Kocatepe Camii Tarihi
Son güncelleme: 13 Ekim 2026

Nerede: Ankara, Çankaya; Kızılay’a yakın Kocatepe semti
Dönem: Cumhuriyet; fikir 1944, yapım 1967-1987
Yaptıran: Önce 1944’te kurulan cami derneği, 1981’den sonra Türkiye Diyanet Vakfı
Mimar: Hüsrev Tayla ve Fatin Uluengin (1967 projesi). İlk proje: Vedat Dalokay ve Nejat Tekelioğlu (1957, uygulanmadı)
Önemli tarihler: 8 Aralık 1944 (dernek) · 1957 (Dalokay projesi seçildi) · 12 Haziran 1963 (ilk temel) · 30 Ekim 1967 (yeni projenin temeli) · 15 Mart 1981 (Diyanet Vakfı’na devir) · 28 Ağustos 1987 (resmî açılış)
Bugün: Ankara’nın en büyük camisi; alt katlarında konferans salonu, kütüphane, otopark ve çarşı var
Kocatepe Camii, Ankara’nın neredeyse her yerinden görülen dört minaresiyle kentin en tanıdık siluetlerinden biri. Ama bu siluet, ilk kazmanın vurulmasından çok önce başlayan ve yarım yüzyıla yaklaşan bir sürecin sonunda ortaya çıktı. Arada üç mimari yarışma yapıldı, bir projenin temeli atılıp terk edildi, inşaat parasızlıktan yavaşladı ve cami bir dernekten bir vakfa devredildi. Bu sayfa, o sürecin tarihli kayıtlarını ve ilk projenin neden bırakıldığına dair farklı anlatıları bir araya getiriyor.
1944: Yenişehir’e bir cami fikri
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara hızla büyüyordu, ama yeni kent Yenişehir’den Çankaya’ya doğru genişlerken eski şehirdeki camiler bu mahallelere uzak kalıyordu. Hüsrev Tayla’nın TDV İslâm Ansiklopedisi’ne yazdığı maddeye göre Yenişehir’de halkın ibadet edebileceği bir mescit bile yoktu.
8 Aralık 1944‘te Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ahmed Hamdi Akseki başkanlığında 72 kişilik bir kurucu heyet “Ankara Yenişehir’de Bir Cami Yaptırma Kurumu” adlı bir dernek kurdu. Derneğin 1947’de açtığı proje yarışmasının sonucu kaynaklarda farklı anlatılıyor. Türkiye Diyanet Vakfı’nın yayımladığı tanıtım kitapçığına göre yarışmada birinciliğe layık bir proje bulunamadı. Tayla ise onaylanan bir proje olduğunu, bunun Emniyet Abidesi Parkı içinde uygulanmasının düşünüldüğünü, ancak sonradan vazgeçildiğini yazıyor.
1957: Vedat Dalokay’ın projesi
Dernek, 1956’da “Türkiye Diyanet Sitesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği” adını aldı. Aynı dönemde, Başbakan Adnan Menderes’in ilgilenmesiyle kente hâkim bir tepe olan Kocatepe cami arsası olarak ayrıldı. 1957’de açılan ikinci yarışmaya 36 proje katıldı. Başbakanlık, üniversiteler ve Mimarlar Odası temsilcilerinden oluşan jüri, projelerin hiçbirinin istenen sonuca tam ulaşmadığına karar verdi. Ancak Vedat Dalokay ile Nejat Tekelioğlu‘nun ortak projesini uygulanabilir buldu.
Bu proje yalnız bir camiden ibaret değildi. Diyanet Vakfı kitapçığına göre 2.000 kişilik caminin yanında Diyanet İşleri Başkanlığı hizmet binası, bir yüksek İslam enstitüsü, konferans salonu, müze, 200 araçlık otopark, çarşı, aşevi ve poliklinik planlanmıştı. Cami, klasik kubbe yerine ince betonarme bir “kabuk çatı” ile örtülecekti.
Uygulama projeleri ve arsa sorunları yüzünden iş gecikti. İlk temel, Diyanet İşleri Başkanı Hasan Hüsnü Erdem tarafından 12 Haziran 1963‘te atıldı. 1964’te külliyenin Diyanet İşleri Başkanlığı hizmet binası tamamlandı. Cami ise bu aşamadan öteye geçmedi.
İlk proje neden bırakıldı?
Bu sorunun kaynaklarda iki farklı cevabı var ve ikisini de olduğu gibi aktarmak gerekiyor.
- Teknik gerekçe: Türkiye Diyanet Vakfı’nın kitapçığına göre kabuk çatı sistemi yeni ve denenmemişti, kalıcılığı ve sağlamlığı konusunda tereddütler vardı. Proje incelemeye alındı, laboratuvar tetkiklerinin sonunda uygulanmasının uygun olmadığı raporlarla belirtildi ve projeden vazgeçildi. Sonraki projenin mimarı Hüsrev Tayla da aynı gerekçeyi veriyor ve buna Ankara’da aynı sistemle yapılmış bir spor salonunun çökmesini ekliyor.
- Üslup tartışması: Mimarlık yayınları ve Vikipedi ise projenin “fazla modern” bulunduğu için bırakıldığını yazıyor. İngilizce Vikipedi’nin dayandığı mimarlık çalışmalarına göre inşaat, modernist görünümüne yönelik muhafazakâr çevrelerin yoğun eleştirileri üzerine temel seviyesinde durduruldu.
Bu iki anlatı birbirini dışlamıyor da olabilir. Elimizdeki kaynaklar, kararın hangi gerekçenin ağır basmasıyla alındığını belgeleyen bir tutanak sunmuyor.
Dalokay’ın tasarımının sonraki hikâyesi daha net. Mimar, 1969’da Pakistan’ın başkenti İslamabad’daki Şah Faysal Camii için açılan uluslararası yarışmayı kazandı. Kocatepe projesinin değiştirilmiş bir yorumu olarak tanımlanan bu cami İslamabad’da inşa edildi ve bugün modern cami mimarisinin bilinen örnekleri arasında sayılıyor.
1967: Tayla ve Uluengin projesi
1967’de üçüncü kez yarışma açıldı ve Hüsrev Tayla ile Fatin Uluengin‘in projesi kazandı. Yeni projenin temeli Diyanet İşleri Başkanı Ali Rıza Hakses döneminde, 30 Ekim 1967‘de Miraç Kandili’nde atıldı. Bu kez klasik Osmanlı selatin camilerinin şeması seçildi: dört fil ayağına oturan merkezî bir kubbe ve onu çevreleyen dört yarım kubbe. Proje, Mimar Sinan üslubunu taklit ettiği gerekçesiyle eleştirildi de.
Diyanet Vakfı kitapçığına göre caminin 5.000 kişilik alt katı 29 Ekim 1969’da geçici olarak ibadete açıldı. Tayla’nın aktardığına göre Uluengin 1975’te projeden ayrıldı ve Tayla uygulama ve detay projelerini tek başına yürüttü, uygulama kontrollüğünü de üstlendi.
Parasızlık ve 1981 devri
İnşaat devlet katkısı ve halk bağışlarıyla yürüyordu. 1981’e gelindiğinde caminin ancak kaba inşaatı bitmişti. Revaklı avlu, konferans salonu, otopark, idari bürolar, kütüphane ve gasilhane gibi bölümler ile pahalı ve ince işçilik isteyen iç süsleme bekliyordu. Kitapçığa göre revaklı avlunun yapılmasından vazgeçilmesi bile düşünüldü.
15 Mart 1981‘de toplanan dernek genel kurulu, kendini feshetmeye ve Kocatepe Camii inşaatı dahil bütün mal varlığını alacak ve borçlarıyla birlikte Türkiye Diyanet Vakfı‘na devretmeye karar verdi. Vakıf işi üstlendikten sonra inşaat hızlandı. Kitapçığa göre caminin asıl ibadet mekânı 1986 Ramazanı’nda açıldı. Resmî açılış 28 Ağustos 1987‘de Başbakan Turgut Özal ve Diyanet İşleri Başkanı M. Said Yazıcıoğlu tarafından yapıldı. Törene birçok İslam ülkesinin temsilcileri katıldı.
Ölçüler: kaynaklar neden farklı?
Kocatepe’nin rakamları kaynaktan kaynağa değişiyor. Bunun bir nedeni ölçülerin neyi kapsadığı. Yine de iki birincil kaynak arasında da fark var:
- Minareler: Dört minare, her biri üç şerefeli ve 88 metre. Şerefelere hem merdivenle hem asansörle çıkılıyor. Bu rakamda bütün kaynaklar birleşiyor. Tayla, yüksekliğin teras seviyesinden ölçüldüğünü belirtiyor.
- Ana mekân: Diyanet Vakfı kitapçığı 64 x 67 metre (4.288 m²) diyor, Tayla’nın maddesi 56,30 x 56,30 metrelik kare bir plan veriyor.
- Kubbe: Kitapçığa göre ana kubbe 25,5 metre çapında ve 48,5 metre yüksekliğinde. Tayla caminin iç yüksekliğini 44,85 metre olarak veriyor.
- Fil ayakları: Kitapçık, Sultanahmet’te 6,5 metre olan ayak çapının burada 3 metreye indirildiğini yazıyor. Tayla ise geleneksel 5 metreye karşılık 3,10 metre diyor. Amaç, cemaatin görüşünü olabildiğince az bölmekti.
- Kapasite: Kitapçık toplam 15.000 kişi veriyor: ana mekân ve mescitte 9.000, avlu, mahfiller ve öteki bölümlerde 6.000. Pek çok tanıtımda geçen “24.000 kişi” rakamı için birincil bir kaynağa ulaşamadık.
Neye bakmalı?
Kitapçık, caminin dört minaresiyle Edirne’deki Selimiye’yi, merkezî kubbe ve yarım kubbeleriyle Sultanahmet’i andırdığını yazıyor. Geleneksel görünüşün arkasında modern bir yapı var. Cami tümüyle betonarme karkasla yapıldı, dış cephesi suni taşla kaplandı, kubbe kasnakları ve minareler brüt beton olarak döküldü. İçeride şunlara bakın:
- Yazılar: Ana kubbe ve mihrap yazıları hattat Hamit Aytaç’ın, öteki yazıların çoğu Mahmut Öncü’nün eseri. Tayla, Aytaç’ın sağlığı elvermediği için ancak birkaç yazıyı yazabildiğini belirtiyor. Kubbe yazıları pirinç levhadan kesilip altınla kaplandı.
- Süsleme: Kalem işleri ve alçı pencereler Reha Tolun’un tasarımı. Çini pano desenlerine Muhsin Demironat başladı, Tolun tamamladı.
- Ana avize: Kitapçığa göre 5,5 metre çapında ve 7,5 ton ağırlığında. Avizeler kuyumcu Mustafa Küçük’ün işi.
- Halılar: Desenleri, Afyonkarahisar Ulu Camii’nin bugün yok olmuş 13. yüzyıl halı desenlerinden alındı.
- Kapılar: Mermer taç kapı Faik Bektöre’nin, kündekâri ahşap kapılar Mevlüt Çiller’in elinden çıktı.
Bugün Kocatepe Camii’ni gezerken
Cami, arazinin eğiminden yararlanılarak yüksek bir platformun üzerine oturtuldu. Konferans salonu, kütüphane, gasilhane, otopark ve çarşı bu platformun altında. Bu yüzden caminin kendisine avludan çıkılıyor. Kızılay’dan yürüyerek ulaşılabiliyor. Namaz vakitlerinde ziyaret yerine ibadet öncelikli, gezi saatinizi buna göre ayarlayın. İçeride ilk iş, ince fil ayakları sayesinde ne kadar geniş görünen ana mekânın ortasına geçip kubbeye ve ana avizeye bakmak.
Ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Ankara gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Kocatepe Camii ne zaman yapıldı?
Fikir 1944’te ortaya çıktı. Bugünkü yapının temeli 30 Ekim 1967’de atıldı ve cami 28 Ağustos 1987’de resmî törenle açıldı. Daha önce, 1963’te başka bir projeye göre atılmış bir temel vardı.
Kocatepe Camii’nin mimarı kim?
Bugünkü caminin mimarları Hüsrev Tayla ve Fatin Uluengin. 1957 yarışmasında seçilen ilk proje ise Vedat Dalokay ile Nejat Tekelioğlu’nundu ve uygulanmadı.
Vedat Dalokay’ın projesine ne oldu?
1963’te temeli atıldı, sonra vazgeçildi. Diyanet Vakfı ve Tayla, kabuk çatı sisteminin sağlamlığına dair tereddütleri gerekçe gösteriyor. Mimarlık yayınları ise projenin fazla modern bulunduğunu yazıyor. Dalokay daha sonra İslamabad’daki Şah Faysal Camii’ni tasarladı.
Kocatepe Camii kaç kişilik?
Türkiye Diyanet Vakfı’nın kitapçığına göre toplam 15.000 kişi. Bazı kaynaklarda daha yüksek rakamlar geçiyor, ancak bunların dayanağı belirsiz.
Kaynakça
- Türkiye Diyanet Vakfı, Ankara Kocatepe Camii 1967-1987 (tanıtım kitapçığı). arşiv PDF — 1944-1987 kronolojisi, yarışmalar, kabuk çatı gerekçesi, 1969 geçici açılış, 1981 devir, ölçüler, kapasite, ustalar.
- Tayla, Hüsrev (2002). “Kocatepe Camii”. TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 26, s. 141-142 — 1947 projesi ve Emniyet Abidesi Parkı, spor salonu çökmesi, Uluengin’in 1975’te ayrılması, ölçüler, ustalar.
- Kocatepe Camii ve Kocatepe Mosque, Vikipedi — “fazla modern” anlatısı, muhafazakâr eleştiriler, Faysal Camii, Imdat As’ın Dalokay projesi üzerine çalışmalarına atıflar.
- “Faysal Camisi, kime niyet kime kısmet…”, mitademo.com (2011, arşiv) — Dalokay projesinin “fazla modern” bulunması, 1969 Faysal yarışması.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası