Augustus Tapınağı Tarihi
Son güncelleme: 13 Ekim 2026

Nerede: Ankara, Altındağ, Ulus; Hacı Bayram Veli Camii’ne bitişik
Dönem: Roma; yapım tarihi tartışmalı (MÖ 25-20 ile Augustus’un son yılları arası; altında daha eski bir yerel tapınak olduğu da ileri sürülüyor)
Adandığı: Tanrıça Roma ve tanrılaştırılmış Augustus (Galatya eyaletinin imparator kültü)
Önemli tarihler: MS 14 sonrası Res Gestae’nin kazınması · 5.-6. yüzyıl kiliseye dönüşüm · 1427-28 bitişiğine Hacı Bayram Camii · 1555 Busbecq heyeti · 1865 Mommsen yayını
Bugün: Cella’nın iki yan duvarı ve süslü kapı çerçevesi ayakta; yazıtlar yerinde
Ulus’ta Hacı Bayram Camii’nin hemen yanında, çatısız, iki yüksek duvar ve bir kapıdan ibaret bir yapı duruyor. İlk bakışta kentin pek çok Roma kalıntısından biri gibi görünür. Oysa bu duvarlarda, Roma’nın ilk imparatoru Augustus’un kendi ağzından yazdığı hayat ve icraat raporunun, Res Gestae Divi Augusti‘nin (“Tanrılaştırılmış Augustus’un İşleri”) bugüne ulaşan en eksiksiz kopyası var. Alman tarihçi Theodor Mommsen bu yüzden ona “yazıtların kraliçesi” demişti. Bilim dünyası metne yapının adıyla, Monumentum Ancyranum (“Ankara Anıtı”) der.
Res Gestae nedir?
Res Gestae, Augustus’un ölümünden (19 Ağustos MS 14) kısa süre önce son halini verdiği, birinci tekil şahısla yazılmış bir metin. Augustus metni vasiyetiyle birlikte bıraktı ve Roma’daki mozolesinin önüne dikilecek iki bronz sütuna kazınmasını istedi. O bronz sütunlar kayboldu. Metni bugün okuyabiliyorsak, imparatorluğun dört bir yanına gönderilen taş kopyalar sayesinde okuyoruz.
Metin kısa bir girişle 35 paragraftan oluşuyor. Augustus burada üstlendiği ve reddettiği makamları, Roma halkına ve askerlerine dağıttığı para ve toprağı, yaptırdığı yapıları ve gösterileri, savaşlarını ve diplomatik başarılarını sayıyor. Sonda üçüncü şahısla yazılmış bir ek var. Ek büyük olasılıkla Augustus’a ait değil, eyalet okurları için hazırlanmış: harcamaları özetliyor ve imparatorun kendi servetinden 600 milyon denarius harcadığını söylüyor. Metnin propaganda yönü açık: iç savaştaki rakipleri Marcus Antonius ve Sextus Pompeius adıyla anılmıyor, biri “savaştığım kişi”, öteki “korsan” olarak geçiyor.
Bilinen kopyaların üçü de Galatya eyaletinden:
- Ankara: Latince asıl metin ve Yunanca çevirisi birlikte, neredeyse eksiksiz.
- Pisidia Apolloniası (Isparta, Uluborlu): Yalnız Yunanca, parçalar halinde. 1821’de bulundu, 1930’da yeni parçalar çıktı.
- Pisidia Antiokheiası (Isparta, Yalvaç): Yalnız Latince, parçalar halinde. 1914 ve 1926’da bulundu.
2012’de İngiliz epigrafçı Peter Thonemann Sardeis’te (Manisa) küçük bir parça daha yayımladı. Böylece Galatya dışında da kopya olduğu anlaşıldı. Ankara kopyası ise hâlâ metni neredeyse bütünüyle kuran tek kaynak.
Yazıt duvarın neresinde?
Latince metin tapınağın ön odasının (pronaos) iç duvarlarına kazınmış; metin kuzey duvarında başlayıp güney duvarında bitiyor. Yunanca çeviri ise cella’nın, yani kutsal iç odanın güneydoğu dış duvarında, yoldan geçen yerli halkın okuyabileceği yerde. Harflerin aslında boyalı olduğu biliniyor. Yunanca metin kelimesi kelimesine bir çeviri değil; eyalet halkının anlayacağı ifadelerle uyarlanmış. Ön odanın bir köşe duvarında ise ayrı bir yazıt var: Galatya’nın imparator kültü başrahiplerinin yıllık listesi. Liste her rahibin kente yaptığı bağışları da sayıyor: zeytinyağı dağıtımları, gladyatör dövüşleri, boğa ve yaban hayvanı gösterileri, at yarışları. Arkeolog Julian Bennett’e göre listedeki ilk rahip MS 19-20 civarına tarihleniyor ve dördüncü rahip, son Galat kralı Amyntas’ın oğlu Pylaimenes, kente imparator kültü için arsa bağışlamış.
Tapınak ne zaman yapıldı? Üç görüş
Yazıt Augustus’un ölümünden sonra kazındı; bu kesin. Tapınağın kendisinin ne zaman yapıldığı ise tartışmalı:
- MÖ 25-20: Vikipedi başta olmak üzere birçok kaynak, tapınağı Galatya eyaletinin kurulmasının (MÖ 25) hemen ardından Augustus adına yapılmış bir imparator kültü merkezi olarak tarihliyor.
- Daha eski bir yerel tapınağın dönüşümü: Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi ve Almanca kaynaklar, yapının ilk olarak MÖ 2. yüzyılda Frig-Galat tanrıları Men ve Kybele için yapıldığını, Roma döneminde Roma ve Augustus’a yeniden adandığını yazıyor.
- Augustus’un son yılları: Bennett, 1930’lardaki sınırlı kazıların kesin bir sonuç vermediğini, modern görüş birliğinin ise yapıyı Augustus’un saltanatının son yıllarına koyduğunu belirtiyor. Ona göre tapınağın planı Roma resmi tapınaklarına (yalnız önden basamaklı yüksek podyum) değil Helenistik geleneğe uyuyor. Bu yüzden yapının başlangıçta yerel tanrı Men’e adanmış olup sonradan imparator kültüne uyarlanmış olabileceği de tartışılıyor.
Mimari açıdan tapınak, çevresi Korint düzeninde sütunlarla çevrili bir pseudodipteros‘tu: kısa kenarlarda sekizer, uzun kenarlarda on beşer sütun vardı. Ölçüsü kaynağa göre yaklaşık 36 × 55 ya da 42 × 55 metre olarak veriliyor. Bugün ayakta kalan cella duvarları yaklaşık 32,5 metre uzunluğunda ve 12 metreye yakın yükseklikte.
Tapınaktan kiliseye, kiliseden medreseye
Theodosius’un 4. yüzyıl sonunda pagan ibadetini yasaklamasından sonra sağlam duvarlar yeni bir işe yaradı. Tarihçi Clive Foss’un özetlediğine göre iç mekân sütun dizileriyle üç nefe bölündü, doğu ucuna bir apsis eklendi, cella’nın döşemesi sökülüp zemin alçaltıldı ve apsisin altına bir kripta oyuldu. Cella duvarına kemerli pencereler açıldı; Almanca kaynaklara göre güneydoğu duvarındaki üç pencere bu dönüşümden kalma. Apsisin kırmızı ve gri taş sıralı örgüsü dönüşümü 5. yüzyıla tarihlendiriyor; Almanca kaynaklar 6. yüzyıl diyor. Eski tapınak taşlarında cin barındığına inanıldığı için duvarlara haçlar kazındı.
Yapının bir manastır kilisesi olduğu düşünülüyor: iç duvara gelişigüzel kazınmış bir mezar yazıtı Hypatios adlı bir başrahipten (hegoumenos) söz ediyor, yapıyı 40 metre uzaktan 120 × 160 metrelik bir alanı çeviren kalın bir duvar kuşatıyordu. 9. ya da 10. yüzyılda bir Bizans komutanı, turmarkhes Eustathios, cella duvarına satır başlarındaki harflerden adını veren uzun bir dua şiiri kazıttı. Foss’un aktardığına göre Yunan şair Yorgos Seferis 1949’da Ankara’dayken bu dizeleri görmüş ve “Ankara Anıtı” adlı bir şiir yazmıştı.
1427-28’de tapınağın kuzeybatı köşesine bitişik olarak Hacı Bayram Camii yapıldı (ayrıntılar için Hacı Bayram Veli Camii ve Külliyesi). Tapınak bu tarihten sonra tekke külliyesinin bir parçası oldu ve Akmedrese adıyla eğitim yapısı olarak kullanıldı. Çevresinde ve içinde zamanla bir mezarlık oluştu; 20. yüzyıl başı fotoğraflarında tapınağın içinde de mezarlar görülüyor.
1555: Batı’nın Res Gestae’yi tanıması
Avusturya arşidükü ve sonradan Kutsal Roma imparatoru olan I. Ferdinand’ın elçiliği, Kanuni Sultan Süleyman’la görüşmek üzere Amasya’ya giderken Ankara’dan geçti. Heyette Flaman diplomat Ogier Ghiselin de Busbecq, Hırvat diplomat Antun Vrančić ve Alman tüccar-gezgin Hans Dernschwam vardı. Busbecq’in Suetonius’tan bildiği Augustus vasiyetini duvarda tanıdığı ve metnin bir bölümünü sonradan yayımladığı Türk Mektupları‘na aldığı aktarılıyor. Bazı kaynaklar keşfi Vrančić’e bağlıyor; heyettekiler yazıtları birlikte kopyalattı. Ziyaret tarihi de kaynaklarda 1554 ya da 1555 olarak geçiyor; Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin 2025’teki sergisi 1555’i başlangıç almıştı.
Dernschwam’ın kayıtları tapınağın o günkü halini anlatıyor: çatısı yoktu, içinde on hücre bulunuyordu ve güney duvarında demir parmaklıklı üç yüksek pencere vardı. Busbecq de yazıtın üst satırlarının iyi okunduğunu, aşağıya doğru boşlukların arttığını ve en alt kısmın tamamen bozulduğunu not etmişti.
Gezginler, kalıplar, kazılar
- 18.-19. yüzyıl gezginleri: Botanikçi Joseph Pitton de Tournefort (1701), Paul Lucas ve 1830’larda Charles Texier tapınağı çizdi ve anlattı. Texier’nin gravüründe yapının çevresi binalarla kuşatılmış görünüyor.
- 1860’lar: Fransız arkeolog Georges Perrot yazıtı yeniden kopyaladı. Mommsen bu kopyalara ve Busbecq’in metnine dayanarak 1865’te ilk bilimsel yayını yaptı.
- 1882: Mommsen’in isteğiyle Carl Humann, Berlin müzeleri için yazıtın alçı kalıplarını aldı.
- 1907-1908: Amerikan Cornell seferi yazıtın kâğıt baskılarını aldı.
- 1911: Roma’daki dünya fuarının arkeoloji sergisi için ön odanın yazıtlarıyla birlikte gerçek boyutlu bir kopyası yapıldı. Bu kopya sonra Roma’daki Museo della Civiltà Romana’ya kondu.
- 1926-1928: Daniel Krencker ve Martin Schede yapıyı ilk kez kapsamlı biçimde inceledi; sonuçlar 1936’da yayımlandı. 1936-1938’de Hamit Zübeyir Koşay çalıştı.
Koruma: yazıt hâlâ aşınıyor
Deprem, nem ve hava kirliliği yüzyıllardır duvarları ve yazıtları aşındırıyor. Dünya Anıtlar Fonu tapınağı 2002 ve 2004’te dünyanın en çok tehdit altındaki yüz yapısı listesine aldı. 1997’den beri İtalya’daki Trieste Üniversitesi, Kültür Bakanlığı ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’yle birlikte yürütülen “Ancyra Projesi” yapıyı fotogrametriyle belgeliyor. 2006’da yazıtlar milimetre altı hassasiyetle taranarak aşınmayı zaman içinde izlemeye yarayacak bir üç boyutlu kayıt oluşturuldu. Türkçe kaynaklar ayrıca bir bağışla Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin taş yüzeylerde hasar tespiti yaptığını aktarıyor. 2024’te tapınağın üzerini koruma amaçlı kapatmaya yönelik projeler hazırlandığı da haberlere yansıdı.
Bugün Augustus Tapınağı’nı gezerken
Tapınak Hacı Bayram Camii’nin avlusundan görülebiliyor. Önce cami tarafından ön odaya bakın: Latince metin iç duvarlarda. Sonra güneydoğu dış duvar boyunca yürüyün: Yunanca çeviri burada, daha alçakta ve okunaklı. Duvarlardaki pencerelerin kilise döneminden, kapı çevresindeki zengin bezemenin ise Roma yapısından kaldığını, taşlardaki haç kazımalarının da kilise döneminde eklendiğini hatırlayın. Ziyaret koşulları zaman zaman restorasyon ve çevre düzenlemesine göre değiştiği için alanın o gün nasıl açık olduğunu yerinde kontrol edin. Yakındaki Julianus Sütunu ve Roma Hamamı aynı yürüyüşe sığıyor. Ankyra’nın genel tarihi için Ankara Kalesi tarihi sayfasına bakabilirsiniz.
Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Ankara gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Monumentum Ancyranum nedir?
Ankara’daki Augustus Tapınağı’nın duvarlarına kazınmış Res Gestae Divi Augusti metninin adı. Augustus’un kendi icraatını anlattığı bu metnin Latince aslı ve Yunanca çevirisi burada neredeyse eksiksiz korunduğu için, metnin bütün baskıları büyük ölçüde Ankara kopyasına dayanıyor.
Augustus Tapınağı ne zaman yapıldı?
Kesin değil. Bir görüş MÖ 25-20’yi, yani Galatya eyaletinin kurulduğu yılları veriyor. Bir başkası yapının MÖ 2. yüzyılda Men ve Kybele için kurulup sonradan imparator kültüne uyarlandığını söylüyor. Bazı araştırmacılar ise Augustus’un saltanatının son yıllarını öneriyor. Yazıtların Augustus’un MS 14’teki ölümünden sonra kazındığı ise kesin.
Res Gestae’yi kim keşfetti?
Yazıt Batı’da, I. Ferdinand’ın Kanuni Sultan Süleyman’a gönderdiği ve 1555’te (bazı kaynaklara göre 1554’te) Ankara’dan geçen elçilik heyeti sayesinde tanındı. Keşif çoğunlukla elçi Ogier Ghiselin de Busbecq’e, bazı kaynaklarda heyetteki Antun Vrančić’e atfediliyor.
Tapınak neden Hacı Bayram Camii’ne bitişik?
Cami 1427-28’de tapınağın kuzeybatı köşesine dayanarak yapıldı ve tapınak bundan sonra Hacı Bayram tekkesinin bir parçası olarak Akmedrese adıyla kullanıldı. Böylece Roma tapınağı, Bizans kilisesi ve Osmanlı külliyesi aynı yapı grubunda birleşti.
Kaynakça
- Foss, Clive (1977). “Late Antique and Byzantine Ankara”. Dumbarton Oaks Papers 31: 27-87. Internet Archive — kiliseye dönüşüm, Hypatios yazıtı, Eustathios şiiri, Seferis.
- Bennett, Julian (2003). “Ancyra, Metropolis Provinciae Galatiae”. Bilkent Üniversitesi Deposu — tarih tartışması, rahip listesi, plan.
- Krencker, Daniel ve Schede, Martin (1936). Der Tempel in Ankara. Berlin.
- Bornaz, L., Botteri, P. ve diğ. (2007). “New Application Field for the Handyscan 3D: The Res Gestae Divi Augusti of the Augustus Temple (Ankara)”. CIPA Symposium. ISPRS — Ancyra Projesi, Dünya Anıtlar Fonu listeleri.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ankara” ve “Hacı Bayrâm-ı Velî Külliyesi” maddeleri — Men-Kybele görüşü, Akmedrese, Dernschwam.
- Augustustempel (Ankara) ve Res gestae divi Augusti (Almanca), Temple of Augustus and Rome, Res Gestae Divi Augusti (İngilizce) ve Augustus Tapınağı, Vikipedi.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası