Gordion Müzesi Tarihi

Son güncelleme: 13 Ekim 2026

Gordion Müzesi, Ankara
Fotoğraf: Gargarapalvin · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons

Nerede: Ankara, Polatlı, Yassıhöyük; köyün doğu ucunda, Midas Tümülüsü’nün karşısında
Kuruluş: 1960’lar, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne bağlı bir birim olarak. Bakanlık sayfası 1963’ü veriyor; kazı raporlarına dayanan bir çalışmaya göre bugünkü bina 1965-1966’da yapıldı
Önemli tarihler: 1962 uygulanmayan “megaron” biçimli müze tasarımı · 1983 Megaron 2 mozaiğinin sergilenmesi · 1999 genişletme ve yeni teşhir · 2016 mozaikten bir panelin Philadelphia’daki sergiye gitmesi
Öne çıkan: MÖ 9. yüzyıldan kalma renkli çakıl mozaiği, kale höyüğü buluntuları, bahçede yeniden kurulmuş bir Helenistik mezar odası
Bugün: Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı; her gün açık (09:00-18:00)

Türkiye’deki müzelerin çoğu il ya da ilçe merkezlerindedir. Gordion Müzesi ise bir köyde, kazı alanının hemen yanında duruyor. Küçük bir müze, ama içinde Gordion’un kendi toprağından çıkan ve başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz parçalar var. Kentin tarihi için Gordion Antik Kenti Tarihi, büyük tümülüs ve içindeki mezar için Midas Tümülüsü ve Tümülüsler Vadisi Tarihi sayfalarına bakabilirsiniz. Bu sayfa, eserlerin nereye gittiğini ve müzenin kendisinin hikâyesini anlatıyor.

Bir köy müzesi nasıl kuruldu?

Pennsylvania Üniversitesi Müzesi’nin kazıları 1950’de başladığında Gordion’da müze yoktu. Buluntular Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne gönderiliyordu. 1960’ların başında Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü, büyük kazı alanlarının yanına yerel müzeler kurmayı hedefledi. Gordion da bu listedeydi.

Mimarlık tarihçisi Deniz Ecemiş-Özbilen’in ODTÜ’deki yüksek lisans tezi, müzenin hiç yapılmamış ilk tasarımını anlatıyor. 1962’de kazı ekibinden mimar ve arkeolog Charles K. Williams, kalede kazılmış Megaron 3’ü örnek alan bir bina önermişti. Ön cephe Frig kayalık anıtlarından esinleniyordu. Kazı evinin yakınında yer bile açıldı, ama bu tasarım uygulanmadı ve daha sade bir bina yapıldı.

Bugünkü binanın tarihi konusunda kaynaklar ayrışıyor. Bakanlığın müze sayfası müzenin 1963’te, o zaman 500 nüfuslu Yassıhöyük köyünün yanında inşa edildiğini yazıyor. Ecemiş-Özbilen’in tezi ise Rodney Young’ın 1966 tarihli kazı raporuna dayanarak, Midas Tümülüsü’nün yanındaki arsanın Nisan 1965’te açıldığını, inşaatın Eylül 1965’te başlayıp 1966’da bittiğini aktarıyor. 1963 kuruluş, 1965-1966 bina tarihi olabilir. Müze, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne bağlı bir birim olarak açıldı. Dönemin Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürü Mehmet Önder, 1966’da basılan rehberde Gordion’u “yaşayan” ve “herkese açık” bir müze yapmayı hedeflediklerini yazmıştı.

1999: müze iki katına çıkıyor

1990’ların sonunda kazı ekibi ile Kültür Bakanlığı müzeyi birlikte yeniledi. Binaya büyük bir galeri kanadı, depo ve çalışma alanları eklendi; müze iki katına çıktı. Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nden İlhan Temizsoy yönetiminde yeni teşhir kuruldu. Konservatörler iki sezon boyunca eski kazılardan kalma, kötü onarılmış 214 eseri yeniden elden geçirdi; 600’ü aşkın eser incelenip sergiye yerleştirildi. Yenilenen müzeyi Ekim 1999’da Kültür Bakanı İstemihan Talay açtı. Aynı yıl bahçeye iki önemli parça daha geldi.

Neye bakmalı?

İç salonlardaki sergi, kale höyüğünün katmanlarını izleyerek kronolojik ilerliyor: Erken Tunç Çağı’ndan, Erken Demir Çağı’nın el yapımı kaplarına, Erken Frig döneminin demir aletlerine ve dokuma araçlarına, Yunan dünyasından gelen boyalı seramiklere, Helenistik ve Roma eserlerine, son bölümde de mühürler ve sikkelere. Gözden kaçırılmaması gereken iki şey var. Biri, MÖ 800 civarındaki yangında yanan Teras Binası’ndan bir odanın, içinden çıkan malzemeyle birlikte yeniden kurulmuş bölümü. Öteki, Midas Tümülüsü’nün ahşap modeli.

Asıl hazine ise binanın dışında, bahçedeki korumalı bölümlerde:

  • Megaron 2’nin çakıl mozaiği: Kalenin seçkin binalarından Megaron 2’nin salonunu kaplayan, kırmızı, beyaz, siyah ve mavimsi çakıllarla yapılmış geometrik desenli taban. 1956’da bulundu. Penn Müzesi’nin koruma raporlarına göre MÖ 9. yüzyılın ikinci yarısına, MÖ 825 civarına tarihleniyor ve bugüne kadar kazılmış en eski çakıl mozaik taban. UNESCO da Gordion’un mozaiklerini bilinen en eski renkli taban mozaikleri olarak anıyor. Kazı ekibi, desenlerin yan taraftaki atölyelerde dokunan kumaşları yansıttığını düşünüyor. Mozaiğin en iyi korunmuş kısımları 1963’te 33 panel hâlinde kesilip demirli betona yerleştirildi ve 1983’ten beri müzede sergileniyor. Bugünün konservatörlerine göre bu yöntem çakılları kısmen örttü ve zarar verdi. 2010’lardan beri paneller tek tek temizleniyor, eksik yerler aynı vadiden toplanan çakıllarla tamamlanıyor. Ekleme taşlar morötesi ışıkta ayırt edilsin diye işaretleniyor.
  • Tümülüs O: 1954’te kaçak kazıyla açılan, taştan bir Helenistik dönem mezar odası. Bakanlık sayfası onu “Galat mezarı” olarak tanıtıyor. Elli yıl doğa ve insan elinden zarar gördü. Taşları çizilip numaralandı, müze bahçesinde yeniden kuruldu ve 1999’da ziyarete açıldı.
  • Kayabaşı mozaiği: 1989’da Polatlı’da bulunan, MS 3. yüzyıla ait bir Roma mozaiği. Yer sıkıntısı yüzünden on yıl bekledi ve 1999’da müzeye taşındı.

Eserler neden Philadelphia’da değil?

Gordion kazıları yetmiş yılı aşkın süredir bir Amerikan müzesinin adıyla anılıyor. Bu yüzden ziyaretçiler çoğu zaman eserlerin Philadelphia’da olduğunu düşünüyor. Öyle değil. Penn Müzesi’nin kendi açıklamasına göre bütün buluntular Gordion Müzesi’ne ve Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne teslim edildi; bir kısmı İstanbul ve Antalya’daki müzelerde. Philadelphia’da kalan, kazının arşivi: 80.000’i aşkın fotoğraf, kazı defterleri, binlerce plan ve eser kaydı.

Midas Tümülüsü’nün eşyaları bu ayrımın en çarpıcı örneği. Kakmalı masa, iki servis sehpası ve tunç kapların büyük bölümü Gordion’da değil, Ankara’da Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde. 1981’de araştırmacı Elizabeth Simpson ahşabın bozulmaya başladığını fark etti. O tarihten beri uluslararası bir ekip mobilyaları Ankara’daki müzede koruyor. Kakmalı masa 1983’te, yaklaşık 2.700 yıl sonra ilk kez bütün hâlinde ayağa kaldırıldı.

Pennsylvania Üniversitesi’nin duyurusuna göre bu eserlerin çoğu Amerika’ya ilk kez 2016’da, ödünç olarak gitti. 13 Şubat-27 Kasım 2016 arasında Penn Müzesi’ndeki “Kral Midas’ın Altın Çağı” sergisi için dört Türk müzesinden 120’yi aşkın eser Philadelphia’ya gitti. Megaron 2 mozaiğinden konserve edilmiş bir panel de aralarındaydı.

Bugün Gordion Müzesi’ni gezerken

Müze her gün 09:00-18:00 arasında açık, gişe 17:30’da kapanıyor. Ziyareti 45 dakika kadar sürüyor. Kazı alanından önce gelmek iyi bir fikir: kale höyüğünde temellerini göreceğiniz yapıların içinden neler çıktığını burada görürsünüz. Bahçedeki mozaik ve mezar bölümleri ana salondan ayrı ve tabelaları az; ayrı ayrı arayın. Karşıdaki Midas Tümülüsü’ne müzeyle aynı gün girebilirsiniz.

Ulaşım, süre ve çevredeki diğer yerler için: Ankara gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Gordion Müzesi ne zaman açıldı?

Müze 1960’larda Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne bağlı olarak kuruldu. Bakanlık 1963’ü veriyor; kazı raporlarına göre bugünkü bina 1965-1966’da yapıldı. Genişletilen müze Ekim 1999’da yeniden açıldı.

Midas Tümülüsü’nden çıkan mobilyalar Gordion Müzesi’nde mi?

Hayır. Kakmalı masa, servis sehpaları ve tunç kapların çoğu Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde. Gordion Müzesi’nde kale höyüğünden ve öteki mezarlardan çıkan eserler, tümülüsün modeli ve bahçedeki mozaikler var.

Gordion mozaiği neden önemli?

Megaron 2’nin MÖ 9. yüzyıldan kalma çakıl mozaiği, bugüne kadar kazılmış en eski çakıl mozaik taban olarak biliniyor. UNESCO da Gordion’daki mozaikleri bilinen en eski renkli taban mozaikleri olarak tanımlıyor.

Kaynakça


👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top