Altınköy Açık Hava Müzesi Tarihi

Son güncelleme: 13 Ekim 2026

Altınköy Açık Hava Müzesi, Ankara
Fotoğraf: gokhanksm · https://creativecommons.org/publicdomain/zero/1.0/deed.en · Wikimedia Commons

Nerede: Ankara, Altındağ, Beşikkaya Mahallesi
Kuran: Altındağ Belediyesi
Açılış: 2014 (akademik bir çalışmaya göre)
Ne tür bir yer: Tarihi bir köy değil, yeni kurulmuş bir açık hava müzesi. İçinde başka illerden söküp taşınan eski ahşap evler ile burada yeni yapılmış benzerleri bir arada.
Bugün: Açık; Eylül-Ekim 2026’da festival ve el sanatları etkinliklerine ev sahipliği yapıyor

Altınköy’ü gezerken bir şeyi baştan bilmek gerekiyor: burası tarihi bir yerleşim değil. Köy meydanı, değirmenler, köprüler ve sokaklar 2010’larda, Altındağ Belediyesi’nin bir kentsel dönüşüm alanında kurduğu açık hava müzesinin parçaları. Ama müzedeki yapıların hepsi de yeni değil. Bazı ahşap evler Kastamonu ve Karabük köylerinden parça parça sökülüp buraya taşınmış gerçek eski yapılar. Altınköy’ün hikâyesi bu ikisinin, yani taşınan özgün evlerle onlara benzetilerek yapılan yenilerin bir arada durmasının hikâyesi.

Gecekondu alanından müzeye

Haliç Üniversitesi’nden Seda Öztekin’in 2022’de yayımlanan makalesine göre müzenin bulunduğu alan, 1980’lerden itibaren imarsız yapılaşmayla bir gecekondu bölgesine dönüşmüştü. Yaklaşık 1.000 dönümlük arazinin büyük kısmı Orman Genel Müdürlüğü’ne, geri kalanı Hazine’ye ve Altındağ Belediyesi’ne aitti. Bölge kentsel dönüşüm kapsamında boşaltıldı, burada yaşayanlara imarlı bir alanda mülkiyet hakkı verildi. Arazinin imara açılmadan kamuya açık tutulmasının yolu olarak bir açık hava müzesi kurulmasına karar verildi.

Öztekin, belediyenin 2010-2014 stratejik planında “bir adet müze” hedefine yer verildiğini, müzenin 2014‘te ziyarete açıldığını yazıyor. Makaleye göre 1.000 dönümün yaklaşık 650 dönümü müze için kullanılıyor. Türkçe Vikipedi ise müzenin 500 dönümlük bir arazide kurulduğunu yazıyor. Vikipedi’ye göre müzenin amacı, hızla büyüyen kentler karşısında yok olmaya yüz tutan köy yaşamına dikkat çekmek. Model alınan dönem 1930-1950’lerin köy mimarisi ve gelenekleri.

Taşınan evler ve yeni yapılanlar

Öztekin’in makalesi, müzedeki yapıların nereden geldiğini ayrıntılı biçimde anlatıyor. Kastamonu ve Karabük köylerinden ve Yoğurtanpazarı Köyü’nden satın alınan, sahiplerinin artık kullanmadığı ahşap evler seçilmiş. Bu evler, ağaç kütüklerinin üst üste yığılmasıyla yapılan ve yörede “çantı” denen teknikle yapılmış. Tescilli olmadıkları için taşınmaları yasal bir izne bağlı değildi. Evlerin önce rölöveleri çıkarıldı ve fotoğrafları çekildi, ardından parçaları numaralandırılarak söküldü ve kamyonlarla Ankara’ya getirildi. Burada betonarme temeller üzerine yeniden kuruldular. Çatıları güncel yalıtım malzemeleriyle yenilendi, içleri yine taşınan mobilyalarla döşendi.

Makaleye göre alana toplam 33 çantı yapı taşındı. Beş konak bugün yeni işlevlerle kullanılıyor. Hacı Osmanoğlu Konağı “Başkan Konağı” olarak ziyarete kapalı. Ayvacık, Emdiler ve Döngeller konakları restoran, Akmanlar Konağı çocuk etkinlik evi. Yine taşınan ahşap yapılarda bir Etnografya Müzesi, bir Köy Müzesi, bir Köy Oyuncakları Müzesi ve bir Yaban Hayatı Tanıtım Müzesi düzenlenmiş. Köy meydanındaki cami de taşınan yapılar arasında. Meydandaki çeşme ise yeni.

Alandaki yapıların geri kalanı burada yapıldı. Öztekin, aynı teknikle yeni yapılmış 12-13 ahşap yapı, 13 kadar taş ve betonarme yapı ile çamaşırlık ve un değirmeni gibi sonradan inşa edilmiş birimler saydığını yazıyor. Köprüler ve değirmenlerle birlikte alandaki yapı sayısı 106’yı buluyor. Müzenin ortasında boydan boya uzanan bir su kanalı var. Üzerinde üç ahşap, üç taş köprü ve bir asma köprü bulunuyor.

Makale bu karışımı eleştirel bir gözle de değerlendiriyor. Taşınan evlerin sahipleri tarafından terk edilmiş olması ve yerinde korunma şanslarının bulunmaması, onları taşımayı yapıcı bir çözüm yapıyor. Öte yandan temellerin betonarme yapılması ve çatıların yenilenmesi, yapıların özgün bileşenleriyle korunmadığı anlamına geliyor. Giriş kapısı, ofis ve kafeterya gibi yeni yapıların taşınan evlere benzetilerek yapılması da Öztekin’e göre ziyaretçiyi yanıltabiliyor. Eskiyle yeniyi ayırt etmek kolay değil.

Bugün Altınköy’ü gezerken

Altınköy bugün de açık ve etkin bir yer. Köy meydanında demirci, kalaycı, dokuma ve marangoz atölyeleri var. Öztekin, ustaların haftanın belli günlerinde ziyaretçilerin önünde çalıştığını, hasat şenliği ve köy düğünü gibi etkinliklerin düzenlendiğini yazıyor. Alanda evcil ve yabani hayvanlar, buğday ekilen tarlalar da bulunuyor. Makaleye göre müze 2018’de 313 bin civarında ziyaretçi ağırladı. Altındağ Belediyesi’nin duyurularına göre müze Eylül 2026’da el sanatları ustalarını ağırladı, 24 Eylül-4 Ekim 2026 arasında da “Türk Dünyası Kültür ve Sanat Festivali”ne ev sahipliği yapıyor.

Gezerken binaların önündeki bilgi panolarına bakın. Hangi evin hangi köyden taşındığını en kolay oradan öğrenebilirsiniz. Ahşap kütüklerin köşelerde birbirine geçtiği eski konaklarla yeni yapılanları karşılaştırmak, Altınköy’ün en öğretici yanı.

Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Ankara gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Altınköy tarihi bir köy mü?

Hayır. Altınköy, Altındağ Belediyesi’nin eski bir gecekondu alanında kurduğu ve akademik bir çalışmaya göre 2014’te açılan bir açık hava müzesi. İçinde Kastamonu ve Karabük köylerinden söküp taşınan gerçek eski ahşap evler de var, burada yeni yapılmış benzerleri de.

Altınköy’deki evler gerçekten eski mi?

Bir kısmı öyle. 2022 tarihli bir makaleye göre alana Kastamonu ve Karabük’ten 33 eski ahşap yapı taşındı ve betonarme temeller üzerinde yeniden kuruldu. Diğer yapılar burada, eski evlere benzetilerek yeni inşa edildi. Bilgi panoları hangi yapının taşındığını gösteriyor.

Altınköy’de neler var?

Köy meydanı ve camisi, demirci, kalaycı, dokuma ve marangoz atölyeleri, değirmenler, köprüler, etnografya, köy ve köy oyuncakları müzeleri, hayvanlar ve tarlalar. Taşınan konakların bazıları restoran olarak kullanılıyor.

Kaynakça


👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top