Antalya Arkeoloji Müzesi Tarihi

Son güncelleme: 15 Ekim 2026

Antalya Arkeoloji Müzesi, Antalya
Fotoğraf: Joe Wallace · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons

Nerede: Antalya, Muratpaşa, Bahçelievler Mahallesi, Konyaaltı Caddesi No: 88
Ne: Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı arkeoloji müzesi; Likya, Pamphylia ve Pisidya’nın eserleri
Binalar: Bayraktar Baba Türbesi (depo müze, 1919) · Panaya Kilisesi, sonraki adıyla Alâeddin Camii (1922-1937) · Yivli Minare Camii (1937-1972) · Konyaaltı yolundaki yarışma binası (1972-2025) · aynı arsada yapılan yeni bina
Önemli tarihler: 15 Ekim 1919 Süleyman Fikri’nin fahri eski eser memurluğu · 1922 ilk müze binası · 1937 Yivli Minare · 1964 mimari yarışma · 1972 yeni bina · 1988 Avrupa Konseyi Yılın Müzesi Özel Ödülü · 2011 Yorgun Herakles’in dönüşü · 16 Temmuz 2025 kapanış · Eylül 2025 eski binanın yıkımı
Bugün: Bakanlığın müze sayfasına göre (2 Ekim 2026) ziyarete kapalı; yeni bina yapım aşamasında

Antalya Müzesi bir asırdan uzun bir süre kentin en kalabalık kültür adreslerinden biri oldu. Heykel koleksiyonuyla dünyanın en önemli müzeleri arasında anıldı, Avrupa Konseyi’nden ödül aldı. Hikâyesi ise bir öğretmenin kentin işgal altında olduğu yıllarda eski eserleri korumak için giriştiği bir çabayla başlar. Bugün müzenin 1972’den beri kullandığı bina yok: Temmuz 2025’te ziyarete kapatıldı, Eylül 2025’te yıkıldı. Eserler aynı arsadaki geçici depolarda, yeni binanın tamamlanmasını bekliyor. Bu sayfa müzenin dört binasını ve bu son dönemi anlatıyor. Kentin genel tarihi için Hadrian Kapısı tarihi sayfasına bakabilirsiniz.

Bir öğretmen ve işgal altındaki kent (1919-1922)

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Antalya, 29 Nisan 1919’dan başlayarak İtalyan işgaline uğradı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne göre İtalyanlar kentte açıkta gördükleri eski eserleri İtalyan Konsolosluğu’na taşımaya girişti. Bunun üzerine Antalya Lisesi’nde öğretmenlik yapan Süleyman Fikri Bey, sonraki soyadıyla Erten, Antalya Mutasarrıflığı’na başvurdu. 15 Ekim 1919’da fahri Âsâr-ı Atîka (eski eserler) memuru olarak atanmasını sağladı ve müze kurma çalışmalarına başladı.

Süleyman Fikri ilk olarak kent merkezindeki eserleri Tekeli Mehmed Paşa Camii’nin karşısındaki terk edilmiş Bayraktar Baba Türbesi’nde topladı ve bir depo müze oluşturdu. Türkçe Vikipedi’ye göre İtalyanlar 1921’de kentten çekilince konsoloslukta toplanan eserleri de buraya getirdi. 1922’de koleksiyon, kentin Rum cemaatinden boş kalan Panaya Kilisesi’ne taşındı. Bakanlık bu binayı “Panaya Kilisesi (Alâaddin Camii)” diye anıyor. Bu, Kaleiçi’ndeki ilk gerçek müze binasıydı. Türkçe Vikipedi’ye göre kilise 1950’lerin başında camiye çevrilip Alâaddin Camii adını aldı. Bu yapı, Kaleiçi’nde aynı Meryem adını taşıyan öteki büyük yapıyla, yani Kesik Minare‘yle karıştırılmamalı.

Türkçe Vikipedi’ye göre Süleyman Fikri 1923’te müzenin resmî memuru, 1924’te müdürü oldu ve 1941’de emekli olana kadar görevde kaldı. Antalya Livâsı Tarihi ve Antalya Vilâyeti Tarihi gibi kitapları, kentin tarihi üzerine bugün de başvurulan kaynaklar arasında.

Yivli Minare yılları ve Perge kazıları (1937-1972)

Müze 1937’de Kaleiçi’nin kuzeyindeki Yivli Minare Camii‘ne taşındı ve 35 yıl orada kaldı. Bu yıllarda koleksiyonu kökten değiştiren bir kazı başladı. Perge’de 1946’da Arif Müfid Mansel ve Jale İnan’ın başlattığı kazılar, Roma dönemine ait çok sayıda heykel ve lahit ortaya çıkardı. Antalya Kültür Varlıkları Envanteri’ne göre müzenin heykel koleksiyonunun önemli bir kısmı bu kazılardan geliyor. Perge eserleri müzenin bahçesini doldurunca yeni bir bina gerekti. Perge kazısının hikâyesi için Perge tarihi sayfasına bakabilirsiniz.

Türkiye’nin ilk yarışma müzesi (1972-2025)

1964’te Bayındırlık Bakanlığı, Güneybatı Anadolu’nun arkeolojik ve etnografik eserlerini barındıracak bir müze için ulusal bir mimari proje yarışması açtı. Yarışmayı mimarlar Doğan Tekeli, Sami Sisa ve Metin Hepgüler’in projesi kazandı. Envantere göre bina 1968-1971 arasında, kentin yeni gelişme aksı olan Konyaaltı yolu üzerinde yapıldı ve 1972’de ziyarete açıldı. Türkiye’de ulusal proje yarışmasıyla yapılan ilk arkeoloji müzesiydi. Binalar yarı açık bir avlunun çevresinde toplanıyordu; avludan geçen koridorlar müzenin farklı bölümlerine ulaşıyordu.

Müze 1982’de kapsamlı bir düzenleme için kapatıldı ve 1985’te yeniden açıldı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne göre 1988’de Avrupa Konseyi’nin Yılın Müzesi Özel Ödülü’nü aldı. 30.000 metrekarelik alanda 14 sergi salonu, açık hava galerileri ve bir çocuk bölümü vardı. Envantere göre sergilenen eser sayısı 5.000’i aşıyordu, 30.000’i aşkın eser de depolarda korunuyordu.

Koleksiyonun öne çıkanları

  • Perge heykelleri: Bakanlığın müze sayfasına göre Perge’den çıkan Roma imparator heykelleri Roma sanatının başyapıtları arasında sayılıyor. İmparatorlar Salonu’nda Hadrianus, Septimius Severus ve eşi Julia Domna gibi imparatorların yanında, Perge’nin hayırseveri Plancia Magna’nın heykeli de sergileniyordu.
  • Dans Eden Kadın: Bakanlık, parçalar halinde bulunup birleştirilen bu heykeli müzenin simgesi olarak tanıtıyor. Türkçe Vikipedi’ye göre heykel 1981’de Perge’de bulundu. Çıplak bölümlerinde beyaz, giysili bölümlerinde ve saçlarında koyu renk mermer kullanılmış.
  • Lahitler Salonu: Çoğu Perge’den gelen Roma dönemi lahitleri. Bakanlık en dikkat çekici üç lahdi sayıyor: ölümde bile ayrılmayan bir karı kocaya ait Domitias Lahdi, Herakles’in on iki görevini anlatan Herakles Lahdi ve çiçek motifli girlandlı lahit.
  • Elmalı Sikkeleri: “Yüzyılın definesi” olarak anılan sikke topluluğu, Sikke ve Küçük Eserler Salonu’nun en önemli parçasıydı. Türkçe Vikipedi’ye göre 1984’te Elmalı’daki kaçak kazılarla bulunup yurt dışına çıkarılan sikkelerin büyük bölümü uzun bir hukuk mücadelesinin ardından 1999’da Türkiye’ye döndü ve 2009’da Antalya’ya getirildi.
  • Yorgun Herakles: Aşağıda ayrıca anlatılıyor.

Yorgun Herakles’in dönüşü (2011)

Bakanlığın müze sayfasına göre heykel, ünlü heykeltıraş Lysippos’un MÖ 4. yüzyılda yaptığı eserin MS 2. yüzyıldan kalma bir Roma kopyası. Herakles’i, silahla öldürülemeyen Nemea aslanını öldürdükten sonra sopasına yaslanıp dinlenirken gösteriyor. 1980’deki Perge kazılarında heykelin alt yarısı bulundu. Türkçe Vikipedi’ye göre üst yarısının Boston Güzel Sanatlar Müzesi’nde olduğu 1990’da anlaşıldı. Kültür Portalı, üst parçanın Boston Müzesi ile bir koleksiyoncu çiftin ortak mülkiyetinde bulunduğunu belirtiyor. Uzun süren girişimlerin ardından üst parça 2011’de Türkiye’ye getirildi ve iki parça birleştirildi. Bakanlık, dünyada pek çok Roma kopyası bulunan bu heykelin Antalya’daki örneğinin işçiliğiyle öne çıktığını yazıyor.

Kapanış ve yıkım (2025)

Kültür ve Turizm Bakanlığı, binanın deprem performansının yetersiz bulunduğunu gerekçe göstererek müzeyi 16 Temmuz 2025’te ziyarete kapattı. Yaklaşık 100 bin eser paketlenip müze bahçesinde oluşturulan geçici depolara taşındı. Antalya Körfez gazetesine göre yıkım 12 Eylül 2025’te başladı ve 11 bloktan oluşan yapı 18 Eylül’de tamamen ortadan kaldırıldı. Antalya Kültür Varlıkları Envanteri yıkım tarihi olarak 13 Eylül 2025’i veriyor.

Karar tartışmalı oldu. Meslek odaları, bilim insanları ve sivil toplum kuruluşları, tescilli ve yarışmayla yapılmış bir binanın güçlendirilmek yerine yıkılmasına itiraz etti, deprem raporlarının kamuoyuyla paylaşılmamasını eleştirdi. Müze Çalışma Grubu, kapatma kararına karşı 22 Temmuz 2025’te dava açtı. Turizm Ajansı’nın 2 Ekim 2026 tarihli haberine göre davanın duruşması, açılışından 436 gün sonra Antalya Bölge İdare Mahkemesi’nde görüldü. Bakanlık ise yeni binanın eskisinin yaklaşık iki katı büyüklüğünde olacağını, depolarda bekleyen eserlerin de sergilenebileceğini açıkladı.

Yeni müze ve bugünkü durum

Açıklanan projeye göre yeni binanın kapalı alanı 9.500 metrekareden 19.500 metrekareye çıkacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sergi alanının da 4.172 metrekareden yaklaşık 11.000 metrekareye çıkarılacağını, müzenin 2026’da halkla buluşacağını söyledi. Başlangıçta açılış için Kasım 2026’daki Antalya Kültür Yolu Festivali hedeflenmişti. Antalya Körfez’in Eylül 2026 tarihli haberine göre şantiye tabelasında işin bitiş tarihi 26 Aralık 2026 olarak gösteriliyor. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz Ağustos 2026’da temel kazısının yüzde 70-75 düzeyine ulaştığını söyledi.

Bakanlığın müze sayfası 2 Ekim 2026 itibarıyla müzenin durumunu “ziyarete kapatılmıştır” olarak gösteriyor ve bir açılış tarihi vermiyor. Yani bugün Antalya Müzesi’nin koleksiyonu görülemiyor. Gitmeden önce muze.gov.tr’deki müze sayfasına bakmak gerekiyor. Perge’nin kendisi ise ziyarete açık: heykellerin geldiği sütunlu caddeyi ve Plancia Magna’nın heykellerle donattığı kapı avlusunu yerinde görmek mümkün.

Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Antalya gezilecek yerler rehberi.

Sıkça sorulan sorular

Antalya Müzesi şu an açık mı?

Hayır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın müze sayfasına göre (2 Ekim 2026) müze ziyarete kapalı. 1972 binası Eylül 2025’te yıkıldı, aynı arsada yeni bir bina yapılıyor. Bakanlık açılışı 2026 için hedefliyor, şantiye tabelasındaki bitiş tarihi 26 Aralık 2026. Kesin açılış tarihi açıklanmadı.

Antalya Müzesi ne zaman ve kim tarafından kuruldu?

Müzenin temeli, İtalyan işgali sırasında Antalya Lisesi öğretmeni Süleyman Fikri (Erten) Bey’in 15 Ekim 1919’da fahri eski eser memuru olmasıyla atıldı. İlk müze binası 1922’de Kaleiçi’ndeki Panaya Kilisesi’nde oluşturuldu.

Yorgun Herakles heykeli nasıl geri döndü?

Heykelin alt yarısı 1980’de Perge’de bulundu. Üst yarısının Boston Güzel Sanatlar Müzesi’nde olduğu 1990’da anlaşıldı. Uzun girişimlerin ardından üst parça 2011’de Türkiye’ye getirildi ve iki parça Antalya Müzesi’nde birleştirildi.

Müzenin eserleri şimdi nerede?

Yaklaşık 100 bin eser, müze kapatılırken paketlendi ve müze arazisindeki geçici depolara taşındı. Yeni bina açılana kadar sergilenmiyorlar.

Kaynakça


👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası

Scroll to Top