Aktopraklık Höyük Tarihi
Son güncelleme: 16 Ekim 2026

Nerede: Bursa, Nilüfer, Akçalar; Uluabat Gölü’nün doğusundaki teraslardan biri üzerinde, Bursa merkezinin yaklaşık 25 km batısında, Hasanağa sanayi bölgesinin yakınında
Dönem: Son Neolitik, İlk Kalkolitik ve Orta Kalkolitik başı (yaklaşık MÖ 6400-5500) · üstte Geç Roma-Erken Bizans tabakası
Kazı: İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı, kazı başkanı Necmi Karul
Önemli tarihler: 2002 yüzey araştırmasında keşif · 2004 kurtarma kazılarının başlaması · 2006 mezarlık kazısı · 2009 Arkeopark protokolü · Eylül 2015 Arkeopark ve Açık Hava Müzesi’nin açılışı
Bugün: Kazı alanı ve yanındaki Arkeopark, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bir açık hava müzesi olarak ziyarete açık
Bursa’nın bilinen en eski köylerinden biri, bir sanayi bölgesinin hemen yanında bulundu. Aktopraklık, ilk çiftçilerin Uluabat Gölü’ne bakan bir yamaçta kurduğu, yaklaşık bin yıl boyunca birkaç yüz metre içinde yer değiştirerek yaşadığı bir yerleşim. Burada yuvarlak kulübelerden, etrafı hendekle çevrili, plana göre dizilmiş kerpiç evlere uzanan bir gelişme izleniyor. Bu sayfa höyüğün keşfini, kazıların ortaya çıkardıklarını ve yanına kurulan açık hava müzesini anlatıyor.
Bir sanayi bölgesinde keşif
Höyük 2002’de, sanayi sitesi yapılması planlanan bir alanda İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı’ndan bir ekibin yüzey araştırması sırasında bulundu. 2004’te Necmi Karul başkanlığında kurtarma kazıları başladı. 2005 kazılarından hemen sonra Bursa Arkeoloji Müzesi’nin sit alanı belirleme çalışmalarında höyüğün yaklaşık 100 metre kuzeyinde bir mezarlık saptandı. Mezarlık kazısı 2006 programına eklendi. Höyük, Akçalar Sırtı Höyüğü adıyla da biliniyor.
Aktopraklık, Anadolu’da alışılmış tepe biçimli, katmanları üst üste binmiş höyüklere benzemez. Yerleşim, göle doğru akan iki dere yatağının ayırdığı iki yükseltiye ve bunlardan birinin eteğine yayılmış üç ayrı alandan oluşur. Kazı ekibi bu alanlara A, B ve C adını verdi. Yerleşim zaman içinde bu alanlar arasında, kısa mesafelerde yer değiştirdi.
İlk köy: C Alanı
En eski yerleşim C Alanı’nda. Serap Ala Çelik’in kazı ekibinin yayınlarına dayanan 2022 tarihli makalesine göre bu köy, kurumuş bir dere yatağının kuzeyinde yaklaşık 800 metrekarelik bir alana yayılıyor ve MÖ 6400-6300 yıllarına tarihleniyor. Buradan analiz edilen bir örnek MÖ 6600 tarihini veriyor. Bu tarihleriyle yerleşim Anadolu kronolojisinde Son Neolitik Dönem’e giriyor.
İlk evlerin yapımı basitti. Doğrudan ana toprak üzerine kurulan, çevresi birkaç sıra taşla çevrili, yuvarlak planlı kulübelerdi. Çapları 3 ile 6 metre arasında değişiyordu. Ahşap direk izine rastlanmaması, üst yapının dallar ve ahşap hatıllar birbirine bağlanarak yapıldığını düşündürüyor. Evlerin içinde, duvara yakın, ortalama 60 cm çapında ocaklar vardı. Kulübeler bilinçli olarak birbirine yakın kurulmuş, çevrelerine avlular bırakılmıştı.
Köyün içindeki çöp çukurları, toplumsal yaşam hakkında ipucu veriyor. Çapı 1,5 metreye ulaşan bu çukurlar büyük oranda sığır ve geyik kemikleriyle doluydu. Ala Çelik’e göre bu durum, bir hanenin günlük ihtiyacını aşan ortak bir tüketime ve ortak hayvan kesimine işaret ediyor. Çukurlar dolduğunda üstleri taşla kapatılıyordu. Hayvan kemikleri arasında en çok sığır var, ardından koyun, keçi, köpek ve yaban domuzu geliyor.
Yaklaşık MÖ 6000’de yerleşim güneye kaydı. C Alanı bundan sonra mezarlık olarak kullanıldı. Ala Çelik’e göre burada 36 mezar saptandı. İkili gömüler sık görülüyor. İkinci kişi genellikle ilk gömülenin ayak ucuna yerleştirilmiş, ilk gömünün pozisyonu bozulmamış. Ölüler ana rahmindeki gibi, kolları ve bacakları göğse çekilerek yatırılmıştı. Mezarlarda çanak çömlek, mermer bilezikler ve boncuklar bulundu. Höyükteki kazılarda bulunan, 30 yaşlarında bir kadına ait bir iskelet mezar buluntularıyla birlikte bugün Bursa Arkeoloji Müzesi‘nde sergileniyor.
Hendekle çevrili köy: B Alanı
Yerleşim MÖ 6000’lerden itibaren C Alanı’nın yaklaşık 100 metre güneyindeki B Alanı’nda sürdü. Ala Çelik’in özetine göre buradaki ilk tabakada mimari çok belirgin biçimde değişti. Radyokarbon analizine göre MÖ 5942-5927 arasına tarihlenen bu tabakada evler artık dörtgen planlıydı ve kerpiç tuğlaların sıralı dizilmesiyle yapılıyordu. Duvarlar yeşil killi bir toprak ve kireçle sıvanmış, yamaç tarafları taşla desteklenmişti. Evlerin içinde bir duvara niş, karşı duvarın önüne oval fırınlar yapılmıştı.
B Alanı’nın en çarpıcı tabakası, etrafı hendekle çevrili köy. Hendeğin çapı yaklaşık 130 metre. Kenarları en az üç kez beyaz kireçli bir harçla, iç tarafı ise yer yer 20 cm kalınlığa varan yeşil bir kille sıvanmıştı. Evler hendeğe paralel olarak, bitişik nizamda dizilmişti. Ortalama 50 metrekare büyüklüğündeki evlerin iç duvarlarına payandalar eklenmişti. Ala Çelik’e göre bu payandalar büyük olasılıkla çatıyı ve olası bir ikinci katı taşıyor, iç mekânı da bölümlere ayırıyordu. Her evin güneydoğu köşesinde, bazıları bir metre yüksekliğinde platformlar üzerine oturan yuvarlak fırınlar vardı. Ala Çelik, bu süreçte Aktopraklık’ın tüm Batı Anadolu’da sistemli biçimde örgütlenmiş köy toplumlarını en iyi yansıtan yerlerden biri haline geldiğini yazıyor.
B Alanı’nın en üst tabakası İlk Kalkolitik Dönem’in sonu ile Orta Kalkolitik’in başına, yaklaşık MÖ 5500’lere ait. Burada köşeleri yuvarlatılmış, yaklaşık 10 metrekarelik küçük kulübeler bulundu. Bu kulübeler yeniden dal örgü tekniğiyle yapılmıştı. İçlerinde kubbeli fırınlar vardı. Bu dönemde yabani hayvan kemiklerinin oranı belirgin biçimde artıyor. Evcil hayvanlar çoğunlukta olsa da avcılık önemini korumuştu.
Gizemli hendek: A Alanı
A Alanı, B Alanı’nın yaklaşık 100 metre güneyinde. Burada kazılar sınırlı bir alanda yapıldı, ama jeomanyetik ölçümler yerleşimin 150 x 150 metrelik bir alana yayıldığını gösterdi. Ölçümler, yaklaşık 65 metre çapında bir alanı çevreleyen ikinci bir hendeği de ortaya koydu. Ala Çelik’e göre hendek 2 metre derinliğinde, üst açıklığı 6 metreye ulaşıyor ve içi yanmış kerpiç döküntüleriyle dolu. Hendeğin dışında, yaklaşık 10 metre arayla birbirine paralel masif taş duvarlar bulundu. Bu sistem hem bölge hem dönem için olağan dışı. Ancak mevcut veriler alanın işlevi hakkında kesin bir yorum yapmaya yetmiyor.
Neolitik’ten sonra
Höyükteki en üst tabaka Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait. Bu tabakada bir mezarlık da bulundu. Yerel bir kaynak, höyüğün karşısındaki alanda aynı döneme ait bir kilise ve büyük bir yapı kompleksinin kalıntıları bulunduğunu yazıyor. Bu kalıntılar Arkeopark’ın gezi alanının dışında.
Neden önemli?
Yerleşik ve üretici yaşam ilk olarak Yakın Doğu’da ortaya çıktı. Neolitik yaşam biçimi MÖ 7. binin başlarından itibaren batıya, Ege’ye ve oradan Balkanlar ile Avrupa’ya yayıldı. Kuzeybatı Anadolu bu yayılmanın geçiş bölgesinde yer alıyor. Ala Çelik’e göre Aktopraklık, MÖ 7. binyılın ortalarında başlayıp MÖ 6. binyılın ilk yarısı boyunca kesintisiz süren başlıca yerleşmelerden biri. Bu sayede bölgedeki ilk köy toplumlarının bin yılı aşkın değişimini tek bir yerde izlemek mümkün oluyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin müze sayfası, höyüğün tüm Batı Anadolu’da en geniş alanda kazısı yapılmış yerleşim olduğunu ve en az sekiz yerleşim katı saptandığını belirtiyor.
Arkeopark: kazı alanından açık hava müzesine
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin müze sayfasına göre alan, 2008’den itibaren Bursa Kültür Sektörü Yönetim Planı çerçevesinde açık hava müzesine dönüştürülmeye başlandı. 2009’da yapılan bir protokolle proje Büyükşehir Belediyesi ile İstanbul Üniversitesi’nin ortak yürütücülüğüne geçti. Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzesi Eylül 2015’te açıldı. Belediyenin o günkü açıklamasına göre tören 11 Eylül’de, Bursa’nın kurtuluşunun yıldönümünde yapıldı. Belediyenin bugünkü müze sayfası açılış tarihini 12 Eylül 2015 olarak veriyor.
Arkeoparkta kazı alanının yanına, kazı verilerine dayanarak yapılmış birebir ölçekli canlandırmalar var. Alanda tarih öncesinden Osmanlı dönemine kadar farklı yerleşim türlerini yansıtan üç köy canlandırması, eğitim atölyeleri ve deneysel çalışmalar için ayrılmış bir meşelik bulunuyor. Geleneksel köy canlandırmasında samanlık, ambar, köy kahvesi, su değirmeni, fırın ve demirci atölyesi gibi yapılar da kurulmuş.
Neye bakmalı?
- Kazı alanı: Yuvarlak kulübe temellerinden dörtgen kerpiç evlere geçişi, kazı alanında ve canlandırmalarda yan yana görebilirsiniz.
- Hendek: B Alanı’ndaki hendekle çevrili köy, höyüğün en çok bilinen özelliği. Evlerin hendeğe paralel dizilişine dikkat edin.
- Canlandırma evler: Payandalı kerpiç evler ve fırınlar, kazıda bulunan planlara göre yapıldı. Evin güneydoğu köşesindeki fırın düzeni kazı bulgularından geliyor.
- Atölyeler: Arkeopark özellikle okul grupları için tasarlandı. Hafta içi okul grupları yoğun olabilir.
Bugün Aktopraklık’ı gezerken
Arkeopark, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı müzeler arasında yer alıyor. Belediyenin müze sayfasına göre ziyaret saatleri 09.00-17.30. Belediyenin müzeleri pazartesi günleri, 1 Ocak’ta ve dinî bayramların ilk günlerinde kapalı. Grup ziyaretleri ve atölyeler için rezervasyon öneriliyor. Toplu taşımayla gelecekler için belediye, metronun Üniversite durağından 7/S otobüsüne binip Karsan ya da Akyapark durağında inmeyi tarif ediyor. Arkeopark, Abdallar Caddesi üzerinde, duraktan yaklaşık 200 metre ileride. Kazılarda bulunan eserlerin bir bölümü Bursa Arkeoloji Müzesi’nde.
Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Bursa gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Aktopraklık Höyük kaç yıllık?
Kazı ekibinin yayınlarına göre en eski yerleşim MÖ 6400-6300 yıllarına, yani yaklaşık 8.400 yıl öncesine tarihleniyor. Bir örnek MÖ 6600’ü veriyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi yaklaşık 8.500 yıl ifadesini kullanıyor.
Aktopraklık’ı kim kazıyor?
Kazılar 2004’ten beri İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı tarafından, Necmi Karul başkanlığında yürütülüyor. Arkeopark ise Bursa Büyükşehir Belediyesi ile üniversitenin ortak projesi.
Arkeoparktaki evler gerçek mi?
Kazı alanındaki temeller gerçek, yanındaki evler ise kazı verilerine göre yapılmış birebir ölçekli canlandırmalar. Arkeoparkta ayrıca daha sonraki dönemlere ait köy canlandırmaları da var.
Aktopraklık’taki hendek ne işe yarıyordu?
B Alanı’ndaki yaklaşık 130 metre çaplı hendek, evlerin ona paralel dizildiği planlı bir köyü çevreliyordu. A Alanı’ndaki daha küçük hendeğin dışında ise paralel taş duvarlar bulundu. Kazı ekibi bu sistemin işlevi hakkında kesin bir yorum için verilerin henüz yetersiz olduğunu belirtiyor.
Kaynakça
- Ala Çelik, Serap (2022). “Aktopraklık Höyük Çanak Çömleği: Dal Örgü Mimari Tabakası”. Colloquium Anatolicum 21: 37-66. DOI — A, B, C alanları, tarihler, mimari, mezarlık, fauna; Karul ve Avcı’nın kazı yayınlarının özeti.
- Karul, Necmi (2019). “Early Farmers in Northwestern Anatolia in the Seventh Millennium”. Concluding the Neolithic içinde. DOI.
- TAY Projesi, “Aktopraklık” yerleşme dönem ayrıntıları — keşif ve ilk kazılar.
- Bursa Büyükşehir Belediyesi, “Arkeopark Açık Hava Müzesi” (2 Ekim 2026’da erişildi) — proje süreci, açılış, ziyaret bilgileri.
- Emlak Kulisi, “Bursa Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açıkhava Müzesi açıldı” (14 Eylül 2015) — Büyükşehir Belediyesi’nin açılış açıklaması.
- Kültür Envanteri, “Aktopraklık Höyük”; Aktopraklık Höyüğü, Vikipedi.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası