Anadolu Medeniyetleri Müzesi Tarihi
Son güncelleme: 13 Ekim 2026

Nerede: Ankara, Altındağ, Ulus; Ankara Kalesi’nin güney eteğinde, tarihi Atpazarı semtinde (Gözcü Sokak)
Binaları: Mahmut Paşa Bedesteni (1464-1471) ve Kurşunlu Han (15. yüzyıl); ikisinin de kitabesi yok
Kuruluş: 1921, Ankara Kalesi’nin Akkale burcunda “Eti Müzesi” (Âsâr-ı Atîka Müzesi) olarak
Önemli tarihler: 1 Ekim 1921 Akkale’deki ilk müze · 1936 bedesten ve hanın müze yapılması önerisi · 1938-1968 onarım · 1940 eserlerin taşınması · 1943 ilk bölümün açılışı · 1968 bugünkü ad · 19 Nisan 1997 Avrupa’da Yılın Müzesi ödülü · 2014 yenileme
Bugün: Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı; Bakanlık sayfasına göre her gün açık. Alt kattaki Ankara Salonu ve Klasik Salon 14 Eylül 2026 – 2 Mart 2027 arasında bakım onarım için kapalı.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin hikâyesi, Kurtuluş Savaşı daha bitmeden, 1921’de Ankara Kalesi’nin bir burcunda açılan küçük bir odayla başlıyor. Amaç bir “Hitit müzesi” kurmaktı. Bugün müze, Paleolitik Çağ’dan Roma dönemine uzanan Anadolu arkeolojisini kronolojik bir sırayla anlatıyor. İçinde bulunduğu iki bina da en az koleksiyon kadar eski: 1460’larda yaptırılmış bir bedesten ve onun hemen yanındaki bir han. Müzenin kendi tarihi, bu iki Osmanlı yapısının yaklaşık otuz yıl süren onarımıyla iç içe geçiyor.
Akkale’deki ilk müze (1921)
Ankara’daki ilk müze, dönemin Hars (Kültür) Müdürü Mübarek Galip Bey tarafından 1921’de kalenin Akkale adlı burcunda kuruldu. Türkçe Vikipedi, girişimin Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver ile birlikte başlatıldığını ve müzenin 1 Ekim 1921’de açıldığını yazıyor. O güne kadar Augustus Tapınağı ve Roma Hamamı gibi alanlarda bulunan eserler dağınık biçimde toplanıyordu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tanıtım metnine göre müze fikri Mustafa Kemal Atatürk’e aitti: Hitit uygarlığına adanmış bir müze kurulacak, ülkenin dört bir yanındaki Hitit eserleri başkente getirilecekti.
Akkale kısa sürede yetersiz kaldı. Valiliklere eserleri Ankara’ya göndermeleri için yazılar gönderildikçe koleksiyon büyüdü. Bir dönem müzenin müdürlüğünü yapan Remzi Oğuz Arık’ın, burayı bir müzeden çok düzenli bir depo gibi gördüğü aktarılıyor. Koleksiyon o yıllarda halka değil, yalnızca araştırmacılara açıktı.
Bedesten ve han: binaların hikâyesi
Çözüm kalenin güneydoğu eteğinde, yıllardır boş duran iki Osmanlı ticaret yapısında bulundu. Ankara bu yapıların yapıldığı 15. yüzyılda, Ankara keçisinin yününden dokunan sof kumaşının ticaret merkeziydi.
Mahmut Paşa Bedesteni, Fatih Sultan Mehmed’in sadrazamlarından Mahmud Paşa (Veli Mahmud Paşa) tarafından 1464-1471 yılları arasında yaptırıldı. Türkçe Vikipedi’ye göre Mahmud Paşa, Fatih’in saltanatında iki kez, 1455-1466 ve 1472-1474 yıllarında sadrazamlık yaptı. Bedestenin yapımı, yani iki sadaret arasındaki döneme de uzanıyor. Yapının kitabesi yok. Dikdörtgen bir alanı örten on kubbesi ve karşılıklı dizilmiş 102 dükkânıyla klasik bir bedesten şeması gösteriyor. Bazı kaynaklar burada saf Ankara tiftiğinden giysilerin satıldığını yazıyor.
Kurşunlu Han adını çatısını kaplayan kurşun levhalardan alıyor. Onun da kitabesi yok. Hanın, yine Fatih döneminin vezirlerinden Rum Mehmed Paşa tarafından, Üsküdar’daki hayır kurumlarına gelir sağlamak için vakıf olarak yaptırıldığı düşünülüyor. Yapım tarihi tartışmalı. Türkçe Vikipedi, bedestenle aynı mimari özellikleri taşıdığı için yaklaşık aynı yıllarda, 1471 dolayında yapıldığı görüşünü aktarıyor. Ama 1946 onarımında bulunan II. Murad dönemi sikkeleri, hanın daha erken, 15. yüzyılın ilk yarısında var olmuş olabileceğini düşündürüyor. İki katlı, avlulu hanın zemin katında 28, üst katında 30 oda var ve her odada bir ocak bulunuyor. Eğimli arazide L biçimli bir bodrum kat ahır ve depo olarak kullanılıyordu. Hanın dış cephelerinde de sıra sıra dükkânlar vardı: Türkçe Vikipedi kuzey ve güney cephelerinde on birer, doğu ve batı cephelerinde dokuzar dükkân sayıyor. Yani han, hem tüccarın konakladığı hem de malın alınıp satıldığı bir ticaret yapısıydı.
Sof ticaretinin gerilemesiyle iki yapı da önemini yitirdi. 1881’deki yangından sonra terk edildiler ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar harap halde kaldılar.
Otuz yıllık onarım (1938-1968)
Türkçe Vikipedi’ye göre 1936’da dönemin Hars Müdürü, sonradan Türk etnografya ve arkeolojisinin önde gelen isimlerinden biri olacak Hâmit Zübeyr Koşay, bedesten ile hanın onarılıp müzeye dönüştürülmesini önerdi. Maarif Vekili Saffet Arıkan yapıların bakanlığa geçmesini sağladı ve 1938’de onarım başladı. Bu iş 1968’e kadar sürecekti.
1940’ta bedestenin kubbeli bölümünün onarımı tamamlanınca Akkale’deki eserler buraya taşındı. Taşımayı ve sergi düzenini Alman Hititolog Hans Gustav Güterbock başkanlığındaki bir heyet yürüttü. Güterbock o yıllarda Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde öğretim üyesiydi. Alacahöyük, Kargamış, Sakçagözü ve Malatya’dan gelen eserlerin teşhire hazırlanmasını da üstlendi. 1943’te, onarım sürerken binanın orta bölümü ziyarete açıldı. 1948’de Kurşunlu Han’daki onarım büyük ölçüde bitti, Akkale yalnızca depo olarak kullanılmaya başladı.
İngilizce Vikipedi, onarımda çalışan mimarları da sayıyor. Orta bölümün projelerini Mimar Macit Kural hazırladı, uygulamayı Mimar Zühtü Bey yaptı. Kubbeli kısmın çevresindeki bölümün restorasyon ve sergi projeleri ise Mimar İhsan Kıygı’ya ait. Dükkânların arasındaki duvarlar kaldırılarak geniş sergi alanları elde edildi. Beş dükkân özgün haliyle bırakıldı. Türkçe Vikipedi, Kurşunlu Han’ın yenileme projesini Mimar Salim Ülgen’in yürüttüğünü ekliyor.
Bu yıllarda müzenin adı “Arkeoloji Müzesi”ydi. Bina 1968’de bugünkü haline ulaştı ve müze aynı yıl Anadolu Medeniyetleri Müzesi adını aldı. Bu ad, kurumun geçirdiği dönüşümü de anlatıyor. Hitit müzesi olarak kurulan müze, artık Anadolu’nun bütün uygarlıklarını kronolojik bir sırayla sergiliyordu.
Bir Hitit müzesinden Anadolu müzesine
Koleksiyonu büyüten, 1920’lerden itibaren Anadolu’da yoğunlaşan kazılar oldu. Türkçe Vikipedi bunları şöyle sıralıyor: Hans Henning von der Osten’in 1926-1932 arasında Yozgat’taki Alişar Höyüğü’nde, Kurt Bittel’in 1931-1939 arasında Boğazköy’de (Hattuşa) yürüttüğü kazılar, Maarif Vekâleti’nin 1932-1934’te Ahlatlıbel, Karalar ve Göllüdağ’daki çalışmaları ve Türk Tarih Kurumu’nun 1935-1942 arasında Alacahöyük, Etiyokuşu, Karaoğlan, Pazarlı, Bitik ve Ankara Kalesi gibi yerlerde yaptığı kazılar. Sonraki on yıllarda Çatalhöyük, Hacılar, Kültepe, Gordion ve Urartu kalelerinden gelen buluntularla koleksiyon bütün Anadolu’yu kapsar hale geldi. Türkçe Vikipedi’ye göre bugün sergilenen eserler koleksiyonun yüzde beşinden azını oluşturuyor.
1997: Avrupa’da Yılın Müzesi
Müze, Avrupa Konseyi’nin desteklediği Avrupa Müze Forumu’nun verdiği Avrupa’da Yılın Müzesi Ödülü‘nü (EMYA) 1997’de kazandı. Avrupa Müze Forumu’nun resmi kazananlar listesinde 1997 yılının karşısında “Museum of Anatolian Civilizations (Ankara, Turkey)” yazıyor. Tören, 19 Nisan 1997’de İsviçre’nin Lozan kentinde yapıldı. Türkçe Vikipedi, müzenin 68 aday arasından seçildiğini ve bu ödülü kazanan ilk Türk müzesi olduğunu yazıyor. Bazı kaynaklarda geçen “ilk Avrupa’da Yılın Müzesi” ifadesi yanlış, çünkü ödül 1977’den beri veriliyor.
Koleksiyonda neye bakmalı?
Sergi, girişten itibaren zaman sırasıyla ilerliyor. Bakanlığın tanıtımına göre üst salonlarda Paleolitik, Kalkolitik ve Tunç çağları, Asur Ticaret Kolonileri, Hitit, Frig, Geç Hitit ve Urartu dönemleri, alt salonlarda ise Klasik dönemler ve “Çağlar Boyu Ankara” yer alıyor. Öne çıkan eserler:
- Karain Mağarası: Antalya’daki mağaradan çıkan taş aletler, Anadolu’da insan varlığının en eski izlerini temsil ediyor.
- Çatalhöyük duvar resimleri: MÖ 7. binyıla ait sıva üzerine boyanmış av sahnesi, leopar resimleri ve boğa başlarıyla süslü bir Çatalhöyük odasının canlandırması bu bölümün en etkileyici parçaları. Duvar resimlerinden biri, arka planda iki tepeli bir dağ ve önünde dizi dizi evlerle yorumlanıyor. Türkçe Vikipedi bunu “dünyanın bilinen en eski haritası” olarak anıyor. Ancak bazı araştırmacılar aynı resmi bir leopar postu deseni olarak okuyor, yani bu yorum tartışmalı. Çatalhöyük ve Hacılar’dan gelen ana tanrıça heykelcikleri de bu salonda.
- Alacahöyük kral mezarları: Erken Tunç Çağı’na ait mezarlardan çıkan bronz “güneş kursları”, geyik ve boğa heykelcikleri ile altın takılar, Hatti kültürünün en tanınmış eserleri arasında.
- Kültepe (Kaniş) buluntuları: Anadolu’da yazının ilk kez kullanıldığı Asur Ticaret Kolonileri Çağı’ndan (MÖ 1950-1750 dolayı) çivi yazılı kil tabletler ve hayvan biçimli kaplar (rhyton). Tabletlerin çoğu ticaret, ekonomi ve hukukla ilgili. Kültepe’de bulunan 20 binden fazla tabletin bir bölümü burada sergileniyor.
- Hitit eserleri: Hattuşa’daki Kral Kapısı’ndan alınan ve bir savaş tanrısını gösteren kabartma, Çorum’daki İnandık’ta bulunan ve bir kutsal düğün törenini anlatan kabartmalı vazo, kral mühürleri ve devlet arşivinden tabletler. Müzenin arması da Hitit Kralı IV. Tudhaliya’nın mührü.
- Geç Hitit kabartmaları: Bedestenin on kubbeli orta salonu, Malatya-Arslantepe, Kargamış ve Sakçagözü’nden gelen büyük taş kabartma ve heykellere ayrılmış. Savaş arabaları, askerler, tanrılar ve aslanlar burada bir arada.
- Frig ve Urartu: Frig başkenti Gordion’daki büyük kral tümülüsünden çıkan ahşap mobilyalar ve bronz kaplar, Frigların baş tanrıçası Kybele’nin heykeli. İngilizce Vikipedi, tümülüsün yaklaşık 300 metre çapında ve 50 metre yüksekliğinde olduğunu, mezar odasının bir canlandırmasının da salonda bulunduğunu yazıyor. Aynı dönemde Doğu Anadolu’da yaşayan Urartulardan ise Altıntepe, Adilcevaz ve Patnos kazılarından gelen eserler, bu krallığın madencilik ve mimarlıktaki ustalığını gösteriyor.
- Lidya ve sikkeler: İngilizce Vikipedi’ye göre Lidya bölümündeki eserlerin çoğu MÖ 6. yüzyıla ait. Aynı kaynağa göre müzenin sikke koleksiyonu, basılan ilk paralardan günümüze uzanan örnekleriyle koleksiyonun en nadir parçaları arasında sayılıyor.
Binanın kendisine de bakmayı unutmayın. Orta salonun on kubbesi, onarımda özgün haliyle bırakılan dükkân kemerleri ve kalın taş duvarlar, 15. yüzyıl bedesteninin ölçeğini hâlâ hissettiriyor. Kurşunlu Han bugün müzenin idari binası. Kütüphane, laboratuvar, atölyeler ve konferans salonu burada bulunuyor.
Bugün Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni gezerken
Bakanlığın sayfasına göre müze 2014’te yenilendi ve sergiye sanal turlar, animasyonlar ve replikalar eklendi. Ziyaretinizi planlarken bir ayrıntıya dikkat edin: Bakanlık, alt kattaki Ankara Salonu ve Klasik Salon’un 14 Eylül 2026 ile 2 Mart 2027 arasında bakım onarım nedeniyle kapalı olduğunu duyuruyor. Bu tarihlerde Roma dönemi ve “Çağlar Boyu Ankara” bölümleri görülemiyor. Üst salonlardaki tarih öncesi, Hitit, Frig ve Urartu bölümleri açık. Sergiyi zaman sırasıyla izlemek için Paleolitik bölümden başlayın, kronolojik turu bitirdikten sonra orta salondaki Geç Hitit kabartmalarına ayrıca zaman ayırın. Müzeden çıkınca hemen yukarıdaki Ankara Kalesi’ne, eserlerin 1921’de ilk toplandığı Akkale’nin bulunduğu surlara çıkabilirsiniz.
Ziyaret saatleri, ulaşım ve çevredeki diğer yerler için: Ankara gezilecek yerler rehberi.
Sıkça sorulan sorular
Anadolu Medeniyetleri Müzesi ne zaman kuruldu?
Müzenin temeli 1921’de, Ankara Kalesi’nin Akkale burcunda açılan “Eti Müzesi”yle atıldı. Eserler 1940’ta Mahmut Paşa Bedesteni’ne taşındı, ilk bölüm 1943’te ziyarete açıldı. Müze bugünkü adını 1968’de, binaların onarımı tamamlandığında aldı.
Müze binaları ne zaman ve kim tarafından yapıldı?
Mahmut Paşa Bedesteni, Fatih Sultan Mehmed’in sadrazamı Mahmud Paşa tarafından 1464-1471 arasında yaptırıldı. Kurşunlu Han’ın Rum Mehmed Paşa tarafından yaptırıldığı düşünülüyor. Tarihi tartışmalı: bazı kaynaklar 1471 dolayını veriyor, onarımda bulunan II. Murad sikkeleri ise daha erken bir tarihi düşündürüyor. İki yapının da kitabesi yok.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi hangi ödülü aldı?
Müze, Avrupa Müze Forumu’nun verdiği Avrupa’da Yılın Müzesi Ödülü’nü 1997’de kazandı. Ödül 19 Nisan 1997’de Lozan’da verildi. Türkçe kaynaklara göre bu ödülü kazanan ilk Türk müzesi.
Müzenin tüm salonları açık mı?
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na göre alt kattaki Ankara Salonu ve Klasik Salon, 14 Eylül 2026 – 2 Mart 2027 arasında bakım onarım nedeniyle kapalı. Üst salonlardaki tarih öncesi, Hitit, Frig ve Urartu bölümleri gezilebiliyor.
Kaynakça
- Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi (muze.gov.tr, 2 Ekim 2026’da erişildi) — 1921, Mübarek Galip, Akkale, 1938-1968, 1943, 1997, 2014 yenilemesi, salon düzeni, 2026-2027 kapanış duyurusu.
- European Museum Forum, EMYA winners — 1997 kazananı ve Lozan töreni.
- Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Kurşunlu Han (Ankara), Rum Mehmed Paşa, Vikipedi.
- Museum of Anatolian Civilizations, Vikipedi (İngilizce) — binaların ölçüleri, onarımda çalışan mimarlar, salonlar.
👤 Hakkımızda | ✉️ İletişim | 🔐 Gizlilik Politikası