Bursa Ulu Cami Tarihi

Son güncelleme: 16 Ekim 2026

Ulu Cami, Bursa
Fotoğraf: Yahia.Mokhtar · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Nerede: Bursa, Osmangazi; Atatürk Caddesi üzerinde, çarşı ve hanlar bölgesinin batı ucunda
Dönem: Erken Osmanlı (1396-1400)
Yaptıran: Sultan I. Bayezid (Yıldırım) · Mimarı kesin bilinmiyor; Ali Neccâr ya da Hacı İvaz Paşa olduğu düşünülüyor
Önemli tarihler: 1396 Niğbolu Zaferi ve yapımın başlaması · 802 (1399-1400) minber kitabesi · 1402 Timur, 1413 Karamanoğlu yangınları · 1494 bilinen ilk onarım belgesi · 1549 müezzin mahfili · 28 Şubat 1855 deprem · 1862 yeniden ibadete açılış · 1889 yangın, minare külahları · 1958 çarşı yangını sonrası dış cephe · 2014 UNESCO Dünya Mirası alanının parçası
Bugün: İbadete açık cami

Bursa’nın çarşısına doğru yürürken kurşun kaplı yirmi kubbenin dizildiği büyük, kare bir yapı karşınıza çıkar. Ulu Cami, Bursa’nın en büyük camisi ve erken Osmanlı mimarisinin ana yapılarından biridir. İçeride, bir zamanlar gökyüzüne açık olan ortadaki kubbenin tam altında bir şadırvan durur. Duvarlarda ise neredeyse her yüzeyi kaplayan dev yazılar vardır. Bu sayfa caminin nasıl yapıldığını, neler yaşadığını ve bugün içeride neye bakılması gerektiğini anlatıyor. Kentin genel tarihi için Tophane Surları tarihi sayfasına bakabilirsiniz.

Niğbolu’dan sonra

Kaynakların çoğu caminin yapılışını Yıldırım Bayezid’in 1396’da Niğbolu’da Haçlı ordusuna karşı kazandığı zafere bağlar. Kültür Portalı, Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne dayanarak inşaatın bu zaferden sonra başladığını yazıyor. İngilizce Vikipedi de caminin zaferi anmak için yaptırıldığını belirtiyor. Caminin bir inşa kitabesi yok. Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nde Doğan Yavaş, minberdeki tarihten caminin 802’de, yani 1399-1400’de tamamlandığının anlaşıldığını yazıyor. Kaynaklar yapım süresini bu yüzden 1396-1399 ya da 1396-1400 diye veriyor.

Bu caminin en bilinen hikâyesi bir adaktır. İngilizce Vikipedi’nin aktardığı yaygın anlatıya göre Bayezid, Niğbolu’yu kazanırsa yirmi cami yaptıracağını adamış. Zaferden sonra yirmi ayrı cami yerine yirmi kubbeli tek bir cami yaptırmış. Bu bir halk rivayetidir ve bir belgeye dayanmaz.

Mimarın kim olduğu da kesin değil. Yavaş, caminin Ali Neccâr ya da Hacı İvaz Paşa tarafından yapıldığının düşünüldüğünü yazıyor. Bursa salnamelerinde mimarın Rum olduğuna dair bir kayıt da var, ama Yavaş bunun doğruluğunun tartışılabileceğini belirtiyor. Kültür Portalı, açılışta ilk namazı Somuncu Baba’nın kıldırdığını, cemaat arasında Yıldırım Bayezid, Molla Fenârî ve Emir Sultan’ın bulunduğunu aktarıyor. Türkçe Vikipedi ise ilk hutbeyi Somuncu Baba’nın okuduğunu “rivayet olunur” diye veriyor.

Ulu Cami tek başına yapılmadı. Yavaş’a göre ilk planda cami, medrese, hamam, bedesten, dükkânlar ve görevli evlerinden oluşan bir külliye düşünülmüştü. Caminin kuzeyinde, çarşı aksına paralel olarak yapılan Bayezid’in bedesteni bugün de çalışıyor. Yapıdan biraz önce kurulan Orhan Gazi Külliyesi‘nin Emir Han’ının ahırları ise Ulu Cami yapılırken toprakla dolduruldu ve caminin doğu minaresinin altında kaldı.

İki yangın ve sıvanın altındaki duvar

Cami tamamlandıktan iki yıl sonra Bayezid, Ankara Savaşı’nda Timur’a yenildi ve esir düştü. Türkçe Vikipedi’ye göre Timur’un Bursa’yı işgali sırasında ve 1413’te Karamanoğlu Mehmed Bey’in kuşatmasında caminin dış cephelerine odun yığılarak yakılmaya çalışıldı. İngilizce Vikipedi bu yangınları “geleneğe göre” diyerek aktarıyor ve Karamanoğlu kuşatmasını 1412’ye koyuyor. Bu sayfada, Orhan Gazi Camii’nin kitabesindeki 1413 tarihi esas alındı. Yangınlar dış cephe kaplamasını tahrip etti. Ortaya çıkan moloz duvar kalın bir sıvayla örtüldü. Bu sıva, 1958’deki büyük çarşı yangınından sonraki onarıma kadar kaldı.

Yavaş’a göre cami 1494’ten 1742’ye kadar en az on iki kez onarıldı. İngilizce Vikipedi ilk kayıtlı onarımı 1493’e koyuyor. 1517’de Mısır seferinden sonra Yavuz Sultan Selim’in Kâbe kapısının örtüsünü bu camiye hediye ettiği Kültür Portalı ve Türkçe Vikipedi’de yazıyor. Kültür Portalı’na göre örtü bugün de camide asılı duruyor.

1855 depremi ve yazıların yenilenmesi

Caminin en büyük yıkımı 28 Şubat 1855 depremidir. Türkçe Vikipedi’ye göre depremde yirmi kubbeden on sekizi çöktü. Yalnız batı minaresinin dibindeki kubbe ile mihrap önündeki kubbe ayakta kaldı. Yavaş’a göre cami en kapsamlı onarımını bu depremden sonra gördü. Onarım için 907.500 kuruş harcandı ve cami 1862’de yeniden ibadete açıldı. İngilizce Vikipedi onarımların 1889’da tamamlandığını yazıyor, ama 1889 Türkçe kaynaklarda bir yangının yılı olarak geçiyor. Bu sayfada DİA’nın verdiği 1862 tarihi esas alındı.

Deprem sonrası onarımda duvarlardaki yazılar da elden geçirildi. Türkçe Vikipedi’ye göre Sultan Abdülmecid’in emriyle İstanbul’dan gönderilen hattatlar büyük yazıları onardı ve yenilerini ekledi. Yavaş, yazıların bir kısmının onarıldığını, bir kısmının da silinip yeniden yazıldığını belirtiyor. Mihraptaki süslemeleri de 1862’de Bursa’ya sürgün edilen Tevfik Paşa yaptırdı. 1889’daki bir yangında ise iki minarenin ahşap külahları yandı. Yerlerine bugün görülen boğumlu taş külahlar yapıldı.

Neye bakmalı?

  • Yirmi kubbe, on iki ayak: Yavaş ve Kültür Portalı’na göre cami 55 x 69 metre boyutlarında. Yirmi kubbe, on iki kare ayak üzerine oturuyor. Kubbeler mihrap duvarına dik beş sıra halinde dizilmiştir. Kasnaklar mihrap ekseninde en yüksek, yanlara doğru giderek alçalır. Türkçe Vikipedi bu yapıyı çok ayaklı cami şemasının en klasik ve anıtsal örneği sayıyor.
  • Şadırvan: Ortadaki kubbenin tepesi, ışık ve hava alması için açık bırakılmıştı. Açıklık bugün camla kapatılmış. Altında, mermer havuzlu bir şadırvan durur. İngilizce Vikipedi şadırvanın bugünkü biçiminin 19. yüzyıldan kaldığını yazıyor. Türkçe Vikipedi bu düzeni, tepe açıklığı ve altında havuz bulunan Selçuklu yapı geleneğine bağlıyor.
  • Hat yazıları: Kültür Portalı’na göre caminin içinde, 41 ayrı hattat tarafından 13 ayrı yazı çeşidiyle yazılmış, 87 levha halinde düzenlenmiş 192 yazı var. Ayakların her yüzünde celî sülüs ve kûfî hatla Allah’ın isimleri yazılıdır. Yavaş’a göre yazılar Abdülfettah Efendi, Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Sâmi Efendi ve Mehmed Şefik Bey gibi ünlü hattatlara ait. Yazıların büyük bölümü 18. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başına tarihleniyor.
  • Minber: Ceviz ağacından, kündekâri tekniğiyle, çivi ve tutkal kullanılmadan geçme parçalardan yapılmıştır. Ustası, minberin sağ yanında adı yazılı olan Hacı Mehmed bin Abdülaziz’dir. Türkçe Vikipedi, adının son kelimesinin farklı okunduğunu, kimi kaynaklarda Antepli, kimilerinde Tebriz yakınlarından olduğunun yazıldığını belirtiyor. Kapısının üstündeki kitabe, caminin tamamlanma tarihini veren belgedir.
  • Minberdeki “güneş sistemi”: Minberin doğu yüzündeki geometrik kompozisyonun güneş ile gezegenleri, batı yüzündekinin galaksiyi simgelediği anlatılır. DİA bu yorumu aktarıyor. Türkçe Vikipedi ise bu iddianın 1980’de ortaya atıldığını belirtiyor. Minberin Kur’an’daki ayet sayısınca 6666 parçadan oluştuğu da anlatılır. Bunlar sonradan yapılmış yorumlardır, ustanın böyle bir amacı olduğunu gösteren bir belge yok.
  • İki farklı minare: Batıdaki minare I. Bayezid’in, kuzeydoğudaki minare sonraki bir dönemin işidir. Kültür Portalı ve Türkçe Vikipedi doğu minaresini Çelebi Mehmed’e bağlıyor. Yavaş ise bu minarenin uzun süre yarım kaldığını, halkın ona “güdük minare” dediğini ve Çelebi Mehmed ya da Yavuz Sultan Selim döneminde tamamlandığının tahmin edildiğini yazıyor. Doğu minaresi camiden yaklaşık bir metre ayrık durur.
  • Müezzin mahfili: Sekiz ahşap direk üzerindeki sade mahfil 1549 tarihlidir. Yavaş’a göre merdivenin altındaki şair Rahîmî’ye ait kıta, camide tarihi bilinen en eski yazıdır.

Bugün Ulu Cami’yi gezerken

Cami ibadete açık. Namaz vakitleri dışında, cami adabına uyarak gezilebiliyor. Kültür Portalı’na göre avluda ayrıca üç şadırvan bulunuyor. Cami, Bursa’nın UNESCO Dünya Mirası listesindeki hanlar ve çarşı bölgesinin batı ucunda. Doğu ve kuzeyinde Orhan Gazi Camii, Koza Han, Emir Han ve bedesten birkaç dakikalık yürüme mesafesinde. Batıdaki yokuştan Tophane‘ye çıkıp türbeleri ve saat kulesini görebilirsiniz.

Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Bursa gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Bursa Ulu Cami ne zaman yapıldı?

Yapıma 1396’daki Niğbolu Zaferi’nden sonra başlandı. Minberdeki kitabeye göre cami 802 yılında, yani 1399-1400’de tamamlandı. Caminin ayrı bir inşa kitabesi yok.

Ulu Cami’nin neden yirmi kubbesi var?

Yaygın bir rivayete göre Yıldırım Bayezid, Niğbolu’yu kazanırsa yirmi cami yaptırmayı adamış, sonra yirmi ayrı cami yerine yirmi kubbeli tek bir cami yaptırmış. Bu anlatı bir belgeye dayanmaz. Mimari açıdan yirmi kubbe, çok ayaklı ulu cami geleneğinin bir sonucudur.

Camide kaç hat yazısı var?

Kültür Portalı’na göre 41 ayrı hattatın 13 ayrı yazı çeşidiyle yazdığı, 87 levha halinde düzenlenmiş 192 yazı var. Yazıların büyük bölümü 18. yüzyıl sonundan 20. yüzyıl başına tarihleniyor.

Şadırvanın üstü hâlâ açık mı?

Hayır. Ortadaki kubbenin tepesindeki açıklık bugün camla kapatılmış durumda. Şadırvan yerinde ve kullanılıyor.

Kaynakça


👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top