Aspendos Antik Tiyatrosu Tarihi
Son güncelleme: 15 Ekim 2026

Nerede: Antalya, Serik ilçesi, Belkıs Mahallesi; Köprüçay’ın (antik Eurymedon) batı kıyısında, alçak bir akropol tepesinin doğu yamacı
Dönem: Roma imparatorluk dönemi, MS 2. yüzyıl; sahne binası 13. yüzyılda Anadolu Selçuklu köşkü
Yaptıranlar: Curtius Crispinus ve Curtius Auspicatus kardeşler; mimar Aspendoslu Zenon
Önemli tarihler: MÖ 5. yüzyıl kentin kendi sikkeleri · MÖ 333 İskender’e teslim · MS 2. yüzyıl ortası tiyatro (Antoninus Pius-Marcus Aurelius) · 13. yüzyıl Selçuklu kullanımı · 1994’ten beri Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali
Bugün: Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı ören yeri; muze.gov.tr’ye göre her gün açık, Müzekart geçerli (2 Ekim 2026)
Aspendos Tiyatrosu’nu Anadolu’daki onlarca antik tiyatrodan ayıran şey sahne binası. Çoğu tiyatroda sahne duvarı yıkılmış, geriye yalnız oturma sıraları kalmıştır. Aspendos’ta ise duvar tam yüksekliğiyle ayakta; tiyatro dışarıdan bakıldığında bir kale gibi görünüyor. Bunun nedeni yapının hiç boş kalmaması: Roma’dan sonra Selçuklular sahne binasını bir köşke dönüştürdü ve yüzyıllar boyunca onardı. Arkeolog George Bean’in sözleriyle burası “ayakta kalan en iyi Roma tiyatrosu” olarak kabul ediliyor.
Kent: sapancıların ve güreşçilerin Aspendos’u
Tiyatro, bugün çoğu ziyaretçinin görmeden döndüğü bir kentin parçası. Aspendos, Köprüçay’ın denize yaklaşık 15 km uzaklıktaki bir dönemecinde, iki tepe üzerine kurulmuştu. Antik yazarlar kuruluşunu Argoslulara ya da Truva Savaşı’ndan sonra kâhin Mopsos önderliğinde gelen göçmenlere bağlıyor. Kentin sikkelerdeki yerel adı ise Yunanca değildi: “Estwediiys”. Araştırmacılar bu adı, Kilikya’daki Karatepe yazıtında kendini Mopsos soyundan sayan Asitawandas’ın adıyla ilişkilendiriyor.
Thukydides’e göre MÖ 5. yüzyılda Eurymedon ırmağı Aspendos’a kadar gemilerin girmesine elverişliydi. Kent tuz, zeytinyağı ve yün ticaretiyle zenginleşti. MÖ 5. yüzyılın ortalarında, Atinalı komutan Kimon Pers donanmasını ve ordusunu ırmağın ağzında yendi. Bu Eurymedon Savaşı’nın yılı için kaynaklar MÖ 469 ile 465 arasında farklı tarihler veriyor. Aspendos sikkeleri bu dönemde Pamphylia’nın en yaygın sikkeleriydi. Bir yüzünde güreşen iki adam, öbür yüzünde sapan atan bir savaşçı vardı. Bazı araştırmacılar güreşçilerin bir kuruluş efsanesine işaret ettiğini düşünüyor.
MÖ 333’te İskender Perge’den sonra Aspendos’a geldiğinde kentin elçileri teslim olmayı önerdi. Ama anlaşma onaylanmadı ve halk akropole çekildi. İskender geri dönüp kenti kuşatınca Aspendoslular bu kez çok daha ağır koşullarla teslim oldu: kentte Makedon garnizonu kalacak, her yıl 100 talent gümüş ve at verilecekti. Roma döneminde kent, Verres’in yağmasına uğrasa da ticaret sayesinde yeniden zenginleşti. Bugün akropolde görülen bazilika, agora, çeşme cephesi ve meclis binası MS 2. ve 3. yüzyıla ait.
Tiyatroyu kim, ne zaman yaptırdı?
Tiyatronun kendi yazıtı bu soruyu cevaplıyor. Sahne binasının dış yüzündeki Yunanca ve Latince yazıt, yapıyı yerel tanrılara ve imparator ailesine adayanların Curtius Crispinus ve Curtius Auspicatus adlı iki kardeş olduğunu, mimarın da Aspendoslu Zenon olduğunu söylüyor. Türkçe kaynaklar Zenon’u “Theodoros oğlu” diye anıyor.
