Julianus Sütunu Tarihi
Son güncelleme: 13 Ekim 2026

Nerede: Ankara, Altındağ, Ulus; Ankara Valiliği önündeki Hükümet Meydanı
Dönem: Geç Roma / erken Bizans; kesin tarihi bilinmiyor (geleneksel olarak 362, başlık üslubuna göre büyük olasılıkla 6. yüzyıl)
Yaptıran: Bilinmiyor; yazıtı yok
Halk arasındaki adları: Belkıs Minaresi · Belkıs Sütunu · Kıztaşı
Bugün: 1930’larda bugünkü yerine taşındı, 2001’de restore edildi; meydanda serbestçe görülebiliyor
Ulus’ta valilik binasının önündeki küçük meydanda, gövdesi üst üste dizilmiş halkalar gibi yivli, tepesinde yaprak bezemeli bir başlık taşıyan tek bir sütun yükseliyor. Ankaralılar ona yüzyıllarca “Belkıs Minaresi” dedi, kartpostallarda ve pullarda hep tepesindeki leylek yuvasıyla göründü. Resmi adı ise Roma İmparatoru Julianus’tan geliyor. Ancak sütunun gerçekten Julianus için dikildiğini gösteren hiçbir belge yok. Bu sayfa, sütun hakkında bilinenleri ve bilinmeyenleri ayırmaya çalışıyor.
Julianus Ankara’da: bu kısım kesin
Son pagan Roma imparatoru Julianus (hd. 361-363), Perslere karşı büyük seferine hazırlanmak için Mayıs 362’de İstanbul’dan Antakya’ya doğru yola çıktı. Yolda önce Pessinus’taki (Sivrihisar yakınları) ünlü Kybele tapınağını ziyaret etti, ardından Ankara’ya geldi. Romalı tarihçi Ammianus Marcellinus, imparatorun burada mahkeme kurduğunu, haksızlığa uğrayanları dinlediğini ve kent meclislerine zorla üye yazılanların şikâyetlerini sert bir adaletle karara bağladığını anlatır.
Tarihçi Clive Foss, bu sırada çıkarılan yasaların tarihlerine bakarak Julianus’un Haziran 362’de Ankara’da yaklaşık iki hafta kaldığını hesaplıyor. Bu ziyaretten kalan somut bir iz de var: seferde imparatorun yanında bulunan pretoryum valisi (praefectus praetorio) Saturninius Secundus Salutius, imparatoru “Britanya Okyanusu’ndan Dicle’ye kadar barbarları yenmiş, bütün dünyanın efendisi” diye anan bir yazıtla onurlandırmıştı. Foss’a göre bu yazıt büyük olasılıkla bir imparator heykelinin kaidesiydi ve 18. yüzyılda hâlâ görülebiliyordu. İngilizce kaynaklar yazıtın Ankara Kalesi’nin iç surunun doğu tarafına örülü olduğunu yazıyor.
Sütun Julianus için mi dikildi?
Yaygın anlatıma göre sütun, Julianus’un 362’deki ziyareti onuruna dikildi. Ancak Foss, sütunu Julianus’a bağlayan şeyin yalnızca imparatorun kentte bulunmuş olması olduğunu, bu yakıştırmanın “bilginlerden” geldiğini ve başka hiçbir dayanağı olmadığını yazıyor. Sütunun yazıtı yok. Alman sanat tarihçisi Rudolf Kautzsch 1936’da başlığın üslubunu inceleyip sütunu 6. yüzyılın sonlarına tarihledi. Arkeolog Julian Bennett de sütunu “büyük olasılıkla 6. yüzyıla ait bir anıt” olarak niteliyor. Almanca kaynaklar ise tarihini “bilinmeyen bir geç Roma dönemi” olarak veriyor.
Kısacası: Julianus’un 362’de Ankara’ya geldiği kesin, sütunun onun için dikildiği ise kanıtlanmış değil. Sütunu kimin ve hangi olay için diktirdiği bugün bilinmiyor.
Neye bakmalı?
- Gövde: Sütunun gövdesi dikey değil, yatay yivlerle işlenmiş; üst üste dizilmiş halkalardan oluşmuş gibi görünüyor. 1897’de Ankara’yı gezen İtalyan mimar Giulio Mongeri de onu böyle tarif etmişti. Malzeme beyazımsı gri kireç taşı.
- Başlık: Akantus yapraklarıyla bezeli; yaprakların arasında içi boş yuvarlak madalyonlar var. Sütunun tarihlenmesinde kullanılan kısım bu başlık. Kuzeye bakan yüzü büyük ölçüde hasarlı.
- Kaide: Dikdörtgen ve sade; andezit bir platform üzerine oturtulmuş.
- Yükseklik: Yaklaşık 14,5-15 metre.
Belkıs Minaresi ve Kıztaşı: halkın sütunu
Foss’a göre halk en az 16. yüzyıldan beri sütunu Saba Melikesi’ne bağlıyordu. İslam geleneğinde Saba Melikesi’nin adı Belkıs olarak geçer; “Belkıs Minaresi” ve “Belkıs Sütunu” adları buradan geliyor. Foss bir Arap efsanesini de aktarıyor: Cahiliye dönemi şairi İmruülkays’ın Bizans imparatorunun gönderdiği zehirli bir kaftanla Ankara’da öldüğü ve bir “prenses mezarının” yanına gömüldüğü anlatılır. Foss’a göre efsanedeki prenses mezarı bu sütundu (Türkler de sonradan sütunu böyle anmıştı), şairin mezarı da büyük olasılıkla yakındaki Augustus Tapınağı.
1924 tarihli Ankara haritasında sütun “Kıztaşı” adıyla işaretli. Bulunduğu mahallenin adı da ondan geliyordu: İğneci Belkıs Mahallesi. Mongeri 1897’de yerlilerin sütunun tepesinde eskiden bir heykel olduğunu söylediğini not etmişti.
Leylek yuvası
Sütunun tepesindeki leylek yuvası onu Ankara’nın simgelerinden biri yaptı. Göç mevsiminde gelen leyleklerin yıllarca burada yavruladığı, yuvanın taşıma ve restorasyon sırasında bile korunduğu anlatılıyor. Mongeri bile 1897’deki gezisinde sütunu birkaç satırla geçip sözü yuvadaki leyleklerle ilgili bir halk hikâyesine getirmişti. Kent büyüyüp leyleklerin beslenme alanları daraldıkça yuva boş kaldı. 2020’de sütuna yeniden bir yuva kazandırıldığı ve leyleğin beklendiği haberlere yansıdı.
Taşınma ve restorasyon
Sütun ilk olarak bugünkü yerinin biraz batısında, bugünkü İş Bankası binası ile Taşhan arasındaki alanda duruyordu. Zemin sorunları yüzünden eğilmeye başlayınca bugünkü yerine, Hükümet Meydanı’nın ortasına taşındı. Taşınma tarihi kaynaklarda farklı veriliyor: Türkçe kaynaklar 1934 diyor, Bennett 1920’leri veriyor. Uzun süre bakım görmeyen sütun 2001’de valilik tarafından restore edildi.
Bugün Julianus Sütunu’nu gezerken
Sütun meydanda, her saat görülebiliyor. Etrafında bir tur atıp başlığın akantus yapraklarına ve madalyonlarına bakın; kuzey yüzündeki hasar diğer yüzlerle karşılaştırınca belirginleşiyor. Augustus Tapınağı ve Hacı Bayram Camii yaklaşık 200 metre doğuda, Roma Hamamı ise kuzeyde, Çankırı Caddesi üzerinde. Ankyra’nın Roma ve Bizans tarihinin genel çerçevesi için Ankara Kalesi tarihi sayfasına bakabilirsiniz.
Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Ankara gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Julianus Sütunu kaç yıllık?
Kesin bilinmiyor. Geleneksel olarak İmparator Julianus’un 362’deki ziyaretine bağlanıyor; bu durumda 1.660 yıldan eski. Başlığın üslubuna dayanan değerlendirme ise 6. yüzyılın sonunu, yani yaklaşık 1.400-1.450 yılı öneriyor.
Neden Belkıs Minaresi deniyor?
Halk en az 16. yüzyıldan beri sütunu Saba Melikesi’ne bağlıyordu; İslam geleneğinde bu melikenin adı Belkıs’tır. Ad leylek yuvasından değil bu halk inancından geliyor. Sütun eski haritalarda “Kıztaşı” olarak da geçiyor.
Julianus Sütunu taşındı mı?
Evet. Sütun ilk olarak bugünkü İş Bankası ile Taşhan arasındaki alanda duruyordu. Eğilmeye başlayınca Hükümet Meydanı’na taşındı. Türkçe kaynaklar taşınma yılını 1934, bazı yabancı kaynaklar 1920’ler olarak veriyor.
Kaynakça
- Foss, Clive (1977). “Late Antique and Byzantine Ankara”. Dumbarton Oaks Papers 31: 27-87. Internet Archive — Julianus’un ziyareti, Salutius yazıtı, sütunun tarihlenmesi, Saba Melikesi ve İmruülkays efsanesi.
- Bennett, Julian (2003). “Ancyra, Metropolis Provinciae Galatiae”. Bilkent Üniversitesi Deposu.
- Kautzsch, Rudolf (1936). Kapitellstudien. Leipzig (Foss ve Bennett üzerinden).
- Günel, G. ve Kılcı, A. (2015). “Ankara Şehri 1924 Haritası: Eski Bir Haritada Ankara’yı Tanımak”. Ankara Araştırmaları Dergisi 3(1): 78-104. PDF — Kıztaşı adı, İğneci Belkıs Mahallesi.
- Ankara Araştırmaları Dergisi (2016). “An Italian Architect’s First Visit to Ankara: Giulio Mongeri – 1897”. 4(2): 131-157. PDF.
- Julianus Sütunu, Column of Julianus ve Juliansäule, Vikipedi — ölçü, taşınma, 2001 restorasyonu, leylek yuvası.
- Anadolu Ajansı, “Ev sahipliği yaptığı yuvaya yeniden kavuşan tarihi ‘Julien Sütunu’ leyleğini bekliyor” (15 Mayıs 2020).
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası