Yeşil Camii Tarihi
Son güncelleme: 16 Ekim 2026

Nerede: Bursa, Yıldırım, Yeşil Mahallesi; Gökdere vadisinin doğusunda, ovaya bakan bir tepede, Yeşil Türbe’nin karşısında
Dönem: Erken Osmanlı (15. yüzyıl başı)
Yaptıran: Çelebi Sultan Mehmed (I. Mehmed, 1413-1421) · Mimar: Hacı İvaz Paşa
Önemli tarihler: 1412 ya da 1414 yapımın başlaması · Aralık 1419 kitabedeki bitiş tarihi · Ağustos 1424 iç süslemenin tamamlanması · 1855 depremi · 1863 sonrası Léon Parvillée onarımı · 1869 ikinci minare · 1941-1943 ve 2010 sonrası onarımlar · 2014 UNESCO Dünya Mirası Listesi
Bugün: İbadete açık cami; medresesi Türk İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılıyor
Bursa’nın en çok fotoğraflanan iki yapısı karşılıklı iki tepede durur: biri turkuaz çinili türbe, öteki dışı mermer kaplı, içi çini dolu Yeşil Camii. Cami, Ankara Savaşı’ndan sonra on yıl süren taht kavgasını kazanan Çelebi Mehmed’in Bursa’daki külliyesinin merkezidir. Ziyaretçinin dikkatini çeken şey yalnız çinileri değil, duvarlarda kimin ne iş yaptığını anlatan yazılardır. Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ne göre külliyede banisinin, mimarının, nakkaşbaşının, mihrap çinilerinin ustalarının, hünkâr mahfili çinilerinin ustasının ve ahşap işlerinin ustasının adını veren altı kitabe var. Bu özelliğiyle Osmanlı mimarisinde tek örnek sayılıyor. Kentin genel tarihi için Tophane Surları tarihi sayfasına bakabilirsiniz.
Fetret’ten sonra bir tepe seçmek
1402’de Yıldırım Bayezid’in Timur’a yenilmesiyle Osmanlı ülkesi şehzadeler arasında bölündü. Fetret Devri denen bu dönemi 1413’te Çelebi Mehmed kapattı. Doğan Yavaş’ın TDV İslâm Ansiklopedisi maddesine göre sultan, dedesi I. Murad’ın şehrin batısında, babası Yıldırım Bayezid’in doğusunda kurduğu külliyelerden sonra kendi külliyesini şehrin ortasına, ovaya hâkim bir tepeye yaptırdı. Arsa bir yandan dereyle, iki yandan derin bir yarla çevriliydi. Türkçe Vikipedi’nin özetlediği araştırmalara göre bu seçim, devletin yeniden ayağa kalktığını göstermeye yönelikti. Yapı, belgelerde “İmâret-i Sultân” adıyla geçer. Halk ise cami, türbe ve medresedeki çinilerden ötürü ona “Yeşil” dedi ve çevresindeki mahalle de bu adı aldı.
Yapımın başlangıcı için iki tarih dolaşıyor. Diyanet ansiklopedisi inşaatın hicri 817’de (1414) başladığını, İngilizce Vikipedi 1412’yi veriyor. Bitiş konusunda ise kaynaklar aynı belgeye dayanıyor: taçkapının üstünde, üç satır halinde bütün kavsarayı dolaşan uzun celî sülüs kitabe, banisini Çelebi Sultan Mehmed olarak anıyor ve inşaatın Zilhicce 822’de, yani Aralık 1419’da tamamlandığını yazıyor. Hicri ay Ocak 1420’ye taştığı için bazı kaynaklar 1420 der.
Kimin eli değdi: kitabelerdeki adlar
Taçkapının iki yanındaki küçük kartuşlarda “Hacı İvaz b. Ahî Bâyezîd” adı ve “çizeni, düzenleyeni, kurallarını koyanı” anlamına gelen bir ibare okunuyor. Diyanet ansiklopedisi bundan Hacı İvaz Paşa’nın binanın planlarını ve hesaplarını da yaptığını çıkarıyor. İngilizce Vikipedi, Hacı İvaz’ın Çelebi Mehmed’in komutanlarından biri ve vezir olduğunu belirtiyor.
Süsleme, sultanın 1421’deki ölümünden sonra da sürdü. Hünkâr mahfilinin camiye bakan kemerinin üstündeki Arapça kitabeye göre nakışları Ali b. İlyas Ali yaptı ve süslemeler Ramazan 827’nin sonunda, yani Ağustos 1424’te bitti. Bu usta kaynaklarda Nakkaş Ali olarak da anılır. Mahfil kemerinin üzengilerindeki iki küçük yazıda bir başka ad okunuyor: “amel-i Mehmed el-Mecnûn”, yani “Deli Mehmed’in işi”. Sağdaki mihrap sütunçesinin başlığında ise “amel-i üstâdân-ı Tebrîz” yazar: “Tebriz ustalarının işi.”
Bu Tebrizli ustaların Bursa’ya nasıl geldiği de anlatılır. Diyanet ansiklopedisine göre Timur, Ankara Savaşı’ndan sonra bazı Osmanlı âlim ve sanatkârlarını yanında götürdü. 1405’te Timur ölünce bunlar geri dönerken Tebriz’den başka sanatkârları da getirdi. Türkçe Vikipedi’nin aktardığı Serap Tuba Yılmaz çalışmasına göre ustalar Semerkand’da bulunmuş, Timurlu üslubuna hâkim kişilerdi. Diyanet ansiklopedisi caminin planı ve çinileriyle Tebriz’deki Gök Mescid’e çok benzediğini de yazıyor. İngilizce Vikipedi, Patricia Blessing’e dayanarak bir uyarı ekliyor: kitabelerdeki unvanların tam olarak hangi işi anlattığı bugün kesin bilinmiyor. “Mecnun” Mehmed’in çinileri mi, “Tebriz ustaları”nın yalnız mihrabı mı yaptığı tartışmalı.
Neye bakmalı: mimari
- Ters T plan: Cami, kaynaklarda zaviyeli, tabhaneli, Bursa tipi ya da ters T planlı denen şemada yapıldı. Girişten bir hole, oradan ortasında havuz bulunan ve Diyanet ansiklopedisine göre 13 m çapında, 25 m yüksekliğinde bir kubbeyle örtülü orta mekâna geçilir. İki yanda kubbeli eyvanlar, köşelerde ocaklı odalar (tabhaneler) var. Bu odalar yolcuların ve dervişlerin konaklaması için düşünülmüştü.
- Yarım kalan cephe: Ön cephedeki duvarlarda bir son cemaat yeri için kemer üzengileri hazırlanmış, ama revak hiç yapılmamış. Pencere alınlıklarındaki ve kartuşlardaki bazı mermer yazılar da tamamlanmadan bırakılmış. Cepheye bakarken bu boş bırakılmış yüzeyleri arayın.
- Taçkapı: Beyaz mermere işlenmiş rumî ve palmet motifleri, biri celî sülüs, öteki kûfî iki yazı kuşağı ve mukarnaslı kavsara. Diyanet ansiklopedisi dört cephenin alt sırasında on dört pencere, bunların bronz parmaklıklarında telkâri süsleme sayıyor.
- Mihrap: Basamaklarla çıkılan mihrap bölümü 6 m genişliğinde, 10,67 m yüksekliğinde. Çini mihrabın üstünde kelime-i tevhid, çevresinde Fetih suresinden bir bölümün yazılı olduğu sarı, lacivert, firuze ve beyaz bir frizi var. Diyanet ansiklopedisi mihrabı erken devir Osmanlı mimarisinin en mükemmel örneği olarak niteliyor.
- Hünkâr mahfili: Girişin üstündeki sultan bölümü, merdivenleri, ocaklı odaları ve balkonlarıyla küçük bir köşk gibi planlanmış. Buradaki çiniler öteki bölümlerden farklı: Diyanet ansiklopedisi bunları kabartma sarı, lacivert, firuze ve beyaz renkli sır tekniğinde tanımlıyor. Türkçe Vikipedi, zemini ve tüm duvarları çini ve altın yaldızla bezeli bu mahfilin döneminin tek örneği olduğunu yazıyor.
- Kalem işi: Yapıldığında çinilerin üstündeki bütün duvarlar kalem işi nakışlarla süslüydü. Bugün bunlar yalnızca kubbe içlerinde ve eteklerinde kaldı.
1855 depremi ve onarımlar
Diyanet ansiklopedisine göre camiye iki minare düşünülmüş, ama yalnızca biri yapılmıştı. Bu minare 1855 Bursa depreminde çok hasar görünce kaidesine kadar yıkılıp yeniden yapıldı. Ramazan’da iki minare arasına mahya kurulabilsin diye 1869’da ikinci minare eklendi. Bugün gördüğünüz iki minare bu yüzden caminin özgün tasarımına değil, 19. yüzyıla ait.
Depremden sonra Bursa’nın büyük anıtlarının onarımı Fransız mimar ve dekoratör Léon Parvillée’ye verildi. İngilizce Vikipedi’ye göre çalışmalar 1863’te başladı. Bitiş tarihi bilinmiyor, Parvillée’nin Bursa’da kaldığı yıllar da tartışmalı. Türkçe Vikipedi’ye göre çinilerin büyük bölümü bu onarımda değiştirildi. Onarım sırasında külliyeye ait bazı çinilerin Avrupa’ya götürüldüğü de araştırmacıların gündeminde. Ayrıntısı için Yeşil Türbe tarihi sayfasına bakabilirsiniz.
Diyanet ansiklopedisi caminin 1552’den 1940’lara kadar on iki büyük onarım geçirdiğini sıralıyor. İngilizce Vikipedi 1941-1943 onarımında çini kaplamanın sökülüp yeniden yerleştirildiğini yazıyor. Son kapsamlı restorasyon 2010’da başladı. İngilizce Vikipedi caminin 11 Mayıs 2012’de yeniden açıldığını, Türkçe Vikipedi ise çalışmaların 2010-2014 arasında sürdüğünü yazıyor. Külliye, 2014’te “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğuşu” adıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren alanın bileşenlerinden biri.
Külliyenin öteki yapıları
- Yeşil Türbe: Caminin karşısındaki tepecikte, Çelebi Mehmed’in çinili türbesi. Ayrıntısı için Yeşil Türbe tarihi sayfasına bakın.
- Yeşil Medrese (Sultaniye): Caminin batısında, üç eyvanlı, revaklı avlulu medrese. Kaynaklarda “Bursa Sultanîsi” olarak anılır. Diyanet ansiklopedisine göre vakfiyede otuz öğrenci kayıtlı olduğu halde on üç oda yapılmış, üst kat tamamlanmamış. Mehmed Şah Fenârî, Alâeddin Ali et-Tûsî, Ebüssuûd Efendi ve Hoca Sâdeddin Efendi gibi âlimler burada müderrislik yaptı. Bina 1975’ten beri Türk İslam Eserleri Müzesi. Anadolu Ajansı’na göre müze üç yıllık restorasyondan sonra Aralık 2020’de yeniden açıldı.
- İmaret: Caminin güneydoğusunda, iki kubbeli mutfağı olan yapı. Öğrencilere, görevlilere, misafirlere ve yoksullara yemek verilen bu bina restore edildi. Diyanet ansiklopedisi kahvehane, Türkçe Vikipedi aşevi olarak kullanıldığını yazıyor.
- Hanlar: Külliyeye gelir sağlayan üç han vardı. Yeşilhan günümüze ulaşmadı. Çarşıdaki İpek Han ile Hacı İvaz Paşa’nın yaptırıp sultana sunduğu Geyve Hanı ayakta.
- Yeşil Hamamı: Türkçe Vikipedi’nin aktardığı Bursa Alan Başkanlığı bilgisine göre Fatih döneminde medreseye gelir olarak yapıldı. Bugün dükkân olarak kullanılıyor.
Bugün Yeşil Camii’yi gezerken
Cami ibadete açık. Namaz vakitleri dışında, cami adabına uyarak gezilebiliyor. Önce dışarıda taçkapının iki yanındaki kartuşlarda Hacı İvaz’ın adını ve cephedeki boş bırakılmış yazı yerlerini arayın. İçeride havuzlu orta mekândan basamaklarla mihraba yaklaşın ve sağdaki sütunçe başlığına bakın. Arkanızı dönünce girişin üstünde hünkâr mahfilinin çinili kemeri görünür; mahfilin içi genellikle ziyarete kapalıdır. Çıkışta yolun karşısındaki merdivenlerle Yeşil Türbe‘ye, birkaç dakika güneybatıya yürüyerek medresedeki müzeye ulaşabilirsiniz. Doğuya doğru yaklaşık bir kilometre yürüyünce Emir Sultan Camii var.
Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Bursa gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Yeşil Camii’yi kim yaptırdı, mimarı kim?
Cami, beşinci Osmanlı padişahı Çelebi Sultan Mehmed (I. Mehmed) için yapıldı. Taçkapıdaki kartuşlarda adı geçen Hacı İvaz Paşa planlarını ve hesaplarını yaptı. İç süslemeyi Ali b. İlyas Ali (Nakkaş Ali) yönetti.
Yeşil Camii ne zaman yapıldı?
Yapıma 1412 ya da 1414’te başlandı, kaynaklar ayrışıyor. Taçkapı kitabesi inşaatın Aralık 1419’da bittiğini, hünkâr mahfilindeki kitabe ise süslemelerin Ağustos 1424’te tamamlandığını yazıyor.
Neden “Yeşil” deniyor?
Belgelerde yapı “İmâret-i Sultân” adıyla geçer. Cami, türbe ve medresedeki yeşil ve firuze çiniler yüzünden halk külliyeye “Yeşil” dedi; çevresindeki semt de bu adı aldı.
Çinileri kimler yaptı?
Mihraptaki yazıya göre “Tebriz ustaları”. Timur’un 1405’teki ölümünden sonra Anadolu’ya dönen sanatkârlarla birlikte gelen bu ustaların camiyi planlamaya da yardım ettiği düşünülüyor. Hünkâr mahfilinde ise “Mehmed el-Mecnun” adı geçiyor. Hangi ustanın tam olarak ne yaptığı tartışmalı.
Kaynakça
- Yavaş, Doğan (2013). “Yeşilcami Külliyesi (Bursa)”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 43, s. 492-495 — kitabeler, ölçüler, onarım listesi, medrese ve hanlar.
- Gündüz, Sema (2011). “Mimariye Yansıyan İmgeler: Önemli Bir Siyasi Kimlik ve Sanatsal Kişilik Olarak I. Mehmed (1413-1421) ve Eserleri”. Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi 14. DergiPark.
- İnalcık, Halil (2003). “Mehmed I”, TDV İslâm Ansiklopedisi — 1419 cami, 1421 türbe tarihleri.
- Anadolu Ajansı, “Bursa’nın 6 asırlık medresesindeki Türk İslam Eserleri Müzesi…” (2021).
- Yeşil Külliye ve Yeşil Cami (Bursa), Vikipedi; Green Mosque, Bursa (İngilizce), Vikipedi.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası