Termessos Antik Kenti Tarihi

Son güncelleme: 15 Ekim 2026

Termessos Antik Kenti, Antalya
Fotoğraf: Ingo Mehling · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Nerede: Antalya, Döşemealtı; kent merkezinin yaklaşık 30 km kuzeybatısında, Güllük Dağı’nın (antik Solymos) güneybatı yamacındaki doğal bir düzlük, deniz seviyesinden yaklaşık 1.000-1.150 metre; Güllük Dağı-Termessos Milli Parkı içinde
Halkı: Kendilerine “Solym” diyen bir Pisidia halkı
Dönemler: Pisidia kenti → İskender’in seferi → Helenistik krallıklar arasında bağımsızlık → Roma müttefiki özgür kent → Lycia et Pamphylia eyaleti → Geç Antik Çağ piskoposluğu → 5. yüzyıldan sonra terk
Önemli tarihler: MÖ 333 İskender’in geçidi zorlayıp kenti almadan ayrılması · MÖ 319 Alketas’ın Termessos’ta ölümü · MÖ 189 Isinda kuşatması ve Roma’ya ödenen 50 talent · MÖ 71 Roma Senatosu’nun özgürlük kararı · MS 451 Khalkedon Konsili’nde Termessos piskoposu · Mayıs 2025 ilk sistemli kazı
Bugün: Milli park içinde ören yeri; UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın müze sitesinde güncel bir ziyaret sayfası bulunamadı (2 Ekim 2026)

Termessos’a giden yol ziyaretçiye kentin neden ayakta kaldığını kendisi anlatıyor. Ana yoldan ayrılan dik yol, sonra daha dik bir patika, ormanın içinde sur kalıntıları ve en sonunda dağın omzunda, iki uçurum arasına sıkışmış bir düzlük. Kentin büyüklüğü Perge ya da Aspendos’la yarışmaz. Ama ne bir orduya ne de sonraki yüzyıllarda bir köye yenik düştü. Terk edildikten sonra üzerine yerleşim kurulmadı, 20. yüzyılda da milli parkın içinde kaldı. Bu yüzden Termessos, Anadolu’nun en iyi korunmuş antik kentlerinden biri sayılıyor. Buna rağmen kentte ilk sistemli kazı ancak 2025’te başladı.

Solymler: Homeros’un savaşçıları

Termessos’un sakinleri kendilerini Solym (Solymoi) olarak tanıtıyordu. Bu bilgiyi coğrafyacı Strabon veriyor. Solymler Homeros’un İlyada‘sında geçen eski bir halk. Destanda kahraman Bellerophontes’in Likya kralının verdiği görevler arasında onlarla savaştığı ve bunun “insanlarla giriştiği en çetin savaş” olduğu anlatılıyor. Strabon, Termessos yakınında “Bellerophontes’in Palisadı” denen bir yerin ve Bellerophontes’in Solymlerle savaşta ölen oğlunun mezarının gösterildiğini yazıyor.

Halkın ve dağın adı yerel bir Anadolu tanrısından, Solymeus’tan geliyordu. Bu tanrı sonradan Zeus’la özdeşleştirildi ve kentin baş tanrısı Zeus Solymeus oldu. Termessos sikkelerinde sık sık onun tasviri ve adı görülüyor. Araştırmacılar kentin adındaki çift “s”yi de Yunan öncesi Anadolu dillerine işaret eden bir ek olarak yorumluyor.

İskender ve Yenice Geçidi

Termessos’un yazılı tarihi esas olarak MÖ 333’te, Büyük İskender’in Pamphylia’dan Phrygia’ya geçmek istemesiyle başlıyor. Arrianos’a göre yol Termessos’un altındaki dar geçitten geçiyordu ve Termessoslular geçidi tutmuştu. Bu dar boğaz bugün Yenice Geçidi diye biliniyor. Arrianos, kentin doğal engeller sayesinde küçük bir güçle bile savunulabileceğini vurguluyor. İskender geçidi açtı, kentin önüne ordugâh kurdu. Ama kenti almanın uzun süreceğini görünce saldırmadan ayrıldı ve kuzeye, Sagalassos’a yürüdü.

Neden çok daha alçak ve kolay geçitler varken İskender’in bu sarp yolu seçtiği hâlâ tartışılıyor. Bazı anlatılarda ona rehberlik eden Pergelilerin onu bilerek yanlış yola soktuğu ileri sürülüyor; bu bir yorum, kaynaklarda kesin bir kanıtı yok. İskender’in kenti “kartal yuvası”na benzettiği de sık anlatılır; ancak bu sözün antik bir kaynağı gösterilmiyor.

Alketas’ın trajedisi

Termessos tarihinin en çarpıcı olayını tarihçi Diodoros ayrıntılarıyla anlatıyor. İskender’in ölümünden sonra generalleri arasındaki savaşlarda Antigonos Monophthalmos (“Tek Gözlü”), Pisidia’yı üs edinen rakibi Alketas’ın peşine düştü. Diodoros’a göre Antigonos’un ordusu 40.000 piyade, 7.000 atlı ve çok sayıda filden oluşuyordu. MÖ 319’da Alketas Termessos’a sığındı ve kentliler ona yardım sözü verdi.

Antigonos kentin önüne geldiğinde Termessos ikiye bölündü. Yaşlılar bir yabancı Makedon uğruna kentin yıkılmasını istemedi ve Alketas’ı teslim etmeye karar verdi. Gençler ise sözlerini tutmakta direndi. Teslim edileceğini anlayan Alketas canına kıydı. Yaşlılar cesedi Antigonos’a verdi. Antigonos cesede üç gün boyunca hakaret etti ve gömmeden bırakıp gitti. Termessoslu gençler cesedi geri aldı, törenle gömdü ve onun için bir anıt yaptı.

Kentin güneybatısındaki kaya mezarlarından biri bu anıtla eşleştiriliyor. Mezarın sol yanında MÖ 4. yüzyıla tarihlenen atlı bir savaşçı kabartması var. Diodoros’un Alketas’ın Antigonos’la at üstünde savaştığını yazması ve gençlerin görkemli bir mezar yaptığı bilgisi, bu eşleştirmenin dayanağı. Mezar ne yazık ki defineciler tarafından tahrip edilmiş.

Krallar arasında bağımsız bir kent

Helenistik dönemde Termessos’un toprakları güneydoğuda Antalya Körfezi’ne kadar uzanıyordu; bu deniz bağlantısı yüzünden kent bir süre Mısır’daki Ptolemaios krallığının nüfuzuna girdi. Likya’daki Araksa kentinde bulunan bir yazıt, Termessos’un MÖ 2. yüzyılda bilinmeyen bir nedenle Likya Birliği’yle savaştığını gösteriyor. Livius’a göre MÖ 189’da Termessoslular Pisidyalı komşuları Isinda’yı kuşatmıştı. Isindalılar Roma konsülünden yardım istedi. Romalılar kuşatmayı kaldırttı ve Termessos’tan 50 talent gümüş aldı. Aynı dönemde Termessoslular, güneybatıda Oinoanda’da “Küçük Termessos” adlı bir koloni kurdu.

Termessos’un eski düşmanı, Pisidia’nın bir başka dağ kenti Selge’ydi. Bu rekabette Termessos, Bergama kralı II. Attalos’la dostluk kurdu. II. Attalos bu dostluğun anısına kente iki katlı bir stoa yaptırdı; stoanın yazıtı bugün de agoranın kuzeybatısında duruyor. Kuzeydoğu stoasını ise Osbaras adlı zengin bir Termessoslu, büyük olasılıkla Attalos’un stoasını örnek alarak yaptırdı.

Roma Cumhuriyeti’nin müttefiki olan Termessos’a MÖ 71’de Roma Senatosu bir kararla özgür kent statüsü tanıdı ve hakları güvenceye alındı. Kent bu bağımsızlığı uzun süre korudu; tek istisna Galatya kralı Amyntas’la (MÖ 36-25) kurulan ittifaktı. Termessos MÖ 71’den sonra kendi bronz sikkelerini bastı; bazı sikkelerde “özerk” unvanı yer alıyor. İmparatorluk döneminde Lycia et Pamphylia eyaletine bağlandı ve MS 2.-3. yüzyıl başında gelişkin bir taşra kenti hâline geldi.

Neye bakmalı

Kral Yolu ve zar falı yazıtları: Yenice Geçidi’nden kente çıkan antik yol, Termessosluların “Kral Yolu” dediği yol. Helenistik suru geçip dümdüz kent merkezine uzanıyor. Yolun yapım tarihi için kaynaklar ayrışıyor: bazıları MS 2. yüzyıl, eski bakanlık tanıtımı ise MÖ 2. yüzyıl diyor. Kent kapısının doğusundaki surlarda zar falı yazıtları var. Her biri dört-beş satırlık bu yazıtlar, zarla atılacak sayıları, kendisinden kehanet istenen tanrının adını ve tanrının “cevabını” veriyor.

Agora ve sarnıçlar: Kentin resmî yapıları iç surların biraz ötesindeki düzlükte. Agoranın zemini taş bloklar üzerine yükseltilmiş ve altında, kuzeybatıda kayaya oyulmuş beş büyük sarnıç bulunuyor. Kentin su ihtiyacının bir bölümü bu sarnıçlarda biriktirilen yağmur suyuyla karşılanıyordu.

Tiyatro: Agoranın hemen doğusunda, Pamphylia ovasına ve Toroslara bakan tiyatro Termessos’un en çok fotoğraflanan yeri. Helenistik bir tiyatro olarak yapıldı, Roma döneminde değiştirildi. Oturma alanı bir yatay geçitle ikiye bölünüyor: altta on altı, üstte sekiz sıra. Yaklaşık 4.000-5.000 kişi alıyordu. Güney giriş Roma döneminde tonozla örtüldü, kuzey giriş açık bırakıldı. Sahne binası MS 2. yüzyıl özelliklerini taşıyor; sahnenin altındaki beş küçük odada, orkestraya salınmadan önce dövüştürülecek vahşi hayvanların tutulduğu düşünülüyor.

Odeon: Tiyatronun yaklaşık 100 metre ötesindeki küçük, çatılı salon MÖ 1. yüzyıla tarihleniyor ve çatı hizasına kadar ayakta. Doğu ve batı duvarlarındaki on bir büyük pencereden ışık alıyordu. 600-700 kişiden fazla almadığı hesaplanıyor; meclis binası (bouleuterion) olarak da kullanılmış olabilir.

Tapınaklar: Kentte farklı büyüklükte altı tapınak saptandı. Odeonun hemen arkasındaki yapının Zeus Solymeus tapınağı olduğu öneriliyor. Odeonun güneybatı köşesindeki küçük tapınak, kapı yazıtına göre Artemis’e adanmıştı. Yapıyı ve içindeki kült heykelini Aurelia Armasta adlı bir kadın ve kocası kendi paralarıyla yaptırmıştı.

Nekropoller ve lahitler: Kentin güneyinde, batısında ve kuzeyinde, büyük kısmı surların içinde kalan mezarlıklar var. MS 2. ve 3. yüzyıla tarihlenen lahitler yüksek kaideler üzerinde duruyor ve depremlerle devrilip ağaçların arasına dağılmış durumda. Lahitlerin yazıtları dikkatle okunmaya değer. Mezara kimlerin gömülebileceğini sayıyor, mezarı açanlara tanrıların gazabını diliyor ve ceza öngörüyor. 300 ile 100.000 denarius arasında değişen bu cezalar, Zeus Solymeus adına kent hazinesine ödeniyordu.

Kentin sonu

Termessos Geç Antik Çağ’da da bir Hristiyan kentiydi. 451’deki Khalkedon Konsili’ne Termessos piskoposu Zenodotos katıldı. Kentin sonunu getiren olay için kaynaklar bir depremi işaret ediyor: kente su taşıyan sistemin bir depremde yıkıldığı ve kentin bundan sonra, 5. yüzyıl civarında, terk edildiği düşünülüyor. Kesin yıl bilinmiyor. Kent bir daha iskân görmedi. Bu da yapıların taşlarının başka yapılarda kullanılmamasını ve kentin bugünkü korunmuşluğunu açıklıyor.

Araştırmalar ve 2025’teki ilk kazı

Termessos 19. yüzyıl sonundan beri araştırmacıların ilgisini çekti. Karl Lanckoroński’nin seferine katılan mimar Georg Niemann 1890’da kentin yapılarını ve tapınaklar bölgesinin canlandırmalarını çizdi. Avusturyalı epigrafçı Rudolf Heberdey’in çalışmaları (1929, 1941) ve 1991-1994’te Bülent İplikçioğlu, Güler Çelgin ve A. Vedat Çelgin’in epigrafi araştırmaları, kentten bini aşkın yazıtın yayımlanmasını sağladı. Termessos’un tarihi büyük ölçüde bu yazıtlardan biliniyor.

Ama kentte uzun süre kazı yapılmadı. İlk sistemli arkeolojik kazı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras” projesi kapsamında Mayıs 2025’te Antalya Bilim Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Koçak başkanlığında başladı. Kazının ilk hedefi, blokları çevresine dağılmış bir anıt mezarı belgeleyip yeniden ayağa kaldırmak. Koçak’ın aktardığına göre kent terk edildikten sonra hiç yerleşim görmediği ve milli park ilan edildikten sonra koruma en üst düzeye çıktığı için yapı taşlarının neredeyse tamamı yerinde duruyor.

Bugün Termessos’u gezerken

Kent, Güllük Dağı-Termessos Milli Parkı’nın içinde. Araç yolu bir otoparkta bitiyor; kent merkezine ve tiyatroya oradan dik ve taşlı bir patikayla çıkılıyor. Yürürken ilk görülenler Kral Yolu, surlar ve sarnıçlar. Tiyatroya çıkmadan önce agoranın altındaki sarnıç ağızlarına, odeonun pencerelerine ve Artemis tapınağının kapı yazıtına bakın. Dönüşte güney nekropolündeki lahitlerin yazıtlarına zaman ayırın. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın müze sitesinde Termessos için güncel bir ziyaret sayfasına 2 Ekim 2026’da ulaşılamadı. 2025’ten beri kazı da sürdüğü için giriş saatlerini ve alanın açık bölümlerini gitmeden önce milli park yönetiminden ya da Antalya Müzesi’nden teyit edin. Alanda gölge var ama su yok; yanınıza su alın.

Ulaşım, süre ve çevredeki diğer yerler için: Antalya gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

İskender Termessos’u neden almadı?

Arrianos’a göre MÖ 333’te İskender kentin altındaki geçidi açıp ordugâh kurdu, ama sarp konumdaki kenti almanın uzun süreceğini görünce saldırmadan ayrıldı ve Sagalassos’a yürüdü. Kent bir kuşatmayla düşürülmedi, İskender buna girişmedi.

Solymler kimdi?

Termessosluların kendilerine verdiği ad. Homeros’un İlyada’sında Bellerophontes’in savaştığı halk olarak geçiyor. Adları, sonradan Zeus’la özdeşleştirilen yerel tanrı Solymeus’tan ve dağın antik adı Solymos’tan geliyor.

Alketas Mezarı gerçekten Alketas’ın mı?

Kesin değil. Mezardaki MÖ 4. yüzyıl atlı savaşçı kabartması ve Diodoros’un Termessoslu gençlerin Alketas için görkemli bir anıt yaptığı bilgisi bu eşleştirmeyi destekliyor. Mezarda Alketas’ın adını taşıyan bir yazıt bulunmuyor.

Termessos’ta kazı yapılıyor mu?

Evet. Kentteki ilk sistemli kazı Mayıs 2025’te Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras” projesi kapsamında, Antalya Bilim Üniversitesi’nden Mustafa Koçak başkanlığında başladı.

Kaynakça

  • Arrianos, Anabasis 1.27-28; Diodoros 18.45-47; Strabon 13.4.16 ve 14.3.9; Livius 38.15; Homeros, İlyada 6.184.
  • Aktüel Arkeoloji, “Termessos Antik Kenti’nde İlk Kazı Başladı”, 10 Temmuz 2025.
  • T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, “Termessos” tanıtım sayfası (2016 arşiv kopyası).
  • Kültür Envanteri, “Termessos” (UNESCO Geçici Listesi kaydı, Niemann 1890 çizimleri, ilişkili yapılar; güncelleme 17 Mart 2026).
  • R. Heberdey, Termessische Studien, Viyana 1929; B. İplikçioğlu, G. Çelgin, A. V. Çelgin, Epigraphische Forschungen in Termessos und seinem Territorium, Viyana 1991-1994.
  • Termessos, Termessos (DE) ve Termessos, Vikipedi.

👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top