Limyra Antik Kenti Tarihi
Son güncelleme: 15 Ekim 2026
Nerede: Antalya, Finike, Turunçova ve Yuvalılar (Saklısu) yakınları; Finike’nin yaklaşık 6-9 km kuzeydoğusu, Toçak Dağı’nın güney eteği ve önündeki ova, Limyros Çayı’nın iki yakası
Başka adları: Likçe Zemuri; Limira
Dönem: MÖ 8. yüzyıldan Orta Bizans dönemine; en parlak çağları MÖ 4. yüzyılın ilk yarısı (Perikles) ve MS 2.-3. yüzyıl
Önemli tarihler: MÖ 5. yüzyıl Zemuri sikkeleri · MÖ 4. yüzyılın ilk yarısı Perikles’in başkenti ve Heroon · MÖ 350 dolayı Xñtabura mezarı · MÖ 3. yüzyıl Ptolemaion · MS 4 Gaius Caesar’ın ölümü · MS 141 depremi ve tiyatronun yenilenmesi · 1838 Charles Fellows · 1969’dan beri kazılar · 2012 olası sinagog
Bugün: Ören yeri; Bakanlığın sitesine göre (2 Ekim 2026’da bakıldı) her gün 08:30-19:00 açık, MüzeKart geçerli. Ovadaki kalıntıların bir kısmı kaynak sularının içinde
Limyra’ya Finike’den gelen biri önce bir tiyatroyla karşılaşır. Tiyatro, Turunçova-Kumluca yolunun hemen kenarında, dağın ovaya indiği yerde. Arkasında yükselen yamaç kaya mezarlarıyla delik deşik, tepede de bir kalenin surları görülür. Yolun öbür yanında ise suyun içinden yükselen sütunlar, bir köprü ve sazlıkların arasında bir anıt mezar var. Limyra iki ayrı kent gibi okunabilir: MÖ 4. yüzyılda Likya’yı kısa bir süre tek elde toplayan bir hükümdarın yamaçtaki başkenti ve Roma döneminde ovada büyüyen bir kent. Likya’nın genel tarihi Xanthos Antik Kenti Tarihi sayfasında anlatılıyor.
Zemuri: adın ve kentin kökeni
Kentin Likçe adı Zemuri. Bakanlığın tanıtımı adın Hititçe Zumarri sözcüğünden türediğinin düşünüldüğünü yazıyor. Kazılarda bulunan en eski buluntular MÖ 8. yüzyılın ilerleyen dönemine ait geç Geometrik dönem seramikleri. Ancak bunlar o dönemdeki yerleşimin büyüklüğü hakkında bilgi vermiyor. MÖ 5. yüzyılda Zemuri adıyla sikke basılıyordu. Almanca kaynaklara göre bunlardan biri, Xanthoslu hanedan Kuprlli adına basılmıştı. Bu da kentin bölgede önem kazandığını gösteriyor.
Limyra’nın zenginliğinin temeli, Karaçay ile Alakır Çayı arasındaki verimli alüvyon ovası. Bugünkü Finike, Limyra’nın eski limanından gelişti.
Perikles: Doğu Likya’nın kralı
Limyra’nın altın çağı, Likçe yazıtlarda adı Perikle olarak geçen bir hanedanla geldi. Perikles MÖ 4. yüzyılın ilk yarısında Limyra’da oturuyordu. Yüzü sikkelerinden biliniyor. Almanca kaynaklara göre Perikles, Xanthos hanedanını yenerek bir süre bütün Likya’yı ve kuzey ve doğudaki komşu bölgeleri yönetti. Bu güç değişimi büyük olasılıkla Pers efendilerinin isteğine aykırıydı. Araştırmacılar bu yüzden Perikles’i, MÖ 360’larda Batı Anadolu satraplarının Pers kralına karşı ayaklanmasıyla (Satraplar İsyanı) ilişkilendiriyor.
