Irgandı Köprüsü Tarihi

Son güncelleme: 16 Ekim 2026

Irgandı Köprüsü, Bursa
Fotoğraf: HALUK COMERTEL · CC BY 3.0 · Wikimedia Commons

Nerede: Bursa; Gökdere üzerinde, Osmangazi ile Yıldırım ilçelerinin sınırında, Yeşil semtine yakın
Dönem: Osmanlı, 15. yüzyıl ortası (II. Murad dönemi); bugünkü dükkânlar 2004 rekonstrüksiyonu
Yaptıran: Irgandılı Ali’nin oğlu tüccar Hoca Muslihuddin · Mimar: kaynaklara göre Abdullah oğlu Timurtaş
Önemli tarihler: 846 (1442) yapım · 1559 dükkânlar ve mescit için vakfiye · 1640 Evliya Çelebi’nin tasviri · 1848 sel onarımı · 1855 deprem · 1922 tahribat · 1949 dükkânsız yeniden yapım · 2002-2004 restorasyon ve rekonstrüksiyon
Bugün: Yaya geçişine açık “sanat köprüsü”; üzerindeki dükkânlarda geleneksel el sanatları atölyeleri

Bursa’da Gökdere’nin derin vadisini tek bir sivri kemerle aşan Irgandı Köprüsü, üzerinde çarşı olan bir köprü. Köprünün iki yanında dükkânlar sıralanıyor, ortasından üstü örtülü bir yol geçiyor. 15. yüzyılda bir Bursa tüccarının yaptırdığı köprü yüzyıllar içinde depremle yıkıldı, savaşta tahrip oldu, dükkânsız bir geçide dönüştü ve 2004’te yeniden çarşılı haline kavuştu. Kentin genel tarihi için Tophane Surları tarihi sayfasına bakabilirsiniz.

Bir tüccarın köprüsü

Köprünün üzerinde bir kitabe yok. Bu yüzden kim tarafından ve ne zaman yapıldığı başka belgelerden çıkarılıyor. Semavi Eyice, Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ndeki (DİA) “Irgandı Köprüsü” maddesinde farklı anlatımları sıralıyor. Evliya Çelebi köprünün Orhan Gazi tarafından, fetihten az sonra yapıldığını söyler. Hüseyin Ayvansarâyî ise 897 (1492) tarihini veren bir manzume kaydeder. Ekrem Hakkı Ayverdi’nin Bursa kadı sicillerinden çıkardığı notlara göre ise Ali el-Irgandî’nin oğlu Hâce Muslihuddin köprüyü 846’da (1442) yaptırdı. Hâce, o dönemde “tüccar” anlamında kullanılıyordu. Eyice, bu bilginin başka belgelerle kontrol edilmesi gerektiğini de not ediyor, çünkü Muslihuddin’in 1497 dolaylarında Bilecik’te öldüğü kayıtlı.

Bugün genel kabul gören tarih 1442. Kültür Portalı köprünün II. Murad zamanında, Irgandı Ali oğlu tüccar Hoca Muslihiddin tarafından mimar Abdullah oğlu Timurtaş’a yaptırıldığını yazıyor. Bir tarih araştırmacısının TRT Haber’e aktardığına göre Timurtaş, Hacı İvaz Paşa’nın vakfiyesinde şahit olarak geçen kişi. Köprünün adının kaynağı da tartışmalı. Eyice’ye göre bir görüş, adın bâninin babası Ali el-Irgandî’nin “Irgand” adlı bir yerden gelmesine dayandığı yönünde. Evliya Çelebi ise adı “ırgalandı”, yani sallandı kelimesine bağlayan, inanılması güç menkıbeler anlatır.

Köprünün üstünde bir çarşı

Dükkânların ne zaman yapıldığı da tartışılıyor. Eyice’nin aktardığı bir kadı sicili belgesine göre Muslihuddin’in torunu, Ahmed Çelebi oğlu Muslihuddin, babasından kalan servetle köprünün üstüne otuz bir dükkân yapmayı tasarladı. Kuzey ucundaki beş dükkândan birini mescide çevirdi ve Mart 1559 tarihli vakfiyesiyle bazı şartlar koydu. Ayverdi bu yüzden dükkânların köprüden yaklaşık bir yüzyıl sonra eklendiğini kabul eder. Köprü üzerine monografi hazırlayan Yılmaz Önge ise köprü ile dükkânların bir bütün olarak, aynı zamanda yapıldığını savunur. Önge’ye göre ayakların içindeki mekânlar ve dükkânlara bağlanan hücreler, yapımda dükkânların baştan düşünüldüğünü gösteriyor. Eyice, ilk dükkânların ahşap olup 1559’da kâgire çevrilmiş olabileceğini de ihtimal olarak anar.

Kültür Portalı’na göre köprünün üstünde her iki yanda on altışar olmak üzere 32 dükkân vardı. Kuzeydoğu ucundakilerden biri mescide ayrılmıştı. Tek kemerin iki yanında ise ahır ve depo olarak kullanılan mekânlar bulunuyordu. Eyice’ye göre kadı sicilleri dükkânların kurşun örtülü olduğunu ve 1567, 1573, 1576 ve 1632’de onarıldığını gösteriyor. Aralık 1848’de selin harap ettiği bir ayağın acele onarımı için kayıt düşülmüş.

Gezginlerin gözünden

1573-1589 arasında Bursa’ya gelen Alman Reinhold Lubenau, köprünün tek kemerinin üstünde dükkânların sıralandığını yazar. Eyice’nin aktardığına göre 1640’ta Bursa’yı gezen Evliya Çelebi köprüdeki çarşıda 200 kadar hallaç dükkânı olduğunu söyler. Dükkânların üzerinin tonoz kemerli ve kurşun örtülü olduğunu, iki başında mazgal delikli demir kapılar bulunduğunu anlatır. Kültür Portalı da çarşının iki ucunun geceleri büyük demir kapılarla kapandığını belirtiyor. 1836’da Bursa’ya gelen Julia Pardoe köprünün bir gravürünü yayımlar ve dükkânlarda dokuma tezgâhlarının çalıştığını yazar. 1824-1825 tarihli bir yazmada da köprünün iki yanındaki kâgir odalarda pamuklu dokuma tezgâhlarının işlediği anlatılıyor.

Deprem, savaş ve dükkânsız yıllar

28 Şubat 1855 depremi köprüyü ağır hasara uğrattı. Eyice’ye göre köprü bütünüyle yıkılmadı, ama üstündeki tonozlu dükkân sıraları yok oldu. Sonraki yıllarda dükkânlar ahşaptan, birbirini tutmayan biçimlerde yeniden yapıldı. 1861-1862’de basılan şehir planında köprü, iki yanında 32-35 dükkânın sıralandığı üstü açık bir çarşı olarak görünüyor. Fransız Albert Kahn’ın renkli fotoğraf arşivinde de köprünün 3 Haziran 1913’te çekilmiş bir görüntüsü bulunuyor.

Kurtuluş Savaşı’nın sonunda köprü bir kez daha yıkıldı. Eyice’ye göre Yunan birlikleri 1922’de Bursa’dan çekilirken köprüyü tahrip etti ve üstündeki dükkânlar bütünüyle ortadan kalktı. Kültür Portalı köprünün dinamitlendiğini, Türkçe ve İngilizce Vikipedi bombalandığını yazıyor. Bursa, Eylül 1922’de Yunan işgalinden kurtuldu.

Köprü 1949’da yeniden yapıldı. Eyice’ye göre Bursa Belediyesi köprüyü bu yıl onarırken tarihini hesaba katmadı ve onu yalnızca iki yakayı bağlayan bir geçit olarak düşündü. Kültür Portalı’na göre köprü dükkânsız, betonarme olarak ve özgün halinden 60 santimetre daha yüksek yapıldı. Eyice, bu yükseltmenin alttaki düzgün kesme taş örgünün üzerinde poligonal taşlarla açıkça görüldüğünü yazar. 1999’da basılan maddesinde köprünün eski biçimine uygun ihya edilmemesini Bursa için “büyük bir kayıp” olarak niteler ve onu Venedik’teki Rialto ile Floransa’daki Ponte Vecchio’yla karşılaştırır.

2004 rekonstrüksiyonu

Kültür Portalı’na göre köprünün restorasyonu için girişimler 1988’de başladı. Arkitera’nın 2004 başında Osmangazi Belediyesi’ne dayanarak verdiği habere göre Vakıflar Genel Müdürlüğü köprüyü restore et-işlet-devret modeliyle on yıllığına belediyeye tahsis etti. Proje 15 Şubat 2002’de Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylandı, ihalesi aynı yıl yapıldı. Yaklaşık 10 metre genişliğindeki köprünün iki yanına toplam 22 dükkân yerleştirildi ve ortada 3,60 metre genişliğinde bir geçiş yolu bırakıldı. Kültür Portalı, köprünün 19. yüzyıldaki durumuna uygun rekonstrüksiyonunun 2004’te tamamlandığını yazıyor. Yani bugün köprünün üstünde gördüğünüz dükkânlar 15. yüzyıldan değil, 2004’ten kalma.

“Dünyada dört çarşılı köprüden biri” mi?

Yerel tanıtımlarda Irgandı’nın dünyada üstünde çarşı bulunan dört köprüden biri olduğu sık sık tekrarlanır. Diğer üçü olarak Floransa’daki Ponte Vecchio, Venedik’teki Rialto ve Bulgaristan’ın Lofça kentindeki Osam Köprüsü sayılır. Türkçe ve İngilizce Vikipedi bu iddianın doğru olmadığını belirtiyor. Almanya’da Erfurt’taki Krämerbrücke ve İngiltere’de Bath’taki Pulteney Köprüsü gibi başka çarşılı köprüler de var. Daha savunulabilir ifade Kültür Portalı’nınki: Irgandı, “Osmanlıların tek arasta köprüsü” olarak tanıtılıyor. İngilizce Vikipedi de onu Osmanlı İmparatorluğu’nda yapılan tek çarşılı köprü olarak anıyor.

Neye bakmalı?

  • Tek sivri kemer: Eyice’ye göre kemer yaklaşık 15 metre açıklığa ve aşağı yukarı aynı yüksekliğe sahip. Gökdere vadisine inerek kemeri alttan görebilirsiniz.
  • İki farklı taş: Alttaki düzgün kesme taş örgü ile üstteki poligonal taşlı yükseltme arasındaki fark, 1949 onarımının izi.
  • Ayaklardaki mekânlar: Eyice’ye göre kuzeybatı ayağın içinde 4,50 × 14,85 metrelik tonozlu bir mekân var. Önge bu büyük mekânın ahır ya da antrepo olabileceğini düşünmüş.
  • Dükkânlar: 2004’te yeniden yapılan dükkânlarda bugün hat, ebru, tezhip, minyatür, sedefkârlık ve çini gibi geleneksel sanatların atölyeleri çalışıyor.

Bugün Irgandı Köprüsü’nü gezerken

Köprü yaya geçişine açık ve ücretsiz. Osmangazi Belediyesi’ne göre dükkânların işlevi yeniden düzenlenerek köprü bir “sanat köprüsü” haline getirildi. TRT Haber’in 2019 tarihli haberine göre de dükkânlarda sedefkârlıktan çiniciliğe geleneksel el sanatları atölyeleri bulunuyor. Atölyelerin açılış saatleri dükkândan dükkâna değişebilir. Köprü, Kültür Portalı’na göre tarihi Boyacıkulluğu Köprüsü’nün güneyinde. Gökdere’nin doğu yakasındaki Yeşil Camii ve Yeşil Türbe‘ye, batıda ise hanlar bölgesine yürüyerek ulaşılabiliyor.

Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Bursa gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Irgandı Köprüsü ne zaman yapıldı?

Kadı sicillerinden çıkarılan bilgiye göre 846 (1442) yılında, II. Murad döneminde. Yaptıran, Irgandılı Ali’nin oğlu tüccar Hoca Muslihuddin. Kitabesi olmadığı için Evliya Çelebi’nin Orhan Gazi’ye bağlaması ve 1492 tarihli bir manzume gibi farklı anlatımlar da var.

Köprünün üstündeki dükkânlar eski mi?

Hayır. Özgün dükkânlar 1855 depreminde yok oldu, yerine yapılan ahşap dükkânlar da 1922’de ortadan kalktı. 1949’da köprü dükkânsız yeniden yapıldı. Bugünkü dükkânlar 2004’teki rekonstrüksiyonla yapıldı.

Irgandı dünyadaki dört çarşılı köprüden biri mi?

Bu yaygın bir tanıtım ifadesi, ama doğru değil. Avrupa’da Ponte Vecchio, Rialto ve Osam Köprüsü dışında da çarşılı köprüler var. Kültür Portalı Irgandı’yı “Osmanlıların tek arasta köprüsü” olarak tanıtıyor. Bu ifade de tartışmaya açık, çünkü Lofça’daki Osam Köprüsü de 1874’te, Osmanlı döneminde yapılmıştı.

Kurtuluş Savaşı’nda köprüye ne oldu?

DİA’ya göre Yunan birlikleri 1922’de Bursa’dan çekilirken köprüyü tahrip etti ve üstündeki dükkânlar tamamen ortadan kalktı. Köprü 1949’da Bursa Belediyesi tarafından dükkânsız olarak yeniden yapıldı.

Kaynakça


👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top