kaleköy ve Üçağız köylerini ve Simena, Aperlai, Dolikhiste ve Teimiussa antik kentlerini kapsıyor. Simena birinci derece arkeolojik sit alanı. Batık kalıntıların bulunduğu bölümde yüzme ve dalış yasak. Simena, UNESCO’nun Geçici Listesi’nde yer alan “Likya Uygarlığı Antik Kentleri” (2009) arasında.

Bugün Simena’yı gezerken

Kaleköy’e ulaşmanın en kolay yolu Üçağız’dan kalkan tekneler. Kaş, Demre ve Andriake’den kalkan Kekova turları da genellikle burada mola veriyor. Teknenin yanaştığı iskelenin yanında Titus hamamının kalıntılarını görürsünüz. Kıyıdaki sığ suda yarı gömülü lahitleri ve merdivenleri arayın. Kaleye köyün evleri arasından dik bir patika ve yer yer antik basamaklarla çıkılıyor. Yol üzerinde evlerin arasına karışmış lahitler var.

Kalede önce kayaya oyulmuş küçük tiyatroya bakın. Ardından surların üstünden Kekova Adası’na ve Üçağız koyuna doğru bakın. Bakanlığın sitesine göre (2 Ekim 2026’da bakıldı) ören yeri her gün 08:00-19:00 arası açık, gişe 18:30’da kapanıyor. Batık kent kalıntıları ise yalnızca tekneden ya da izin verilen alanlarda deniz kanosundan görülebiliyor.

Ulaşım, süre ve çevredeki diğer yerler için: Antalya gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Kekova’daki “batık kent” Simena mı?

Kısmen. Simena kıyısında da suya gömülmüş lahitler ve yapılar var. Ama “batık kent” olarak bilinen kalıntıların büyük bölümü karşıdaki Kekova Adası’nın kuzey kıyısında, antik Dolikhiste yerleşimine ait.

Simena’daki tiyatro kaç kişilik?

Kayaya oyulmuş yedi oturma sırası var ve yaklaşık 300 kişi alıyor. Bakanlığa göre Likya kentlerindeki en küçük tiyatro. Kalenin içinde.

Kaleköy’e karayoluyla gidilebilir mi?

Hayır. Köye karayolu yok. Üçağız’dan tekneyle ya da Likya Yolu üzerindeki patikadan yürüyerek ulaşılıyor.

Kaynakça


👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top