Yapım tarihi konusunda kaynaklar biraz ayrışıyor. Alman ve İngilizce kaynakların çoğu yazıta dayanarak tiyatroyu Marcus Aurelius dönemine (161-180) tarihliyor. Türkçe kaynaklarda yapının Antoninus Pius döneminde başlayıp Marcus Aurelius döneminde tamamlandığı yazıyor. Bazı kaynaklar ise doğrudan 155 yılını veriyor. Hepsi MS 2. yüzyılın ortasında buluşuyor.
Tiyatro yarı yarıya akropol tepesine yaslanıyor, geri kalanı tonozlu kemerler üzerinde yükseliyor. Bu, Roma mimarlarının maliyeti düşürmek için sık başvurduğu bir yöntemdi. Yapı konglomera taşından, oturma sıraları ve kaplamaları mermerden.
Neye bakmalı: sahne duvarı, tente delikleri, rezerve koltuklar
Sahne duvarı (scaenae frons): İç yüzde beş kapı sahneye açılıyor. Duvar bir zamanlar iki katlı sütun dizileriyle, nişlerdeki heykellerle ve küçük alınlıklarla süslüydü. Bugün yalnız duvara gömülü parçalar kaldı. En üstteki büyük alınlıkta çiçeklerle çevrili bir Dionysos kabartması duruyor. Yan duvarların yükseğindeki eğik oluklar, sahnenin üstünde ahşap bir çatı olduğunu gösteriyor; bu çatının sesi seyirciye yansıtmaya da yaradığı düşünülüyor.
Tente delikleri: Sahne binasının dış yüzündeki pencere sıralarının üstünde ve altında delikli taş bloklar var. Bunlar, seyircileri güneşten koruyan büyük bir tentenin (velarium) direklerini taşıyordu. Tiyatroda bu direkler için 58 yuva sayılmış.
Oturma alanı: Yarım daire biçimindeki oturma alanında 40 ya da 41 sıra var (kaynaklar sayımda bir sıra ayrışıyor); sıralar tek bir yatay geçitle ikiye bölünüyor. Bean, bazı sıralara yer ayırtmak için isimler kazındığını yazıyor. En üstte kemerli bir galeri dolaşıyor.
Kapasite: Burada rakamlar çok dağınık. Bazı kaynaklar 7.000 kişilik oturma yeri hesaplıyor, Kültür ve Turizm Bakanlığı yaklaşık 12.000 diyor, Almanca kaynaklar 20.000’e kadar çıkıyor. Aradaki fark, kişi başına ayrılan oturma genişliğinin farklı hesaplanmasından ve modern etkinliklerde basamaklara da oturulmasından kaynaklanıyor.
Tiyatronun akustiğiyle ilgili çok anlatılan bir halk hikâyesi var: Aspendos kralı kızını kente en yararlı eseri yapana vereceğini duyurmuş, biri su kemerlerini, Zenon da tiyatroyu yapmış. Kral üst sıralarda dolaşırken “Kral kızını bana vermeli” fısıltısını duymuş. Bu bir efsane, belgesi yok. Yörenin ve tiyatronun halk arasındaki Belkıs adının da Saba Melikesi Belkıs’la ilgili yerel anlatılardan geldiği söylenir.
Selçuklu köşkü
Aspendos Tiyatrosu’nun Selçuklu dönemi, iyi korunmasının asıl sırrı. 13. yüzyılda Anadolu Selçukluları sahne binasını bir köşke, yani bir hükümdar konağına dönüştürdü. TDV İslâm Ansiklopedisi de “kasra dönüştürülmüş Aspendos Roma tiyatrosu sahnesi”ni Selçuklu köşkleri arasında anıyor. Bazı kaynaklar tiyatronun bir dönem kervansaray olarak da kullanıldığını yazıyor. Yapı kullanıldığı için depremlerden sonra onarıldı; komşu yapılar yıkılırken tiyatro ayakta kaldı.
Selçuklu izleri yalnız tiyatroda değil. Tiyatronun yakınında Köprüçay’ı geçen köprü Roma döneminde yapılmış, depremlerde yıkılan bölümü 13. yüzyılda Selçuklular tarafından sivri kemerlerle yeniden inşa edilmişti. Bugün görülen yaklaşık 260 metrelik köprü büyük ölçüde bu yeniden yapımın eseri.
Su kemeri: ovayı basınçla geçen su
Tiyatrodan kuzeye bakıldığında ovada uzanan kemerler Aspendos’un ikinci büyük mühendislik eseri. Kentin akropolü ovadan yüksekte olduğu için suyu oraya ulaştırmak gerekiyordu. Romalı mühendisler ovayı akropol yüksekliğinde kemerlerle geçmek yerine bir ters sifon kurdu. Su, kuzeydeki tepelerin eteğinde ve kentin yakınında, yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki iki kuleye çıkıyor, aradaki ovayı alçak kemerlerin üstündeki delikli taş bloklardan oluşan bir boruyla basınç altında geçiyordu. Kulelerin tepesindeki açık havuzlar borudaki havayı boşaltıp akışı rahatlatıyordu.
Kemerlerin ve kulelerin büyük kısmı ayakta. Bir yazıt, Tiberius Claudius Italicus’un “suyun getirilmesi” için büyük bir bağış yaptığını kaydediyor. Su yolunun yapım tarihi için kaynaklar MS 1. yüzyıldan 3. yüzyıla uzanan bir aralık veriyor; çoğu 2. yüzyılı öneriyor.
Festival
Tiyatro bugün de sahne olarak kullanılan az sayıdaki antik tiyatrodan biri. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali 1994’ten beri Devlet Opera ve Balesi tarafından düzenleniyor. 2024’te 31.’si yapılan festival Aida’yla açıldı. Tiyatro, festival dışında da konserlere ev sahipliği yaptı; Dalida son konserlerinden birini 1987’de burada verdi. Büyük gösterilerin yapıya verdiği yük zaman zaman tartışıldı ve yakınına modern bir gösteri salonu yapıldı. Festivalin her yıl hangi sahnede yapılacağını Devlet Opera ve Balesi’nin duyurusundan kontrol etmek gerekiyor.
Bugün Aspendos’u gezerken
Tiyatroya Bean’in deyişiyle “sonradan genişletilip bugün ziyaretçi girişi olarak kullanılan” sahne binasının orta kapısından giriliyor. Önce orkestraya inip sahne duvarına bakın, ardından en üst galeriye çıkıp tente deliklerini ve Dionysos alınlığını yukarıdan görün. Vakit varsa tiyatronun arkasındaki patikadan akropole çıkın: bazilikanın 15 metreyi aşan ayakta kalmış bölümü, agoraya bakan iki katlı çeşme cephesi ve su kemerinin manzarası oradan görülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sayfasına göre ören yeri 2 Ekim 2026 itibarıyla her gün açık, Müzekart geçerli ve sesli rehber var. Sayfada 08:00-22:00 saatleri görünüyor, bakanlık broşüründe ise 19:00 (yaz) ve 18:00 (kış) kapanış yazıyor; gitmeden önce kontrol edin. Oturma sıraları taş ve gölgesiz.
Ulaşım, süre ve çevredeki diğer yerler için: Antalya gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Aspendos Tiyatrosu neden bu kadar iyi korunmuş?
13. yüzyılda Anadolu Selçukluları sahne binasını köşke dönüştürdü ve yapı kullanıldığı için depremlerden sonra onarıldı. Komşu yapılar yıkılırken tiyatro ayakta kaldı.
Aspendos Tiyatrosu’nu kim yaptı?
Yazıtına göre mimar Aspendoslu Zenon’du. Tiyatroyu Curtius Crispinus ve Curtius Auspicatus kardeşler yerel tanrılara ve imparator ailesine adadı. Yapım MS 2. yüzyılın ortasına, Marcus Aurelius dönemine tarihleniyor.
Aspendos Tiyatrosu kaç kişilik?
Kaynaklar çok farklı rakamlar veriyor: 7.000, 12.000 ve 20.000. Kültür ve Turizm Bakanlığı yaklaşık 12.000 kişilik olarak tanıtıyor.
Akustik hikâyesi gerçek mi?
Kralın kızını su kemerini yapanla tiyatroyu yapan arasında paylaştırdığı hikâye bir halk efsanesi, tarihî bir belgesi yok. Tiyatronun sahne üstündeki kayıp ahşap çatısının sesi seyirciye yansıtmaya yaradığı düşünülüyor.
Kaynakça
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Aspendos Örenyeri (tanıtım ve ziyaret bilgisi, erişim 2 Ekim 2026) ve ören yeri broşürü.
- George E. Bean, “Aspendos (Belkis) Pamphylia, Turkey”, The Princeton Encyclopedia of Classical Sites, Princeton 1976.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Su Kemeri” (Enis Karakaya) ve “Kasır”, “Selçuklular” maddeleri.
- Murat Taşkıran, Fatih Yılmaz, “Sillyon Roma Dönemi Köprüsü (Ayvalıkemer) Üzerine Bir Değerlendirme”, Höyük 13 (2024), s. 165-182 (Aspendos Köprüsü karşılaştırması).
- Arrianos, Anabasis 1.26-27; Thukydides, Peloponnesos Savaşı (Eurymedon).
- Aspendos, Theatre of Aspendos, Aspendos International Opera and Ballet Festival, Aspendos (DE) ve Aspendos, Vikipedi.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası