Ulucanlar Cezaevi Müzesi Tarihi

Son güncelleme: 13 Ekim 2026

Ulucanlar Cezaevi Müzesi, Ankara
Fotoğraf: Gargarapalvin · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Nerede: Ankara, Altındağ, Ulucanlar semti; Ankara Kalesi’nin güneyi
Bina: 1923’te askerî depo olarak yapılan, eklerle cezaevine dönüştürülen yapı topluluğu; İngilizce kaynaklara göre yaklaşık 34.000 m² alan
Resmî adları: Cebeci Tevkifhanesi, Cebeci Umumi Hapishanesi, Cebeci Sivil Cezaevi, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi, Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevi
Önemli tarihler: 1925 cezaevi olarak açılış · 1926 ilk infaz · 26 Eylül 1999 olayları · 1 Temmuz 2006 tahliye · 2009-2010 restorasyon · 2011 müze olarak açılış
Bugün: Altındağ Belediyesi’nin restore edip işlettiği Ulucanlar Cezaevi Müzesi

Ankara Kalesi’nin eteğindeki Ulucanlar semtinde, yüksek duvarlarla çevrili alçak binalar seksen bir yıl boyunca başkentin ana cezaevi oldu. Burada farklı siyasi görüşlerden yazarlar, şairler, gazeteciler ve siyasetçiler tutuldu. Avludaki darağacında on dokuz kişi idam edildi. Cezaevi 2006’da boşaltıldı ve 2011’de müze olarak açıldı. Bu sayfa binanın tarihini, burada yaşanan olayları ve müzeyi kronolojik olarak, olgulara bağlı kalarak anlatıyor.

Askerî depodan cezaevine (1923-1925)

Türkçe ve İngilizce Vikipedi’ye göre yapı 1923’te, Ankara’nın başkent olduğu yıl, askerî depo olarak kuruldu. Konumunun ve yapısının cezaevine daha uygun olduğu düşünülerek tadilatlar ve eklerle dönüştürüldü ve 1925’te cezaevi olarak hizmete girdi. Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra Ankara’da açılan ilk cezaevleri arasında sayılıyor. Kurum yıllar içinde birkaç ad değiştirdi: Cebeci Tevkifhanesi, Cebeci Umumi Hapishanesi, Cebeci Sivil Cezaevi, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi ve son olarak Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevi. Halk arasında hep semtin adıyla, “Ulucanlar” olarak anıldı.

Cezaevinin kendi arşivinden pek bir şey kalmadı. Müzenin proje koordinatörü Deniz Yavuz’un Anadolu Ajansı’na anlattığına göre arşiv iki kez yangın geçirdiği için kesin kayıtlar yok. İngilizce Vikipedi’nin aktardığı bir çalışmaya göre binanın geçmişine dair belgeler, 1997’de çekilmiş fotoğraflar ve 2000’de yapılan bir onarım projesinin çizimleriyle sınırlı.

Burada tutulanlar

Ulucanlar, 81 yıllık tarihinde siyasi görüşleri birbirinden çok farklı pek çok tanınmış kişiyi barındırdı. Müzenin ve basının aktardığı isimler arasında şair Nâzım Hikmet ve Necip Fazıl Kısakürek, romancılar Kemal Tahir, Yaşar Kemal ve Fakir Baykurt, sinemacı Yılmaz Güney, siyasetçiler Bülent Ecevit, Osman Bölükbaşı ve Muhsin Yazıcıoğlu ile yazar Osman Yüksel Serdengeçti var. Bu kişilerin burada hangi yıllarda ve hangi suçlamalarla bulunduğu farklı dönemlere yayılıyor. Müzede her birinin biyografisi ilgili koğuşlarda veriliyor.

Avludaki darağacı: 19 infaz

Müze kaynaklarına, Anadolu Ajansı’na ve Vikipedi’ye göre cezaevinin avlusunda 81 yıl içinde 19 kişi idam edildi. Türkçe Vikipedi bu infazları dönemlere göre şöyle dağıtıyor: 1938’e kadarki dönemde 7, 20 Mayıs 1963 darbe girişiminden sonra 2, 12 Mart 1971 muhtırasından sonra 3, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra 7. Vikipedi’ye göre bu 19 infazdan 18’i siyasi davalarla ilgiliydi.

  • 1926: Cezaevindeki ilk infazlar. Bunlar arasında İstiklal Mahkemesi’nde yargılanan İskilipli Âtıf Hoca var.
  • 1963-1964: 1962 ve 1963 darbe girişimlerinin önde gelen adları Albay Talat Aydemir ile Binbaşı Fethi Gürcan.
  • 6 Mayıs 1972: Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan.
  • 1980: 12 Eylül’den sonraki infazlar. Bunlar arasında Necdet Adalı, Mustafa Pehlivanoğlu ve Erdal Eren var.
  • 1983: Türkçe Vikipedi’ye göre cezaevindeki son infaz.

Darağacı ve ip bugün avluda, eski kavak ağacının yanında duruyor. Türkiye’de idam cezası daha sonra önce barış zamanı suçları için 2002’de, ardından tümüyle 2004’te kaldırıldı.

1999 olayları ve kapanış

İngilizce Vikipedi’nin aktardığına göre Eylül 1999’da kapalı ve yarı açık bölümlerde 19 koğuşta 776 tutuklu ve hükümlü bulunuyordu. 1999’da Temmuz, Eylül ve Aralık aylarında isyanlar çıktı. 26 Eylül 1999‘da cezaevinde yaşanan olaylarda on hükümlü öldü, çok sayıda kişi yaralandı ve birkaç koğuş tahrip oldu. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu olayla ilgili ayrı bir rapor hazırladı.

Ulucanlar, Sincan’da yeni yapılan L tipi cezaevleri hizmete girince kapatıldı. Yeni Şafak gazetesinin Haziran 2006 tarihli haberine göre 1.248 tutuklu ve hükümlü, 1 Temmuz 2006’dan itibaren geceleri ring araçlarıyla Sincan’a nakledildi. Aynı haber, binanın geleceği konusunda istinaf mahkemesi binası, kültür merkezi ve hatta alışveriş merkezi gibi farklı fikirlerin tartışıldığını yazıyordu. Yarı açık bölümün boşaltılması biraz daha sürdü.

Cezaevinden müzeye (2006-2011)

Bina tarihî değeri nedeniyle koruma altına alındı ve Altındağ Belediyesi’ne devredildi. Belediye 2009’da başlattığı restorasyonu 2010’da tamamladı. Türkçe Vikipedi’ye göre müze 2011’de açıldı. İngilizce kaynaklar açılışı Temmuz 2011 olarak veriyor. Proje koordinatörü Yavuz, eşyaları toplamak için eski mahkûmlar ve idam edilenlerin aileleriyle uzun görüşmeler yaptıklarını, ailelerin başta “Eski defterleri açmayın” dediğini, sonunda eşyaları bağışladıklarını anlattı. Müzeye göre sergilenen eşyaların tamamı özgün, duvarlardaki yazılar ve mahkûmların yaptığı resimler de olduğu gibi korundu. Anadolu Ajansı’na göre müze açıldıktan sonra bir milyonu aşkın ziyaretçi ağırladı. Bina zaman zaman film ve dizi seti olarak da kullanılıyor.

Müzede neye bakmalı?

  • Giriş koridoru: İki kişinin yan yana yürüyemeyeceği kadar dar, uzun koridor.
  • 9. ve 10. koğuşlar (“Hilton koğuşu”): Daha küçük ve görece rahat olduğu, Ankara manzarası gördüğü için mahkûmların bu adı verdiği koğuşlar. Bülent Ecevit ve Osman Bölükbaşı’nın kaldığı yer olarak tanıtılıyor. Ranzalarda biyografiler asılı.
  • Tecrit hücreleri: Hoparlörlerden gardiyan bağırışlarının ve çığlıkların duyulduğu, canlandırma yapılmış bölüm. Ağır bir bölüm. Çocuklu ziyaretçilerin önceden bilmesi iyi olur.
  • 4. koğuş: Çay ocağından koğuş ağasına kadar cezaevi gündelik hayatını canlandıran balmumu figürler. Müzede toplam 22 balmumu mahkûm figürü var.
  • 5. ve 6. koğuşlar: Tanınmış mahkûmların biyografileri ve kişisel eşyaları: saatler, sigaralar, bastonlar, gözlükler, çaydanlıklar, mektuplar, idamdan önce giyilen ceketler.
  • Büyük avlu: Mahkûm hamamı, tanınmış mahkûmların fotoğraflarının asıldığı “dilek ağacı” ve darağacı.
  • Kütüphane: Mahkûmların yazdığı kitaplar, Türkiye’nin siyasi dönemlerini anlatan kitaplar ve mahkeme tutanakları.

Müzede istek üzerine bir de “tecrit deneyimi” bölümü kuruldu. Ek ücret ödeyen ziyaretçiler, saat ve telefonlarını teslim edip kelepçelenerek bir gardiyan eşliğinde hücreye konuyor ve 15 dakika ya da bir saat orada kalıyor.

Bugün Ulucanlar Cezaevi Müzesi’ni gezerken

Gezi yaklaşık bir saat sürüyor ve ağır bir deneyim. Koğuşlarda duvarlara asılı eski gazetelere, mahkûmların duvar resimlerine ve ranzalardaki biyografilere bakın. Bunlar, burada tutulan insanların farklı dönemlerden ve farklı görüşlerden geldiğini en iyi gösteren yerler. Avludaki kavak ağacı ve darağacı, gezinin son durağı. Müze Ankara Kalesi’ne yürüme mesafesinde olduğundan Hamamönü ve kale çevresiyle aynı güne sığdırılabilir. Müzeyi Altındağ Belediyesi işletiyor. Saatleri ve ücret durumunu gitmeden önce kontrol edin.

Ziyaret saatleri, ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Ankara gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Ulucanlar Cezaevi hangi yıllarda kullanıldı?

1925’ten 2006’ya kadar, 81 yıl. Yapı 1923’te askerî depo olarak kurulmuştu. Mahkûmlar 1 Temmuz 2006’dan itibaren Sincan’daki yeni cezaevlerine nakledildi.

Ulucanlar’da kaç kişi idam edildi?

Müze kaynaklarına ve basına göre 19 kişi. İlk infazlar 1926’da, kaynaklara göre sonuncusu 1983’te yapıldı. İdam edilenler arasında İskilipli Âtıf Hoca, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Necdet Adalı, Mustafa Pehlivanoğlu ve Erdal Eren var.

Ulucanlar Cezaevi Müzesi ne zaman açıldı?

Altındağ Belediyesi’nin 2009-2010’daki restorasyonunun ardından 2011’de.

Müze çocuklar için uygun mu?

Tecrit bölümünde ses efektleri ve canlandırmalar, avluda da gerçek darağacı var. Küçük çocuklarla gidecekseniz bunu önceden bilmeniz iyi olur.

Kaynakça


👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top