Hamamönü Tarihi

Son güncelleme: 13 Ekim 2026

Hamamönü Tarihi Bölgesi, Ankara
Fotoğraf: Omer Unlu · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons

Nerede: Ankara, Altındağ; Hacettepe çevresi, Talatpaşa Bulvarı’nın güneyi (bulvarın kuzeyi Hamamarkası olarak anılıyor)
Dönem: Semtin çekirdeği 15. yüzyıl; bugün görülen konut dokusu ağırlıkla 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başı
Adını veren yapı: Karacabey Hamamı (Karaca Bey Külliyesi’nin parçası)
Önemli tarihler: 1427-1440 (Karacabey külliyesi; vakfiye 1440) · 17. yüzyıl başı (Celali yıkımı) · 1949 (Mehmet Akif Ersoy Evi’nin müze kararı) · 1980’ler (kentsel sit) · 2006 (sokak sağlıklaştırma projesinin başlangıcı) · 2010 (Sanat Sokağı)
Bugün: Yenilenmiş Ankara evlerinde kafe, atölye ve sanat mekânları; Karacabey Hamamı hâlâ hamam olarak işletiliyor

Hamamönü, adını tam anlamıyla bir hamamın önünde olmasından alıyor. Bu hamam, 15. yüzyılda Anadolu Beylerbeyi Karaca Bey’in yaptırdığı ve bugün de çalışan Karacabey Hamamı. Semt beş yüz yılı aşkın bir sürede Ankara’nın ticaret mahallesi, Celali isyanlarında yıkılan bir kenar, Cumhuriyet’in ilk yıllarında yeni başkente gelen memurların kiraladığı odalar, sonra apartmanlar arasında sıkışmış bir eski doku oldu. Bugün gördüğünüz cumbalı evlerin çoğu ise 2006’dan sonra başlayan bir yenileme projesinin ürünü. Bu sayfa, semtin bu katmanlarını ve yenilemenin nasıl tartışıldığını anlatıyor.

Adını veren hamam: Karacabey

Karaca Bey, Osmanlı kaynaklarında Abdullah oğlu Karaca Bey olarak geçen, Sultan Çelebi Mehmed’in damadı ve II. Murad döneminde Anadolu Beylerbeyi olan bir devlet adamı. 1444’te Varna Savaşı’nda öldüğü aktarılıyor. Ankara’da bir cami, bir hamam ve bunlara bağlı başka yapılardan oluşan bir külliye yaptırdı.

Yapım tarihi kaynaklarda iki farklı biçimde veriliyor. Hamamönü üzerine yapılmış bir kent çalışması cami ve hamamın 1427’de inşa edildiğini yazıyor. Türkçe Vikipedi hamam için 1427’de başlayıp 1440’ta biten bir yapım süreci veriyor. Elimizdeki en sağlam tarih ise Karaca Bey’in 1440 (Hicri 844) tarihli vakfiyesi. Kültür Envanteri’nin aktardığına göre bu vakfiyede, hamam ve külliyenin öteki yapıları için Elmadağ’dan su getirildiği ve suyun bazı çeşmelere de verildiği yazılı.

Caminin hamamdan birkaç yüz metre uzakta yapılmasının nedeni de bu vakıf düzeniyle açıklanıyor: hamam, külliyeye gelir sağlamak için kurulmuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tanıtım sayfası yapıyı “çifte hamam” olarak tanımlıyor, yani erkekler ve kadınlar için ayrı bölümleri olan bir hamam. Sonraki yüzyıllardan da izler var: 1790 tarihli bir mahkeme kaydında hamamın ve çeşmenin su yollarının bozulduğu ve tamir gerektiği yazılıyor. 1890’da hamam suyunu Atpazarı Maksemi’nden almaya başlamış.

Aşağıyüz’ün bir parçası

Osmanlı Ankara’sında kalenin çevresi “Yukarıyüz”, Karacabey Külliyesi’ne kadar uzanan aşağı kesim ise “Aşağıyüz” diye anılıyordu. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin Ankara maddesi de bu ayrımı Karaca Bey Külliyesi’ni sınır göstererek veriyor. Hamamönü bu aşağı kesimin içindeydi.

Semtin en parlak dönemi 15. ve 16. yüzyıllar. Ankara’yı zenginleştiren sof, yani Ankara keçisinin kılından dokunan kumaş, bu yüzyıllarda kentin başlıca ticaret malıydı. Kale dışındaki ilk çarşının uzantısı olarak gelişen ikinci ticaret bölgesi Hamamönü’nü de içine alıyordu.

17. yüzyılın başında bu tablo bozuldu. Celali isyanları sırasında kalenin dışında kalan Karaoğlan, Samanpazarı ve Karacabey Hamamı çevresindeki çarşı ve mahallelerin yıkıldığı aktarılıyor. Kentin dış surları bu saldırılara karşı 1604-1607 arasında Ankara kadısının girişimiyle yapıldı. Bu surun güneydeki Erzurum Kapısı’nın Hamamönü’ne denk düştüğü yazılıyor; bugünkü Hacettepe Mahallesi’nin eski adının Erzurum Mahallesi olması da bu kapıdan geliyor.

19. yüzyıl evleri ve yeni başkent

18. ve 19. yüzyıllar Ankara için zor geçti. Sof ticaretinin başka pazarlara kayması kenti yoksullaştırdı. 1873-1875 kıtlığı ve 1881 ile 1917 arasındaki büyük yangınlar tarihi merkezi hırpaladı. Bugün Hamamönü’nde gördüğünüz iki katlı, avlulu, ahşap ve kerpiç dolgulu evler bu dönemin konut tipini yansıtıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı da semtteki tarihi binaları 19. yüzyıl sivil mimarlık örnekleri olarak tanımlıyor.

1923’te Ankara başkent olunca yeni gelenlerin konut ihtiyacı önce bu eski dokuda karşılandı. Düşük gelirli memurlar kiralık odalara ikişer üçer yerleşti. Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile Falih Rıfkı Atay’ın 1923’te Hamamarkası’nda üç katlı eski bir evi kiraladıkları aktarılıyor. Mehmet Akif Ersoy da bu yıllarda yakındaki Taceddin Dergâhı’na eklenmiş bir odada kaldı ve İstiklal Marşı’nı burada yazdı. Dergâhın kökü 17. yüzyıla, Tâceddinzâde Mustafa Efendi’ye uzanıyor. Mehmet Akif’in kaldığı yapı 1949’da müze-ev yapılmasına karar verildi, uzun süre harap kaldıktan sonra Altındağ Belediyesi’ne göre 1982’de onarılıp 1984’te ziyarete açıldı.

Bulvarlar, apartmanlar ve Hacettepe

1950’ler ve 1960’larda Talatpaşa ve Ulucanlar caddelerinin açılması, cadde boyunca çok katlı blokların yükselmesi eski dokuyu böldü. Talatpaşa Bulvarı Hamamönü ile Hamamarkası’nı birbirinden ayırdı. 1965 tarihli Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan sonra yaygınlaşan apartmanlaşma da tarihi evlerin bir kısmının yıkılmasına yol açtı. 1958’de kurulan Çocuk Sağlığı Enstitüsü’nün 1967’de Hacettepe Üniversitesi’ne dönüşmesiyle başlayan yerleşke genişlemesi de, aynı çalışmaya göre Kurtuluş ve Kırgız mahallelerinin ortadan kalkmasıyla sonuçlandı.

1980’lerde Ankara’nın eski kent dokusu kentsel sit ilan edildi. Kent çalışmasına göre bundan sonraki yaklaşık 25-30 yıl boyunca bölgeye kapsamlı bir müdahale yapılmadı ve eski evler bakımsız kaldı. 1968’deki bir ankette bölgedeki konutların yaklaşık yüzde 30’unun Cumhuriyet’ten eski olduğu, ailelerin yüzde 70’ten fazlasının kiracı olduğu saptanmıştı.

2006 sonrası yenileme ve tartışması

2000’lerin başında Kültür ve Turizm Bakanlığı “Ankara Eski Kent Dokusunun Planlanması, Sağlıklaştırılması ve Korunması Projesi”ni başlattı, uygulamayı Altındağ Belediyesi üstlendi. Hamamönü’ndeki “sokak sağlıklaştırma” çalışmaları 2006’da başladı. Bazı tanıtımlarda başlangıç 2007 olarak geçiyor. Çalışmalar kapsamında cepheler yenilendi, bazı evler aslına uygun biçimde yeniden inşa edildi. Mehmet Akif Ersoy’un adını taşıyan bir park düzenlendi. 1959’da yapılmış ve yaklaşık 20 dükkânı olan “Yeni Çarşı” 2007’de yıkılarak yerine saat kuleli bir meydan yapıldı.

Altındağ Belediyesi’ne göre Sanat Sokağı’ndaki 22 tarihi Ankara evi aslına uygun olarak inşa edildi ve 2010’dan beri sanatçılara tahsis ediliyor. Evlerin üst katları atölye, alt katları galeri olarak kullanılıyor. Belediye, ebru, hat, çini, cam, deri ve keçe gibi pek çok el sanatının burada yaşatıldığını ve meraklılara ders verildiğini vurguluyor.

Proje akademik çevrede eleştirildi de. 2014’te İdealkent dergisinde yayımlanan bir makalede Ufuk Poyraz ve Merve Önder Gündoğan, ekonomik gücü olan sahiplerin evlerini yıkıp yeniden yaptırdığını, öteki evlerin ise yalnızca dış cephesinin yenilendiğini yazdı. Yazarlara göre kiracılar ve eski esnaf, artan kiralar nedeniyle semtte tutunmakta zorlanıyordu. Yeni Çarşı yıkımı 2008’de Meclis’te bir soru önergesine de konu oldu. Bugün semtte gördüğünüz evlerin bir kısmı özgün yapıların onarımı, bir kısmı ise aynı biçimde yeniden yapılmış binalar.

Bugün Hamamönü’nü gezerken

Gezinin doğal başlangıcı semte adını veren Karacabey Hamamı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğu belirtilen hamam hâlâ hamam olarak işletiliyor. Dışarıdan kubbelerine ve sokak cephesine bakmak bile 15. yüzyıla dokunmak demek. Birkaç yüz metre ötedeki Karacabey Camii’nin minaresi de aynı külliyenin parçası. Sanat Sokağı’nda evlerin cumbalarına, saçaklarına ve avlu kapılarına bakın. Hangisinin onarım, hangisinin yeniden yapım olduğunu ayırmak her zaman kolay değil. Mehmet Akif Ersoy Evi ve Taceddin Dergâhı da yürüme mesafesinde. Hafta sonu akşamları semt çok kalabalıklaşabiliyor. Daha sakin bir gezi için hafta içi gündüz saatlerini seçebilirsiniz.

Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Ankara gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Hamamönü adını nereden alıyor?

Semtteki Karacabey Hamamı’ndan. Hamam, 15. yüzyılda Anadolu Beylerbeyi Karaca Bey’in yaptırdığı külliyenin parçası. Vakfiyesi 1440 tarihli.

Hamamönü evleri gerçekten tarihi mi?

Kısmen. Semtin dokusu 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başı Ankara evlerinden oluşuyor. 2006’dan sonraki yenilemede bazı evler onarıldı, bazıları ise aslına uygun biçimde yeniden inşa edildi. Sanat Sokağı’ndaki 22 ev, belediyenin ifadesiyle “aslına uygun olarak inşa edilen” yapılar.

Karacabey Hamamı hâlâ açık mı?

Kaynaklar hamamın hâlâ çalıştığını belirtiyor. Saatler ve kadınlar bölümü için gitmeden önce işletmeye danışmak iyi olur.

İstiklal Marşı Hamamönü’nde mi yazıldı?

Evet. Mehmet Akif Ersoy, Kurtuluş Savaşı yıllarında Hamamönü’ndeki Taceddin Dergâhı’na bağlı bir odada kaldı ve marşı burada yazdı. Bu yapı bugün Mehmet Akif Ersoy Evi olarak ziyaret ediliyor.

Kaynakça

  • Poyraz, Ufuk; Önder Gündoğan, Merve (2014). “Tarihsiz ve Talihsiz Bir Dönüşüm: Cazibe Merkezi Olarak Hamamönü”. İdealkent, sayı 11, s. 70-87. DergiPark PDF — Karaca Bey, Aşağıyüz, sof, Celali yıkımı, Erzurum Kapısı, 1923 kiracıları, apartmanlaşma, Hacettepe, 2006 projesi ve eleştirisi, Yeni Çarşı.
  • Kültür Envanteri, Karacabey Hamamı — 1440 (H. 844) vakfiyesi, Elmadağ suyu, 1790 mahkeme kaydı, 1890 Atpazarı Maksemi, Varna 1444.
  • Kültür Portalı (Kültür ve Turizm Bakanlığı), Hamamönü – Ankara — çifte hamam, 19. yüzyıl sivil mimarlık, Sanat Sokağı.
  • Altındağ Belediyesi, Hamamönü Sanat Sokağı ve Mehmet Akif Ersoy Evi — 22 ev, 2010; 1949 müze kararı, 1982 onarım, 1984 açılış.
  • TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankara” (Yukarıyüz-Aşağıyüz, 1604-1607 surları) ve Nazif Öztürk, “Tâceddin Dergâhı”.
  • Hamamönü, Altındağ ve Karacabey Hamamı, Vikipedi — 1427-1440 yapım, Vakıflar mülkiyeti.

👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top