İsyanın bastırılmasından sonra Likya’nın bağımsız hanedanlıkları sona erdi ve bölge Halikarnassos’taki Karya satrapı Mausolos’un yönetimine verildi. Komşu Phaselis bu mücadelede Mausolos’un yanında yer almıştı (bkz. Phaselis Antik Kenti Tarihi). Bazı kaynaklar Perikles döneminde Limyra’yı “Likya’nın başkenti” olarak anar. Ancak bu, Helenistik dönemde kurulan Likya Birliği’nin başkenti anlamına gelmez. Birlik ancak iki yüzyıl sonra kurumsallaştı.
Perikles dönemi bir imar dönemiydi. Kentin çevresine yaklaşık 25 hektarlık bir sur halkası ve dağın tepesine bir kale yapıldı. Kalenin üzerinde iki yüksek kule yükseliyordu. Hükümdarın gücünü gösteren en etkileyici yapı ise kendi anıt mezarıydı.
Perikles Heroonu
Heroon, aşağı kalenin güney duvarının ortasında, deniz seviyesinden yaklaşık 218 metre yükseklikte, kayaya oyulmuş bir terasın üzerinde duruyor. Kazıyı yöneten Jürgen Borchhardt’a göre yapının esin kaynakları iki ünlü anıttı. Biri Atina Akropolisi’ndeki Erekhtheion’un Kızlar Sundurması, öteki Xanthos’taki Nereidler Anıtı. Temelin içinde bir mezar odası vardı. Üstünde İon düzeninde, önü ve arkası sütunlu küçük bir tapınak biçiminde bir yapı yükseliyordu. Sütunların yerinde ise kadın heykelleri, yani karyatidler duruyordu.
Tapınak biçimli üst yapının iç odasının (cella) duvarlarını süsleyen frizde Perikles savaş arabasıyla sefere çıkarken, arkasında atlı muhafızları ve piyadeleriyle betimlenmiş. Alınlıkların tepesinde figürlü heykeller (akroterler) vardı. Bunlardan kuzeydekinin konusu yeniden kurulabildi: Perseus, Medusa’nın başını kesiyor. Bakanlığa göre yapının önemli parçaları Antalya Müzesi’nin koleksiyonunda. Antalya Müzesi Temmuz 2025’ten bu yana yeni binasının yapımı nedeniyle kapalı.
Kaya mezarları ve Likçe yazıtlar
Limyra’nın çevresinde beş büyük nekropol var ve kentte 400’ü aşkın kaya mezarı bulunuyor. Bu sayı Limyra’yı Likya’da en çok kaya mezarına sahip kentlerden biri yapıyor. Borchhardt’a göre bilinen yerel Likçe mezar yazıtlarının üçte biri bu kentte. Mezar yazıtları sahiplerinin adlarını veriyor.
Mezarların bazıları kentin tarihini anlatıyor. Nekropol II’deki Tebursseli mezarının üst kısmında, Likçe yazıtlarla açıklanan savaş sahneleri var. Tebursseli, kralı Perikles ile sırt sırta, Xanthos vadisini yöneten hanedan Arttumpara’ya ve askerlerine karşı savaşırken gösterilmiş. Tiyatronun doğusunda, yolun öbür yanında duran Xñtabura mezarı MÖ 350 dolayında yapıldı. Kabartmalarında ölü öbür dünyanın yargıçlarının önünde duruyor, bir rahip boğa kurban ediyor. Bir başka mezardaki Aramice yazıt ise Pers İmparatorluğu’nun kançılarya dilinde. Anadolu’daki az sayıdaki Aramice yazıttan biri olan bu metin, Likya’nın Pers dünyasıyla bağlarını gösteriyor.
Ptolemaion ve Helenistik dönem
İskender’in ardından Likya’nın büyük bölümü Mısır’daki Ptolemaios hanedanının yönetimine girdi. Ovadaki batı kentin güney surunun içinde ortaya çıkarılan ve Ptolemaion adı verilen anıtsal yapı bu dönemden. İngilizce kaynaklara göre Limyralılar bu anıtı, kenti işgalci Galatlara karşı destekleyen II. Ptolemaios Philadelphos’a minnetle adadı. Yapıya ait heykeller Antalya Müzesi’nde. Bakanlık bunları Limyra kazılarının son yıllardaki en önemli buluntuları arasında sayıyor. Kentin asıl kentleşmesi de bu dönemde başladı. Kalenin bulunduğu tepenin eteğindeki köylü yerleşimi, Helenistik ve Roma dönemlerinde bir kent görünümü kazandı.
Gaius Caesar: Augustus’un mirasçısının ölümü
Limyra’nın Roma tarihine girdiği an bir ölüm. İmparator Augustus, torunu Gaius Caesar’ı MÖ 17’de, üç yaşındayken evlat edinip mirasçısı yaptı. Gaius MÖ 1’de Doğu’ya gönderildi ve MS 2’de Partların işgal ettiği Ermenistan’a girdi. Orada Roma yanlısı bir kralı tahta çıkardı, ancak bir tuzakta ağır yaralandı. Roma’ya dönüş yolunda Finike’de karaya çıktı ve MS 4’te Limyra’da yaralarından öldü.
Gaius’un külleri Roma’ya götürüldü. Limyra’da ise onun anısına içinde naaşı olmayan anıtsal bir mezar, bir kenotaf yapıldı. Batı kentin güney surunun yakınında, taş bir podyum üzerinde yükselen kule benzeri bir yapı bu. Bakanlığa göre anıtı çevreleyen mermer kabartmalardan Antalya Müzesi koleksiyonundaki yüksek kabartma, Augustus dönemi gerçekçiliğinin olağanüstü bir örneği.
Roma ve Bizans dönemi
MS 141’deki büyük Likya depreminden sonra tiyatro yeniden yapıldı. Borchhardt’a göre masrafı Rhodiapolisli zengin hayırsever ve Likyarkh Opramoas karşıladı (bkz. Rhodiapolis Antik Kenti Tarihi). Bakanlık, tiyatronun aslının Helenistik döneme ait olduğunu ve 141’de büyük bir onarım geçirdiğini yazıyor. Roma döneminden bir hamam, bir anıtsal kapı ve sütunlu caddeler de kaldı. Kentin doğusunda, Alakır Çayı’nın eski yatağı üzerinde, Roma dönemine ait uzun bir köprü var. Almanca kaynaklara göre köprü yaklaşık 360 metre uzunluğunda ve 26 basık kemerden oluşuyor. Dünyanın en eski basık kemerli köprülerinden biri sayılıyor. Bean’in ansiklopedisinde uzunluk 400 metre olarak geçer.
Bizans döneminde Limyra, Myra’ya bağlı bir piskoposluktu. 381’den 879’a kadar konsillere katılan altı piskoposun adı biliniyor. Doğu kentte piskoposluk kilisesi ve sarayı, aşağı kalede de bir kilise kalıntısı var. Ovadaki kentin çevresine çekilen kalın surlar huzursuz dönemlerin izi. Kültür Portalı, kentin 8. ve 9. yüzyıllardaki Arap akınlarından sonra terk edildiğini yazıyor. 2012’de batı kentte, Geç Antik Çağ’a ait, Yahudi simgeleri taşıyan bir yapı bulundu. Kazı başkanı Martin Seyer ve meslektaşı bu yapıyı ihtiyatla bir sinagog olarak yorumladı.
Keşif ve kazılar
Limyra’yı Avrupa’ya ilk tanıtanlardan biri, 1838’de bölgeden geçen İngiliz gezgin Charles Fellows. Kenti 1842’de Schönborn, ardından İngiliz araştırmacılar Spratt ve Forbes ziyaret etti. Bilimsel kazılar 1969’da Jürgen Borchhardt başkanlığında, Alman Arkeoloji Enstitüsü İstanbul Şubesi adına başladı. 1984-2001 arasında Viyana Üniversitesi Klasik Arkeoloji Enstitüsü’nün projesi olarak sürdü. 2002’den beri Avusturya Arkeoloji Enstitüsü (ÖAI) kazıları yürütüyor. Kazı önce Thomas Marksteiner, onun 2011’deki ölümünden sonra Martin Seyer başkanlığında devam etti.
Almanca kaynaklara göre Türkiye ile Avusturya arasındaki siyasi gerginlik yüzünden kazılar Ağustos 2016’da durduruldu ve Temmuz 2018’de yeni izinle yeniden başladı. Seyer ve ekibinin yayımladığı yıllık ön raporlar 2024 kazı sezonuna kadar uzanıyor.
Bugün Limyra’yı gezerken
Limyra iki parçalı bir gezi. Yolun kuzeyinde tiyatro ve yamaç var. Tiyatrodan yukarı çıkan yol kaya mezarlarının arasından aşağı kaleye ve Perikles Heroonu’nun terasına ulaşıyor. Tırmanış dik ve gölgesiz, ama ovanın ve Finike Körfezi’nin manzarası buradan görülür. Terastaki Heroon’un yerinde temel ve birkaç parça kaldı. Frizin ve karyatidlerin asılları Antalya Müzesi’nin koleksiyonunda; müze Temmuz 2025’ten bu yana yeni binasının yapımı nedeniyle kapalı olduğu için şu an görülemiyor.
Yolun güneyinde ise ovadaki kent var. Burada Limyros Çayı’nın kaynak suları kalıntıların arasından akıyor. Bu yüzden zemin yer yer bataklık. Batı kentte Ptolemaion’un ve Gaius Caesar kenotafının kalıntılarını, kenotafın podyumunu arayın. Doğu kentte ise piskoposluk kilisesinin kalıntıları duruyor. Tiyatronun doğusunda, yolun karşısındaki Xñtabura mezarının kabartmalarına bakmayı unutmayın.
Bakanlığın sitesine göre (2 Ekim 2026’da bakıldı) ören yeri her gün 08:30-19:00 arası açık. Yaz aylarında ovadaki alanda sivrisinek olabilir.
Ulaşım, süre ve çevredeki diğer yerler için: Antalya gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Limyra’daki Perikles, Atinalı Perikles mi?
Hayır. Limyra’daki Perikles, MÖ 4. yüzyılın ilk yarısında yaşamış bir Likya hanedanı. Likçe yazıtlarda Perikle adıyla geçer. Atinalı devlet adamı Perikles ise MÖ 5. yüzyılda yaşamıştı. İki isim aynı kökten geliyor ama kişiler ayrı.
Gaius Caesar kimdi, neden Limyra’da anıtı var?
İmparator Augustus’un torunu ve evlatlığı, yani tahtın mirasçısıydı. Ermenistan’da yaralanan Gaius, Roma’ya dönerken MS 4’te Limyra’da öldü. Külleri Roma’ya götürüldü, Limyra’da onun için içinde naaşı olmayan anıtsal bir mezar (kenotaf) yapıldı.
Perikles Heroonu’nun heykelleri nerede?
Bakanlığa göre yapının önemli parçaları Antalya Müzesi’nin koleksiyonunda; müze Temmuz 2025’ten bu yana kapalı. Limyra’daki terasta ise yapının temeli ve bazı parçaları görülebiliyor.
Limyra’yı kim kazıyor?
Kazılar 1969’da Alman Arkeoloji Enstitüsü adına Jürgen Borchhardt başkanlığında başladı. 2002’den beri Avusturya Arkeoloji Enstitüsü yürütüyor. Kazı başkanı Martin Seyer.
Kaynakça
- Borchhardt, Jürgen, “Limyra”, The Princeton Encyclopedia of Classical Sites, Princeton 1976 (Perseus).
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Limyra Ören Yeri (erişim 2 Ekim 2026).
- Kültür Portalı, Limyra Antik Kenti.
- Seyer, Martin – Lotz, Helmut (2013), “A Synagogue in Limyra?”, Journal of Ancient Judaism 4/1.
- Seyer, Martin vd., “The Excavation and Research Works at Limyra (Lycia) 2024: Preliminary Report”, Anatolia Antiqua (2025).
- Vikipedi: Limyra (Almanca), Limyra (İngilizce), Limyra (Türkçe).
- Borchhardt, Jürgen (1993), Die Steine von Zemuri. Archäologische Forschungen an den verborgenen Wassern von Limyra, Wien.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası