Orhan Gazi Camii Tarihi

Son güncelleme: 16 Ekim 2026

Orhan Gazi Camii, Bursa
Fotoğraf: Dosseman · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Nerede: Bursa, Osmangazi; çarşı bölgesinde, Ulu Cami’nin doğusunda, Koza Han ve Emir Han’a birkaç adım mesafede
Dönem: Erken Osmanlı (1339-1340) · Çelebi Mehmed dönemi onarımı (1417) · 19. ve 21. yüzyıl onarımları
Diğer adları: Orhan Bey Camii · Gazi Orhan Camii
Yaptıran: Orhan Gazi
Önemli tarihler: 740 (1339-1340) kitabedeki yapım tarihi · 1413 Karamanoğlu Mehmed Bey’in yakması · 1417 onarım emri · 1855 deprem · 1863-1864 onarımlar · 1899 taş külah · 1904 doğu kapısı · 2023 restorasyonun tamamlanması · 2014 UNESCO Dünya Mirası bileşeni
Bugün: İbadete açık cami

Bursa çarşısının en eski binası, Ulu Cami’nin gölgesinde kalan alçak, kubbeli bir camidir. Orhan Gazi Camii, Osmanlıların kale surlarının dışında kurduğu ilk büyük külliyenin merkeziydi. Cami, medrese, imaret, han ve hamamdan oluşan bu külliye, kentin bugün de yaşayan çarşı ve hanlar bölgesinin çekirdeği oldu. UNESCO, Bursa’yı Dünya Mirası Listesi’ne alırken bu bölgeyi “ticaret merkezinin çekirdeği” olarak tanımladı. Kentin genel tarihi için Tophane Surları tarihi sayfasına bakabilirsiniz.

Surların dışına ilk adım

Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nde Doğan Yavaş, fetihten önce Bursa’nın kale içinde sıkışmış küçük bir kasaba görünümünde olduğunu yazar. Kentin büyütülmesi sırasında Gökdere’nin yatağı değiştirildi ve elde edilen arazide ilk olarak cami, medrese, imaret-zaviye, han, hamam ve mektepten oluşan Orhan Gazi Külliyesi yapıldı. Külliyenin etrafı bir duvarla çevrildi. Bu duvar sonra bütün aşağı şehri koruyacak şekilde genişletildi ve belgelerde “aşağı hisar” diye anıldı.

Halil İnalcık’ın DİA’daki “Bursa” maddesi külliyenin yerini “kalenin doğu tarafı” diye tarif ediyor ve bu yapıların şehrin merkezini oluşturduğunu ekliyor. UNESCO da Bursa’nın Orhan’dan II. Murad’a beş sultan külliyesi etrafında büyüdüğünü, bunlardan Orhan’ınkinin ticaret merkezinin çekirdeği olduğunu yazıyor. UNESCO’ya göre bugün yine Dünya Mirası alanı içindeki Cumalıkızık, Orhan Gazi Külliyesi’ne gelir sağlamak için bağlanmış bir vakıf köyüydü.

Kitabe: yapılış, yangın, onarım

Caminin cümle kapısının üzerindeki Arapça kitabe, yapının tarihini üç aşamada anlatır. Yavaş’a göre kitabeden caminin 740 yılında, yani 1339-1340’ta Orhan Bey tarafından yaptırıldığı anlaşılıyor. Cami 816’da (1413) Karamanoğlu II. Mehmed Bey eliyle yakıldı. 820’de (1417) Çelebi Sultan Mehmed’in işaretiyle Vezîr-i Kebîr Bayezid Paşa tarafından onarılması emredildi. Türkçe Vikipedi de 1413 tahribatı ile 1417 onarımını kitabeye dayanarak veriyor. 1413’teki bu kuşatma, Ankara Savaşı’ndan sonraki Fetret Devri’nin bir parçasıydı ve aynı yıllarda Ulu Cami de ateşe verildi.

Bursa’daki ilk zaviyeli cami

Yavaş, Orhan Gazi Camii’ni Bursa’da zaviyeli, yani tabhaneli planda yapılan ilk eser olarak tanımlıyor. Mihrap ekseninde arka arkaya iki kubbe, bunların iki yanında birer eyvan ve önde bir son cemaat yeri vardır. Eyice’ye göre bu tür camilerde yan bölümlerdeki ocaklı odalar, yolcuların konakladığı tabhanelerdi. Bu plan yabancı literatürde “ters T” ya da “Bursa tipi” diye anılır. UNESCO da Bursa’nın Dünya Mirası olmasının gerekçelerinden biri olarak bu plan tipini gösteriyor. Ancak sanat tarihçisi Semavi Eyice, DİA’daki “Hüdavendigâr Külliyesi” maddesinde “ters T” ve “Bursa tipi” gibi adlandırmaların temelsiz olduğunu, bu yapıların aslında tabhaneli ya da zaviyeli camiler olduğunu savunuyor. Bu sayfada iki adlandırma da veriliyor.

Anadolu Ajansı’nın aktardığı Vakıflar açıklamasına göre bu yapı, Yıldırım, Yeşil ve Muradiye külliyelerinin, sonra da Edirne ve İstanbul’daki büyük sultan külliyelerinin öncüsü kabul ediliyor.

Külliyeden geriye kalanlar

Yavaş’a göre külliyenin cami, han ve hamamı bugün ayakta. Medresenin yerine bugünkü belediye binası yapıldı. Mektep 1855 depreminde tamamen yıkıldı. İmaret depremde az zarar gördü, onarıldı, ama günümüze ulaşmadı. Hasan Tâib’in kaydına göre imaret 1906-1907’de hâlâ çalışıyor, öğrencilere ve yoksullara ekmek, pilav ve zerde dağıtıyordu.

Külliyeye gelir getirmesi için yapılan Emir Han, belgelerde Bey Hanı ve Sultan Hanı adlarıyla da geçer. Yavaş, bu hanın ahırlarının Ulu Cami yapılırken toprakla doldurulduğunu ve caminin doğu minaresinin altında kaldığını yazıyor. Han, şehirde alınıp satılan malların tartıldığı yerdi. Külliyenin çifte hamamı ise bugün Aynalı Çarşı olarak kullanılıyor. Yavaş’a göre hamamın erkekler bölümü 1958’deki büyük çarşı yangınından sonra çarşıya dönüştürüldü.

Külliyeyle ilgili en bilinen anlatı ise bir halk hikâyesidir. Rivayete göre gölge oyununun Karagöz ve Hacivat’ı, bu külliyenin inşaatında çalışan iki işçiydi. UNESCO bu söylenceyi Bursa’nın erken Osmanlı mitleriyle bağını anlatırken anıyor. Bu bir halk anlatısıdır ve tarihî bir belgeye dayanmaz.

Neye bakmalı?

  • Almaşık duvarlar: Beden duvarları moloz taş ve tuğlayla örülmüş, aralarına düşey tuğlalar konmuştur. Bu taş-tuğla almaşık örgü, Bursa’nın erken Osmanlı yapılarında sık görülen bir duvar tekniğidir.
  • Son cemaat yeri: Beş gözlü, sivri kemerli revakın ayakları tamamen kesme taştandır. Ortadaki bölümün kubbesi ötekilerden yüksektir ve kemer ağzındaki tuğla süslemeler belirgindir. Yan cephelerde tuğladan güneş kursu motifleri işlenmiştir. Yavaş’a göre kemerlerin meşe gergileri, Mimar Léon Parvillée’nin 1864’teki onarımında Fransız tipi demir gergilerle değiştirildi.
  • Minare: Kuzeydoğu köşedeki minarenin ilk on taş sırası küfeki taşındandır ve özgün minareden kalmıştır. Yukarısı 17. yüzyıldan kalma kaygan taşı kaplamadır. Kurşun kaplı külah 1899’da somaki taştan yeniden yapılmıştı. Anadolu Ajansı’na göre son restorasyonda, ağırlığı yüzünden camiye doğru eğilen bu taş külah söküldü ve yerine özgün haline uygun, kurşun kaplı sivri bir külah yapıldı.
  • Mihrap: Yedi katlı mukarnaslı kavsarası ve geometrik bordürleriyle Yavaş’a göre Yıldırım, Ulu Cami ve Hüdavendigâr camilerinin mihraplarına örnek oldu. Süslemeleri kabartma olduğu için 19. yüzyılın barok değişiklikleri yalnız taç kısmında kaldı. Mihrap nişindeki aynalı sülüs yazı, 2004 onarımlarındaki raspa sırasında ortaya çıktı.
  • Doğu duvarındaki kapı: Yavaş’a göre 1904’te Vali Reşid Mümtaz Paşa doğu duvarının ortasındaki pencereyi bozdurup buraya bir kapı açtırdı.
  • Eski kütüphane: Girişin sağındaki küçük oda, 1863’te Ahmed Vefik Paşa’nın müfettişliği döneminde kütüphaneye dönüştürüldü ve 1969’a kadar Orhan Kütüphanesi olarak kullanıldı.

Son restorasyon

Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğü Bursa Bölge Müdürlüğü’nce yürütülen bir restorasyon için birkaç yıl kapalı kaldı. Anadolu Ajansı’nın 2023’teki haberine göre çalışma tamamlandı ve cami teravih namazıyla yeniden ibadete açıldı. Sıva raspalarında ortaya çıkan derin çatlaklar nedeniyle son cemaat yerinde karbon mesh ile güçlendirme yapıldı. Duvar içinde çürüyen ahşap hatılların yerine paslanmaz çelik gergiler kondu. Kalem işleri temizlendi, pencere doğramaları meşeden yeniden yapıldı. Eski fotoğraflarda görülen ama sonradan kaybolan ahşap şadırvan da yeniden inşa edildi.

Bugün Orhan Gazi Camii’ni gezerken

Cami ibadete açık. Namaz vakitleri dışında, cami adabına uyarak gezilebiliyor. Çarşı bölgesinin ortasında olduğu için tek başına değil, bir yürüyüşün parçası olarak görülmeye uygun: hemen batıda Ulu Cami, kuzeyde Emir Han ve Koza Han, güneyde Aynalı Çarşı. Orhan Gazi’nin yattığı Orhan Gazi Türbesi‘ne, Tophane’ye doğru yokuş yukarı yaklaşık on dakikada yürünüyor.

Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Bursa gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Orhan Gazi Camii ne zaman yapıldı?

Kapısındaki kitabeye göre 740 yılında, yani 1339-1340’ta Orhan Bey tarafından. Cami 1413’te Karamanoğlu Mehmed Bey’in kuşatması sırasında yakıldı ve 1417’de Çelebi Mehmed’in emriyle onarıldı.

Bursa’nın ilk camisi bu mu?

Bursa’da Osmanlıların ilk ibadet yeri, kale içinde kiliseden çevrilen camiydi. O yapı 1855 depreminde yıkıldı. Orhan Gazi Camii ise kale dışında sıfırdan yapılan ilk büyük cami ve kentteki ilk zaviyeli camidir. Kent içinde bugüne ulaşan en eski camiler arasında sayılıyor.

Karagöz ve Hacivat bu caminin inşaatında mı çalıştı?

Bu bir halk rivayetidir. Anlatıya göre ikisi Orhan Gazi Külliyesi’nin inşaatında çalışan işçilerdi. UNESCO bu söylenceyi Bursa’nın kültürel mirasının bir parçası olarak anıyor, ama tarihî bir belgeye dayanmıyor.

Cami bugün ziyarete açık mı?

Evet. Vakıflar’ın yürüttüğü restorasyon 2023’te tamamlandı ve cami yeniden ibadete açıldı. Namaz vakitleri dışında ziyaret edilebiliyor.

Kaynakça


👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top