Tirilye Fatih Camii Tarihi

Son güncelleme: 16 Ekim 2026

Tirilye Fatih Camii, Bursa
Fotoğraf: Hamdigumus · https://creativecommons.org/publicdomain/zero/1.0/deed.en · Wikimedia Commons

Nerede: Bursa, Mudanya, Tirilye Mahallesi; köy merkezinde, sahile yaklaşık 100 metre mesafede, Avlulu Hamam’ın yanında
Dönem: Orta Bizans (kilise; 8. ya da 9. yüzyıl, kesin tarih tartışmalı) · Osmanlı (cami; giriş kitabesi Hicri 968, Miladi 1560-1561)
Diğer adları: Hagios Stephanos Kilisesi · Hinolakkos (Chinolakkos) Manastırı Kilisesi · Aya Todori · Fethiye Camii
Önemli tarihler: 8.-9. yüzyıl yapım · 11. yüzyıl “Trigleia” adının ilk anılışı · 14. yüzyıl Osmanlı yönetimi (kesin tarih bilinmiyor) · 1560-1561 kitabe · 1676 Covel’in tanıklığı · 1855 depremi · 1920-1922 kısa süreli kilise kullanımı · 1924 mübadele · 1995-1996 restorasyon
Bugün: Cami olarak kullanılıyor; namaz vakitleri dışında gezilebiliyor

Tirilye’nin taş sokaklarının ortasında, kubbesi yüksek bir kasnağa oturan küçük bir cami durur. Yapı bin yılı aşkın bir süre önce Bizans kilisesi olarak yapıldı. 16. yüzyılda camiye çevrildi ve bugüne kadar kullanılmaya devam etti. Mercanoğlu yapıyı Bursa il sınırları içinde en iyi korunmuş Bizans eseri olarak tanımlıyor. Bu sayfa hem caminin hem de bir zamanlar Trigleia adını taşıyan kasabanın tarihini anlatıyor. Yakındaki Kemerli Kilise ile karıştırılan yapının hangisi olduğu da aşağıda açıklanıyor.

Trigleia: manastırlar kasabası

Tirilye, Mudanya’nın yaklaşık 11 km batısında, Marmara kıyısında bir yerleşim. Bizans döneminde Trigleia adıyla bilinen kasabanın adı, 11. yüzyılın ortasında Mikhael Psellos’un Opsikion Theması’nın bir yargıcına yazdığı bir mektupta geçer. Kasabanın çevresi Bizans döneminde manastırlarla doluydu. Medikion Manastırı 8. yüzyılda kuruldu. Hagios Ioannes Theologos (Pelekete) Manastırı’nın kalıntıları kasabanın 5 km uzağında, Batheos Rhyakos (Aya Sotiri) Manastırı ise dağ yamacında. Bu manastırlardan bugün yalnızca kalıntılar kaldı.

Adın kökeni hakkında birkaç anlatı var. Bilge Umar, adın eski Yunancada barbunya balığı anlamına gelen “trigla” sözcüğünden türediğini yazar. Başka iki yerel anlatı adı “üç” sayısına bağlar. Biri üç köyün birleşmesinden, öteki aforoz edilip buraya yerleşen üç keşişten söz eder. Bunlar halk etimolojisidir.

Tirilye’nin Osmanlı yönetimine ne zaman geçtiği kesin olarak bilinmiyor. Kaynaklar Mudanya’nın 1321’deki fethinin ardından, 14. yüzyıl içinde geçtiğini düşünüyor. Ersin Aydın ve Ayşın Özügül, Mango ve Ševčenko’ya dayanarak Tirilye’nin bölgede Osmanlı yönetimine en son giren yerlerden biri olduğunu yazıyor. Osmanlı arşivlerindeki bir kayda göre 1409’da kasabanın gelirleri Yıldırım Bayezid vakfına bağlanmıştı.

Tirilye, Osmanlı döneminde Rum nüfusun çoğunlukta olduğu, zeytin ve zeytinyağıyla tanınan zengin bir kasaba olarak kaldı. Türkçe Vikipedi’nin aktardığı kayıtlara göre 1830’da altı Rum mahallesinde 590 hane vardı. 1877 tarihli salnamede kasabada yedi mahallede 800 hane, altı kilise, iki okul ve bir cami sayılıyor. 1906 tarihli Hüdavendigâr Vilayeti Salnamesi ise bir cami, yedi kilise ve eski eser niteliğinde üç manastırdan söz ediyor. Salnameye göre zeytin Doğu Rumeli’ye, Karadeniz kıyılarına ve İskenderiye’ye gönderiliyordu. Kasabanın son Rum döneminden kalan yapılarından biri de 1909 tarihli Taş Mektep.

Kilise ne zaman yapıldı?

Yapının kitabesi yok. Banisi, mimarı ve yapım tarihi bilinmiyor. Tarih tartışması bu nedenle mimari ve süsleme özelliklerine dayanıyor ve kaynaklar ayrışıyor. Kültür Envanteri ve Türkçe Vikipedi 720-730 yıllarını veriyor. Fevzi Mercanoğlu’nun 2021 tarihli makalesine göre naostaki sütun başlıklarında bulunan monogramlar, İstanbul’daki Lips Manastırı ve Selanik Ayasofyası’ndaki benzerleriyle karşılaştırılarak yapı 8.-9. yüzyıla tarihlendi. Yapıyı son olarak ayrıntılı inceleyen Sacit Pekak ise harç analizleri, plan ve malzeme tekniğine dayanarak yapıyı 9. yüzyılın son dönemlerine tarihliyor. Robert Ousterhout ve Bizans mimarisi üzerine çalışan başka araştırmacılar 9. yüzyılın başını öneriyor. Monogramlar 20. yüzyılın başlarında kazınarak silindiği için kesin tarih vermek artık mümkün değil.

Tartışmanın önemi şurada: kapalı Yunan haçı planı Bizans mimarisinde Orta Bizans döneminin karakteristik planıdır. Fatih Camii bu planın bilinen en eski örneklerinden biri sayılıyor. Yapının 8. yüzyıla mı 9. yüzyıla mı ait olduğu, bu plan tipinin ne zaman ortaya çıktığı sorusuyla doğrudan bağlantılı. Bu sayfada iki görüş yan yana veriliyor: yapı 8. ya da 9. yüzyıla ait, son ayrıntılı inceleme 9. yüzyılı işaret ediyor.

Hangi azize adanmıştı?

Yapının Bizans dönemindeki adı da kesin değil. En yaygın kullanılan ad Hagios Stephanos. Bizans mimarisi üzerine yayın yapan The Byzantine Legacy’ye göre bu ad, yapının Trigleia Manastırı ile ilişkilendirilmesinden geliyor. Manastırın başrahibi İtirafçı Aziz Stefanos (Homologetes), ikonoklazma döneminde, V. Leon’un saltanatında (813-820) zulüm görmüştü. Türkçe Vikipedi, Hasluck ile Mango ve Ševčenko’ya dayanarak yapının “İsa ve Aziz Stefanos Kilisesi” olarak bilindiğini aktarıyor. Mango ve Ševčenko kiliseyi Trigleia Manastırı ile ilişkilendirirken, başka araştırmacılar onu Hinolakkos (Chinolakkos) Manastırı’na bağlıyor. Mudanya Kaymakamlığı ve Mudanya Belediyesi ise yapının ilk adının Aya Todori (Aziz Theodoros) olduğunu yazıyor. Yöre halkı yapıyı Fatih Camii ya da Fethiye Camii diye anıyor. Bu ad “fetheden” ya da “fetih” anlamını taşır. Kaynaklarda Fatih Sultan Mehmed ile bir bağlantı kurulmuyor.

Mimari: dört sütun üzerinde bir kubbe

Yapı, kareye yakın bir naos ile dört sütuna oturan bir kubbeden oluşur. Haç kolları beşik tonozlarla, köşe bölmeleri kubbemsi tonozlarla örtülü. Türkçe Vikipedi’ye göre sekiz pencereli silindirik bir kasnağa oturan kubbe yaklaşık 19 metre yüksekliğinde ve 4,5 metre çapında. The Byzantine Legacy çapı 5 metrenin biraz altında veriyor. Doğuda üç bölümlü, yanlara taşkın bir apsis düzeni, batıda beşik tonozlu bir narteks var. Narteksin önünde, ahşap çatılı ve sütunlu bir revak bulunuyor. Mercanoğlu’nun ölçümüne göre yapının dış boyutları 16,21 x 34,57 metre, duvar kalınlığı 1,48 ile 1,72 metre arasında.

Yapının en dikkat çekici yanı devşirme taşları. The Byzantine Legacy’ye göre naosun sütun başlıkları ve korkuluk levhaları 6. yüzyıldan kalma, başka bir yapıdan getirilmiş. Yan kemerlerin başlıkları ve bazı silme desenleri ise 9. yüzyıla ait olabilir. Mercanoğlu, başlıkların ajur tekniğiyle işlenmiş akantus yapraklarına ve sütun gövdelerine kazınmış haç motiflerine dikkat çekiyor. Dış duvarlar moloz taş ve tuğla sıralarıyla örülü, pencere kemerleri tuğladan. Kubbe kasnağında tuğladan güneş ve başak motifleri var.

Yapının içi bir zamanlar mozaiklerle süslüydü. The Byzantine Legacy’ye göre güney kemerlerin altlarında ve doğu pencerelerinde mozaik kalıntıları görülüyor. 1995-1996’daki restorasyonda naosun kuzey ve güney kemerleri açıldı, renkli taş kakma (opus sectile) döşeme parçaları ortaya çıktı. Mercanoğlu da prothesis bölümünde, siyah üçgen taşlarla altıgen plakaların oluşturduğu yıldız desenli bir zemin döşemesini tanımlıyor.

Kiliseden camiye

Yapının ne zaman camiye çevrildiği konusunda da farklı tarihler dolaşıyor. En somut belge giriş kitabesi. Sacit Pekak’ın okumasına dayanan Mercanoğlu’nun aktardığı manzum kitabe “Sene 968” ile biter. Hicri 968, Miladi 1560-1561’e karşılık gelir. Mudanya Kaymakamlığı, Mudanya Belediyesi ve Kültür Envanteri de kapıdaki 968/1560 tarihini veriyor. Belediyeye göre yapı 16. yüzyılda satın alınarak camiye çevrildi ve bununla ilgili Osmanlıca iki belge var. Bunlardan biri batı cephesinde, giriş kapısı hizasında, saçak altındaki kitabe. Mercanoğlu’nun makalesinde ayrıca 1579-1580 ve 1589-1590 tarihleri de geçiyor. İngilizce Vikipedi ise 1661 yılını veriyor. The Byzantine Legacy dönüşümü 16. ya da 17. yüzyıla yerleştiriyor. Bu sayfada kitabedeki 1560-1561 tarihi esas alınıyor.

Dönüşümle birlikte apsisin iç yuvarlağına doğru, kıble yönüne bir mihrap yerleştirildi. Mercanoğlu’na göre çan kulesinin yerine minare eklendi. Mahfil, vaaz kürsüsü ve ahşap minber de Osmanlı dönemine ait. Belediyeye göre caminin batısındaki avlu duvarına Hasan İbn Ali adında biri bir çeşme yaptırdı. Kaş kemerli bu çeşme bugün girişin sağında duruyor.

İngiliz gezgin John Covel 1676’da Tirilye’yi ziyaret ettiğinde kasabada Rumların çoğunlukta olduğunu, Rumların beş altı kilisesine karşılık Türklerin tek, büyük ve güzel bir camisi bulunduğunu yazdı. Serap Yinsel’in yüksek lisans tezine dayanan Mercanoğlu’na göre bu cami Fatih Camii’dir.

Deprem, savaş ve mübadele

28 Şubat 1855’te Bursa’yı sarsan depremde yapının minaresi, kubbesi ve güney duvarı hasar gördü ve onarıldı. 1920-1922 arasında Bursa ve çevresi Yunan işgali altındaydı. Bu dönemde yapı kısa bir süre yeniden kilise olarak kullanıldı. Kaynaklar sürenin uzunluğu konusunda ayrışıyor. The Byzantine Legacy ve Türkçe Vikipedi 1920-1922 diyor. Mudanya Belediyesi ise yapının Temmuz 1920’de yerli Rumlar tarafından kiliseye çevrildiğini, Eylül 1921’de Tirilye’ye gelen Yunan Kralı Konstantinos’un karşı çıkması üzerine yeniden cami olarak kullanıldığını yazıyor. Tirilye, 13 Eylül 1922’de Türk ordusu tarafından geri alındı.

Ocak 1923’te imzalanan nüfus mübadelesi sözleşmesiyle Tirilye Rumları 1924’te Yunanistan’a göç etti. Göç edenlerin bir bölümü Halkidiki’de Nea Triglia’yı (Yeni Tirilye) kurdu, bir bölümü Atina yakınındaki Rafina’ya yerleşti. Tirilye’ye Selanik, Girit ve Balkanlar’ın başka bölgelerinden gelen Müslüman göçmenler yerleştirildi. 14. yüzyıla ait bir mozaik ikona, Rumlar tarafından Yunanistan’a götürüldü ve bugün Atina’daki Bizans ve Hristiyan Müzesi’nde sergileniyor. Mercanoğlu’ya göre caminin zemini İstiklal Savaşı’ndan sonraki büyük onarımda ahşapla kaplandı ve iç mekâna kalem işi süslemeler yapıldı.

Kasabanın adı da bu dönemde birkaç kez değişti. 1913’te öldürülen sadrazam Mahmud Şevket Paşa’nın adı bir süre kasabaya verildi, ama halk eski adı kullanmayı sürdürdü. Kaynaklarda bu ad değişikliği için 1909 tarihi de geçiyor, oysa paşa 1913’te öldürüldü. 1963’te kasabanın resmî adı Zeytinbağı oldu. 25 Ocak 2012’de Resmî Gazete’de yayımlanan kararla yeniden Tirilye adını aldı. Tirilye 2014’te belediyesi kapatılarak Mudanya’nın bir mahallesi oldu.

Kemerli Kilise ile aynı yapı mı?

Hayır. Gezi yazılarında sık karıştırılan Kemerli Kilise, Fatih Camii’nin güneybatısında ayrı bir yapı. Asıl adı Panagia Pantobasilissa (Her Şeyin Kraliçesi Meryem). 1676’da Covel’in el yazmasında bu ithaf kaydedilmiş. Kaynaklara göre duvar tekniğine bakılarak 13. yüzyıl sonlarına tarihleniyor. İlk fresko katmanı 14. yüzyılın başına, ikincisi 1723’e ait. Cephelerindeki payandalar ve kemerler nedeniyle halk ona Kemerli Kilise der. 1855 depreminde çan kulesi ve kubbesi yıkıldı. Mübadeleden sonra uzun süre kullanılmadı. 2011’de Fener Rum Patrikhanesi’nin Bursa Metropoliti Elpidophoros Lambriniadis tarafından satın alındı. Yapı bugün harap durumda.

Yani Tirilye’de iki ayrı Bizans yapısı var. Fatih Camii, kapalı Yunan haçı planlı, ayakta ve kullanımdaki erken Orta Bizans kilisesi. Kemerli Kilise ise freskleriyle bilinen, daha geç tarihli ve harap Pantobasilissa Kilisesi.

Neye bakmalı?

  • Revak ve giriş: Ahşap çatılı revak ve giriş kapısının sütun başlıkları, naostaki başlıklarla aynı tipte. Kapı hizasında, saçak altındaki kitabeye bakın.
  • Dört sütun: Kubbeyi taşıyan dört sütun farklı yüksekliklerde, çünkü zemin seviyesi eşit değil. Başlıklarda kazınmış monogram izlerini arayın.
  • Kubbe kasnağı: Dışarıdan bakınca kubbenin yüksek kasnağı ve tuğla süslemeler, yapının en tanınan görüntüsü.
  • Dış cephe: Pencere altlarında mermer haç motifleri ve yuvarlak kemerli pencereler, Bizans yapısını açıkça okutuyor.
  • Çeşme: Girişin sağındaki mermer aynalı, kaş kemerli Osmanlı çeşmesi.
  • Avlulu Hamam: Caminin güneyindeki hamam, kaynaklara göre 16. yüzyılın ilk yarısında yapıldı.

Bugün Tirilye Fatih Camii’ni gezerken

Yapı bugün cami olarak kullanılıyor. Namaz vakitleri dışında, cami adabına uyarak içeri girilebiliyor. İç mekân sıvalı olduğu için mozaik kalıntıları yalnızca pencere ve kemer altlarında, yakından bakınca seçilebiliyor. İngilizce Vikipedi’ye göre Tirilye 1981’den beri koruma altında. Tarihî yapıların çoğu yürüyerek gezilebilecek bir alanda. Caminin yakınındaki Taş Mektep, Faruk Çelik Kültür Merkezi olarak kullanılan Ayios Yeoryios Kilisesi ve biraz ötedeki Kemerli Kilise ile birlikte bir yürüyüş rotası oluşturuyor. Kemerli Kilise’yi dışarıdan görebilirsiniz.

Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Bursa gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Fatih Camii ile Kemerli Kilise aynı yapı mı?

Hayır. Fatih Camii, Hagios Stephanos olarak bilinen ve camiye çevrilmiş 8.-9. yüzyıl kilisesi. Kemerli Kilise ise Fatih Camii’nin güneybatısındaki, 13. yüzyıl sonuna tarihlenen Panagia Pantobasilissa Kilisesi. İkisi ayrı yapılar.

Kilise ne zaman camiye çevrildi?

Giriş kitabesindeki tarih Hicri 968, yani Miladi 1560-1561. Bazı kaynaklarda 1579-1580, 1589-1590 ve 1661 gibi başka tarihler de geçiyor. Kitabedeki tarih en somut belge.

Neden Fatih Camii deniyor?

Yöre halkı yapıyı Fatih Camii ya da Fethiye Camii diye anıyor. Ad “fetih” anlamına gönderme yapıyor. Kaynaklarda yapının Fatih Sultan Mehmed ile bir bağlantısı geçmiyor.

Tirilye adı nereden geliyor?

Bizans döneminde kasaba Trigleia adını taşıyordu. Bilge Umar adın barbunya balığı anlamına gelen “trigla” sözcüğünden türediğini yazar. Adı “üç” sayısına bağlayan halk anlatıları da var. Kasaba 1963-2012 arasında resmî olarak Zeytinbağı adını taşıdı.

Kaynakça


👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top