Çankırı’nın en beklenmedik yeri yerin altında: Kaya Tuzu Mağarası, duvarları saf tuz olan galerileriyle beş bin yıldır işletiliyor ve içindeki tuz heykelleri, astım hastaları için ayrılan bölümüyle Türkiye’de eşi az bulunan bir alan.
Yer üstünde ise Taş Mescit var: 1235’te darüşşifa olarak yapılan bu Selçuklu yapısının taç kapısındaki çift başlı yılan kabartması, Anadolu’daki en bilinen şifa sembollerinden biri. Tepedeki kale ile Emir Karatekin’in türbesi kentin kuruluş hikâyesini taşıyor.
Kuzeyde Ilgaz Dağı ve Yıldıztepe kayak merkezi, doğuda Yapraklı Yaylası, güneyde Orta’daki Sakaeli kaya mezarları ilin diğer üç ayrı yüzü. Kurtuluş Savaşı’nın İstiklal Yolu güzergâhı da buradan geçiyor.
Aşağıdaki ilçe başlıklarına dokunarak Çankırı’daki durakları harita bağlantılarıyla birlikte görüntüleyebilirsin.
Kırkevler yönündeki orman alanı, Kastamonu yolu üzerinde ve yürüyüş yollarıyla piknik bölümlerinden oluşuyor; ağaç örtüsü yaz aylarında merkeze göre belirgin serinlik sağlıyor. Kentin en büyük ağaçlandırma alanı sayılıyor. Merkeze araçla on dakikalık mesafede ve giriş için ücret alınmıyor. Hafta sonları ziyaretçi sayısı artıyor; alanda çeşme bulunuyor. Yürüyüş parkuru işaretli ve alanda piknik masaları bulunuyor.
Şehre hâkim tepedeki kale, Roma döneminde kuruldu ve Danişmendli ile Selçuklu dönemlerinde onarıldı; sur kalıntıları ile burçlar kentin kuzey-güney yolunu denetleyen konumunu gösteriyor. Emir Karatekin’in türbesi de bu tepede bulunuyor. Merkeze yürüyerek çıkılıyor ve girişi ücretsiz. Tırmanış eğimli; tepeden şehir ve ova bütün olarak görülüyor.
1235’te Selçuklu emiri Cemaleddin Ferruh tarafından yaptırılan yapı, aslında bir darüşşifaydı; taç kapısındaki çift başlı yılan kabartması Anadolu’daki en bilinen şifa sembollerinden biri sayılıyor. Sonradan mescit olarak kullanıldı. Kent merkezinde, yürüme mesafesinde ve girişi serbest. Kapıdaki kabartma dıştan görülüyor; ziyaret yirmi dakika sürüyor. Yapı, Anadolu’daki en eski darüşşifalardan biri olarak kabul ediliyor ve merkez turunun ilk durağı oluyor.
Balıbağı’ndaki kaya tuzu ocağı, beş bin yıldır işletildiği düşünülen yeraltı galerilerinden oluşuyor; duvarları saf tuz olan koridorlar, tuz heykelleri ve astım hastaları için ayrılan bölümüyle Türkiye’de eşi az bulunan bir alan. Ocak hâlâ üretim yapıyor. Merkeze araçla yirmi dakikalık bir yol var. Giriş ücretli; içerisi serin, ince mont almak gerekiyor.
Müze, Çankırı ve çevresindeki kazılardan çıkan Hitit, Roma ve Bizans dönemi eserlerini sergiliyor; bölgedeki fosil buluntuları ile etnografya bölümü koleksiyonu tamamlıyor. Çankırı havzasının paleontolojik zenginliği burada anlatılıyor. Merkezde ve yürüme mesafesinde; Müzekart geçerli. Gezi yaklaşık kırk dakika sürüyor ve panolar iki dilde hazırlanmış. Fosil bölümü çocuklu ailelerin ilgisini çekiyor ve merkez turuna kolayca ekleniyor.
Mimar Sinan mahallesindeki cami, on altıncı yüzyılda Kanuni döneminde yapıldı ve kentin en büyük Osmanlı yapısı; tek kubbeli harimi ile son cemaat yeri klasik dönem taşra mimarisini yansıtıyor. Kale eteğindeki konumu onu merkezdeki yürüyüş hattına bağlıyor. Merkezde, kale eteğinden yürüyerek gidiliyor ve ücret alınmıyor. Namaz vakitleri dışında geziliyor.
On üçüncü yüzyıldan kalan medrese, avlusu ve hücreleriyle Selçuklu eğitim yapılarının Çankırı’daki örneği; kesme taş duvarları ve sivri kemerli girişi dönemin işçiliğini gösteriyor. Onarımdan sonra kültürel kullanıma açıldı. Merkezde, birkaç dakika yürüyerek varılıyor ve giriş serbest. Avlusu gezilebiliyor, ziyaret yarım saat sürüyor; taş işçiliği yakından bakıldığında dönem ayrıntılarını gösteriyor.
İncili Çeşme mahallesindeki yapı grubu, adını çevresinde kurulan tahıl pazarından alıyor; cami ile medrese aynı avluyu paylaşıyor ve taş işçiliği Osmanlı dönemi taşra yapılarının örneğini oluşturuyor. Kentin ticaret geçmişini hatırlatıyor. Merkezde, çarşıdan yürüyerek gidiliyor. Girişi ücretsiz; iki yapı tek ziyarette geziliyor ve yarım saat alıyor.
Merkezdeki kule, kent meydanının simgesi ve çevresindeki çarşıyla birlikte şehir hayatının odağında; taş gövdesi ve saat yüzü yirminci yüzyıl başındaki kamu yapılarını yansıtıyor. Kale yürüyüşünün başlangıç noktasında bulunuyor. Merkezin meydanında ve yürüyerek varılıyor; kule dıştan görülüyor. Ziyaret on dakika sürüyor ve çarşı gezisine bağlanıyor. Meydan çevresindeki kafeler mola için kullanılıyor ve akşam saatlerinde kule aydınlatılıyor.
Çankırı’yı 1075’te Bizans’tan alan Danişmendli komutanı Emir Karatekin’in türbesi, kale tepesinde ve kentin kuruluş anlatısının merkezinde; kubbeli yapı sade taş işçiliğiyle dönemin mezar mimarisini gösteriyor. Şehrin adı da bu döneme dayanıyor. Kale tırmanışının üzerinde kalıyor ve yürüyerek gidiliyor; giriş serbest ve ziyaret on beş dakika sürüyor.
Merkezdeki mevlevihane, Osmanlı döneminde Mevlevi tarikatının Çankırı’daki merkeziydi; semahane bölümü ve avlusu restorasyondan sonra kültürel kullanıma açıldı. Kentin tasavvuf geçmişine dair az sayıdaki yapıdan biri. Merkezin eski mahallelerinde, yürüyerek gidiliyor. Girişi ücretsiz; ziyaret yirmi dakika sürüyor ve merkez turuna rahatça ekleniyor. Semahane bölümü dönemsel etkinliklere ev sahipliği yapıyor ve çevrede otopark bulunuyor.
Şehrin çevresindeki tabiat parkı, çam ağaçlandırması, yürüyüş yolları ve piknik alanlarıyla düzenlendi; bozkır görünümlü çevrede gölge sunan sayılı yerlerden biri. Bozkır kuşağındaki ağaçlandırma alanları koruma statüsüne alınmış durumda. Merkeze araçla çeyrek saatlik bir yol var. Girişi ücretli; hafta sonları masalar erken doluyor ve alanda çeşme ile otopark bulunuyor. Yürüyüş parkuru yaklaşık kırk dakika sürüyor ve alan akşam saatlerinde kapanıyor.
Merkezdeki park, adını kentin fatihi Emir Karatekin’den alıyor; yürüyüş yolları, oturma grupları ve çocuk oyun bölümleriyle şehir merkezindeki günlük kullanım alanı. Kale eteğindeki konumu onu gezi hattına bağlıyor. Merkezde, kale eteğinde ve yürüyerek varılıyor; giriş serbest. Akşamüstü aile yoğunluğu yükseliyor, çevrede büfe bulunuyor. Kale tırmanışına başlamadan önce mola vermek için elverişli bir nokta oluşturuyor.
Merkez çevresindeki ağaçlandırma alanı, yürüyüş parkurları ve piknik bölümleriyle düzenlendi; şehre yakın konumu onu günübirlik kullanıma elverişli kılıyor. Bozkır kuşağındaki ağaçlandırma çalışmalarının örneği. Merkeze araçla on dakikada çıkılıyor ve giriş serbest. Yürüyüş parkuru yarım saat sürüyor; alanda çeşme var. Masalar ağaç gölgesinde ve hafta sonları erken doluyor.
Esentepe’deki park, geniş çim alanları, koşu yolu ve süs havuzlarıyla kentin yeni düzenlenen açık alanlarından; çocuk oyun bölümleri ve bisiklet şeridi de bulunuyor. Şehrin kuzey mahallelerine hizmet ediyor. Merkeze araçla birkaç dakika; girişi ücretsiz. Akşam saatlerinde alan aydınlatılıyor ve otopark girişte yer alıyor. Koşu parkuru ile açık hava spor aletleri sabah saatlerinde kullanılıyor.
Merkezdeki kültür merkezi, konser, tiyatro ve sergi programlarının yürütüldüğü salonlara sahip; Çankırı’nın kış dönemindeki etkinlik takvimi büyük ölçüde burada yürüyor. Fuaye bölümünde dönemsel sergiler açılıyor. Kültür merkezine kent merkezinden yürüyerek gidiliyor. Program duyuruları belediye kanallarından izleniyor; girişi etkinliğe göre değişiyor ve otoparkı var. Salon dışındaki fuaye gün içinde açık kalıyor ve ziyaret kısa sürüyor.
Cumhuriyet mahallesindeki belediye tesisi, çay bahçesi, kapalı salon ve millet kıraathanesi bölümüyle günübirlik kullanıma açık; fiyatlar belediye tarifesine göre uygulanıyor. Kent merkezindeki buluşma noktalarından biri. Merkezin içinde, yürüme mesafesinde. Kapalı bölüm kış aylarında da açık kalıyor ve çevrede otopark bulunuyor. Kıraathane bölümü ücretsiz kullanılıyor ve gün boyu açık kalıyor.
Abdulhalik Renda çevresindeki park, İstiklal Yolu anısına düzenlendi; yürüyüş yolları, oturma alanları ve çay bahçesi bölümüyle gün boyu kullanılıyor. Kurtuluş Savaşı’nda İnebolu’dan Ankara’ya cephane taşınan güzergâh Çankırı’dan geçiyordu. Merkezin bulvar hattında, yürüyerek gidiliyor ve girişi serbest. Akşamüstü kalabalıklaşıyor, çevrede otopark var. Park içindeki panolar cephane taşıma güzergâhını anlatıyor ve gezi yarım saat sürüyor.
Yeni mahalledeki cami, ilçe merkezinin ana ibadet yapısı ve çarşı hattının ortasında; kubbesi ile minaresi Ilgaz’ın dağ eteğindeki yerleşiminde en belirgin ögeyi oluşturuyor. İlçe, Ankara-Kastamonu yolu üzerinde bulunuyor. Ilgaz merkezinde, yürüyerek gidiliyor ve girişi ücretsiz. Namaz saatleri dışında geziliyor ve gezi on beş dakikada bitiyor. Çevredeki dükkânlarda yörenin peyniri ve tereyağı satılıyor.
Ilgaz Dağı’ndaki tesis, iki bin metrenin üzerindeki konumu ve uzun kar süresiyle İç Anadolu’nun en bilinen kayak merkezlerinden; pistler farklı seviyelere ayrılmış ve mekanik tesis hizmet veriyor. Ankara’ya yakınlığı sezonu yoğunlaştırıyor. Ilgaz merkezine araçla yaklaşık yarım saat. Sezon aralık ile mart arasında; ekipman kiralama tesiste yapılıyor. Konaklama tesis çevresinde ve Ilgaz merkezinde bulunuyor; hafta sonu doluluk yükseliyor.
Ilgaz geçidindeki şehitlik, Kurtuluş Savaşı’nda İstiklal Yolu üzerinde görev yaparken ölenler anısına düzenlendi; anıt ve çevresindeki alan bu güzergâhın zorluğunu anlatıyor. İnebolu’dan Ankara’ya cephane bu geçitten taşınıyordu. Ilgaz merkezine araçla yaklaşık yirmi dakika. Girişi ücretsiz; alan açık ve ziyaret yirmi dakika sürüyor. Anıt çevresinde tanıtım panoları bulunuyor ve otopark yol kenarında yer alıyor.
Ilgaz Dağı eteğindeki tabiat parkı, çam ormanı içindeki çayırları ve yürüyüş yollarıyla koruma statüsünde; yaz aylarında piknik, kışın kayak güzergâhının parçası olarak kullanılıyor. Alanın rakımı serinliği garantiliyor. Ilgaz merkezine araçla yaklaşık yirmi beş dakika. Girişi ücretli; alanda masa, çeşme ve otopark bulunuyor. Kış aylarında kayak merkezine giden yolun üzerinde kalıyor ve ulaşım sürüyor.
Ilgaz’ın yüksek kesimlerindeki yayla, çam ormanı sınırındaki çayırlarda kurulu ve yaz aylarında hayvancılıkla canlanıyor; kaynak suları çayırların içinden geçiyor ve yayla evleri geleneksel düzenini koruyor. Ilgaz Dağı’nın kuzey yamacında bulunuyor. Ilgaz merkezine araçla yaklaşık yarım saat, yol stabilize. Sezon haziran-eylül; alanda tesis bulunmuyor. Yayla şenlikleri temmuz-ağustos aylarında düzenleniyor ve erzak yanınızda olmalı.
Ilgaz çevresinden geçen çay, kıyısındaki söğütlükler ve piknik alanlarıyla ilçenin günübirlik doğa noktası; debisi ilkbaharda kar erimesiyle yükseliyor ve yaz aylarında kıyı serinliği hissediliyor. Devrez Çayı havzasının kollarından biri. Ilgaz merkezine araçla birkaç dakikalık mesafede. Kıyıda düzenleme sınırlı; gölgelik ve içecek yanınızda olmalı. Söğüt gölgesindeki masalar yaz aylarında erken doluyor ve alan ücretsiz kullanılıyor.
İlçe merkezine hâkim tepedeki kale kalıntısı, sur izleri ve temel kalıntılarıyla bölgedeki ortaçağ savunma düzenini gösteriyor; Devrez Vadisi’ndeki geçişi denetleyen konumda bulunuyor. Kurşunlu’nun yerleşim tarihi bu yapıya dayanıyor. Kurşunlu merkezine araçla birkaç dakika. Alanda düzenleme yok; kalıntılara kısa bir tırmanışla çıkılıyor ve yönlendirme levhası bulunmuyor. Tepeden Devrez Vadisi bütün olarak görülüyor ve ziyaret yarım saat sürüyor.
Devrez Çayı kıyısındaki mesire alanı, söğüt gölgesindeki masaları ve çeşmeleriyle ilçenin günübirlik noktası; su kenarındaki serinlik yaz aylarında belirgin hissediliyor. Devrez, Kızılırmak’a karışan en büyük kollardan biri. Kurşunlu merkezine araçla yaklaşık on dakika. Girişi ücretsiz; hafta sonu masalar erken doluyor ve otopark alanda bulunuyor. Çay kıyısındaki yürüyüş yolu düz ve ailelerle kullanıma uygun kalıyor.
Seydiköy’deki türbe ve cami, on üçüncü yüzyılda yaşadığı kabul edilen Hacı Murad-ı Veli adına yapıldı; bölgedeki inanç ziyaretlerinin en çok gidilen noktalarından biri ve çevresindeki mezarlıkla birlikte tarihî bir bütün oluşturuyor. Ahi geleneğiyle ilişkilendiriliyor. Eldivan merkezine araçla yaklaşık on beş dakika. Girişi ücretsiz; kandillerde yoğunluk artıyor.
İlçeye adını veren dağ, çam ormanı örtüsü ve yürüyüş rotalarıyla Çankırı merkezine en yakın yükselti; zirveye yakın noktalardan ova bütün olarak görülüyor. Bölgedeki ağaçlandırma çalışmaları bu yamaçlarda yoğunlaşıyor. Eldivan merkezine araçla yaklaşık yirmi dakika, son bölüm orman yolu. Sezon nisan-ekim; alanda tesis bulunmuyor. Yürüyüş rotaları işaretsiz olduğundan yerel yönlendirme almak öneriliyor ve su yanınızda olmalı.
Gölez çevresindeki mesire alanı, kaynak suyu ve çam gölgesindeki masalarıyla Eldivan’ın en çok kullanılan günübirlik noktası; Şahin Tepesi mevkiindeki konumu manzarayı da açıyor. Çevre ilçelerden düzenli ziyaret alıyor. Eldivan merkezine araçla çeyrek saatte varılıyor. Girişi ücretsiz; alanda çeşme, masa ve otopark bulunuyor. Kaynak suyu içilebilir durumda ve alan yaz aylarında hafta sonları doluyor.
Beydere çevresindeki gölet, sulama amacıyla yapıldı ve kıyısı olta balıkçılığı ile piknik için kullanılıyor; çevresindeki ağaçlık bölüm gölge sağlıyor ve su yüzeyi bozkır arazide belirgin bir kontrast oluşturuyor. Eldivan’ın sayılı su noktalarından. Eldivan merkezine araçla yaklaşık yirmi dakika, son bölüm toprak yol. Kıyıda tesis bulunmuyor.
Sultan Beyazıt mahallesindeki millet bahçesi, çim alanları, yürüyüş yolu ve çocuk oyun bölümleriyle ilçenin düzenlenmiş açık alanı; küçük bir ilçe merkezinde bu ölçekte tek kullanım alanı sayılıyor. Çarşıya yakın konumu kullanımı artırıyor. Orta merkezinde ve yürüyerek varılıyor; girişi ücretsiz. Akşamüstü aile yoğunluğu artıyor. Alanda çocuk oyun grubu ile koşu yolu bulunuyor ve ziyaret kısa sürüyor.
Cem Sultan mahallesindeki cami, ilçe merkezinin ana ibadet yapısı ve çarşının ortasında; sade kütlesi ile tek minaresi Orta’nın kasaba dokusunu tamamlıyor. İlçe, Çankırı ile Çerkeş arasındaki yol üzerinde bulunuyor. Orta merkezinde, yürüyerek gidiliyor ve giriş için ücret alınmıyor. Namaz vakitleri dışında açık; gezi on beş dakikada bitiyor.
Sakaeli köyündeki kaya mezarları, yumuşak tüf kayaya oyulmuş odaları ve cepheleriyle bölgedeki antik dönem gömü geleneğini gösteriyor; çevresindeki peribacası benzeri oluşumlar alana ayrı bir görünüm katıyor. Kapadokya dışındaki tüf oluşumlarından biri. Orta merkezine araçla yaklaşık yirmi dakika, son bölüm köy yolu. Alanda tabela yok; ziyaret yarım saat sürüyor.
Orta ilçesindeki baraj, sulama amacıyla yapıldı ve göl yüzeyi çevresindeki tarım alanlarını besliyor; kıyısı olta balıkçılığı ve piknik için kullanılıyor. Çankırı’nın en büyük su kütlelerinden biri sayılıyor. Orta merkezine araçla yaklaşık yirmi dakika. Gövde alanı ziyarete kapalı; kıyıya toprak yollarla iniliyor ve alanda tesis bulunmuyor.
Yeni mahalledeki cami, ilçe merkezinin ana ibadet yapısı; kubbesi ile minaresi Şabanözü’nün ova içindeki yerleşimini belirliyor ve çevresindeki çarşıyla birlikte günlük hayatın odağında bulunuyor. İlçe, Çankırı’nın güneydoğusunda yer alıyor. Şabanözü merkezinde, yürüyerek gidiliyor ve girişi ücretsiz. Namaz saatleri dışındaki zamanlarda geziliyor. Çevredeki çarşı ilçenin ticaret hattını oluşturuyor ve ziyaret on beş dakika sürüyor.
Yenice çevresindeki gölet, sulama amacıyla yapıldı ve kıyısındaki ağaçlık bölüm günübirlik kullanıma açık; olta balıkçılığı ve piknik için tercih ediliyor. Şabanözü ovasındaki en büyük su kütlesi. Şabanözü merkezine araçla yaklaşık on dakika. Kıyıda düzenleme sınırlı; gölgelik ve içecek yanınızda olmalı, ziyaret yarım gün alıyor. Kıyıda gölgelik ağaçlar var ve olta balıkçılığı yaygın biçimde yapılıyor.
Karaören köyündeki gölet, çevresindeki tarım alanlarını besliyor ve kıyısı piknik için kullanılıyor; su yüzeyi bozkır arazide belirgin bir yeşil kuşak oluşturuyor. İlçedeki sayılı doğa noktalarından biri. Şabanözü merkezine araçla yaklaşık yirmi dakika, son bölüm köy yolu. Alanda tesis bulunmuyor; ziyaret kısa sürüyor. Kıyıya toprak yolla iniliyor; ziyaret için kuru hava seçmek yolu kolaylaştırıyor.
İlçenin yüksek kesimlerindeki yayla, çam ormanı içindeki çayırları ve serin havasıyla Çankırı’nın en bilinen yayla noktası; yaz aylarında yayla şenlikleri düzenleniyor ve çevre illerden katılım oluyor. Rakım, ovadaki sıcakla arasında belirgin fark yaratıyor. Yapraklı merkezine araçla yaklaşık yirmi dakika. Sezon haziran-eylül; alanda bungalov bulunuyor. Şenlik haftası dışında yayla sakin kalıyor ve geceleri sıcaklık belirgin düşüyor.
Yapraklı’daki tabiat parkı, çam ormanı içindeki yürüyüş yolları ve piknik alanlarıyla koruma statüsünde; adını bölgeye hizmet etmiş bir isimden alıyor. Yaylaya çıkan yolun üzerinde bulunuyor. Yapraklı merkezine araçla yaklaşık on beş dakika. Girişi ücretli; alanda masa, çeşme ve otopark var, hafta sonu doluluk yükseliyor. Yürüyüş parkuru yaklaşık kırk dakika sürüyor ve alan akşam kapanıyor.
Camikebir çevresindeki tesis, gölet kıyısındaki kamp ve mesire alanıyla günübirlik ve gecelik kullanıma açık; çadır alanı, bungalov ve çay bahçesi bölümleri bulunuyor. Yayla yolundaki hizmet noktalarından biri. Yapraklı merkezine araçla birkaç dakika. Fiyatlar belediye tarifesinde; yaz aylarında rezervasyon öneriliyor. Kamp alanında tuvalet ve ortak mutfak bulunuyor; sezon mayıs-ekim arasında.
İlçe merkezindeki cami, Bayramören’in dağ arasındaki küçük yerleşiminin toplanma noktası; sade kütlesi ve minaresi ilçenin en belirgin yapısını oluşturuyor. İlçe, Çankırı’nın en az nüfuslu birimlerinden biri. Bayramören merkezinde, yürüyerek gidiliyor ve giriş için ücret alınmıyor. Namaz vakitleri dışında geziliyor; köprü ziyaretine rahatça ekleniyor. Çevredeki küçük çarşı ilçenin tek ticaret hattını oluşturuyor.
İlçe merkezindeki taş köprü, Soğanlı Çayı üzerinde ve bölgedeki eski yol ağının parçası; sivri kemerli gövdesi ve taş örgüsü Osmanlı dönemi köprü geleneğini gösteriyor. Bayramören, Çankırı’nın en kuzeydeki ilçelerinden. Bayramören merkezinde ve yürüyerek gidiliyor. Köprü yaya kullanımında; ziyaret on beş dakika sürüyor ve çevresinde otopark yok.
Bayramören’den geçen çay, dar bir vadi içinde akıyor ve kıyısındaki ağaçlık bölümler günübirlik kullanılıyor; debisi ilkbaharda kar erimesiyle yükseliyor. Çay, Devrez havzasının kollarından birini oluşturuyor. Bayramören merkezine yakın ve araçla kıyıya iniliyor. Kıyıda düzenleme yok; yağışlı günlerde su seviyesi hızla yükselebiliyor. Kıyıdaki ağaçlık bölümde piknik yapılıyor ve ziyaret kısa sürüyor.
Gazibey mahallesindeki cami, ilçe merkezinin ana ibadet yapısı ve çarşı hattının ortasında; kubbesi ile minaresi Atkaracalar’ın vadi içindeki yerleşimini belirliyor. İlçe, Çerkeş ile Çankırı arasındaki yol üzerinde bulunuyor. Atkaracalar merkezinde, yürüyerek gidiliyor ve giriş serbest. Namaz saatleri dışında ziyaret ediliyor; caminin çevresinde otopark var ve çarşı yürüyüşüne doğrudan bağlanıyor.
İlker mahallesindeki türbe, Hacı Hamza Sultan adına yapıldı ve bölgedeki inanç ziyaretlerinin duraklarından; kubbeli yapısı ve çevresindeki mezarlıkla birlikte tarihî bir bütün oluşturuyor. Atkaracalar’ın yerleşim geçmişine tanıklık ediyor. Atkaracalar merkezine araçla birkaç dakika. Girişi ücretsiz; ziyaret on beş dakika sürüyor ve alan bakımlı. Kandil ve bayram günlerinde yoğunluk artıyor; alanda otopark bulunuyor.
İdris mahallesindeki cami, ilçe merkezinin ana ibadet yapısı ve çarşının ortasında; sade kütlesi ile minaresi Çerkeş’in kasaba dokusunu tamamlıyor. İlçe, Ankara-İstanbul karayolu hattının kuzeyinde bulunuyor. Çerkeş merkezinde, yürüyerek gidiliyor ve girişi ücretsiz. Namaz vakitleri dışında ziyaret ediliyor; gezi on beş dakika sürüyor. Çevredeki çarşıda yöresel ürün satan dükkânlar sıralanıyor ve otopark caddede bulunuyor.
Çerkeş’teki konak, on dokuzuncu yüzyıl sivil mimarisinin ilçedeki örneği; ahşap cumbaları, tavan işçiliği ve oda düzeniyle dönemin varlıklı aile evlerini gösteriyor. Restorasyondan sonra kültürel kullanıma açıldı. Çerkeş merkezinde ve yürüyerek gidiliyor. Girişi ücretsiz; ziyaret yirmi dakika sürüyor ve çevresindeki sokak dokusu da geziliyor. Konağın ahşap tavan işçiliği iç mekânda yakından görülüyor ve giriş serbest.
Çerkeş’teki orman parkı, İstanbul-Samsun yolu üzerinde ve çam ağaçlandırması içindeki yürüyüş yolları ile piknik alanlarından oluşuyor; yol üzerindeki konumu onu mola noktası hâline getirmiş. İlçenin en büyük yeşil alanı sayılıyor. Çerkeş merkezine araçla birkaç dakika. Girişi ücretsiz; alanda masa ve çeşme bulunuyor. Yol üstündeki konumu nedeniyle yaz aylarında hafta sonu doluluk yükseliyor.
Yeni mahalledeki cami, ilçe merkezinin ana ibadet yapısı ve çarşı hattının ortasında; kubbesi ile minaresi Kızılırmak’ın nehir kıyısındaki yerleşimini belirliyor. İlçe, Çankırı’nın güneyinde ve Kırıkkale sınırına yakın konumda. Kızılırmak merkezinde, yürüyerek gidiliyor ve girişi ücretsiz. Namaz saatleri dışında geziliyor; nehir kıyısı yürüyüşüne bağlanıyor. Caminin çevresinde otopark var ve ziyaret on beş dakikada bitiyor.
İlçeye adını veren nehrin kıyısındaki alan, söğüt gölgesindeki masaları ve yürüyüş yoluyla günübirlik kullanıma açık; Türkiye’nin en uzun nehrinin kıyısında oturmak bölgedeki sayılı deneyimlerden. Nehir, ilçe merkezinin hemen yanından geçiyor. Kızılırmak merkezinde ve yürüyerek gidiliyor. Girişi ücretsiz; yaz aylarında hafta sonu doluluk yükseliyor. Alanda masa ve çeşme bulunuyor; nehir kenarına yaklaşırken dikkatli olmak gerekiyor.
Korgun’a bağlı Alpsarı çevresindeki gölet, rekreasyon alanı olarak düzenlendi; kıyısındaki yürüyüş yolu, oturma alanları ve piknik bölümleriyle Çankırı merkezine en yakın su noktalarından biri. Sulama amacıyla yapılan gölet çevre tarımını besliyor. Korgun merkezine araçla yaklaşık on dakika. Girişi ücretsiz; hafta sonları ziyaretçi sayısı belirgin artıyor.
Çankırı’da program mevsime göre iki farklı yöne kayar. Aralık-mart arası Ilgaz Dağı’ndaki Yıldıztepe’nin kayak sezonudur; Ankara’ya yakınlığı nedeniyle hafta sonları yoğun geçer, hafta içi belirgin sakindir. Mayıs-haziran ile eylül ili gezmek için en dengeli dönemlerdir: yayla yolları açık, kale ve kaya mezarları için hava elverişli, kalabalık düşüktür. Temmuz-ağustos döneminde ovada sıcaklık otuz dereceyi aşar; bu aylarda Yapraklı ve Kırkpınar yaylaları ile Şabanözü, Karaören ve Alpsarı göletleri serinlik sağlar. Ekim ayında Kenbağ ve Hazım Dağlı tabiat parklarında renkler döner. Kasım-nisan arasında yayla yolları kar nedeniyle kapanabilir. Bir istisna var: Kaya Tuzu Mağarası yıl boyu aynı sıcaklıkta kalır, yani mevsim fark etmeksizin gezilebilir.
Aylara göre hava, program ve kalabalık
Çankırı, İç Anadolu’nun karasal ikliminde ama kuzeyindeki Ilgaz Dağı bambaşka bir kuşak oluşturuyor: ovada kurak bozkır, dağda uzun kar. Bu yüzden program mevsime göre iki farklı yöne kayıyor.
Dönem
Hava
Ne öne çıkar
Kalabalık
Not
Aralık–Şubat
-3 / 6 °C
Yıldıztepe kayak
Orta (h.sonu)
Ilgaz’da kayak sezonu zirvede; Ankara’dan hafta sonu yoğunluğu geliyor. Merkezde kar yağışı görülüyor.
Mart–Nisan
3 / 15 °C
Merkez, mağara
Düşük
Bozkır yeşeriyor, göletler doluyor. Tuz Mağarası ve merkez turu yıl boyu aynı konforu sunuyor.
Mayıs–Haziran
9 / 24 °C
Her şey
Orta
Yaylalar açılıyor, kale ve kaya mezarları için hava ideal. Yılın en dengeli dönemi.
Temmuz–Ağustos
15 / 31 °C
Yaylalar, göletler
Orta
Ovada sıcaklık yükseliyor; Yapraklı ve Kırkpınar yaylaları ile göletler serinlik sağlıyor.
Eylül
11 / 26 °C
Yayla, merkez
Düşük
Hava berrak, kalabalık dağılmış durumda. Yayla yolları hâlâ açık ve fotoğraf için ışık iyi.
Ekim
6 / 19 °C
Ormanlar, göletler
Düşük
Kenbağ ve Hazım Dağlı tabiat parklarında renk dönüyor; ay sonunda yüksek kesimlere kar düşebiliyor.
Kasım
1 / 11 °C
Merkez, müze
Düşük
Yağış artıyor, yayla yolları kapanmaya başlıyor. Program merkez ve kapalı mekânlara kayıyor.
Çankırı’ya Nasıl Ulaşılır?
Uçakla: Çankırı’da havalimanı bulunmuyor. En yakın seçenek Ankara Esenboğa (yaklaşık 110 km); oradan karayoluyla bir buçuk saatte ulaşılıyor.
Karayoluyla: Ankara 130, Kastamonu 110, Çorum 120, Karabük 130, İstanbul 500 km. Şehirlerarası otobüs seferleri düzenli ve otogar merkeze yakın.
Trenle: Çankırı, Ankara-Zonguldak hattı üzerinde ve garda duraklama var; sefer sayısı sınırlı.
İl içinde: Yapraklı 30, Korgun 20, Eldivan 20, Ilgaz 40, Şabanözü 40, Orta 45, Kurşunlu 55, Atkaracalar 70, Çerkeş 90, Bayramören 95, Kızılırmak 60 km. İlçelere minibüs var ama yaylalar ile göletlere ulaşım bulunmuyor.
Kış notu: Ilgaz geçidinde aralık-mart arasında kar lastiği gerekiyor; yol durumu karayolları duyurularından takip edilmeli.
Önerilen Gezi Rotaları
Çankırı’da duraklar üç yöne dağılmış: kuzeyde Ilgaz 40 ve Yapraklı 30, güneyde Orta 45 ve Şabanözü 40, batıda Çerkeş 90 ve Atkaracalar 70 kilometre. Merkezi üs alıp günübirlik çıkışlar yapmak en pratik yöntem.
1. gün — Merkez
09:30 Taş Mescit ve Çankırı Müzesi.
11:00 Kale, Emir Karatekin Türbesi.
13:00 Çarşıda öğle molası.
14:30 Kaya Tuzu Mağarası.
17:00 Kenbağ Tabiat Parkı.
2. gün — Ilgaz ve Yapraklı
09:00 Yapraklı Yaylası ve Hazım Dağlı Tabiat Parkı.
12:00 Yeşil Gölet Tesisleri’nde öğle.
14:00 Ilgaz’a geçiş; Kadınçayırı Tabiat Parkı.
16:00 Yıldıztepe (kışın kayak).
18:00 Derbent Şehitliği.
3. gün — Güney hattı
09:30 Eldivan: Bülbül Pınarı ve Hacı Murad-ı Veli Türbesi.
11:30 Orta: Sakaeli Kaya Mezarları.
13:30 Güldürcek Barajı kıyısında mola.
15:30 Şabanözü Göleti.
17:30 Korgun: Alpsarı Göleti.
Alternatif günler
Batı Çerkeş: Işıklar Konağı ve Hoca Ali Rıza Orman Parkı.
Kuzeybatı Atkaracalar ve Bayramören tarihî köprüsü.
Güney Kızılırmak kıyısı ve Kurşunlu Kalesi.
Aile Karatekin Parkı, Kent Ormanı ve İstiklal Yolu Parkı.
Bütçe: Çankırı’da neye ne kadar gider?
Merkezdeki duraklar ücretsiz. Taş Mescit, kale, camiler, medreseler ve parklar giriş ücreti almıyor; müzede Müzekart geçerli.
Tuz Mağarası biletli. İlin tek ücretli doğa durağı sayılabilir; ziyaret yaklaşık bir saat sürüyor.
Tabiat parkı girişleri düşük. Kenbağ, Kadınçayırı ve Hazım Dağlı araç başına ücret alıyor.
Kayak ayrı kalem. Yıldıztepe’de kayak kartı ve ekipman kiralama sezonda fiyatlanıyor; hafta içi belirgin uygun.
Konaklama ucuz. Oteller merkezde toplanıyor; Ilgaz çevresindeki dağ otelleri kayak sezonunda yükseliyor.
Araç gerekli. İlçelere minibüs var ama yaylalar, göletler ve kaya mezarlarına ulaşım bulunmuyor.
Hediyelik. Kaya tuzu ve tuz lambası mağaza fiyatının altında doğrudan mağara satış noktasından alınabiliyor.
Beş bin yıllık tuz
Çankırı’nın altındaki tuz yatağı, milyonlarca yıl önce bölgeyi kaplayan sığ denizin buharlaşmasıyla oluştu. Bu yatak beş bin yıldır işletiliyor; Hitit döneminden bugüne kesintisiz üretim yapıldığı düşünülüyor ve Türkiye’nin kaya tuzu ihtiyacının önemli bir bölümü hâlâ buradan karşılanıyor.
Ocağın terk edilen galerileri ziyarete açıldı. Duvarları, tavanı ve zemini saf tuz olan koridorlarda tuzdan yontulmuş heykeller sergileniyor; ayrı bir bölüm astım hastaları için düzenlendi çünkü mağaranın nem ve tuz dengesinin solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiği değerlendiriliyor. İçerideki sıcaklık yıl boyu sabit ve serin kalıyor.
Çift başlı yılan: Taş Mescit
Kentin en değerli yapısı bir cami değil, bir hastane. 1235’te Selçuklu emiri Cemaleddin Ferruh tarafından yaptırılan Taş Mescit, aslında darüşşifa olarak inşa edildi ve Anadolu’daki en eski hastane yapılarından biri sayılıyor. Sonraki yüzyıllarda mescit olarak kullanıldığı için bugünkü adıyla anılıyor.
Taç kapısındaki çift başlı yılan kabartması yapının en bilinen ögesi. Yılan, antik dönemden beri şifa ve tıbbın sembolü; Anadolu Selçuklu mimarisinde bu motif birkaç yapıda görülüyor ve Çankırı’daki örnek en net olanlardan. Kabartma, yapının işlevini doğrudan cepheye yazan bir tabela gibi çalışıyor.
Kentin kuruluşu ise 1075’e dayanıyor: Danişmendli komutanı Emir Karatekin şehri Bizans’tan aldı ve türbesi bugün kale tepesinde bulunuyor. Şehir, Roma döneminde Gangra adıyla biliniyordu.
İstiklal Yolu ve Ilgaz geçidi
Kurtuluş Savaşı’nda cephenin silah ve cephane ihtiyacı, Karadeniz’deki İnebolu limanından Ankara’ya kağnı ve at sırtında taşındı. Bu güzergâh İstiklal Yolu olarak anılıyor ve Çankırı ile Ilgaz geçidi hattın en zorlu bölümlerindendi; kışın kar, yazın çamur bu yolu haftalarca kapatabiliyordu.
Ilgaz’daki Derbent Şehitliği, bu taşıma sırasında hayatını kaybedenler anısına düzenlendi. Merkezdeki İstiklal Yolu Parkı da aynı hikâyeyi anlatıyor. Bugün aynı geçit, kışın Yıldıztepe’ye çıkan kayakçıların yolu; iki bin metrenin üzerindeki tesis, Ankara’ya yakınlığı sayesinde hafta sonlarında doluyor.
İlin güneyinde ise bambaşka bir manzara var: Orta ilçesindeki Sakaeli köyünde yumuşak tüf kayaya oyulmuş mezar odaları ve peribacası benzeri oluşumlar bulunuyor. Kapadokya’nın dışında bu tür tüf oluşumlarının görüldüğü sayılı yerlerden biri.
Çankırı’ya ilk kez gelenlerin yaptığı 8 hata
Tuz Mağarası’na ince kıyafetle girmek. İçerisi yıl boyu serin; yazın bile ince mont gerekiyor.
Taş Mescit’i sıradan bir mescit sanmak. Yapı 1235 tarihli bir darüşşifa; kapısındaki çift başlı yılan kabartması asıl görülmesi gereken ayrıntı.
Şehri yol üstü molası sanmak. Merkezdeki kale, müze, medreseler ve mağara birlikte bir gün istiyor.
Yaylaları kışın planlamak. Yapraklı ve Kırkpınar yollarında kar nedeniyle ulaşım kapanıyor.
Yıldıztepe’ye hafta sonu rezervasyonsuz gitmek. Ankara’ya yakınlığı nedeniyle tesisler doluyor.
Sakaeli’ni navigasyona güvenerek aramak. Kaya mezarları köy yolunun sonunda ve tabela yok; köyden yön sormak gerekiyor.
Araçsız gelmek. Göletler, yaylalar ve kaya mezarlarına toplu taşıma bulunmuyor.
Kaya tuzunu hediyelikçiden almak. Mağara satış noktası hem daha uygun hem doğrudan üretim yerinden.
Çankırı’da ne yenir?
Çankırı mutfağı İç Anadolu’nun tahıl ve et geleneğine dayanıyor; bozkır ikliminde saklanabilen kurutulmuş ürünler ve hamur işleri öne çıkıyor.
Denenmesi gerekenler: fırında pişen Çankırı tava, minik hamurlarla yapılan tatar mantısı, yöreye özgü kızılcık tarhanası çorbası, tutmaç çorbası, herse ve tatlıda Çankırı helvası. Yaren sofrası geleneği ilin kendine özgü kültürel mirası sayılıyor.
Nerede yenir? Merkez çarşısındaki esnaf lokantaları ev yemeği için uygun bütçeli; tatar mantısı ve tava sipariş üzerine hazırlandığından önceden sormak gerekiyor. Kızılcık tarhanası çarşıdaki üretici tezgâhlarında satılıyor. Ilgaz yolundaki tesisler yol molası için kullanılıyor.
Yaren sofrası: Çankırı’nın kendine özgü geleneği
Çankırı’nın en özgün kültürel mirası bir yapı değil, bir toplantı geleneği. Kış aylarında kurulan yaren sofrası, belirli bir düzen içinde işleyen ve yüzyıllardır sürdürülen bir meclis: katılımcıların oturma sırası, konuşma hakkı ve sofra adabı kurallara bağlı. Ahilik geleneğinden beslenen bu yapı, gençlerin görgü ve dayanışma öğrendiği bir okul işlevi görüyordu.
Sofra genellikle kasımdan marta kadar haftada bir kuruluyor; müzik, sohbet ve yöresel yemek bir arada yürüyor. Gelenek bugün de sürdürülüyor ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında değerlendiriliyor. Kış aylarında Çankırı’ya gidenler için bu sofralara denk gelmek, ilin en kişisel deneyimi oluyor; programlar belediye ve yerel derneklerin duyurularından izleniyor.
Göletler: bozkırın su noktaları
Çankırı’nın ilçe haritasına bakıldığında dikkat çeken bir örüntü var: neredeyse her ilçenin bir göleti bulunuyor. Alpsarı, Şabanözü, Karaören, Karadere ve Güldürcek gibi yapılar sulama amacıyla inşa edildi ama zamanla ilçelerin günübirlik kullanım alanlarına dönüştü.
Bunun sebebi coğrafya: il, yağışın düşük olduğu bir bozkır kuşağında ve tarım büyük ölçüde sulamaya bağlı. Göletler hem bu ihtiyacı karşılıyor hem de kuru arazide gölge ve su sunan sayılı noktaları oluşturuyor. Yaz aylarında piknik ve olta balıkçılığı için kullanılıyorlar; çoğunda düzenlenmiş tesis bulunmadığı için şemsiye, su ve yiyeceği yanınıza almanız gerekiyor.
Bir uyarı: gölet kıyılarına inen yolların çoğu toprak ve yağışlı günlerde çamurlanıyor. Ziyaret için kuru bir gün seçmek ve dönüşü gün ışığında planlamak pratik bir kural.
Merkez turunu bir saatte kurmak
Çankırı merkezinin avantajı ölçeği: kalenin eteğinden çarşıya kadar bütün tarihî duraklar birkaç yüz metrelik bir alanda toplanıyor ve tamamı yürüyerek geziliyor. En verimli sıralama şöyle: Taş Mescit ile başlayıp kapıdaki çift başlı yılan kabartmasını görmek, ardından Çankırı Müzesi’nde bölgenin katmanlarını almak, sonra yokuş yukarı kale ve Emir Karatekin Türbesi’ne çıkmak.
Dönüşte Sultan Süleyman Cami, Çivitçioğlu Medresesi ve Buğday Pazarı aynı hat üzerinde kalıyor; saat kulesi ile çarşı turu bunu tamamlıyor. Kale tırmanışı eğimli olduğundan sabah saatleri daha rahat; tepeden şehir ve ova bütün olarak görülüyor.
Öğleden sonra program Kaya Tuzu Mağarası’na kayıyor. Mağara merkeze yirmi dakika ve yıl boyu aynı sıcaklıkta olduğu için mevsimden bağımsız bir durak; ziyaret yaklaşık bir saat sürüyor. Günü Kenbağ Tabiat Parkı ya da nehir kıyısındaki parklarda kapatmak mümkün.
Son bir pratik not: Çankırı, Ankara’ya 130 kilometre ve Kastamonu ile Çorum’a yaklaşık aynı mesafede. Bu konum, ili tek başına bir hedef olmaktan çok Karadeniz’e inen güzergâhın doğal molası hâline getiriyor. Ankara’dan Kastamonu ya da Sinop’a giden bir rota planlanıyorsa, Taş Mescit ile Kaya Tuzu Mağarası’nı araya sıkıştırmak yarım gün alıyor ve yolculuğu bölüyor. Ilgaz geçidini kışın aşacaklar için ise merkez, kar tedbiri almadan önceki son büyük mola noktası oluyor.
Sık Sorulan Sorular
Çankırı’da kaç gün gezmek yeterli olur?
Sadece şehir merkezi ve Tuz Mağarası için 1–2 gün yeterlidir. Ilgaz Dağı, yaylalar ve Çerkeş, Kurşunlu, Orta gibi ilçeleri de gezmek isterseniz 3–4 günlük bir program çok daha doyurucu olur.
Çankırı’ya gitmek için en uygun zaman ne zaman?
Şehir ve doğa gezileri için en ideal dönemler ilkbahar (Mayıs–Haziran) ve sonbahardır (Eylül–Ekim). Kayak ve kar sporları içinse Ilgaz Dağı’nın karla kaplı olduğu aralık–mart arası en uygun zamandır.
Çankırı’ya nasıl ulaşılır?
En yakın havalimanı yaklaşık 130 km uzaklıktaki Ankara Esenboğa Havalimanı’dır. Şehre ulaşımın en pratik yolu karayoludur; Ankara’dan otobüs veya özel araçla 1,5–2 saatte varılır. Ayrıca tren seferleri de mevcuttur.
Çankırı Tuz Mağarası nedir, neden ünlüdür?
Tuz Mağarası, Türkiye’nin en büyük tuz mağarası olarak bilinir ve özellikle astım ile solunum yolu rahatsızlıkları için terapi imkanı sunar. Şehir merkezine yakın konumuyla Çankırı’nın en çok ziyaret edilen yeridir.
Çankırı’da araç kiralamak gerekir mi?
Şehir merkezindeki mekanları yürüyerek veya kısa yolculuklarla gezebilirsiniz. Ancak Ilgaz Dağı, yaylalar ve uzak ilçelere toplu taşımayla ulaşmak zor olabildiğinden, bu noktaları özgürce gezmek için araç kiralamak büyük avantaj sağlar.
Çankırı’da mutlaka görülmesi gereken yerler nelerdir?
Tuz Mağarası, Çankırı Kalesi, Taş Mescit, Çankırı Müzesi, Saat Kulesi, Ilgaz Dağı ve Yıldıztepe Kayak Merkezi ile Yapraklı Yaylası Çankırı’nın öne çıkan durakları arasındadır.
Yapılabiliyor. Ilgaz Dağı’ndaki Yıldıztepe Kayak Merkezi iki bin metrenin üzerinde bulunuyor ve sezon genellikle aralıktan mart sonuna kadar sürüyor. Pistler farklı seviyelere ayrılmış, mekanik tesis ve ekipman kiralama hizmeti var. Ankara’ya yakınlığı nedeniyle hafta sonları tesisler doluyor; rezervasyonu önceden yapmak ve yola kar lastiğiyle çıkmak gerekiyor.
Taş Mescit’teki çift başlı yılan kabartması ne anlama geliyor?
Taş Mescit, 1235 tarihli bir Selçuklu darüşşifası; yani hastane olarak yapılmış. Taç kapısındaki çift başlı yılan kabartması Anadolu’daki en bilinen şifa sembollerinden biri ve yapının işleviyle doğrudan ilgili. Bugün mescit olarak kullanılıyor. Yapı kent merkezinde, yürüme mesafesinde; ziyaret kısa sürüyor ve kapı kabartmasını görmek için avluya girmek yeterli.
İstiklal Yolu Çankırı’dan geçiyor mu?
Geçiyor. Kurtuluş Savaşı’nda İnebolu’ya çıkarılan cephanenin Ankara’ya taşındığı İstiklal Yolu güzergâhı Çankırı topraklarından geçiyor ve il boyunca anma noktaları bulunuyor. Güzergâh bugün hem araçla hem etaplar hâlinde yürüyerek takip ediliyor. Kastamonu yönüne giden hat üzerinde ilerlediği için Ilgaz ve Yapraklı çevresindeki duraklarla aynı güne planlanabiliyor.
Çankırı kaya tuzu hediyelik olarak alınır mı?
Alınıyor. Tuz Mağarası’nın çıkarıldığı havzadan gelen kaya tuzu, öğütülmüş sofralık biçimde ya da tuz lambası, blok ve dekoratif ürün olarak satılıyor. Merkeze 20 dakika mesafedeki mağara galerilerinin duvarları saf kaya tuzundan oluşuyor ve içerisi serin olduğu için ince mont gerekiyor. Tuz nemden etkilendiği için kapalı kapta saklanmalı; yolculukta ıslanmaması yeterli.
🖼️ Görsel kaynakları9 görsel · CC lisans
Bu sayfadaki fotoğrafların bir bölümü Wikimedia Commons üzerinden serbest lisanslarla kullanılmıştır. Lisans gereği eser sahibi ve lisans bilgisi aşağıda belirtilmiştir.
whattowants.com, siteyi çalıştırmak ve reklam sunmak için çerez kullanır. 6698 sayılı KVKK
kapsamındaki aydınlatma için Çerez Politikası'na
bakabilirsiniz. Reddederseniz reklamlar kişiselleştirilmeden gösterilir.