Hisar Camii Tarihi
Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Nerede: İzmir, Konak, Kemeraltı; Hisarönü Meydanı, Kızlarağası Hanı’nın doğusu
Dönem: Osmanlı; 16. yüzyıl sonu (1591-1592 ya da 1597-1598)
Yaptıran: Yakub Bey (Molla Yakub Efendi); kimliği tartışmalı
Önemli tarihler: 1480 Liman Kalesi’nin yeniden yapımı · 1591-1598 arası inşa · 1813 kapsamlı onarım · 1881 deprem onarımı ve alçı süslemeler · 1890 minare · 1927 deprem ve yeni minare · 1982-1985 onarım · 2009-2011 restorasyon
Bugün: İbadete açık; İzmir’in en büyük tarihi camisi olarak anılıyor
Kemeraltı’nın ortasında, Kızlarağası Hanı’nın hemen yanında, kurşun kubbeleri ve ince minaresiyle Hisar Camii yükselir. Adı, bugün izi bile kalmayan bir kaleden gelir: cami, eski iç limanın ağzındaki Liman Kalesi’nin, yani “hisar”ın kapısı önünde yapılmıştı. İzmir’in simgesel camilerinden biri olmasına karşın ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı, hangi bölümünün hangi yüzyıldan kaldığı hâlâ tartışmalı. Ege Üniversitesi’nden Şakir Çakmak ve Melike Yurdagül’ün 2022’deki çalışması, 2018’de başlayan onarımda yapıdan gelen yeni izlerle bu soruların bir kısmını yeniden açtı.
Kalenin kapısında bir cami
İç limanı koruyan Liman Kalesi (Aşağı Kale) 1231-1235’te yapılmış, Orta Çağ boyunca Latinlerle Türkler arasında birçok kez el değiştirmişti. 1472’de Venedik donanmasının kenti yağmalamasından sonra Fatih Sultan Mehmed 1480’de kaleyi yeniden yaptırdı. Çakmak ve Yurdagül’e göre limanda sağlanan bu güvenlik, Kadifekale eteklerindeki Müslüman halkın liman bölgesine inmesini hızlandırdı; Hisar Camii de bu yeni dokunun anıtsal simgesi oldu. Kentin liman tarafından girişinde konumlanması, bölgedeki yeni siyasi ve sosyal düzenin bir göstergesiydi. Kemeraltı bölgesinde Hisar Camii’nden daha erken tarihli bir cami bilinmiyor. Kale ise 1872’de içindeki evlerle birlikte yıktırıldı (bazı kaynaklar 1869-1870 diyor); kalenin kitabesi 2017’de İzmir Hamidiye Camii’nde bulundu. Çarşının bu dönemdeki gelişimi için Kemeraltı Çarşısı tarihi sayfasına bakabilirsiniz.
1592 mi, 1598 mi?
Caminin inşa kitabesi bugün yerinde değil. Yapıya dair en eski ve en ayrıntılı bilgiyi, 1671’de İzmir’e gelen Evliya Çelebi veriyor. Evliya caminin “Aşağı Kale kapısı önünde üç mihraplı” olduğunu, orta kapının üzerindeki tarih kitabesinde Mevlânâ Yakub’un adının ve hicri 1000 yılının (1591-1592) yazdığını aktarıyor. 1952’de İzmir tarihi yazan Hakkı Gültekin ise inşa tarihini 1006 (1597-1598) olarak verdi, ama kaynağını göstermedi. Bu yüzden kaynaklarda iki tarih yan yana dolaşıyor: Kültür Portalı ve birçok rehber 1592’yi, Türkçe Vikipedi 1597-1598’i kullanıyor. Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi ise “kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte” diyerek yapıyı şehrin ilk anıtsal yapısı olarak tanımlıyor.
Yakub Bey kimdi?
Caminin banisi olarak gösterilen Yakub Bey’in kimliği de belirsiz. Evliya Çelebi bir yerde “Molla Yakub Efendi” der, başka bir yerde ise üç mihrabın ayrı üç hayır sahibi tarafından yaptırıldığını söyler. Hakkı Gültekin onu “Aydınoğulları’ndan Özdemiroğlu Yakub Bey”, Rauf Nezihi “eşraftan Yakub Bey” diye tanımlar, ama ikisi de kaynak göstermez. Vakıf kayıtlarını inceleyen Münir Aktepe, Yakub Bey adlı birinin yapıyla yakın bağlantısı olduğu sonucuna varmış, kimliği hakkında net bir veriye ulaşamamıştır. Kısacası “Aydınoğlu Yakub Bey” bilgisi yaygın olsa da belgeyle kanıtlanmış değil.
Kilise kalıntısı tartışması
Bazı eski kaynaklar caminin yerinde önceden bir Latin kilisesi bulunduğunu yazar; Aktepe de yapının en geç 14. yüzyıl başına ait bir kilise olduğunu öne sürmüştür. Çakmak ve Yurdagül bu görüşe katılmıyor: caminin bugünkü kurgusu, yönü ve mimari özellikleri bir kiliseden dönüştürülmüş olmasını olanaksız kılıyor. Onların önerisine göre burada bir kilise bulunmuş, 1480’den sonra bir süre camiye çevrilerek kullanılmış, 16. yüzyıl sonunda yıktırılıp yerine bugünkü caminin temelleri atılmış olabilir. Bu, kesin bir sonuç değil, bir olasılık olarak sunuluyor.
Neye bakmalı?
- Plan: Doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen, merkezi planlı bir ibadet alanı. Merkezi kubbe on ayak üzerinde duruyor: dördü güney duvarına gömülü, altısı serbest. Doğu ve batıda ikişer, kuzeyde, kadınlar mahfilinin üzerinde beş küçük kubbe var. Kuzeyde yedi kubbeli son cemaat yeri ve kuzeybatıda minare yer alıyor.
- Ayaklar ve başlıklar: Bugün silindir görünümlü ayakların aslında sekizgen kesitli olduğu, 1927 onarımında demir lamalarla sarılıp yuvarlatıldığı, 1982-1985 onarımında da betonla daha da kalınlaştırıldığı anlaşıldı. Barok taş başlıklar 1927’de alçıyla kaplanarak büyütüldü. Merkezi kubbeyi taşıyan kuzeydeki ayaklardan birinin başlığı, alçı kaplanmadan önceki taş haliyle açıkta bırakılmış; mutlaka arayın.
- Alçı süslemeler: Hisar Camii, İzmir’de alçı süslemenin en yoğun görüldüğü camilerden biri. Altın yaldızlı çiçek, yaprak ve meyveler mihrap duvarını, kubbe içlerini, pencere ve kemerleri kaplıyor. Harimdeki “Sene 1299” (1881-1882) ibareleri, bu süslemelerin 1881 deprem onarımından kaldığını gösteriyor.
- Mermer minber: Minber ve vaaz kürsüsü mermerden, yoğun bitkisel oymalarla. Çakmak ve Yurdagül minberde hattat Ali Vehbi’nin imzasını buldu; aynı imza 1814 tarihli Dönertaş Sebili’nde ve Çeşme’deki İlyaszade Çeşmesi’nde de var. Bu, minberin 1813 onarımı dönemine ait olduğunu düşündürüyor.
- Avlu ve Hisarönü: Avluda muvakkithane (saatin bulunduğu kemerli cephesiyle), kütüphane, sebil biçimli iki küçük çeşme ve şerbetlikler var. Avlu dışındaki iki sekizgen şadırvandan biri 1876’da Evliyazade İbrahim Efendi, diğeri 1883’te Hacı Mahmud Efendi tarafından yaptırıldı; kubbeleri 2009-2011 restorasyonunda kaldırılıp yerlerine fıskiyeli havuzlar konuldu.
Onarım evreleri
- 1813: 1881 tarihli Aydın Vilayeti Salnamesi caminin “binası 1227” (1812-1813) diyor. Çakmak ve Yurdagül, kaynaklarda “onarım” diye geçen bu müdahalenin aslında çok kapsamlı olduğunu, yapının taşıyıcı sisteminin bu dönemde yeniden kurulmuş olabileceğini öne sürüyor. Münir Aktepe’ye göre son cemaat yeri de bu yıl eklendi.
- 1868-1870: 1868-1869 depreminde kubbeler hasar gördü; 1870 tarihli kitabe büyük olasılıkla bu onarımla ilgili.
- 1881: Sakız merkezli depremlerden birinde cami zarar gördü; kubbe içi onarılıp süslendi.
- 1890: Vali Halil Rıfat Paşa minareyi düzgün kesme taş gövdeli ve soğan kubbeli olarak yeniden yaptırdı.
- 1927: Bir depremde minare yıkıldı ve camiye zarar verdi. Minare kapısındaki kitabeye göre Vali Kâzım (Dirik) Paşa aynı yıl camiyi onartıp minareyi yeniden yaptırdı. Son cemaat yerinin de bu tarihte yeniden yapılmış olabileceği düşünülüyor.
- 1982-1985: 1977 depreminden sonra başlayan esaslı onarımda betonarme ekler yapıldı; bu ekler 2018 çalışmalarında saptandı.
- 2009-2011: Restorasyondan sonra cami 11 Mart 2011’de Cuma namazıyla yeniden ibadete açıldı.
Türkçe kaynaklar, 20. yüzyılın önemli bestecilerinden Rakım Elkutlu’nun babasının ölümünden sonra Hisar Camii imamlığına atandığını ve bu görevi ölünceye kadar sürdürdüğünü de aktarıyor.
Bugün Hisar Camii’ni gezerken
Cami ibadete açık; namaz vakitleri dışında ziyaret edilebiliyor. Hisarönü Meydanı’ndaki şadırvanların yanından avluya girin ve muvakkithanenin saatine bakın. İçeride önce merkezi kubbeyi taşıyan ayaklara, sonra özgün taş başlığa, ardından mermer minbere yönelin. Çıkışta hemen batıdaki Kızlarağası Hanı‘na geçebilirsiniz; ikisi, eski Liman Kalesi’nin arkasında birbirini izleyen iki yüzyılın eserleri.
Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: İzmir gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Hisar Camii ne zaman yapıldı?
Kesin değil. Evliya Çelebi’nin gördüğü ve bugün kayıp olan kitabeye göre hicri 1000 (1591-1592); Hakkı Gültekin’e göre hicri 1006 (1597-1598). İkisi de 16. yüzyılın son on yılını gösteriyor.
Hisar Camii adını nereden alıyor?
Eski iç limanın girişindeki Liman Kalesi’nden (Aşağı Kale, Hisar Kalesi). Cami bu kalenin kapısının önünde yapıldı. Kale 19. yüzyılda yıktırıldı, ama adı caminin ve Hisarönü semtinin adında yaşıyor.
Camideki süslemeler ne zamandan?
Bugün görülen yoğun alçı süslemeler büyük ölçüde 1881 onarımından, mermer minber ve barok taş başlıklar büyük olasılıkla 1813 döneminden kalıyor. Yapının 16. yüzyıldaki özgün süslemesi hakkında bilgi yok.
İzmir’in en eski camisi Hisar Camii mi?
Kemeraltı bölgesinin bilinen en erken tarihli camisi ve şehrin ilk anıtsal camisi olarak kabul ediliyor. Ancak İzmir’in tamamında daha eski olduğu belirtilen yapılar var; örneğin Diyanet Vakfı ansiklopedisi Pazaryeri’ndeki Han Bey Camii’nin 15. yüzyıla ya da daha erkene ait olabileceğini yazıyor.
Kaynakça
- Çakmak, Şakir ve Yurdagül, Melike (2022). “Yeni Bulgular Işığında İzmir Hisar Camii”. Sanat Tarihi Dergisi 31/1: 689-717. DOI — Evliya Çelebi kaydı, tarih ve bani tartışması, onarım evreleri, Ali Vehbi imzası.
- Kuyulu, İnci (2001). “İzmir” (Mimari), TDV İslâm Ansiklopedisi — Hisar (Yakub Bey) Camii, onarım yılları, Liman Kalesi, Han Bey Camii.
- Aktepe, Münir (2003). İzmir Yazıları: Camiler, Hanlar, Medreseler, Sebiller. Haz. Fikret Yılmaz. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplığı.
- Kültür Portalı, “Hisar Camii”.
- Hisar Camii ve Hisar Mosque (İngilizce), Vikipedi.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası